İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: TALEP:Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının , müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün...E. (Eski Dosya No:...) Sayılı takip dosyasını, yaklaşık on yıl önce tamamen ödenmiş bir borca ilişkin olarak yeniden canlandırdığını, dosyanın uzun süre işlem gör…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/251 KARAR NO:2026/496 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:23/12/2025 (Tarihli Ara Karar) NUMARASI:2025/1066 E. - 2026/252 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: TALEP:Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının , müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün...E. (Eski Dosya No:...) Sayılı takip dosyasını, yaklaşık on yıl önce tamamen ödenmiş bir borca ilişkin olarak yeniden canlandırdığını, dosyanın uzun süre işlem görmediğini, ve taraflar arasında 23/12/2016 tarihli ödeme protokolüyle tüm borç ilişkisinin sona erdiğini, bu davranışın dürüstlük kuralına ve sebepsiz zenginleşme yasağına aykırı olduğunu HMK m.389–392 ve İİK m.72/3 uyarınca, takibin teminatsız veya sembolik teminatla durdurulmasına, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine,davalının İİK m.72/5 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf itiraz dilekçesinde özetle; Davacı tarafında İhtiyat-i tedbir talebinin REDDİNE, Davacı tarafından ispatlanamayan davasının reddine, kötü niyetle iş bu davayı ikame eden davacı taraf hakkında İİK md. 72/5 gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 21/11/2025 tarihli kararı ile; "İleride doğacak ve önlenemeyecek zarara yol açılmaması bakımından, davacı tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'i oranında (5.148,46 TL) nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... ( eski dosya no ...) Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklılara ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLU ile ÖNLENMESİNE, davacı tarafça ihtiyati tedbirin karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırılıp uygulanması talep edildiğinde ilgili icra dairesine konu hakkında müzekkere yazılmasına, HMK'nın 393/1.maddesi gereğince yasal süresi içinde teminat yatırılmayıp uygulanması talep edilmediğinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına, İcra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarihli kararı ile; "1-Davalı yanın itirazının KABULÜ ile mahkemece verilen 21.11.2025 tarihli tedbir kararının KALDIRILMASINA, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf e-duruşma talebinin "hukuki engeller" gerekçesiyle reddedilmesine rağmen aynı duruşmada davalı vekilinin elektronik ortamda iştirakinin kabul edilmesinin silahların eşitliği ilkesini ve hukuki dinlenilme hakkını açıkça ihlal ettiğini, mahkemenin bu çelişkili tutumuyla tarafsızlığına gölge düşürdüğünü ve usulüne uygun sunulan mazeret hakkında bir karar verilmeksizin yoklukta hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığını belirttiği, esasa ilişkin olarak ise borcun on yıl önce imzalanan protokol ve senet iadesiyle itfa edildiğinin yazılı delillerle sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesinin ilamlı veya ilamsız takip ayrımı yapmaksızın veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine imkan tanıdığını, yerel mahkemenin tehiri icra kurumunu yanlış yorumlayarak ve müvekkilinin yatırdığı teminatı göz ardı ederek tedbiri kaldırmasının telafisi imkansız zararlara yol açacağını vurguladığı, bu nedenlerle savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle kararın usulden bozulmasını, tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararın istinafen incelenerek kaldırılmasını ve istinaf süreci sonuna kadar icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı tarafın İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasını, yaklaşık on yıl önce tamamen ödenmiş bir borca ilişkin olduğu halde yeniden canlandırdığını, dosyanın uzun süredir işlem görmediğini ve taraflar arasındaki 23/12/2016 tarihli ödeme protokolü ile tüm borç ilişkisinin sona erdiğini ileri sürerek HMK m.389-392 ve İİK m.72/3 uyarınca takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı (eski ...) dosyasında takibin ilamlı icra niteliğinde olduğu, bu takip hakkında tehiri icra kararı verildiği görülmektedir. 21/11/2025 tarihli ara karar ile icra takibinin durdurulması talebinin reddine , teminat karşılığında İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklılara ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiği , 23/12/2025 tarihli ara karar ile, takibin ilama dayalı olduğu, tehiri icra kararı bulunduğu gerekçesiyle davalı tarafın itirazının kabulü ile 21/11/2025 tarihli tedbir kararı kaldırılmıştır.Davacı vekili tarafından bu ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 02.12.2016 tarihli RG’de yayınlanan 6763 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre, (2) Miktar veya değeri "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.Buna göre HMK 341/2 maddesindeki parasal sınır 2025 yılı için 40.000,00 TL tutarındadır.Dava 34.323,11 TL üzerinden açılmış olduğundan verilen karar, taraflar yönünden HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin niteliktedir.İstinaf başvurusunun davacı tarafça kesin bir karara karşı yapıldığı açık olduğundan HMK'nın 346/1. maddesi gereği ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve HMK'nın 346/2. maddesi gereği verilen istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın istinafı halinde dosyanın dairemize gönderilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmediği anlaşıldığından İsstinaf başvurusunun HMK 352 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacının İstinaf başvurusunun HMK 352. maddesi gereğince reddine, kesin karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinafa konu hüküm kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine, 3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026