İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların tarafın http://...site, https://www..., adresli internet siteleri üzerinden davacı şirketin markasına ve ticaret unvanına tecavüzde bulunulduğunu, davacı şirket; merkezi Hamburg’da bulunan, ... AG’nin 150’den fazla iştirakinden biri olduğunu, 130 yılı aş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1151 Esas KARAR NO: 2025/1659 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/04/2022 NUMARASI : 2017/702 E. - 2022/71 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların tarafın http://...site, https://www..., adresli internet siteleri üzerinden davacı şirketin markasına ve ticaret unvanına tecavüzde bulunulduğunu, davacı şirket; merkezi Hamburg’da bulunan, ... AG’nin 150’den fazla iştirakinden biri olduğunu, 130 yılı aşkın süredir kendisini tüketicilerin özel ihtiyaçlarını karşılamaya adayan markalarla modern cilt bakımının mucitlerinden biri olarak kabul edildiğini, içerisinde “...” ibaresini içeren ticaret unvanını, 07.01.2013 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Odası nezdinde tescil ettirdiğini, davalıların, şirket ’in lisans sahibi olduğu markayı ve logoyu, herhangi bir hakkı ve meşru bir bağlantısı olmadan internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullandıklarını, şirketin lisans sahibi olduğu markaların ulaştığı tanınmışlık düzeyinden faydalanarak haksız yarar elde etmekte ve markalarının itibarına zarar verdiklerini, www....life, adresli internet sitesinin domain sorgulaması yapıldığında; sitenin kurucularının ... ve ... isimli şahıslar olduğunu, internet sitesinin kurulduğu adresin ise; “Demirkapı Mahallesi Birlik Sokak ... Bağcılar/İstanbul” olarak görüldüğünü, bu adres internetten araştırıldığında “konut/ev” görünümlü bir yer olduğunu, İstanbul Ticaret Odası sorgularında bu adreste kayıtlı herhangi bir şirket bulunmadığını, müşteriler tarafından şirkete iletilen bir bilgide ise, Giyim Kent .r/ İstanbul adresinden ... isimli bir gönderici tarafından ürün gönderildiği, ürünlerin orijinal olmadığı iddia edildiğini, ... isimli şahıs internette araştırıldığında pek çok internet sitesinde, bu şahıs hakkında şikayetler olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin talebi üzerine bahsi geçen dava konusu internet siteleri için İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2017/116 D.İş 2017/144 K. sayılı kararı ile 15.000.TL nakdi teminat karşılığında erişimin engellenmesi kararın alındığını, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 13.10.2017 tarihinde icra edildiğini ve erişim sağlayıcıları birliği aracılığıyla bu sitelere erişimin engellendiğini, ardından http://www....life internet sitesinin ana domainin http://...life isimli internet sitesi olduğunun öğrenilmesi üzerine, yine İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16.10.2017 tarih ve 2017/116 D. İş ve 2017/114 K. sayılı kararı ile bu site hakkında da erişimin engellenmesi kararın alındığını, bu karar da İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra edilmiş ve bahsi geçen internet sitesine 17.10.2017 tarihinde erişim sağlayıcıları birliği aracılığıyla erişimin engellendiğini, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/116 D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının işbu dava dosyasının eki mahiyetinde celbini talep ettiklerini, ayrıca internet sitelerine, canlı müşteri danışma hatları eklendiğini, bu danışmahatlarından sanki davacı şirketmiş gibi müşterilerle iletişim kurulduğunu, sitelerde müşterilerin kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerinin istendiği bölümlerinin de yer aldığını, örneğin bir tüketici; kendisine gönderilen ürünün sahte olduğu iddiası ile ürün numunesini davacı şirkete gönderdiğini, bu ürüne ilişkin herhangi bir faturanın bulunmadığını, gönderici adresi; ... Sokak ... Çankaya/Ankara, gönderici adı ise; ... olarak kargo bilgileri gönderen tarafından doldurulduğunu, ayrıca verilen siparişe istinaden gönderilen SMS mesajlarında “B186” numara taşınabirliği yönlendirme kodunun kullanıldığını görüldüğünü, bilgi teknolojileri ve iletişim Kurumu’nun internet sitesinde yapılan araştırmalarda söz konusu kodun ... Ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti.’ne ait olduğunu, beyan ettiğini, netice ve talep olarak, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/116 D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının işbu dava dosyasının eki mahiyetinde celbini, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 ve 16.10.2017 tarihli 2017/116 D. İş ve 2017/114 K. sayılı ihtiyati tedbir kararlarının devamını, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına karar verilmesini, şirketin reklam giderleri, tecavüzü tespit etmek için delil tespiti giderleri, yargılama giderlerini vb. giderlerini kapsayacak şekilde fiili kayıplarının ve davalıların bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanılmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli üzerinden hesaplanacak yoksun kalınan kazancını kapsayacak şekilde zararlarının tazmini amacıyla fazlaya dair haklarının saklı kalmak üzere 5.000,00.TL maddi, 20.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesini, dava sonucu verilecek olan kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kargo taşımacılığı yapan şirket sahibi olduğunu, şirketinin; doğrudan satış yapan firmaların mallarının lojistik işlerini yaptığını, eğer ilgili firmadan sipariş veren müşteri İstanbul içinde yaşıyorsa malı kendi elemanları ile teslim ettiğini ve ücretini tahsil ettiğini, eğer müşteri İstanbul dışında ise anlaşmalı olduğu yurt çapında hizmet veren kargo firmaları aracılığı ile malı teslim ettiğini ve malın bedelini tahsil ettiğini, malın bedelini tahsil ettikten sonra satıcı ile imzaladığı sözleşmeye göre taşıma hizmet bedelini almakta ve malın bedelini ilgili firmanın hesabına geçtiğini, kendisinin malları pazarlayan internet sitesi sahibi olmadığını ve malları taklit eden kişi olmadığını, dava da müvekkilinin diğer davalıları tanımadığını, hiçbirinin mallarını kendisi taşımadığını, müvekkilinin davacının ürünlerinin satıldığı taklit internet siteleri ile de hiçbir ilgisi olmadığını, davacının müvekkilini bir duyum sonucu dava davalı konumuna yerleştirdiğini, müvekkilinin davacının ürünlerini taklit ettiği, pazarladığı ya da taşıdığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını, müvekkilinin davacının marka hakkına tecavüz etmediğimi, netice ve talep olarak; açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça aleyhime açılan işbu dava ile yakından uzaktan bir ilgisinin bulunmadığını, emekli olduğunu okur yazarlığı dahi olmadığını, tansiyon ve şeker hastası olduğunu, dolayısı ile mevcut durumu itibarıyla ileri sürülen hususlarda faaliyet göstermesinin, başkasına ait marka ile ilgili fiilen veya internet üzerinden marka tesciline aykırı faaliyette bulunmasının imkansız olduğunu, adına kayıtlı bulunan elektrik faturası üzerindeki kimlik bilgilerini alan meçhul kişi veya kişilerce adına usulsüz işlem yapılarak parfüm satışı yapıldığını bundan dolayı da tarafına ...A firması vekili Av. ... ... tarafından Marka Tesciline tecavüz ettiği gerekçesi ile Beşiktaş 27. Noterliğinin 25 EYLÜL 2017 Tarih ... Yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı makamına şikayette bulunulduğunu, bu yönde savcılık makamına 02/10/2017 tarihinde beyanda bulunduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı makamında verdiğim ifade tutanağından anlaşılacağı üzere, kendisi ile aynı isimde bulunan Baba ismi, Doğum yeri ve tarihi ayrı olan ... isimli başka bir şahsın bu usulsüzlükleri yaptığı bilgisinin mevcut olduğunu, dolayısı ile adına açılan bu davanın haksız ve her türlü belgeden yoksun açıldığıını, kendisinin böyle bir usulsüzlükten bilgisi olmadığını, neticesi itibarıyla, ekli sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere, adına açılan davanın isim benzerliğinden olduğunu, marka tesciline tecavüzüyle hiçbir ilgisi bulunmadığını, adına açılan davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalıların cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Sonuç olarak davalı kullanımları dikkate alındığında manevi tazminatın şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek takdiren 5.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat ve sunulan raporlar kapsamında yukarıda izahı yapılan gerekçelerle davanın kabulü gerekçesi ile,1-Davalılar ..., ..., ..., ... yönünden açılan davanın 13/02/2020 tarihli celsede takipsiz bırakıldığı sonrasında yenilenmediği anlaşılmakla bu davalılar yönünden açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davalılar ... ve ... İletişim ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın KABULÜ ile, davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda http://...site, http://...life, http://www....life, https://www....r.com/...-q10- tayt-nedir.html, http://www....t.com isimli sitelere erişimin engellenmesine, 3-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 5.000 TL'nin davalılar ... ve ... İletişim ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti.' den alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 5.000 TL'nin davalılar ... ve... İletişim ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti.' den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir.Katılma Yolu ile İstinafa Başvuran Davacı ... ... ...Kozmetik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) 57. maddesi kapsamında haksız rekabet dolayısıyla hâkimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi halinde somut olayın özelliklerinin göz önünde tutularak zarar görene uygun miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmış, ticari işlere ait haksız rekabet hakkındaki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) hükümleri ise saklı tutulmuş olduğunu, markasının kullanılması nedeniyle müşterilerden kötü yorumlar aldıklarını somut olay şartları dahilinde davalı ... tarafından Müvekkili Şirket’in marka hakkına tecavüz edildiği ve davalı ...’ın fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin açık olduğunu, Mahkemece de bu hususun kabul edildiğini ancak manevi tazminat taleplerinin tümünün kabulü gerekirken, kısmen reddine karar verildiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, -Davalı ... tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, davalının taşıma işi ile iştigal ettiği ve bu nedenle Müvekkil Şirket haklarına yapılan tecavüzden sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de delil bulunmadığını, taşıma işi için düzenlenen faturaların kim tarafından düzenlendiğine ilişkin hiçbir açıklama da yapmadığını, Bilirkişi raporuna esas alınan kayıtlarda davalının iddiasına göre taşıma işi ile uğraşarak yalnızca 2016 senesinde yarım milyon TL’ye yakın ciro elde ettiği görünmesine rağmen kim tarafından kendisine ürün teslim edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt tutmuyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2016 yılına ait gelir-gider listelerinin 2016 yılına ait işletme defterine yazılmadığını, Davalı ...’ın işletme defteri esasına göre defter tutmakla mükellef olduğu kabul edilecek olsa dahi, bu defterlerin yazılmamış olması, defterlerin usulüne uygun tutulmadığının en açık göstergesi olduğunu, ... markasını taşıyan ürünlerin davalılara ait internet sitesi üzerinden taklit olarak piyasaya sunulduğu, davalı ... tarafından kargo işlemlerinin ve tahsilatın gerçekleştirildiği, davalının aksi yöndeki iddialarını ispata yarar delilin dosyaya sunulmadığı, açılan davalar dikkate alındığında bu savunmalarının sorumluluktan kurtulmaya yönelik soyut beyan olduğu, zira davalı tarafından ürünün piyasaya sunan ve satışı gerçekleştirdiği iddia edilen ... ile aralarındaki sözleşme dosyaya sunulmadığı gibi tahsilatları kendisinin yaptığı ikrarı karşısında izahı yapılan mevzuat kapsamında eylemin ortaklaşa meydana getirildiği, sunulan e-tespit tutanakları ve internet sosyal medya kullanımlarından davalının isminin doğrudan site içeriklerinde yer aldığı, davalı şirketin bu faaliyetlerde aktif olarak yer aldığı, müşterilere sipariş üzerine gönderilen bilgilendirme yönlendirme kodlarının davalı şirket üzerinden gerçekleştirildiği açıklanarak davalıların kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış olduğunu, üstlendiği taşıma işine ilişkin belgeleri saklaması, akdettiği sözleşmelerin doğruluğunu, tutarlılığını araştırması ve ticari defterlerini usulüne uygun şekilde tutması gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda da belirtildiği üzere tamamen soyut beyanlarda bulunarak ürünü piyasaya sunduğu ve satışını gerçekleştirdiği iddia edilen ... ile aralarındaki sözleşmeyi, ticari defterlerini ve faturalarını usulüne uygun şekilde dosyaya sunmadığını davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin uzun seneler boyunca sms hizmeti sunan, bu hizmeti layıkıyla ve kusursuz bir şekilde yerine getiren, bu güne kadar da işbu dava gibi bir davayla yargılanmayan düzgün bir şirket olduğunu, Dava konusu olayla alakalı davaya müdahil olmasına sebebiyet veren tek olgunun atılan bir sms'in müvekkil şirketten alınan bir hizmet üzerinden gönderilmesi olduğunu, bu sms ile alakalı olarak müşteri bilgilerinde "onaymerkezi" başlıklı sms'i gönderen müşterinin ismi ... olduğunu, Mail içeriklerinde ..., ..., ... Şifalı Bitkiler adlı hesapların olduğu, maillerin ...([email protected]) ve uruntedarikmerkezi @gmail.com üzerinden müvekkil şirkete gönderildiği, içerik olarak mail değişikliği, tarife değişikliği ve üyelik iptaliyle ücret iadesi taleplerinin olduğu görüldüğünü, dava konusu olayda bu başlık "onaymerkezi" şeklinde görüldüğünü, Müvekkili şirketin bu başlığı görebilmekte ve başlıkla alakalı bir hukuka aykırılık söz konusu ise müdahale edebilmekte olduğunu, Dava konusu mesajın içeriğinde her ne kadar marka hakkı ihlali teşkil eden ibareler mevcutsa da başlığında böyle bir ibare olmadığını, dolayısıyla marka hakkı ihlali ve bu sebeple uğranılan zararlarla müvekkili şirketin bir bağı ve sorumluluğu olmadığını, Davacı şirket ihlalleri öğrendikten sonra BTK'ya başvurarak aldığı mahkeme kararları doğrultusunda ihlale neden olan sitelere erişimi iptal ettiğini, ancak müvekkili şirkete ihlal edilen marka hakkına dair mesajlarla alakalı bir bilgi vermemiş bir ihtar veya başvuru yapmamış olduğunu, müvekkili şirketin birtakım şahıs ve kurumlarla hareket ederek veya onlara kasten ve kusurlu bir davranışla imkan sağlayarak veya yükümlülüklerini ihlal ederek davacı şirketin marka hakkını ihlal etmesi söz konusu olmadığını, kararının kaldırılarak davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Müvekkili şirketin kargo işi yaptığını, doğrudan satış yapan firmaların mallarının lojistik işlerini yaptığını, müvekkilinin malın bedelini tahsil ettikten sonra satıcı ile imzaladığı sözleşmeye göre taşıma hizmet bedelini almakta ve malın bedelini ilgili firmanın hesabına geçmekte olduğunu, dosyadaki malın satıcısının müvekkili olmadığını, müvekkilinin ne malları pazarlayan internet sitesi sahibi, ne de malları taklit eden kişi olduğunu, internet sitelerinin sahiplerinin yapılacak araştırma ile çok kolay bir şekilde ortaya çıkacağını, taklit malları satanın diğer davalı olduğunu, müvekkilinin müşteriye gönderilen malın bedelini tahsil edeceğini ve bu bedeli satıcıya vereceğini, Müşterinin ilgili firmadan sipariş verir ve verilen sipariş öncelikle kapalı kutu halinde müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin gönderilen malın sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, taşıdığı kargo başına ücret aldığını, davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken davanın aleyhimize sonuçlanması hukuka uygun olmadığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstinafa Cevap Veren Davacı ... ... Turkey Kozmetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalı Şirket istinaf başvuru dilekçesinde her ne kadar dava konusu olaydan kendisinin bir sorumluluğunun olmadığını iddia etse de, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere, verilen siparişe istinaden gönderilen SMS mesajlarında “B186” numara taşınabilirliği yönlendirme kodunun kullanıldığını ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun internet sitesinde yapılan araştırmalarda söz konusu kodun Davalı Şirket’e ait olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesi usulüne uygun bir şekilde Davalı Şirket’e tebliğ edilmesine rağmen, Davalı Şirket tarafından cevap dilekçesi dosyasına sunulmamış ve yargılama aşamasında dosyaya herhangi bir ticari defter de ibraz edilmemiş olduğunu, Davalı Şirket’in istinafa başvuru dilekçesinde yer alan “mesajların içeriğini göremedikleri” iddiasını destekler herhangi bir hüküm bulunmadığını, cevap dilekçesi ve delil listesi sunmayan Davalı Şirket’in bu aşamada sunduğu belgelerin delil olarak dosyaya kabulü ise hiçbir şekilde mümkün olmadığını ve buna muvafakatleri olmadığını, Davalı Şirket, BTK’dan aldığı yetki belgesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde güvenilir olma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, diğer davalı ... ile birlikte Müvekkil Şirket’in marka hakkına tecavüz etmiş ve haksız rekabete neden olmuş olduğunu, “mesajların içeriğini ulaşamama” iddiasının Davalı Şirket tarafından dosyaya sunulan deliller çerçevesinde ispatlanamadığını ve herhangi bir yasal dayanağının da bulunmadığını istinaf başvurusunun reddedilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacıya ait ... AG adına 2012 28388 sayıyla tescilli markaya ilişkin kullandıkları ürün ve hizmet listelerini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtları dosya içerisine alınmış olup, marka tescili halen geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır..Davalı ... vekiline taşıma sözleşmelerini dosyaya sunması için süre verilmiş, davalı vekili 11/01/2018 tarihli beyan dilekçesi ile; müvekkilinin lojistik işi yaptığını, il içi teslimatlar kendi elemanları vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, dava dışı işlerde ise kargo şirketleri ile çalıştığını, malın bedelini tahsil ettikten sonra satıcı ile imzaladığı sözleşmeye göre taşıma hizmet bedeli aldığını ve malın bedelini ilgili firmanın hesabına geçtiğini, satıcı olmadığını, site sahibi olmadığını, yargılamaya konu malları satan kişinin ... isimli kişi olduğunu, satıştan kaynaklı ödemlere ilişkin dekontları sunduklarını, malın tedariki, pazarlanması ve satışı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, taşıdığı kargo başına ücret aldığını, ... ın benzer olaylar ortaya çıktıktan sonra aralarında imzalanan sözleşmeyi çaldığını, ilgili sözleşmenin örneğini halen aradıklarını belirtmiş yargılama safahatinde dosyaya herhangi bir sözleşme sunulmamıştır.13/02/2020 tarihli celsede davacı vekili davalılar ..., ..., ...ve ... hakkında açılan davayı takip etmediklerini bildirmiş, aynı celsede bu davalılar yönünden açılan davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, süresi içerisinde bu davalılara yönelik davalar yenilenmemiştir.Dosyaya sunulan deliller ve belgeler kapsamında Mahkemece alınan Bilirkişi Raporunda özetle; davalı ... nezdinde yapılan inceleme neticesinde; sunulan belgelere göre, davalının 2016-2018 dönemleri arasında faaliyetini sürdürdüğünü, davalının işletme esasına göre defterlerini tutuğunu sunulan 2016 ve 2017 dönemi işletme defterlerinin açılış tasdiklerinin yaptırıldığını, fakat defterlerin yazılmadığını, sunulan gelir-gider listeleri incelendiğinde, davalının 2016 yılında KDV hariç toplam 535.032,57.TL tutarında satış yapmış olduğu ve KDV hariç toplam 937.092,31.TL tutarında gider kaydetmiş olduğu tespit edildiğini, davalının 2017 yılına ilişkin alış-satış faturası veya gelir-gider listesi sunmadığını, sunulan 2016 dönemi satış faturaları incelendiğinde, davalının kargo ve taşımacılık faaliyeti ile iştigal ettiği, fatura açıklamalarının da bu faaliyetle alakalı olarak “Nakliye Bedeli” “Taşıma Hizmet Bedeli” şeklinde yazıldığını, netice olarak; Davalı ... tarafından incelemeye sunulan alış-satış faturalarına göre; davalı ... ‘ın, davacının tescilli markasına tecavüz edilmesi dolayısıyla, imalat, satış yada pazarlanması vasıtasıyla, menfaat temin edildiği yönünde bir kanaate varılamadığını, Davalı ... ‘ın taşımacılık faaliyetini yürüttüğü dikkate alındığında, bu noktada öncelikle davalının taklit ürünlerin taşınmasına aracılık ettiği kişi/kişilerin tespitinin yapılması gerektiğini, taklit ürünlerin göndericisinin davalı ... olduğu davacı tarafından beyan edilmekle birlikte şayet asıl göndericinin davalı dışında, taşıma hizmetine aracılık ettiği kişi/kişiler olması, davalının bu taşıma işinde dava konusu yönünden sorumluluğu ve bu bakımdan davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin davalı talebinin değerlendirmesinin, nihai takdirinin Mahkememizde olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan eylemler gösterilmiş olup, markayı taklit etmek ve bu şekilde kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak,, ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir.Tüm dosya kapsamında, SMK’nın 29/1-c maddesi gereğince taklit markayı taşıyan malları dağıtan, satan, ithal eden veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran kişilerin eylemi, ancak bu kişilerin bu durumu bildiği ya da bilmesi gerektiği hallerde marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinden, tecavüzün durdurulması davasının da bu kimselere karşı sadece belirtilen bilme ya da bilmesi gerekme hallerinde açılabileceği kabul edilmektedir.Davalı ... yönünden istinaf incelemesinde;İnternet üzerinden ticaret yapan firmaların kendi alan adları üzerinden olduğu kadar aynı zamanda başkaca e-ticaret platformlarında satıcı olarak ürün satış işlemleri yapabildikleri , davalının verilen siparişe istinaden gönderilen SMS mesajlarında “B186” numara taşınabilirliği yönlendirme kodunun kullanıldığı iddiası ile sorumlu tutulmuş ise de , marka hakkına tecavüz iddiasının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının delil olması bakımından verdiği siparişin teslim bilgilerinde iddianın ispatı bakımından yeterli bir delil olmadığı, mahkemece hizmet sağlayıcısı yönünden karar verilmiş ise de atılan sms'in şirketten alınan bir hizmet üzerinden gönderilmesi nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, iddianın ispatına yarar bilgi belge bulunmadığı dikkate alındığında davacının iddiasının sübut bulmadığı bu nedenle mevcut delil durumuna göre E-marka yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı, davalının istinaf isteminin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden;Davalı taraf sadece taşıma işini yaptığını ileri sürmüş olup, davalının taşıma işini yaptığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, taşımacılığa ilişkin delillerin sunulmuş olduğu, taşıma sözleşmenin sunulmaması gerekçesiyle ispat şartı yerine getirilmediğine ilişkin değerlendirilmenin yerinde olmadığı, tespit raporunda ...'ın isminin bulunmadığı, değişik iş dosyasında internet sitesi ile ilgili olarak ... yönünden bağlantının bulunamadığı, ... yönünden bir şikayetin bulunmadığı, tecavüze konu eylemlerle ilgisinin somutlaştırılamadığı bu nedenle ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı, davalının istinaf isteminin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Davacı ... ... Turkey Kozmetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden;Davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacının istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında davacı istinaf talepleri yönünde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebi nazara alınarak yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden hüküm kurulmasına karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ... Ve ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3-İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 07/04/2022 tarih, 2017/702 E. 2022/71 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, -Davalılar ..., ..., ..., ... yönünden açılan davanın 13/02/2020 tarihli celsede takipsiz bırakıldığı sonrasında yenilenmediği anlaşılmakla bu davalılar yönünden açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, -Davalılar ... ve E-Marka İletişim ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz yönünden, maddi tazminat yönünden ve manevi tazminat yönünden 615,40x3=1.846,20 TL toplam harçtan peşin alınan 426,94 TL'nin mahsubu ile 1.419,26 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, yönünden 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılardan ...'a verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazimat istemi yönünden 5.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılardan ...'a verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat istemi yönünden 20.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılardan ...'a verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 256,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 359,4TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 220,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 163,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 383,20 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/d-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025