T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/224 KARAR NO : 2026/292 KARAR TARİHİ: 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/11/2025 NUMARASI : 2025/1005 Esas, 2025/821 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/224 KARAR NO : 2026/292 KARAR TARİHİ: 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/11/2025 NUMARASI : 2025/1005 Esas, 2025/821 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Vergi Numarası ile Çanakkale Ticaret Siciline bağlı olarak emlak simsarlığı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... Anonim Şirketinin (...) Çanakkale ili içerisinde taşınmaz satın almak istemesi ile müvekkili ile davalı bir araya geldiğini ve aralarında davalının aradığı taşınmazın bulunması konusunda müvekkilinin aracılık etmesinde mutabık kaldıklarını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin ihtiyaçlarına uygun olarak Çanakkale İli, Merkez İlçesi, Kurşunluk Mahallesi, ... Mevki, ... ada 19 parselde yer alan taşınmaz aracılık faaliyeti kapsamında davalıya sunulduğunu, taşınmazın pay sahibi ... ile de görüşmeler gerçekleştirildiğini, müvekkilinin emlak simsarlığı kapsamında, davalının isteklerine uygun bir taşınmazı tespit ettiğini, dava dışı taşınmazın sahibi ile davalıyı bir araya getirerek taşınmazın devri için gerekli olan görüşmeleri gerçekleştirdiğini, emlak simsarı olarak üzerine düşen her türlü edimi gereği gibi yerine getirdiğini, gerçekleştirilen görüşmelerin akabinde, müvekkilinin simsarlık faaliyetini yürüttüğü taşınmazın, davalı tarafı temsilen şirket yetkisi ... (TCKN: ...), simsarlık ücretinden kaçınmak amacıyla, doğrudan 72.500.000,00 TL'ye 05.07.2024 tarihinde 4065 yevmiye numaralı akitle satın alındığını, simsarlık sözleşmesine konu edilen taşınmaz iki hisseli olup bir hissesi görüşmelerin gerçekleştirildiği ...'ya ait olduğunu, Simsarlık hizmetine konu taşınmaz 72.500.000,00TL'ye davalı tarafından satın alındığını, iki hisseli olan taşınmazda tek hisse yönünden ...'nın simsarlık faaliyeti yerine getirildiğini, müvekkilinin ticari işletmesi kapsamında görmüş olduğu işlemler karşılığı talep etmiş olduğu ücret taşınmazın satım bedeli üzerinden stopaj dahil %2 + KDV/2 olduğunu, taşınmaz tek hissesinin bedeli 36.250.000,00TL olup bu hisse üzerinden hesaplanan ve müvekkilinin ücret alacağı olarak tespitini talep edilen miktarın 870.000,00TL olduğunu, ilerleyen süreçte Çanakkale İli, Merkez İlçesi, Kurşunluk Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada 19 Parselde yer alan taşınmazın sahibi olan ... ile ihtiyari olarak arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, tutulan anlaşma tutanağı ile müvekkilinin simsarlık faaliyeti ile ilgili edimini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, taşınmazın ... Vergi Nolu ... Anonim Şirketine (...) satılması hususunda aracılık ettiği taraflar arasında kabul edildiğini, bu nedenlerle; müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu taşınmaz simsarlığı faaliyeti kapsamında hak kazandığı 870.000,00TL'nin 08.07.2024 tarihinden işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK'nın 6. Maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünü içerdiğini, nitekim olay özelinde özel yetki hali de mevcut olmadığından müvekkil şirketin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin adresinin de "Burhaniye Mah. ... Sok. ... Üsküdar/ İstanbul" olduğundan ve bu doğrultuda huzurdaki davada yetkisizlik kararı verilmesini, taraflar arasında herhangi bir gayrimenkul görme ve hizmet sözleşmesi/ simsarlık sözleşmesi bulunmamakta olup davacının talepleri Türk Borçlar Kanunu ve sair yasal mevzuata aykırı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yan taleplerinin taşınmaz ticareti hakkında yönetmeliğine aykırı olması nedeni ile davacının tüm taleplerinin tümden reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davacı şirketin yerleşim yeri adresinin "Çanakkale/Merkez" olduğu, 6098 sayılı kanunun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinin belirtildiği, bu nedenle alacaklığın bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup davacılar tercih hakkını bu yönde kullandığı anlaşıldığından mahkemece karşı yetkisizlik kararı verildiği" gerekçesi ile,"-Mahkemenin karşı yetkisizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Çanakkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğunun tespitine," şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince; haksız ve hukuka aykırı olarak yetkisizlik kararı verildiğini, ilk Derece Mahkemesi tarafından eksik ve hatalı değerlendirme yapılmış olup bu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ilk derece mahkemesinin ilgili gerekçeli kararında, davanın simsarlık sözleşmesinden kaynaklanması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmişse de süresinde sunmuş oldukları cevap dilekçesinde beyan edildiği üzere taraflar arasında simsarlık sözleşmesinin bulunmadığını, bu haksız ve hukuka aykırı davada istanbul anadolu asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, ilk derece mahkemesinin, gerekçeli kararının gereği düşünüldü kısmında, dava simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır değerlendirilmesi yapılmışsa da taraflar arasında bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığını, olay özelinde özel yetki hali de mevcut olmadığından müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunun açık olduğunu, Müvekkili şirketin adresinin de "Burhaniye Mah. ... Sok. ... Üsküdar/ İstanbul" olduğundan ve bu doğrultuda huzurdaki davada mahkemenin yetkisiz olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekmekte olup ilk derece mahkemesinin haksız ve hukuka aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında sadece hüküm vermekle yetindiğini, yetersiz ve hatalı bir gerekçe sunduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/1-e maddesinde kanun koyucu açıkça taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda açıkça yer alması gerektiğine hükmettiğini, bu durumun açıkça Anayasa m.141/3 de düzenlenen mahkeme kararlarının gerekçeli olması kuralına ve AİHS madde 6'da düzenlenen adil yargılanma hakkına da açıkça aykırı olduğunu, bu gerekçe şeklinin bir gerekçe olmayıp uyuşmazlığın taraflarını hukuk düzeni içerisindeki hak arayışlarında tatmin edici olması gerektiğini, tüm bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının eksik değerlendirmeler içermesi, taraflarınca yapılan savunmaların kesinlikle değerlendirilmemiş olması nedeni ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1005 E. 2025/821 K. Sayılı yetkisizlik kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe, Dava, simsarlık sözleşmesi gereğince ödenmeyen simsarlık ücretinin tahsili talepli alacak davasıdır. Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine öncelikle Çanakkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/248 Esas sayılı dosyasında açılmış, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılan davada, dosya inceleme tutanağı ile; "...Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. Maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünü içermektedir. Nitekim olay özelinde özel yetki hali de mevcut olmadığından müvekkil şirketin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin adresinin de "Burhaniye Mah. ... Sok. ... Üsküdar/ İstanbul" olduğundan ve bu doğrultuda huzurdaki davada mahkememizin yetkisiz olduğundan mahkememizce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir." gerekçesi ile davada yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri adresi olan İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilen dosyada Mahkemesince 2025/1005 Esas ve 2025/821 Karar sayılı kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; "Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davacı şirketin yerleşim yeri adresinin "Çanakkale/Merkez" olduğu, 6098 sayılı kanunun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinin belirtildiği, bu nedenle alacaklığın bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup davacılar tercih hakkını bu yönde kullandığı anlaşıldığından mahkemece karşı yetkisizlik kararı verildiği" gerekçesi ile karşı yetkisizlik kararı verilmiş olup Mahkemesince de isabetli olarak tespit edildiği üzere davanın, simsarlık sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olarak nitelendirildiği, bu halde davacının seçimlik hakkı kapsamında gerek HMK 6.madde uyarınca davalı şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde gerekçe HMK 10.madde kapsamında sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olan Çanakkale Mahkemelerinde davasını açabileceği, yine para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden TBK 89.madde kapsamında davacı şirketin ikamet mahkemesi olan Çanakkale Mahkemelerinin yetkili olduğu, davacı şirketin seçimlik hakkı doğrultusunda yetkili mahkemelerden olan Çanakkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2025/248 Esas sayılı dosyasında davasını açtığı, Mahkemesince verilen yetkisizlik kararının hatalı olduğu ve istinaf istemine konu karşı yetkisizlik kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesini kabul etmediğine dair savunma niteliğinde olan beyanlarının ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatının yargılama neticesinde ortaya çıkacağı, yetkili mahkemenin belirlenmesinde etkisinin bulunmadığı sonucuna varılmış davalı şirketin tüm istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla; davalının istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 732,00 TL harçtan yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 12/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.