İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin alacaklısı olduğu ve fatura keserek mal sattığı.... Şti. Firmasından cari hesap alacağına mahsuben toplam değeri 2.500.000,00 TL olan 8 adet çeki alacağına karşılık aldığını ve borçlu olduğu ... ... firm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/12 Esas KARAR NO: 2026/281 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/09/2023 NUMARASI: 2022/627 E. - 2023/553 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin alacaklısı olduğu ve fatura keserek mal sattığı.... Şti. Firmasından cari hesap alacağına mahsuben toplam değeri 2.500.000,00 TL olan 8 adet çeki alacağına karşılık aldığını ve borçlu olduğu ... ... firmasına makbuz karşılığı teslim ettiğini, çeklerin ödeme günü geldiğinde alacaklı olan ... firması ile, çeklerin bankadan alınmasını talep ettiklerini ve bu çeklerin yeni çekler ile takas edilmesi konusunda anlaştıklarını, davalı ... firmasının... Bankası ... şubesine talimat vererek çekleri takastan çektiğini ve çekleri kendi uhdesine aldığını, akabinde çeklerin arka yüzündeki kendi ciroları üzerine iptal kaşesini vurarak 06/10/2022 tarihinde ... kargo ...şubesine teslim edilerek kendilerine gönderildiğini, 10/10/2022 tarihinde, çeklerin kargıdan gelmesi beklenirken keşideci... firmasının, bankadan çeklerin sordurulduğunu öğrendiğini, çeklerin kargodan çalındığının tespit edilerek İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açarak ödeme yasağı aldıklarını, iptal kaşesinden sonra cirolanan çek silsilesinin aynı olduğunu, tüm ciroların davalılara ait olduğunu, davalıların kötü niyetli olarak çekleri iktisap ettiklerini, 11/10/2022 tarihinde çeklerin arka yüzü ilgili bankalardan talep edildiği ve her çekin aynı şahıslarca ciro edildiği bilgisini aldıktan sonra savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, ... firması ile ticari ilişki sonrasında bu çeklerin verildiğini, kargo şirketine verildikten sonra kötüniyetli 3. Şahıslar tarafından çalınarak çeklerin rızaları dışında ellerinden çıktığını, İİK 72. Maddeleri uyarınca davalılar tarafından icra takibine geçilmeden önce müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasından evvel icra takiplerinin durdurulması için tedbir talep ettiklerini ve aleyhlerine açılması muhtemel icra takiplerinin dava sonuna kadar teminatsız olarak veya mahkemenin uygun göreceği teminatla tedbir ile durdurulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu çekin lehtarı olduğunu, çeklerdeki imzasına bir itirazının bulunmadığını, davacının çekleri aralarında ticari ilişkiye istinaden alıp yine arasındaki ticari ilişkiye istinaden başka bir şirkete verdiğini beyan ettiğini ve hem çekteki imzasını hem de çekten doğan borç ilişkisini kabul ettiğini, bu nedenle davacının dava konusu çeklerden ötürü sorumluluğunun devam ettiğini, bedelsizlik iddiası şahsi bir defi olduğundan TTK 687. Maddesi uyarınca müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair somut bir delil sunmadığından şahsi definin müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, çekteki ödeme yasağının icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediğini ve müvekkilinin kötüniyetli olduğunu göstermediğini, müvekkilinin dava konusu çekleri, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketinden aldığını, çeklerin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çeklerin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, müvekkilinin çeklerde ödeme yasağı olduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, davacının tacir olup basiretli hareket etme yükümlülüğü ardında olduğunu, mevzuat gereği çeklerin kargo aracılığıyla taşınması yasaklandığını, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle basiretsiz davranışlarının soncuna müvekkili değil davacının kendisinin katlanması gerektiğini, çekin kargoda çalındığı iddiasının da ispata muhtaç olduğunu, çeklerin keşide tarihinin 30/09/2022 tarihi olduğunu, davacının iddiasına göre çeklerin ibraz süresi içinde yani 06/10/2022 tarihinde dava dışı ... şirketi tarafından davacıya iade edilmek üzere 06/10/2022 tarihinde kargoya verildiği, dava dışı ... şirketinin çek bedellerini tahsil etmek yerine çekleri iade etmek istemesi ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, davacının İİK 72 uyarınca tedbir talebinde bulunduğu mahkemenin tedbir talebini kabul ettiğini ancak dava konusu çekin icra takibine konu edildiğinden İİK 72/3 maddesi hükmü gereği icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğini beyanla, tedbirin kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerin üzerindeki ciro silsilesi birbirini tam ve düzgün takip eden cirolardan oluştuğunu, davacı tarafın dava konusu çeklerin gerçekleştiğini iddia ettikleri bir hırsızlık hadisesinin sebebi dava konusu çeklerin üzerindeki ciro silsilesi birbirini tam ve düzgün takip eden cirolardan oluştuğunu, davacı tarafın dava konusu çeklerin gerçekleştiğini iddia ettikleri bir hırsızlık hadisesinin sebebi ile çalındığını ileri sürmekte ise de ilgili çeklerin aralarında ticari ilişki bulunan üst ciranta diğer davalı ... şirekti tarafından müvekkiline, satın aldığı mal ve hizmet aldığını, alt ciranta diğer davalı ... Makine' ye mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla dava konusu çeklerin ciro edilerek teslim edildiğini, davacı tarafın çekine keşideci tarafından kendilerine keşide edildiğini, çekteki imzalarına itiraz etmediklerini, kendileri tarafından cirolandığını ikrar ettiklerini, bu durumda davacı tarafın çekteki imzasını ikrar etmekle birlikte kıymetli evrak hukukunun sonucu olarak yetkili hamile karşı olan borç sorumluluğunu kabul etmiş olduğunu, cironun kabulü, çekin ve ona bağlı sorumlulukların varlığının da kabulü sonucunu doğurduğunu, davacının kambiyo sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi bir tartışma bulunmadığını, bu itibarla davacının taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu çekin ciro zinciri ve müvekkili ile çeki kendisine ciro eden davalı arasındaki ve müvekkili şirket ile çeki ciro ettiği davalı arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirildiğinde ve müvekkili şirketin dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap edip akabinde ciro ettiğini iddia eden davacının iddialarını ispat edecek herhangi bir kesin delil sunmadığını, beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar bir cevap vermemiştir.Davalı ...'ın çekteki cirosunda bir iletişim veya kimlik bilgisi bulunmadığından tebligat yapılamamış, ilanın tebligat giderini de davacı yatırmamış olduğundan, ... aleyhindeki dava bu dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2023/169 Esasa kayıt edilmiş ve takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Asli Müdahil... Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; Müvekkilinin senelerdir ticaret yaptığı ... firmasından yapmış olduğu mal alışına karşılık cari hesap alacağına mahsuben beyan edilen toplam 2.500.000,00 TL olan 8 adet çeki borcuna karşılık lehtar ... firmasına teslim edildiğini, ... firmasının borçlu olduğu alacaklısı ... ... şirketine makbuz karşılığı bu çekler teslim edildiğini, ... firması yetkilisinin müvekkili firma yetkilisini arayarak, ilgili çekin vade tarihi olan 30/09/2022 tarihinden bir gün önce ödenmesini, çeklerin ... ... isimli firma ile takas edildiğini, çeklerin teslim alınması için ... ... firmasına ödeme yapması gerektiğini belirttiklerini, müvekkili firma tarafından ilgili firmaya ödeme gönderildiğini, lehtar firma ...'in müvekkili firmadan almış olduğu ödeme sonrasında ... ...' e ödemeyi yaptığını, ... ... firmasının... bankası Buttim şubesine talimat vererek çekleri takastan çekmiş ve çekleri kendi uhdesine aldığını, çeklerin arka yüzündeki kendi ciroları üzerine iptal kaşesini vurarak 06/10/2022 tarihinde ... firmasına gönderimi için ... kargo ... şubesine teslim ettiğini, çeklerin kargo firmasından çalındığının bu şekilde tespit edildiğini ve ... firması tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, çeklere ödeme yasağı konulduğunu, ... firması tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, takibe konu çeklerin ... kargo şirketine verildikten sonra kötüniyetli üçüncü kişiler tarafından çalınarak çeklerin rıza dışında ellerinden çıkmasına sebebiyet verildiğini, lehtar ... firmasının, takibin ikame edilmesinden önce menfi tespit davası ikame ettiğini, davalılar ile herhangi bir ticaretlerinin olmadığını, haksız icra takibine konu edilen çek bedelinin bizzat lehtarı ... firmasına ödendiğini ve bu hususta banka ödeme dekontu ile dava dışı ... tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarından çek bedellerinin lehtar firmaya ödendiğinin açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için aleyhlerine açılması muhtemel icra takiplerinin dava sonuna kadar durdurulmasını ve davalılara herhangi bir borçlarının olmadığının tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Keşideci: ....ŞTİ. ( ...)Keşide Tarihi : 30/09/2022 Muhatap Banka: ... Bankası ... Şubesi A) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ... B) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...Keşideci : ....ŞTİ. ( ...) Keşide Tarihi : 30/09/2022 Muhatap Banka: ... ... Şubesi C) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ... D) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...E) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...F) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TLHesap No: ...Keşideci : ....ŞTİ. ( ...)Keşide Tarihi : 30/09/2022Muhatap Banka: ... BANKASIG) Çek No :...Çek Tutarı:500.000,00 TL Hesap No: ...H) Çek No :...Çek Tutarı:500.000,00 TLHesap No: ... olan 8 adet çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Asli Müdahilin hukuki yarar ve aktif husumet yokluğu nedeni ile talebinin usulden reddine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve soyut yorumlara dayalı olduğunu, müvekkil firmanın ticari defterlerinde dava konusu çeklerin usulüne uygun şekilde kayıtlı olduğunun raporla sabit olmasına rağmen bilirkişinin dayanaksız kanaatlerle hüküm kurduğunu, müvekkilinin ... firmasına herhangi bir borcu bulunmadığını ve bu husustaki karşı kayıtların sehven oluşmasının kötü niyet kanıtı sayılamayacağını, çeklerin kargoda çalındığı iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını ve kargo belgelerinde çek seri numaralarının yer almadığını, dava konusu çeklerin birbirini takip eden düzgün bir ciro silsilesine sahip olduğunu, müvekkili firmanın söz konusu çekleri ticari faaliyetleri kapsamında alacaklarına karşılık iyiniyetli üçüncü kişi sıfatıyla iktisap ettiğini, davacının çeklerdeki imzasını ve temel borç ilişkisini kabul etmesi nedeniyle kambiyo sorumluluğunun devam ettiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu ve müvekkilinin çekin iktisap nedenini kanıtlamakla yükümlü bulunmadığını belirterek, eksik inceleme ve usule aykırı gerekçelerle tesis edilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf kanun yoluna başvuran asli müdahil vekili; müvekkili... firmasının ticari ilişki kapsamında ... firmasına teslim ettiği toplam 2.500.000 TL değerindeki 8 adet çekin bedelini, lehtarın yönlendirmesiyle son hamil ... ... firmasına bankadan çekilmesi üzerine ödediğini, ödeme sonrası ... ... tarafından ciroları iptal edilerek lehtara iade edilmek üzere kargoya verilen çeklerin yolda çalındığını ve kötü niyetli üçüncü kişilerce haksız icra takibine konu edildiğini, yerel mahkemenin lehtar yönünden davayı kabul etmesine rağmen müvekkili keşideci yönünden "hukuki yarar ve aktif husumet yokluğu" gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, çek bedellerinin ödendiğinin dekont ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, tacirin dolandırıcılık eylemlerini öngörmesinin basiretli tacir yükümlülüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin borçlu olarak gösterildiği bir takipte menfi tespit davası açmasında ve asli müdahil olmasında açıkça hukuki yararının bulunduğunu, İİK 72. madde uyarınca keşidecinin hamillere karşı da bu davayı açabileceğini belirterek, yerel mahkeme kararının müvekkili yönünden bozulmasını ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin...’ten cari hesap alacağına mahsuben toplam 2.500.000 TL değerinde 8 adet çeki aldığını, bu çekleri borçlu olduğu ... ... firmasına makbuzla teslim ettiğini, çeklerin vadesi geldiğinde ... ile çeklerin bankadan alınması ve yeni çeklerle takas edilmesi konusunda anlaşıldığını, bu nedenle çekleri 06/10/2022 tarihinde ... ... Şubesi üzerinden davacıya göndermek üzere teslim ettiğini ancak çeklerin kargodan çalındığını çek iptali davası açılıp ödeme yasağı alındığını, iptal kaşesinden sonra cirolanan çek silsilesinin aynı olduğunu, davalıların kötü niyetli olarak çekleri iktisap ettiklerini beyanla menfi tespit talep etmiştir. Asli müdahil... firması vekili ise, davacı ...’e mal alışı karşılığı toplam 2.500.000 TL bedelli 8 çeki verdiğini, ...’in bu çekleri borçlu olduğu ...’ya teslim ettiğini, ...’in talebi üzerine çeklerin vadesinden önce ödendiğini, ...’nun çekleri iptal kaşesi bastıktan sonra 06/10/2022’de ... Kargo’ya verdiğini, çeklerin kargoda çalındığını, davalılarla ticari ilişkileri bulunmadığını, çek bedelinin lehtar ...’e ödendiğini beyanla menfi tespit talep etmiştir. Dava konusu 8 adet çekin 2 adedinin 500.000 TL, 6 adedinin 250.000 TL olmak üzere toplam 2.500.000 TL tutarında olduğu, bu çeklerde keşideci..., lehtar ..., lehtardan sonra iptal kaşeli ciranta ..., sonrasında sırasıyla davası tefrik edilen ..., ..., ..., ve son hamil ... cirolarının bulunduğu anlaşılmaktadır. İstanbul 14. İcra Müdürlüğü .... dosyasında , hamil ... tarafından keşideci ve tüm cirantalara karşı 8 adet çek dayanak yapılarak 12.10.2022 tarihinde takip başlatıldığı , davacının şikayeti üzerine İstanbul ... soruşturma dosyası açıldığı, yetkisizlikle Bursa CBS’ye gönderildiği görülmektedir. Mali müşavir bilirkişi raporunda; davalı ... firmasının 2021 yılı itibarıyla ... firmasından 7.498.510,64 TL alacaklı göründüğü, buna rağmen dava konusu 8 adet çekin ... tarafından ...’a teslim edilmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı , çeklerin borç ifası amacıyla devrinin ekonomik ve ticari mantıkla bağdaşmadığı, dava konusu çeklerin ... ... Şti. tarafından 06/10/2022 tarihinde ... Kargo’ya teslim edilmesinden önce, ... tarafından diğer davalı ... A.Ş.’den çeklerin teslim alındığına ilişkin 05/10/2022 tarihli tahsilat makbuzları düzenlendiği, ancak bu makbuzların yevmiye defterine 02/10/2022 tarihinde kaydedildiği, yevmiye kayıtlarının belge tarihinden önce yapılmasının olağan olmadığı , bu durumun kayıtların sonradan düzenlenmiş olabileceği yönünde ciddi şüphe uyandırdığı, davalı ... A.Ş. bakımından şirketin 31/01/2022 tarihinde resen terk ettiği, buna rağmen ... tarafından 05/08/2022 tarihinde ...’ya fatura düzenlendiğin, ...’un 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS bildirimlerinde ...’ya yönelik herhangi bir mal veya hizmet satışı beyanının bulunmadığı, buna rağmen “medya reklam giderleri” ve “nakliye” açıklamalarıyla fatura kesildiği, E-arşiv faturaların numaralandırmasında yer alan ...… ibaresinin, faturaların gerçekte 2023 yılında düzenlendiğine işaret ettiği, ancak faturalar üzerinde 2022 tarihi yazıldığı, belge tarihleri bakımından uyumsuzluk oluşturduğu, ... tarafından ...’a sevk edildiği ileri sürülen “...” ürünlerine ilişkin faturalar ve sevk irsaliyelerinin tonaj ve miktar itibarıyla birbiriyle uyumlu olduğu, ancak bu ürünlerin tamamı için vergi dairesine “...” bildirimi yapıldığının bildirildiği, bu durumun çeklerin devrini haklı kılacak bir borç ilişkisini açıklamadığı, 8 adet çekin, ...’un yevmiye defterine 06/10/2022, yani çeklerin kargoya verildiği gün kaydedildiği, önceki cirantalar bakımından defter kayıtlarının daha erken tarihlere çekildiği , ...- ... arasındaki ilişkinin gerçek bir mal alım satımı ilişkisine dayandığı, dava konusu çeklerin, ... tarafından kargoya teslim edilmeden önce dahi davalılar arasında el değiştirmiş ve defterlere kaydedilmiş olmasının, ticari hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, çeklerin ciro silsilesinde yer alan davalılar arasında gerçek ve tutarlı bir ticari ilişkinin bulunmadığı, belge ve kayıtlar arasında ciddi tarih ve içerik uyumsuzlukları olduğu, özellikle faaliyeti terk etmiş bir şirket üzerinden fatura ve ciro işlemleri yapılmasının çeklerin meşru ticari ilişkiler dışında el değiştirdiği yönünde kuvvetli emareler oluşturduğu belirtilmiştir. Mahkemece ; bilirkişi raporuna itibarla ...’un meşru hamil olmadığı çeklerin kötü niyetle ele geçirildiği gerekçesi ile davacının menfi tespit talebinin kabulüne , keşideci... yönünden ise, keşidecinin çeki ibraz edene ödemekle yükümlü olduğu, kötü ödemenin ikinci kez ödemeye neden olacağı, ancak lehtar ile olan ilişkiden kaynaklı itiraz ve defileri kullanabileceği gerekçesi ile ...’in menfi tespit ve çek iadesi davasında hukuki yararı aktif husumeti bulunmadığı gerekçesi ile talebin usulden reddine karar verilmiştir.Davalı ... vekili ile asli müdahil ... Şti.vekili istinaf talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 790. maddesi uyarınca, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, kendi hakkını, birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat ettiği takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanun’un 792. maddesinde ise, çekin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkması halinde, yeni hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır kusurlu bulunması durumunda çeki geri vermekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir. Hamilin iyi niyetinin somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda; dava konusu çeklerin, keşideci tarafından lehtara teslim edilmesinden sonra takasa ibraz edilmek üzere bankaya verildiği, kargo aşamasında çalındığı, sonrasında aynı ciro zinciri ile davalı ... A.Ş. nezdinde toplandığı ve icra takibine konu edildiği, dava konusu çekler hakkında 10.10. 2022 tarihinde ödemeden men yasağı tedbir kararı verildiği ibrazında men kararı sebebiyle ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; defter kayıtları, BA/BS bildirimleri, fatura tarihleri, yevmiye kayıtları ve Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan gelen bilgiler birlikte değerlendirilerek ... cirosundan sonra ciro zincirindeki şahıs ve firmalar arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, dava konusu çeklerin ... ... Şti. tarafından 06/10/2022 tarihinde ... Kargo’ya teslim edilmesinden önce, ... tarafından diğer davalı ... A.Ş.’den çeklerin teslim alındığına ilişkin 05/10/2022 tarihli tahsilat makbuzları düzenlenmesi, bu makbuzların yevmiye defterine 02/10/2022 tarihinde kaydedilmiş olması karşısında çekler henüz takas için bankada bulunmakta iken davalı defterine işlenmiş görünmesi, faaliyeti terk etmiş şirket adına sonradan fatura düzenlenmesi, e-arşiv faturaların fiili düzenlenme tarihi ile üzerindeki tarih arasındaki uyumsuzluklar ve davalı ...’un kendisinden önceki cirantaya borçlu olduğu halde yüksek bedelli çekleri devralmış olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu açıktır. Diğer yandan, TTK m. 792’nin uygulamasında ispat yükü kural olarak çeki rıza dışı kaybeden tarafa ait olmakla birlikte, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarında, çok sayıda benzer hırsızlık/ kargoda kaybolma olayı, aynı veya benzer ciro zincirleri, aynı kişiler veya şirketler üzerinden tekrarlanan iktisaplar bulunması halinde, yeni hamilin artık iyi niyet karinesinden yararlanamayacağı, bu durumda ağır kusurun varlığının kabulü gerektiği benimsenmiştir.( Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. H.D'nin 08/07/2021 Tarih ve 2020/1236 E.- 2021/1120 K. Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/1268 Esas – 2023/386 Karar sayılı kararı, Dairemizin 2022/1634 Esas – 2022/1626 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/05/2021 tarih, 2020/5570 Esas – 2021/4450 Karar sayılı ilamı) UYAP ortamında yapılan incelemeden; davalı ... ve kendisinden önceki ciranta ...'un resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, menfi tespit, istirdat konulu çok sayıda dava ve soruşturmaya muhatap oldukları, davalı ...’un, dava konusu çekleri iktisap ederken, basiretli bir tacirden beklenen dikkat ve özeni göstermediği, bilirkişi raporuyla tespit edilen usulsüz ve çelişkili kayıt ve belgeler de göz önüne alındığında davalının TTK m. 792 anlamında iktisapta ağır kusurlu olduğu iyiniyetli meşru hamil olarak kabul edilemeyeceği , ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünün dosya kapsamındaki delillere ve hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. ... Şti. vekilinin istinaf sebeplerine gelince; mahkemece asli müdahilin keşideci sıfatı nedeniyle çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesi ile menfi tespit ve çek iadesi davasında hukuki yararı aktif husumeti bulunmadığı gerekçesi ile talebin usulden reddine karar verilmiş ise de, somut olayda asli müdahil..., dava konusu çeklerin keşidecisi olup, çek bedellerini lehtara ödemesine rağmen çeklerin rıza dışı elden çıkması sonucu borçlu sıfatıyla başlatılan icra takibine muhatap olduğundan kendi yönünden menfi tespit talep etmekte hukuki yararı olduğu gibi aktif husumet ehliyetinin de bulunduğu , aksi kabulün keşideci sıfatına haiz borçluların bu davaları açamayacakları sonucunu doğuracağı, bunun da usul ve yasaya uygun olmadığı, ayrıca TTK m. 792 uyarınca kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap halinde hamilin çeki geri vermekle yükümlü olması karşısında, keşidecinin, kötüniyetli iktisap söz konusu iken ikinci kez ödeme yapmakla yükümlü tutulamayacağı gözetildiğinde, menfi tespit talebinin kabulü gerektiği halde , ... Şti. yönünden verilen usulden ret kararının isabetli olmadığı, asli müdahil vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği görülmüştür. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, Asli müdahil vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın davacı ve asli müdahil yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Asli müdahil'in istinaf talebinin KABULÜ ile, -İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih, 2022/627 E., 2023/553 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, -Davacı ve Asli müdahil'in davasının ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü .... Dosyasında takibe konu edilen Keşideci : ....ŞTİ. ( ...)Keşide Tarihi : 30/09/2022Muhatap Banka: ... Bankası ... ŞubesiA) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...B) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TLHesap No: ...Keşideci : ....ŞTİ. ( ...)Keşide Tarihi : 30/09/2022 Muhatap Banka: ... ... Şubesi C) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...D) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...E) Çek No :...Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...F) Çek No :... Çek Tutarı:250.000,00 TL Hesap No: ...Keşideci : ....ŞTİ. ( ...)Keşide Tarihi : 30/09/2022 Muhatap Banka: ... BANKASI G) Çek No :..Çek Tutarı:500.000,00 TL H) Çek No :...Çek Tutarı:500.000,00 TL Hesap No: ... olan toplam 8 adet çek nedeni ile davacının ve asli müdahil .. Şirketinin davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 170.775,00 TL karar harcından peşin alınan 42.693,75 TL'nin mahsubu ile 128.081,25 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, - Asli müdahilin davası yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 170.775,00 TL karar harcından peşin alınan 42.693,75 TL'nin mahsubu ile 128.081,25 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 42.693,75 peşin harç 11,50 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.250,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 49.035,95 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4/c-Asli Müdahil tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 42.693,75 tamamlama harcı 11,50 TL gideri olmak üzere toplam 42.785,95 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan müteselsilen tahsili ile Asli Müdahil'e verilmesine, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 367.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 367.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle Asli Müdahil'e verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 170.775,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 42.693,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 128.081,25-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden Asli Müdahil tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için Asli Müdahil tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, davalılar müteselsilen tahsili ile Asli Müdahil'e verilmesine, 5/ç-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026