İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin Müyorbir Müzik Yorumcuları Meslek Birliği , 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 42. maddesi gereğince kurulmuş olan bir meslek birliği olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu ... Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi ( ...) arasında…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/464 KARAR NO : 2025/1216 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2022 NUMARASI : 2020/404 E. - 2022/205 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin Müyorbir Müzik Yorumcuları Meslek Birliği , 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 42. maddesi gereğince kurulmuş olan bir meslek birliği olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu ... Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi ( ...) arasında akdedilen 30.12.2015 Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmeleri ile tarafların karşılıklı edimlerini hüküm altına aldığını, bu sözleşmelere göre davalı şirket, sözleşmenin '... “başlıklı 3 Maddesinde mali hak bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin 5.Maddesinde sözleşmenin süresinin hüküm altına alındığını, "Taraflardan her birinin süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini, ancak fesih iradesi sözleşmenin hitamı tarihinden en geç bir (1) ay öncesine kadar ulaşacak biçimde yazılı olarak karşı taraflara bildirilmediği taktirde, sözleşme aynı şartlarda yıldan yıla yenilenerek devam eder ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde ; borçlu ,sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemez ise, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşecektir. (Yeni TTK MD 1530) Yine Borçlar Kanunu'nun 117/1 hükmü gereği ; 'borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur 'davalı borçlunun açıkça kötüniyetli olduğunu, davalı şirket akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkil meslek birliğine hangi oranda borcu olduğunu bildiği halde ödemesini yapmadığını bakiye borcunu da ödemediğini, davalı şirkete karşı alacaklarının tahsiline yönelik olarak İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile açılan ilamsız takipteki borca itiraz etmiş olduğunu, davalı borçlunun haksız itirazları neticesinde takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davayı sürüncemede bırakmaktan başka bir amaç taşımadığını, bu nedenle itirazın iptali için iş bu davanın ikamesinin zaruri olduğunu, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla İstanbul 36. İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan talep edebileceği muaccel herhangi bir alacağı bulunmadığını, ifa zamanı, alacaklının borcun ifasını talep etme yetkisinin başladığı borcun muaccel olması anlamına geldiğini, taraflar arasında imza edilmiş olan 30.12.2015 tarihli sözleşmenin ... başlıklı 3. Maddesi uyarınca, "4 eşit taksit halinde, ilgili faturanın tebliği ile birlikte Meslek Birliklerinin ekteki banka hesaplarına havale edilmek suretiyle ödenir" hükmü düzenlenmiş olduğunu, sözleşme hükmünden açıkça görüleceği üzere; borcun ifa zamanı faturanın tebliğine bağlanmış olduğunu, bu durumda fatura tebliğ edilmeden, muaccel bir borçtan söz edilemeyeceğini, bu husus, taraflar arasındaki sözleşmeyle serbestçe belirlenmiş olup hüküm emredici hukuk kurallarına da aykırı olmadığını, her ne kadar davacı, sözleşmede borcun ödeneceği tarihlerin belirlenmiş olduğunu ve bu borçlara ilişkin icra takibine geçildiğini iddia ediyor ise de; bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek olması imkansız bir iddia olduğundan icra takibine konu dosya incelendiğinde; ödeme emrinde 14.432,30 TL, 2018 yılından kalan bakiye alacak ve 29.762,35 TL, 2019 yılı sözleşme bedeli talep edildiğinin görülecek olduğunu, sözleşmede ödeme için yazan tarihler ise 2016 yılına ait olduğunu, haksız davanın reddi ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü 'niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; sözleşmenin 3.5 maddesinde vadesi gelen ödemelerden birisinin ödenmemesi halinde diğer ödemelerin de muacceliyet kesbedeceği belirtildiğinden davacının 2019 yılına ait lisans bedelini talep hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı şirket arasında ortak irade ile hak ve yükümlülükler belirlenerek sözleşme akdetmişler ve sözleşme hükümleri gereğince davalı taraf meslek birliklerine belirlenen oranlar tutarında lisans hak bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesi gereğince sözleşmenin hitam tarihinden itibaren 1 ay öncesine kadar yazılı olarak bildirilmediği takdirde sözleşme aynı şartlar ile yıldan yıla devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Davalı şirket ise davacı meslek birliğine fesih bildirimi yapmayıp sözleşmeye devam iradesi gösterdiğinden sözleşme şartlarının da takip eden yıllarda devam ettiği anlaşılmaktadır. Zira sözleşmede açık hüküm bulunmaktadır. Sözleşmenin 3.4 maddesinde lisans bedelinin 1 Mart, 1 Haziran, 1 Eylül, 1 Aralık tarihlerinde 4 eşit taksitte ödeneceği şüpheye yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir. Yine Sözleşmenin 3.5 maddesinde vadesi gelen ödemelerden birisinin ödenmemesi halinde diğer ödemelerin de muacceliyet kesbedeceği belirtildiğinden davacının 2019 yılına ait lisans bedelini talep hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket 2018 bedelini ödememiş olduğundan 2019 lisans bedeli de muaccel olmuştur. . Sözleşmenin 3.4 maddesinde kesin vade kararlaştırılmıştır. Ek raporda da belirtildiği üzere gerek sektörel gerekse sözleşmenin niteliği dikkate alındığında lisans bedelinin belirtilen tarihlerde ödemesi gerektiği, ödemeden sonra alacağını tahsil eden alacaklının fatura tanzim ederek borçluya göndermesi gerekmektedir. Borçlu şirket ödemeleri yapmadığından davalı şirkete fatura tebliği de mümkün değildir. Davaya konu icra takibi 44.194,65 TL üzerinden açılmıştır. Borçlu icra takibinden sonra davadan önce ödemeler yapmış olduğundan huzurda görülen dava 28.417,65 TL üzerinden açılmıştır. Kök raporda dava tarihi itibari ile 29.762,35 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı dava açıldıktan sonra 29.04.2022 tarihli ekli dekont davacı hesabına 11.366,17 TL ödeme yapmıştır. Ancak bu ödemenin infaz sırasında dikkate alınması gerektiğinden sözleşme hükümleri, mali veriler ve icra dosyası ile birlikte incelendiğinde,1- İstanbul 36 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin toplam 28.417.65 TL üzerinden devamına, 2-Kabul edilen takip tutarının takdiren % 20' si üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle icra inkar tazminatının da davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,3- Davalı yanca yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda alacağın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığını, alacağa ilişkin herhangi bir fatura yada benzeri belge de olmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarında yalnızca 14.432,30-TL alacak bulunduğunu, haksız olarak talep edilen 29.762,35 TL’ye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiğini, 14.432,30-TL’lik tutar ise dava konusu olmadığını, HMK ve Yargıtay içtihatları uyarınca, davacının defter ve kayıtlarının aleyhine delil kabul edilmesi ve davasını kesin delillerle ispat edemeyen davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddi gerektiğini, davacının talep edeceği herhangi bir muaccel alacağı bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 30.12.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin müvekkili şirket ahde vefa ilkesi kapsamında üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, 02.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda haklılıklarını kanıtlar nitelikte olduğunu, Davacı tarafından başlatılan dava konusu icra takibi kötü niyetli olarak başlatıldığını ve aleyhlerine hükmedilen %20 icra inkar tazminatı hükmünün kaldırılmasını ve davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve davanın reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve beyan dilekçesini tekrarla, davalı şirket takibe konu edilen 2018 ve 2019 yılındaki sözleşme bedellerini ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, dosya kapsamında alınan raporda müvekkilinin alacağı açıkça tespit edildiğini, raporların denetime elverişli olduğunu belirterek davalının haksız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK. 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine,2018 yılından kalan bakiye alacak 14.432,30 TL., ve 2019 yılı sözleşme bedeli 29.762,35 TL., olmak üzere toplam 44.194,65 TL'nin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Borçlu tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce, 2018 yılından kalan bakiye alacak 14.432,30 TL., ödenmiştir.İtirazın iptali davası, 28.417,68 TL., (faiz ve masraflar hariç) üzerinden açılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi...'ın 15/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğunu, Davacı ticari defterlerinden envanter ve damga vergisi defterini açılış tasdiklerini zamanında yaptırdığı, 2018, 2019 ve 2020 yılında yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak tutulduğunu kayıtların gelir idaresine başkanlığı sistemine süresinde aktarıldığı, Davacı tarafın defter kayıtlarında takip tarihinden sonra ödeme yaptığından alacak bakiyesi kalmadığı, sözleşmenin 3.3 mad. göre 2019 yılı mali hak bedeli olarak alacağının kdv hariç 29.762,35, TL olduğu, takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmayan davacı tarafın, takip sonrası için talep edebileceği faizin sözleşmenin 3.5 maddesi gereği aylık 0,81 yasal faiz talebinde bulunabileceği, takip tarihinden tahsil tarihine kadar faiz hesap edilebileceği görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., ....l'un 02/03/2022 tarihli EK bilirkişi raporunda; Gerek sektörel uygulamalar ve gerekse sözleşmenin niteliği dikkate alındığında lisans bedelinin taraflarca belirtilen tarihte ödenmesi gerekmekte olduğunu, Bu ödeme gerçekleştikten sonra alacağını tahsil eden alacaklının fatura tanzim ederek borçluya göndermesi gerektiğini, Şayet taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesinde yer alan ve ödeme yapıldıktan sonra fatura düzenleneceğine dair hüküm olmasa idi bu durumda 3.1. ve 3.2. Maddeleri uyarınca faturanın da önceden borçluya tebliğinin taraflarca yan yüküm olarak kararlaştırıldığından bahsedilebileceğini, ancak somut olayda 3.1. ve 3.2. maddeleri ile 3.4. maddesi çeliştiğinden bu tür nedenle kök raporda belirtilen hesaplamada değişiklik gerektirecek bir husus bulunmadığını, Bununla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmenin değerlendirilmesinde 3.1. ve 3.2. maddelerinde fatura tebliğinden bahsedildiği için fatura tebliğinin muacceliyetin bir şartı olarak belirtildiği kabul edildiğinde ise 2019 yılına ait lisans bedelleri muaccel olmayacağı için davacının 2019 yılına ait ödemeleri takibe konu edemeyeceği görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir. Taraflar arasındaki Lisans Sözleşmesinin 3.1 maddesine göre,...faturanın tebliği ile birlikte Meslek Birliği hesabına ödeme yapılacağı, 3.2 maddesine göre,aynı şekilde faturanın tebliği ile ödeme yapılacağı, 3.4 maddesinde ise meslek birlikleri faturayı en geç ödemenin yapıldığı günden itibaren 7 iş günü içinde tanzim edip göndereceği ve faturaların KDV eklenerek düzenleneceği hükmü yer almaktadır.Sözleşmenin 5. Maddesinde, sözleşmenin süresi ve feshi düzenlenmiş olup, 5.1 İşbu sözleşme 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arasındaki süreyi kapsar. 5.2 Taraflardan her biri süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitamı tarihinden en geç bir (1) ay öncesine kadar ulaşacak biçimde yazılı olarak karşı taraf (lar)a bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder. Düzenlemesi yer almaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesinde yer alan ve ödeme yapıldıktan sonra fatura düzenleneceğine dair hüküm olmasa idi bu durumda 3.1. ve 3.2. maddeleri uyarınca faturanın da önceden borçluya tebliğinin taraflarca yan yüküm olarak kararlaştırıldığından bahsedilebilirdi. Ancak somut olayda 3.1. ve 3.2. maddeleri ile 3.4. maddesi çeliştiğinden bu tür bir yan edim yükümlülüğünden bahsedilemez.Davalı istinafında, dosya kapsamında tanzim edilen 15.09.2021 tarihli kök ve 02.03.2022 tarihli ek raporda da tespit edildiği üzere davacının ticari defterlerinde dava konusu alacağa ilişkin herhangi bir alacak kaydı olmadığı gibi alacağa ilişkin herhangi bir fatura ya da benzeri belge de bulunmadığını ileri sürmüş ise de, yukarıda açıklandığı üzere ödeme yapılmadan fatura tanzim edilemeyeceğinden bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 2018 yılı bakiye alacak ve 2019 yılı sözleşme bedelinin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takip tarihi 31.10.2019 tarihinden sonra, 14.11.2019 tarihinde 2018 yılından kalan bakiyeyi ödediği, sözleşmenin 3.4 maddesine istinaden davacı tahsil etmediğinden dolayı faturasını kesemediği alacağının 2019 mali hak bedelinin bilirkişi raporu ile KDV hariç 29.762,35 TL olduğu tespit edildiğinden, davalı tarafından sözleşmenin fesih edilmediği temerrütün gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davlının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2020/404 E., 2022/205 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.941,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 485,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.455,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025