İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ... A.Ş. arasında 20.01.2012 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı borçlu ... Karşıyaka/İZMİR adresinde faaliyet göstermesi için franchise mağazası işletmesi verildiğini, ... ... A.Ş.’nin ticaret ünvanı Üsküdar ... Note…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1466 KARAR NO:2026/410 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/02/2024 NUMARASI:2016/173 E. - 2024/72 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ... A.Ş. arasında 20.01.2012 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı borçlu ... Karşıyaka/İZMİR adresinde faaliyet göstermesi için franchise mağazası işletmesi verildiğini, ... ... A.Ş.’nin ticaret ünvanı Üsküdar ... Noterliği’nin 01.08.2013 tarih ve 22669 sayı ile onaylı olağanüstü genel kurul kararı ile ... A.Ş. olarak değiştirilmiş ve unvan değişikliği 06.08.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini, ilerleyen süreçte ....A.Ş. ile müvekkili şirket arasında temlik sözleşmesi ekinde belirtilen ticari ilişkilere istinaden doğmuş veya doğacak her türlü hak ve alacakları müvekkili şirkete intikal ettirildiğini, yine .... A.Ş. ile davalı borçlu arasında akdedilen 17.07.2014 tarihli ek protokol uyarınca da davalı imtiyaz sahibi ... A.Ş. alt imtiyaz veya işletme sözleşmesinden kaynaklanan hak ve borçlarını veya alt imtiyaz sözleşmesini ve ek protokollerini ... grup şirketlerine vs. alt imtiyaz sahibi başkaca herhangi bir izni veya rızası gerekmeksizin tüm sonuçları ile kül halinde devir ve temlik edebileceği hususunu kabul ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davalı borçlunun müvekkili şirkete olan borcunu ödememesinden dolayı müvekkili şirket tarafından Üsküdar ....Noterliği'nin 04.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa borçların ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, ancak yapılan tüm yarılara rağmen davalı taraf borcunu ödemediğini, akabinde gerek temlik sözleşmesi gerekse sözleşmenin devri ile kurulan ticari ilişki çerçevesinde davalı borçludan alacaklı olduğu 30.527,88TL tahsili amacı ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu borcunu olmadığını iddia etse de bilirkişi incelemesi yapıldığında davalı borçlunun hiçbir haklı gerekçesinin olmadan itiraz ettiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalması koşulu ile takibin devamını, kötü niyetli borçlunun %20’sinden az olmayacak şekilde icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, müvekkili şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde merkez ... sicil numarası ile kayıtlı iken 18.11.2015 tarihinde tasfiye haline gelmiş 1. ilan 24.11.2015 sayılı 2. ilan 01.12.2015 ... sayılı, 3. ilan 08.12.2015 ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinde ilan edildiğini, şirketin tasfiyesi 19.12.2016 tarihinde sona erdiğini, 23.12.2016 da tescil edilip tasfiye sonucu terkin edilmiş ve 29.12.2016 tarih ... sayılı Resmi Gazetede ilan edildiğini, 27.06.2018 tarihinde Konak/İZMİR tasfiye adresine bırakılan tebliğ zarfından önce hiçbir tebligatın olmadığını, şu an dava edilen şirket ve davanın muhatabı şirketin olmadığını, hukuken olmayan şirkete yapılan tebligat usulsüz ve yargılamaya devam edilemeyeceğini beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 6.105,57-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 12/02/2024 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerini inceleyen ilk bilirkişi raporunda davacıya borçlu olmadığının, aksine alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemenin daha sonra davacı defterleri üzerinde yaptırdığı incelemede iki tarafın kayıtları arasındaki 72.070,96 TL tutarındaki ödeme ve mahsup farkının kaynağına dair müvekkili şirkete açıklama yapma süresi verilmediğini, ilk raporu tanzim eden bilirkişiden ek rapor alınmadan ve itirazları karşılanmadan tek taraflı son rapora göre hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, ayrıca alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesine rağmen müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirttiğini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın raporlara ilişkin eleştirilerinin teknik boyuttan öteye gitmediği dikkate alındığında dosyanın tekemmül ettiği, dosyada mübrez raporların hükme esas alınabileceğinin kabulü gerektiğini, Müvekkili şirket, davalı taraftan alacaklı olup, itirazın iptaline ve takibe konu alacağın likit olması sebebiyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğunu ileri sürerek davalı tarafın istinaf incelemesi neticesinde; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/173 E., 2024/72 K. ve 12.02.2024 tarihli kararının kaldırılması isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, franchise ilişkisi kapsamında bakiye cari hesap alacağının temliki sonrası başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ile başlangıçta ... A.Ş. arasında 20/01/2012 tarihli franchise sözleşmesi bulunduğunu, ...’nın unvan değişikliği ve süreç sonunda .... A.Ş. ile ilişki devam ederken, ... Marketler ile davacı arasında yapılan temlik sözleşmesi ile davalıdan doğmuş/doğacak alacakların davacıya geçtiğini, 17/07/2014 tarihli ek protokol uyarınca sözleşme/alt imtiyaz hak ve borçlarının grup şirketlerine devrine rıza bulunduğunu, davalıya borçlarının ödenmesi için 04/06/2015 tarihli ihtarname gönderildiğini, sonuç alınamadığını, 30.527,88 TL için ilamsız takip yapıldığını beyanla davalının haksız itirazının iptaline takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalı şirketin 18/11/2015’te tasfiyeye girdiğini, tasfiyenin 19/12/2016’da sona erdiğini, 23/12/2016’da tescil edilip terkin edildiğini, önceki tebligatların olmadığını, tasfiye adresine bırakılan tebligatın usulsüz olduğunu, esasa ilişkin olarak da borç bulunmadığını savunmuştur. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1111 Esas- 2020/33Karar sayılı kararı ile davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/173 esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasındaki infazı işlemleriyle ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Siciline yeniden tescili ile ihyasına karar verildiği , bu kararın istinaf ve temyiz aşamasından geçerek 21/03/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden, faturadan kaynaklanan 30.527,88 TL asıl alacağın tahsili istemi ile 04.08.2015 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 04/11/2015’te tebliğ edildiği , borçlunun süresinde borca itirazı ile takibin durduğu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Bilirkişi raporları;Talimat mahkemesince alınan 29/03/2023 tarihli raporda; davalının 2014/2015 hesap dönemi defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında olduğu, takip tarihine esas alınan alacak talebine karşılık davalı defterlerinde borç görünmediği, aksine 10/07/2015 itibariyle davalının davacıdan 11.447,58 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. 31/08/2023 tarihli raporda; davacı ve temlik eden şirket defterlerinin usulüne uygun olduğu, temlikte davacının 37.634,24 TL alacak devraldığı, temlik sonrası davacı ve davalı kayıtlarına göre farklı borç/alacak göründüğü,140 fatura bulunduğu ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeksizin kabul edilip kayıtlara alındığı, icra dosyasına itirazın ispata muhtaç olduğu, davalının ödeme itirazını somut belgeyle göstermesi gerektiği, takip öncesi faiz talebi olmadığı belirtilmiş, 31/12/2023 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşlerin korunduğu bildirilmiştir.Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişki ve faturaların iki taraf defterlerine yansıdığı,davalı defterlerinde toplu şeffaf olmayan ödeme kayıtları bulunduğu, bu kayıtların davacı kayıtlarıyla örtüşmediği , davalının ödemeye ilişkin somut delil sunamadığı, ispat yükü üzerinde olan davalının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesi ile itirazın iptaline, %20 icra inkâr tazminatına kara vermiştir. Davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.Dosya kapsamına göre, davalı ... ... Şti. ile ... A.Ş. arasında 20.01.2012 tarihli franchise sözleşmesi akdedildiği, franchise verenin unvan değişikliği ve birleşme ile .... A.Ş. olduğu, .... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında imzalanan temlik sözleşmesi uyarınca franchise ilişkisinden doğmuş ve doğacak alacaklar davacı ... A.Ş.’ye temlik edildiği, 17.07.2014 tarihli ek protokolde temlike onay verildiği görülmektedir. Somut uyuşmazlık, franchise sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalar ve bu ilişkiye dayalı cari hesap bakiyesinin temlik sonrasında davacı tarafından tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, cari hesap ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalıya 140 adet fatura düzenlendiği, faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği ve süresi içerisinde içeriklerine itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Bu durumda, fatura konusu mal veya hizmetin verildiği ve tahakkuk eden bedelin borç doğurduğu kabul edilir. Davalı taraf, fatura borcunun ödeme, mahsup ve iade sonrası mevcut olmadığını savunmuş ise de, borcun ödendiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispatla yükümlü olup, dosyada davalının , ödeme yaptığını gösterir somut delil bulunmadığı, davalının tek taraflı olarak tutulan ticari defter kayıtlarının , davacı defter taraf kayıtları ile teyit edilmediğinden tek başına ödemeyi ispata elverişli olmadığı , davalı defterlerinde görünen ödemenin yazılı delil ile ispatlanamadığı, takip konusu faturaya dayalı 30.527,88 TL tutarındaki alacağın ispat edildiği, alacağın likit olduğu icra inkâr tazminatı koşullarının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davalının, ilk bilirkişi raporuna üstünlük tanınması gerektiği, ek rapor alınmadan hüküm kurulduğu ve ödeme farkının yeterince incelenmediği, davalının süresi içinde cevap dilekçesi ve delillerini sunmadığı, ödemeye ilişkin süre verilmediği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2024 tarih ve 2016/173 E. 2024/72 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.085,36- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 521,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.564,02-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026