İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlarımızdan biri olduğunu, ... Derneği'ne 1985 yılından beri, ... Derneği'ne 1990 yılından beri, ... Meslek Bir…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1901 KARAR NO : 2026/184 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 23/05/2023 NUMARASI : 2021/369 E. - 2023/134 K. DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlarımızdan biri olduğunu, ... Derneği'ne 1985 yılından beri, ... Derneği'ne 1990 yılından beri, ... Meslek Birliği'ne (...) ise 2004 yılından beri üye olduğunu, Müvekkil ayrıca ... üyesi olup, bir dönem kulüpte divan kurulu üyesi olarak da görev yaptığını, Müvekkilin, 1984 ile 2000 yılları arasında daha önce kulübün başkanlığını yapmış olan ve kulübün onursal başkanlarından biri olan ... ile kişisel dostluğu da bulunduğunu, Müvekkil, ...'nın aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...'nın davaya konu yağlı boya portresini yılların verdiği birikimle büyük bir emek ve özverinin ürünü olarak 1988 yılında resmettiğini ve ...'ya hediye ettiğini, davaya konu söz konusu tablonun orijinali halen ...'nın Beşiktaş'taki evinde bulunduğunu, Müvekkile ait dava konusu eser daha önce ...Yayınevi tarafından yayımlanan “... ... ...” isimli kitabın kapak sayfasında yer aldığını, söz konusu kitabın kapak sayfasından sonra gelen ve kitabın künye bilgilerinin yer aldığı sayfada ise eserin müvekkile ait olduğu açıkça belirtildiğini, Müvekkilim söz konusu eserin sahibi olup resimlerinde kullanmış olduğu imzası orijinal portrenin üzerinde de yer aldığını, bununla birlikte değişik platformlarda yağlı boya portresini sergilenmiş dergilere, gazetelere mülakatlar verdiğini ... ve değişik birçok televizyon kanalında davaya konu söz konusu resme ilişkin röportajlara katıldığını, Müvekkil, yapmış olduğu resimler ile tanınan, kendisinin ve ailesinin tüm geçimini katıldığı sergilerden ve sattığı resimlerden kazanan birisi olduğunu, Müvekkil, söz konusu portreyi ... ile olan yakın dostluğu sebebiyle resmederek kendisine hediye ettiğini, Müvekkile ait alenileşmemiş ve 1988 yılında 45x60 boyutunda yapmış olduğu ve ... ile dostluğunun nişanesi olarak görülen portre davalı tarafından 13.08.2017 tarihinde izinsiz yayınlanmış olup halen daha yayında olduğunu, ihlali gerçekleştirerek hem FSEK tarafından sanatçıya verilen hakların başında gelen "umuma arz yetkisi" aşınmış hem de bu paylaşımların çeşitli kullanıcılar tarafından kullanılmasına önayak olması sebebiyle bu yetkinin aşılması durumunun kapsamı genişlediğini, Müvekkil, eserinin kendisinden izin alınmaksızın ticari ve ticari olmayan amaçlarla kullanılması, eserinin izinsiz basılması, umuma arz edilmesi, yayılması, çoğaltılması, bu suretle ticari kazanç elde edilmesi, müvekkilin imzasının eser üzerinden kaldırılması, eserin aslında olmayan başka şekil ve yazıların esere ilave edilmesi suretiyle eserin tahrif edilmesi nedeniyle mali ve manevi büyük zarara uğradığından huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, dava tarihinden itibaren olmak üzere, davaya konu görselin yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün refi ve muhtemel tecavüzün men'ini davalı şirket, söz konusu tabloyu müvekkilimin bilgisi ve onayı olmaksızın kullanması sebebiyle 5846 S. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, müvekkilin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 5846 S. FSEK m. 70 uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 3.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 120.000-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu paylaşımın müvekkil Konyaspor Kulübü'nün herkese açık bir şekilde olan resmi ... hesabından yapıldığını, nitekim herkese açık olan bir iletinin görüldüğü tarih paylaşımın yapılan tarih olduğunu, huzurdaki davada 13.08.2017 tarihinde ... adlı platformda paylaşılan herkese açık olan bir iletinin davacı tarafından görülme ve bilinme tarihi 13.08.2017 tarihi olduğunu, iletinin paylaşıldığı tarihten bu yana 4 yıldan fazla zaman geçmiş olması sebebiyle TBK m.72 uyarınca davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davada davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de yer verilmiş olan “https:/ /www...com /...?...“ adresindeki davacıya ait olan ... kanalda yayınlanmış ve dava dilekçesinde de bahsedilmiş olan röportaja ait videoda da görüleceği üzere söz konusu portre resim sergisi ve şiir dinletisinde umuma arz edildiğini ve davacı davaya konu portre önünde röportaj verdiğini, üstelik söz konusu röportaj davacıya ait “Serdal Samancıoğlu” adlı ... kanalında yayınlandığı gibi aynı zamanda “...” kanalın ana haber bülteninde ve “... TV” gibi ulusal kanallarda ve hürriyet.com.tr gibi websitelerinde de yer bulduğunu, aynı zamanda davacıya ait https://www...com" adlı internet sitesinde dava konusu portreye yer verildiğini, tüm bu olgular değerlendirildiğinde davacının şahsın tarafından söz konusu portrenin açıkça halka arz edilmiş olduğu sübut bulacağını, davacı tarafça da şahsi çerçeveden dışarı çıkmış ve ticarileşmiş olduğu kabul edilmiş olan eser alenileştikten sonra başka kişi ya da kişiler tarafından yeniden alenileştirilmesi, umuma arz edilmesi ya umuma arz yetkisinin aşılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, telif haklarının ihlal edildiği iddia edilen ... paylaşımlarına bakıldığında da açıkça görüleceği üzere bu paylaşımların amacının sadece halka mal olmuş kişilerden ...'nın ölüm yıl dönümünü nedeni ile anıldığının görüleceğini, davacı dava dilekçesinde davalı müvekkilin adeta yeni bir eser meydana getirdiği şekilde iddia da bulunsa da müvekkilin böyle bir amacı, ifadesi veya eserin davalı müvekkil tarafından meydana getirildiği düşünülmesine sebebiyet verebilecek herhangi bir hareketi bulunmadığını, davalı müvekkil dava konusu paylaşımı ulusal anlamda büyük başarılara imza atan ve halka mal olmuş bir kişi olan ...'yı ölüm yıl dönümünde anmak için yaptığını, bu paylaşım müvekkil nezdinde herhangi bir ticari kazanca sebep olmamış olmakla birlikte bir spor kulübü olan müvekkilin, spora ömrünü adayarak bu alanda büyük başarılara imza atmış olan şahsa karşı olan vefa ve minnet borcunun bir yansıması olmaktan öteye geçmediğini, öncelikle zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle, sayın mahkeme aksi kanaatte ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2628 Esas, 2021/865 Karar, 29.06.2021 tarihli kararı ve sair emsal kararlar gözetildiğinde, davacı tarafından söz konusu portrenin sergi, şiir dinletisi vb. etkinliklerde rıza dâhilinde yayınlanması ve davacı tarafından söz konusu etkinliklere ilişkin portre önünde çekilmiş videoların yayınlanması fiillerinin eserin davacının rızası ile umuma arz edilerek alenileşmiş olduğu gözetilerek, müvekkil ... tarafından gerçekleştirilen paylaşımın sadece ölüm yıl dönümünü anma niteliğinde olduğunu, eserin mahiyet ve özelliklerini bozacak bir durum bulunmadığını, paylaşımda eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek herhangi bir hususun yer almadığı gözetilerek, müvekkil Kulubün dava konusu paylaşımında herhangi bir ticari amaç güdülmediğini ve ticari kazanç elde etmiş olmaması sebebiyle herhangi bir kötü niyet halinin mevcut olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/369 esas, 2023/134 karar sayılı, 23/05/2023 tarihli kararı ile; "FSEK 68. maddeye göre hesaplanan ve denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, benzer nitelikteki mahkememizin 2021/292 Esas, 2023/49 Karar sayılı dosyasında bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 24/03/2022 tarihli kök ve 19/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporundaki rayiç dikkate alınarak, eylemin niteliği, gerçekleşme şekli, portrenin kullandığı mecra, portrenin davalı yana ticari bir kazanç sağlamayacağı dolayısıyla belirlenen 10.000 TL nin nin 3 katının tazminat olarak takdir edilmesi gerekmiş, bu nedenle davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün men'ine, Fsek m.68 uyarınca 10.000,00 TL tazminatın üç katı oranındaki 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3.000,00 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporlarına itirazları karşılanmadan ve FSEK m. 86 hükmünü görmezden gelen eksik bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ...’nın topluma mal olmuş kişiliği nedeniyle FSEK m. 86/2 uyarınca yapılan paylaşımın izin gerektirmeyen hukuka uygunluk halleri kapsamında kaldığını, davanın TBK m. 72’de öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının kendi rızasıyla alenileştirdiği eser üzerinden çok sayıda dava açarak haksız kazanç sağlama gayesi güttüğünü ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili kulübün paylaşımında herhangi bir ticari veya reklam amacı bulunmayıp tamamen manevi bir vefa duygusuyla hareket edildiğini, somut olayda müvekkili spor kulübü tarafından memleketin sosyal hayatında rol oynayan ...’nın vefatının saygı ve minnetle anılması davacı tarafından herhangi bir hak kaybı olamayacağı gibi müvekkili açısından da herhangi bir kazanç mevcut olmadığını, bu durum hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, davacı tarafın maddi tazminat hesabına esas teşkil edecek delilleri süresi içinde sunmadığını, mahkemece takdir edilen tazminat tutarlarının somut olayın özelliklerine göre fahiş olduğunu ve davacının muvafakat verme yetkisinin dahi tartışmalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. Davacı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz iddiasına dayalı olarak tecavüzün önlenmesi (men'i) ile FSEK 68. maddesi uyarınca, sözleşme yapılması halinde davacının isteyebileceği rayiç bedelin 3 katı maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. lk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından istinaf sebepleri kapsamında davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de FSEK 68. maddesine dayalı olarak açılmış telif tazminatı davaları, söz konusu madde uyarınca hükmedilebilecek telif ücretinin niteliği itibariyle taraflar arasında mahkeme kararıyla oluşturulan farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince on yıllık genel zamanaşımına tâbi olup dosya içeriği itibari ile ihlal iddiasına konu eylem tarihi (2017) ve dava tarihi (2021) arasında geçen sürenin on yılın altında olduğu, davanın ikame edilmesi ile zamanaşımının kesildiği, böylece huzurdaki davada zamanaşımının sona ermediği anlaşılmakla, aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Davalı tarafça FSEK 86. maddesi kapsamında hukuka uygunluk sebebinin mevcut olduğu savunulmuş ise de FSEK 86. maddesi gereğince memleketin içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimlerinin yayımlanması TMK 24. madde şartları saklı tutularak serbest bırakılmıştır. Somut olayda ise davacının eser sahibi olduğu portrenin (güzel sanat eserinin) umuma iletimi mevcut olduğundan anılı maddenin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece davacının eser sahibi olduğu ... portresinin davalı ... kulübünün ... adresinde 13/08/2017 tarihinde “... Onursal Başkanı, Türk Futbolu'nun ulu çınarlarından ...'yı, ölümünün 3. yılında saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.” yazısı ile paylaşım yapılarak umuma iletildiği, dosya kapsamında davacı tarafından davalı yana “...” isimli portrenin kullanımına ilişkin izin verildiğine dâir herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu suretle davacı eser sahibinin mâli ve manevi haklarının ihlal edildiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmış olup ilk derece mahkemesince takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/05/2023 tarih ve 2021/369 E., 2023/134 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.254,23 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 563,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.690,73 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026