İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...A.Ş, 2000'li yılların başından itibaren Mangal Kömürü ve ...paketlemeleri alanında faaliyet gösterirken, 2017 yılından itibaren Dilovası ... OSB'de paketlemesini yaptığı birçok ürününü üretmeye başladığını, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1701 Esas KARAR NO : 2026/89 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2020/163 E. - 2023/102 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...A.Ş, 2000'li yılların başından itibaren Mangal Kömürü ve ...paketlemeleri alanında faaliyet gösterirken, 2017 yılından itibaren Dilovası ... OSB'de paketlemesini yaptığı birçok ürününü üretmeye başladığını, çok uzun yıllardır ticaret ile uğraşan ... tarafından kurulan ... ...A.Ş'de, ikinci kuşak bayrağı devralmış ve kendi alanında etkin ve yetkin, başarıya inanmış profesyonel kadrolar ile şirketi daha ileriye taşıdığını, 30.000 m? alan üzerinde kurulu 25.000 m2 kapalı alanda yaklaşık 150 kişilik çalışanıyla üretim yapan ... ... Ürünl. Ş, 200'ü aşkın ürün ile pazarda yer aldığını, ... ...A.Ş, Ulusal ... Zincirlerden, en ücra köşedeki marketlere kadar geniş yelpazede satış noktasında, ürünlerini tüketici ile buluşturduğunu, ... ...A.Ş. Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihracat gerçekleştirdiğini, Tüketici tarafından da büyük bir ilgi ve beğeni ile tercih edilen ... ürünleri haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının farklı farklı sınıflarda “...” ibareli marka tescilleri olmasına rağmen tescilli markalarının tümünü yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, davalının 2000/... nolu ... , 2004/... NOLU ... ... ŞEKİL, 2004/... NOLU ... ... ŞEKİL, 2004/... NOLU ... ... ŞEKİL , 2004/... NOLU ... ... ŞEKİL, 2005/... NOLU ... ... , 2006/... SAYILI ... ABS 2008/... NOLU ... ... ... , 2011/... NOLU ... ... , 2012/... NOLU ... ... BY ... markalarının kullanılmayan sınıflarda sınai mülkiyet kanunu 9. maddesi gereğince iptalinin gerektiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 9/1 fıkrası : "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." Hükmünü amirdir. Kanun koyucu marka çöplüğüne dönüşmesini önlemeyi hedeflediğini, davalı tarafın 2000/... nolu ... , 2004/... nolu ... ... şekil , 2004/... nolu ... ... şekil, 2004/... olu ... ... şekil , 2004/... nolu ... ... şekil, 2005/... nolu ... ... , 2006/... sayılı ... abs 2008/... 'nolu ... ... ... , 2011/... nolu ... ... , 2012/... nolu ... ... by ... markalarını tescil ettirdiğini, ancak davalı yanın işbu markalarının tamamını yoğun ve ciddi olarak tescil olan tüm sınıflarda kullanmadığını, hayatın olağan akışında davalının aynı sınıflarda birden fazla markayı yoğun ve ciddi olarak kullanması söz konusu olamayacağını, zaten davalı yan da markalarını Müvekkil maddeyle bir marka ticareti yapılmasının önüne geçmek, marka tescilden beri yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, davalı yanın markalarını kullanmasa davalı şirket "..." ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalı yan müvekkilin tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötü niyetli davrandığını, davalının kullanmadığı markaları nedeni ile müvekkilimiz marka tescili elde edemediğini, bir hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, Sınai Mülkiyet Kanunun 25. Maddesine göre menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurüm ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü veya iptalini mahkemeden isteyebildiğini, Müvekkilinde davalının kötü niyetli bir şekilde tescil ettirip, yenilemek sureti ile koruma süresini uzatıp gerçekte kullanmadığı 2000/... nolu ... , 2004/... nolu ... ... şekil , 2004/... nolu ... ... şekil, 2004/... olu ... ... şekil , 2004/... nolu ... ... şekil, 2005/... nolu ... ... , 2006/... sayılı ... abs 2008/... nolu ... ... ... , 2011/... nolu ... ... , 2012/... nolu ... ... by ... markaları nedeni ile marka tescili elde edemediği için kanunun aradığı “menfaati olanlar” grubuna dahil olduğunu, ispat yükü Sınai Mülkiyet Kanunu 19. Madde de belirlendiği üzere davalıya ait olduğunu, davalının markalarının tescilli olduğu tüm sınıflar/mal ve hizmetler bakımından kullanmadığı açık olup iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 08/06/2022 tarihli tefrik kararı ile, 2020/163 Esas sayılı dosyasında dava konusu 2004/... ... ... markasının iptali dava konusu olmuştur. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile: Davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen hususların gerçeği yansıtmadığını, davalının kötüniyetli olarak bahse konu tanınmış markalarının bazı kısımlarını kullanmadıkları iddiasıyla iptalini talep ettiğini, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın her bir ürününü kullandığını, davalının ... ismi ve ekleriyle uzun yıllardan bu yana ticari faaliyetlerine devam ettiğini, ... isminin yıllardır müvekkillerine ait olup yıllardır kullanılmakta olduğunu, ... ... Gereçlerinin dünyada vitrifiye de ilklerde yer aldığını, markalarının T/... Numaralı başvurusu ile tanınmış marka siciline tescil edilmiş olduğunu, ... ismi ve logosunun davalı şirkete ait olduğunu, markanın kullanıldığını, davacı tarafça belirtilen ve davalı tarafından kullanılmayan herhangi bir terkine maruz kalacak ürün markası bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2004/... numaralı ... ... markasının tescilli olduğu 11. Sınıf içerisinde yer alan "duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri...su ve gaz tesisatları için musluklar" emtiaları hariç olmak üzere diğer emtialarda kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 11 sınıf içerisinde yer alan ürünler bakımından yapılan değerlendirme hatalı olduğunu, mahkeme “hidromasajlı küvetler” için marka tescilini koruduğuna karar verdiğini, davalı şirketin tescilli markasında “hidromasajlı küvetler” için her hangi bir marka tescili olmadığını, .TMPK üzerinden yapılacak marka tesciline yönelik 2004/... numaralı marka tescili 11. Sınıf kapsamında ''hidromasajlı küvetler'' adı altında bir ürün kapsamı bulunmadığını, kararın bu yönden düzeltilmesi gerektiğini, davalıya ait 2004/... tescil numaralı ... ... İbareli markasının tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini ve ilgili markanın tescilli olduğu 11. Sınıfta belirtilen mal ve hizmetler bakımından davanın açıldığı tarihten geriye doğru son beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın ciddi bir şekilde kullanılmadığı tespit edildiğini, SMK m. 9 çerçevesinde iptalinin talep edilebileceği anlaşıldığını, farklı bir şekilde kullanıldığı ifade edilen emtialarda çok sınırlı olup davalı taraf tescilli olduğu sınıfların tamamına yakın kısmında işbu markayı ciddi bir biçimde kullanmadığı tespit edildiğini, davalının kullanmamadan kaynaklanan markasının iptaline karar verilmesi gerektiğinden mahkemece verilen kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden kabulü ile davalının markasının mal ve hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptali ve sicilden terkinine, bu yönden verilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkilinin “...” markasını gerek internet sitesinde kullandığı gerekse de faturalarında kullandığı tespit edilmesine rağmen, mahkemenin aksi yönde karar verdiğini, mahkeme dava konusu ... ... görselini haiz markasının faturalarda bu şekilde bulmadığına yönelik açıklama yaptığını, Kanun hükmü ile de sabit olduğu üzere markanın kullanmama nedeni ile iptali davalarında mali bilirkişi tarafından yalnızca markasını kullanmadığı iddia edilen davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek bu defter ve kayıtlardaki marka kullanımlarının tespit edilmesi gerektiğini, mahkeme hakimi tarafından da dava konusu marka ile ticari defter ve kayıtlarda yer alan kullanımların dava konusu marka kapsamında olup olmadığı yorumlanması gerektiğini, müvekkilin markalarını bildirdiği internet sitelerinde en eski kullanımı 2004 yılı olmak üzere, 2004 yılından bu yana dava konusu markayı kullandığı da açıkça tespit edildiğini, internet sitesi kullanımlarında müvekkilinin markasını hangi emtialarda kullandığının açıkta tespit edilebilir durumda olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/115 Esas sayılı dosya üzerinden yaptığı 08.06.2020 tarihli tefrik ara kararının yerinde olmadığını, mahkemece her dosya için aynı bilirkişileri görevlendirmiş olup, bilirkişilerce de her dosya bakımından ayrı bir inceleme gerçekleştirilmediğini, ilk alınan 24.05.2022 tarihli rapor incelendiğinde tüm dosyaların birbiri ile karıştırıldığını, bazı raporlarda dava konusu markaların dahi hatalı yazıldığı açıkça görülebilir durumda olduğunu, tefrik kararının dosyalar bakımından bir hukuki faydasının bulunmadığını, tefrik edilen dosyalar için ayrı ayrı raporlar hazırlandığını, tarafların daha fazla bilirkişi masrafı ve vekalet ücretine katlanmak zorunda kaldığını, mahkemenin verdiği tefrik kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ticari faaliyetlerine konu ürünler; tek kullanımlık ürünler, mangal ürünleri, hijyen ürünleri, mutfak yardımcıları, çöp torbaları ve temizlik yardımcıları olduğunu, müvekkiline ait ... ... ibareli tanınmış marka tescili de dikkate alındığında, davacı tarafın iş bu davalar bakımından hukuki yararının bulunmadığını, davacının ... ibaresini marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olmayacağını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kötü niyetli olarak faaliyet göstermediği bir sınıfta müvekkiline karşı husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, ... ... markası müvekkili firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde T/... kod numarası ile tanınmış marka olduğunu, davacının ticari faaliyetlerine konu ürünler ile müvekkilinin dava konusu markasının tescilli olduğu emtialar birbirinden farklı olduğunu, davacı ve müvekkili markasının emtiaları arasında benzerlik dahi bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan tefrik ara kararının kaldırılarak dosyaların birleştirilmesini, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, 2004/... numaralı ... ... markasının kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin 2020/115 E. Sayılı dosyasından tefrik edilerek 2020/163 E. esasına kaydedilmiştir.Davacı; davalının “...” ibareli çok sayıda marka tesciline rağmen bu markaları tescilli oldukları sınıflarda ciddi ve yoğun biçimde kullanmadığını ileri sürerek, markanın iptalini talep etmiştir. Davalı; markanın tanınmış olduğunu, uzun yıllardır ticari faaliyette bulunduğunu, markanın kullanıldığını davacının kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalıya ait 2004/... numaralı ... ... ibareli markanın 11. Sınıfta "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar: Isıtma tesisatı parçası olan sobalar, kalorifer ve doğalgaz tesisatları için kazanlar (boylerler), buhar kazanları, eşanjörler, brülörler, kat kaloriferi cihazları, kat kaloriferi olarak da kullanılabilen şofbenler, şofbenler, radyatörler, ısı pompaları, elektrikli su kazanları, güneş enerjisi kollektörleri ve cihazları ... Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler... Klimatizasyon ve havalandırma cihazları: Klimalar, fanlar (hava üfleyici), vantilatörler, taşıtlar için olanlar da dahil airconditionlar; mekanlar için havayı dezenfekte edici ve temizleyici aletler, cihazlar ve bunların parçaları ile aksesuarları.... Duş için küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları... Su ve gaz tesisatları için musluklar, ısıtma tesisatının parçası olan termostatik valfler, tanklar için seviye kontrol valfleri, dedantörler (regülatörler); otomatik sulama teçhizatı için fıskiyeler, duşlar için ahizeler ve spiraller, sıhhi tesisat parçası olan borular zirai amaçlı sulama makinalar. Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı... Elektrikli saç kurutma makinaları, fön makinaları, el kurutma makinaları, cilt nemlendirici cihazlar, solaryum cihazları... Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları, Sanayi tipi kurutma tesisatı, Çamaşır kurutma makinaları. Bu sınıfa dahil eşyalar için yakıt tasarruf cihazları, Bu sınıfa dahil olup evlerde kullanılan cihazların filtreleri, sınai donanımların parçaları olan filtreler." emtialarında tescilli olduğu görülmektedir. 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda : Davalının “2004/... nolu ... ... şekil “markasının 11. sınıflarda tescil ettirildiği, 01.01.2020 tarihinde düzenlenen Lisans sözleşmelerinde,2004/... nolu ... ... markası ile Lisans sözleşmelerinde yer aldığı,03.02.2021 tarihli İlişkili firmalar tarafından düzenlenen satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin -Dava dışı ... Ltd.Şti. tarafından düzenlenen 2015 ve 2016 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin ... YAPIŞTIRICI olduğu, -Dava Dışı ... .A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019-2020 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin ... olduğu, - Dava Dışı ... ... Tic.A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin Cam Lavabo…..vs olduğu tespit edilmiştir. 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda : davalı tarafa ait olduğu belirtilen www.....com alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; sitenin 2004-2021 yıllarına ait arşiv kayıtlarında ve ... ... VE ... ... marlarının logoları ile “...” ibaresinin kullanıldığı, 2004-2014 yıllarına ait arşiv kayıtlarında ... ... logosunun kullanıldığı, davalıya ait www.....com.tr alan adlı web sitesinde ; 2012 yıllarına ait arşiv kayıtlarında ... ... logosunun kullanıldığı, 2013 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında ... ... logosunun kullanıldığı, 2013-2016 yıllarına ait arşiv kaydında ve 2017 ve sonraki yıllarına ait arşiv kaydında ... ... logosunun kullanıldığı , www.eceholding.com.tr alan adlı web sitesinde; 2017 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında ... ..., ... ... VE ... ... ve logolarının kullanıldığı, www.....com alan adlı web sitesinde; 2008 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında ... ... logosunun ve “... ...” ibaresinin kullanıldığı, 2004-2006 yıllarına ait arşiv kayıtlarında “...” ibaresinin yer aldığı, Davalı ... A.Ş.’ nin dava tarihi 03.04.2020 ‘den geriye dönük 5 yılın satış belgeleri incelendiğinde, dava konusu 2004/... numaralı ... ... markasının satış faturaları üzerinde tescilli haliyle görsel olarak kullanılmadığı, satış faturaları üzerinde görsel olarak farklı olan ... ... marka+ şekliniN kullandığı, satış faturalarının ticari defterlere usulüne uygun doğru şekilde kaydedildiği, dava konusu ile ilgili incelenen fatura içeriklerinin “Yapı Kimyasalları, Seramik, Tezgah Üstü Lavabo, Cam Lavabo, Duş Sistemleri, . Dolap, Klozet, Rezervuar, Hela Taşı, ... Yapıştırıcı, Derz Dolgu Malzemesi, Fayans Yapıştırıcı, Batarya, Taharet Musluğu ” olduğu, ilgili satışların 11. Sınıf içerisinde “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” sınıfına ait mal ve hizmetlere girdiği, incelenen dönemlerdeki toplam ciro içerisindeki payının ortalama % 20 olduğu tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece; 11. sınıf içinde bazı emtialar yönünden kullanım bulunduğu, kalan emtialar yönünden kullanımın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile anılan markanın kısmen iptaline karar verilmiş, taraf vekilleri istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. SMK9/2 maddesine göre , markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın, marka sahibinin izni ile kullanılmasının da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilecektir.Olumsuz vakıaların ispatının davacıdan beklenemeyeceği yönündeki genel hukuk ilkesi ve yerleşmiş içtihatlar gereğince , markanın ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin ispat yükü SMK’nın 9. maddesi uyarınca markayı kullandığını iddia eden marka sahibine aittir.Markayı kullanma yükümlülüğü ile marka sicilinin kullanılmayan markalardan arındırma , marka stoku ve ticaretini engelleme amacını güttüğü anlaşılmaktadır. SMK’nın 26. maddesinde, kullanmama nedeniyle iptal davası açabilecek kişiler “ilgili kişiler” olarak tanımlanmış olup, davacının, ticari ünvanı'nın ...A.Ş olduğu ve "..." ibareli olup 04,08,10, 16, 21, 24, 28. sınıflarda tescilli markaları bulunduğu gözetildiğinde davacı şirketin SMK 26/2 madde kapsamında iptal davası açmakta menfaati olan kişiler kapsamında sayılması gerektiği buna göre, davacının kendi faaliyet alanı dışında kalan mal ve hizmetler bakımından da iptal talebinde bulunmakta hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kuşkusuzdur. Davalı vekilinin markalarının tanınmış marka olduğu ve bu nedenle geniş korumadan yararlanması gerektiği yönündeki savunması da yerinde değildir. Tanınmış marka statüsü, benzer marka tescil başvuruları ve marka hakkını ihlal eylemlerine karşı koruma alanını genişletirse de tanınmışlık marka sahibinin SMK m.9 uyarınca öngörülen tescilin kapsadığı tüm sınıflarda kullanım külfetini ortadan kaldırmaz . Tüm deliller, bilirkişi raporları ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, ... şirketlerle 01.01.2020 tarihinde düzenlenen Lisans sözleşmelerinde, dava konusu ... ... markasının değil 2004/... nolu ... ... markasının yer aldığı, davalı marka sahibinin, tescilli markasını kapsadığı sınıfların önemli bir kısmında dava tarihinden geriye doğru beş yıl içinde marka işlevine uygun olarak ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle kısmi iptal koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesinin davaya konu markanın kullanılmadığı tespit edilen sınıflar bakımından verdiği kısmi iptal kararının usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin davanın tümüyle kabulü isteminin, dosya kapsamındaki kısmi kullanım tespiti karşısında yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtildiği üzere ; hüküm fıkrasında, marka sicilinde yer almayan 'hidromasajlı küvetler' emtiasının iptal dışı bırakılması suretiyle hüküm kurulmuş olması infazda tereddüt doğuracağından, davacı istinafının bu yönüyle kısmen kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davalı taraf, raporda kullanım tespiti bulunduğunu, mahkemenin buna rağmen iptal kararı verdiğini ileri sürmüş ise de , kullanımın 11. sınıf emtialarının tamamında gerçekleşmediği bu nedenle kullanım olmayan emtialar bakımından iptal hükmü kurulmasının rapor ile çelişki yaratmadığı, ciddi kullanım bulunup bulunmadığının incelenmesinin 6100 sayılı HMK m.266 uyarınca teknik/özel bilgi gerektiren konu olduğu mahkemece bilirkişinin bu konudaki tespitlerine itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, çok sayıda marka için tek bir dava ile iptal talebinin ileri sürüldüğü mahkemece her marka yönünden delillerin bağımsız olarak değerlendirilmesi bakımından tefrik edilmesinin yargılamanın sağlıklı yürütülmesi bakımından isabetli olduğu, bu aşamadan sonra tefrik kararının istinaf sebebi yapılmasının usul ekonomisine uygun olmadığı anlaşıldığından , davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b1 uyarınca esastan reddine, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK m.353/1-b2 uyarınca kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/05/2023 tarih, 2020/163 E. 2023/102 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, -Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı adına tescilli 2004/... numaralı "... ..." ibareli markanın, tescilli olduğu 11. sınıf kapsamında;" Duş için küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları..Su ve gaz tesisatları için musluklar" haricindeki tescilli mallar yönünden, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ciddi ve fiili kullanım ispat edilemediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9 ve 26. maddeleri uyarınca KULLANILMAMA NEDENİYLE İPTALİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 54,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 677,60 TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 120,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 127,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.627,00 TL yargılama giderinden kabul ret olanına göre 813,50 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından yapılan 2.250,00-TL bilirkişi masrafı yargılama giderinden 1.125,00 davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 177,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 915 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026