İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 1980 yılında elektronik alanında faaliyet göstermeye başladığını, 1987’den itibaren ... markasıyla elektronik tartı aletleri ürettiğini, AR-GE çalışmalarıyla özgün tasarımlar geliştirerek bunları tescil ettirdiğini, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/391 KARAR NO: 2025/1159 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/10/2022 NUMARASI: 2019/29 E. - 2022/170 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 1980 yılında elektronik alanında faaliyet göstermeye başladığını, 1987’den itibaren ... markasıyla elektronik tartı aletleri ürettiğini, AR-GE çalışmalarıyla özgün tasarımlar geliştirerek bunları tescil ettirdiğini, 31.03.2006 tarihli ... sayılı “Baskı Tipi Yük Hücresi” tasarımının Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli olduğunu, davalı taraf yetkilisi ...’nun yaklaşık 10 yıl müvekkil şirkette çalıştığını ve ayrılmadan önce kendi şirketini kurarak müvekkilin ticari sırlarıyla bu tasarımı üretip satışa sunduğunu, ürünleri www...com.tr adresinde sergilediğini, İstanbul Anadolu 1. FSHHM’nin 2019/1 D.İş dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davacının tescilli tasarımı ile davalının ürünü arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde belirgin bir farklılık bulunmadığı ve benzer algılandıklarının tespit edildiğini, bu nedenle davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK m.81 ve TTK m.55 vd. hükümleri uyarınca tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu fiillerin durdurulması, taklit ürünler ile bunların üretiminde kullanılan cihaz ve araçlara el konularak imhasına, internet sitesindeki sayfaların kaldırılmasına veya siteye erişimin engellenmesine, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, kesinleşmiş kararın ilanına ve masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde, kendilerine ait ... sayılı “Baskı Tipi Yük Hücresi” tasarımının müvekkil tarafından haksız ve izinsiz kullanıldığı iddiasıyla tecavüz ve haksız rekabet gerekçesiyle tazminat talep edildiği, ancak davacı tarafın söz konusu ürünü 2006 yılındaki tescilden önce, 2004 yılında kendi web sitesinde ve çeşitli mecralarda kamuya sunduğu, aynı tasarımın yurtdışında farklı firmalarca da tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, bu nedenle tasarımın harc-ı âlem hale geldiği ve yeni ile ayırt edici vasıflar taşımadığı, bu gerekçelerle davacının tescilli tasarımı için hükümsüzlük ve sicilden terkin davası açılacağı, davacının tasarımının yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği, müvekkilin kullanımına konu ürünlerin davacı tasarımıyla benzer olmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte olası benzerliklerin yalnızca tasarımda bulunması zorunlu unsurlardan kaynaklandığı ve bu sebeple davacının ileri sürdüğü şekilde tasarıma tecavüz veya haksız rekabetin söz konusu edilemeyeceği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.Birleşen ... esas sayılı dosyasında;Birleşen dava davacısı dava dilekçesinde özetle; ... sayılı tasarımın başvuru tarihinden önce bizzat davalı ve ayrıca yabancı bir başka firma tarafından 2004 yılında kamuya sunulduğu; bu sebeple yenilik ve ayırt edicilikten yoksun bulunduğu; piyasayı tek başına belirleme ve rakip firmaları yıldırma kastıyla kötü niyetle tescilinin sağlandığı; ileri sürülerek, ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesi talep edilmiştir.Birleşen dava davalısı cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı tasarımın bası yük hücresine ilişkin bulunduğu, davacının yabancı firmadan örnek gösterdiği n ise çeki tipi yük hücresi olduğu; bu iki ürünün tasarımlarının açıkça farklılık arz ettiği; ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu savunulmuştur.İlk Derece Mahkemesi kararı ile;"Birleşen hükümsüzlük davası yönünden, .... Şti. adına tescilli ... numaralı yük hücresi tasarımının 03.03.2003 tarihinde davalı şirketin internet sitesinde yayınlandığını, başvuru tarihinin ise 31.03.2006 olduğunu, bu nedenle yaklaşık üç yıl önce kamuya sunulduğu için yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaybettiğini ve tescilinin mümkün olmadığını belirterek, bilirkişi raporları doğrultusunda tasarımın 554 sayılı KHK m.43 gereğince hükümsüzlüğüne karar vermiştir. Asıl dava yönünden ise, birleşen davada tasarımın hükümsüzlüğüne hükmedildiğinden, tasarım hakkına tecavüz iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet bakımından da Yargıtay 11. HD’nin tescilsiz tasarımlara ilişkin içtihatları dikkate alınarak, tescilsiz tasarımların korunabilmesi için yüksek ayırt edicilik ve marka gibi işletmesel kökeni işaret etme düzeyine ulaşması, karıştırılmaya yol açacak unsurların bulunması gerektiği; ancak davaya konu yük hücresinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olması, davacının emek ve yatırımına dair delil sunulmaması, ürünlerde marka ve model farklılıklarının bulunması sebebiyle karıştırılma ihtimalinin olmadığı ve haksız rekabetin gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, asıl dava yönünden ise davanın reddine" karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalı davalı tarafından satışa sunulan yük hücresi tasarımının müvekkiline ait ... numaralı tasarımla benzer olup haklarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davalının kullanımlarının haksız olduğunu, davalının tasarımın yeni olmadığını iddia ederek hükümsüzlük sağladığını ancak dosyada haksız rekabet iddialarının devam ettiğini, tasarımın başvuru tarihinden önce kamuya sunulmasının tescili ortadan kaldırsa da haksız rekabet açısından korumayı engellemeyeceğini, bilirkişi raporlarında da ürünün anonim olmadığı ve haksız rekabetin varlığına işaret edildiğini, mahkemenin haksız rekabetin oluşmadığı yönündeki hükmünün hatalı olduğunu, müvekkilinden önce tasarımın kamuya sunulduğuna dair delil bulunmadığını, raporlarda da ürünün müvekkili firmayla özdeşleştiğinin belirtildiğini, ürünü ilk kez üreten ve piyasaya sürenin müvekkili olduğunu, davalının aksini ispatlayamadığını, davalının müvekkilinin tasarımını taklit ederek satış yapmasının karışıklığa yol açtığını ve Google arama motorunda "..." (Baskı Tipi Yük Hücresi" terimi ile arama yapıldığında bu alanda seçenek özgürlüğü olduğu aşikar olup davalının yeni bir ürün oluşturmasının mümkünken birebir aynısını satmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, tasarımın tasarlanması ve üretilmesinin dahi emek olduğunun göz ardı edildiğini, TTK’ya göre emek ve yatırımın taklidinin haksız rekabet oluşturduğunu, Yargıtay kararlarına göre tasarım hükümsüz kılınsa dahi haksız rekabetin oluşabileceğini, hatta yurt dışında tanıtılan tasarımların Türkiye’ye getirilmesi halinde dahi haksız rekabetin kabul edilebileceğini, önemli olanın emeğin sömürülmesinin önüne geçmek olduğunu, davalının müvekkilinden esinlenerek tasarım yaptığı hususunun aşikâr olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ... İmalat ve Ticaret Ltd. Şti.’ne ait ... sayılı “Baskı Tipi Yük Hücresi” tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle açtıkları davada tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu nedenle davacının tasarım hakkına dayalı tecavüz iddialarının reddedildiğini, davacının müvekkilinin taraf olmadığı başka davalardaki bilirkişi raporları ve kararları emsal göstermeye çalışmasının hukuken geçersiz olduğunu, haksız rekabet yönünden alınan bilirkişi raporunda da davacının iddialarını ispat edemediğinin ortaya çıktığını, davacının ürününün harc-ı alem hale gelmiş olduğunu, bu tür ürünlerin haksız rekabet kapsamında korunamayacağını, salt benzerliğin de haksız rekabet koşullarını oluşturmadığını, bilirkişilerce de tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğunun tespit edilmesi nedeniyle hükümsüzlük kararının doğru olduğunu, ayrıca davacının ürünü ile müvekkiline ait ürün arasında belirgin farklar bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte benzerlik olsa dahi bunun zorunlu teknik aksamdan kaynaklandığını, bu nedenle davacının tecavüz ve haksız rekabet iddialarının geçersiz olduğunu belirterek, davacı-karşı dosya davalısının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava, ...tescil numaralı "baskı tipi yük hücresi" endüstriyel tasarımına davalının eylemlerinin tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemlerine, birleşen dava ise asıl dava konusu ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Asıl davada, davacı vekili, müvekkili firmanın elektronik mühendislik alanında faaliyet gösterdiğini ve ... sayılı "BASKI TİPİ YÜK HÜCRESİ" adlı tasarımını tescil ettirdiğini, davalı ...’nun müvekkil şirkette 10 yıl çalıştıktan sonra kendi şirketini kurarak bu tasarımı izinsiz şekilde üretip sattığını beyanla tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitini , durdurulmasını önlenmesini talep etmiştir. Davacının maddi manevi tazminat talebi tefrik edilmiştir. Birleşen ... Esas sayılı davada, davacı vekili , ... sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten yoksun bulunduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. 07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: ....com.tr internet sitesinde görülen YÜK HÜCRESİ'nin, ... nolu YÜK olduğu benzer tasarımlar nedeniyle iki ürün tasarımının tüketici nezdinde ayırt edebilmesinin mümkün olmadığı ve www...com.tr internet sitesinde görülen YÜK HÜCRESİ tasarımının, ... nolu tasarım tescilinin YÜK HÜCRESİ'ne ait tasarım tescili görseli ile kapsamına tecavüz oluşturduğu, yenilik vasfina sahip olmadığı ve 2006/01211... http://www ....com .tr:... nolu internet sitesinde görülen YÜK HÜCRESİ görseli ile ... Nolu tasarım tescili görselinin karşılaştırılması sonucunda ... Nolu tasanm tescilinin başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığı belirtilmiştir. 03/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: davacının TİP SC ve/veya ... sayılı tescile konu ürününe ilişkin tanıtım ve satış büyüklüklerini gösteren verileri sunmuş olmadığı, bu itibarla, ürününü tasarlamak, üretmek, ilgili sektörde tanıtmak için ne kadar emek ve sermaye harcadığına dair dosya içerisinde delil bulunmadığı, davacının 2003’ten itibaren piyasaya sunduğu ürününün yıllar içinde ilgili müşteri çevrelerinde davacı ile özdeşleşmiş olabileceği ihtimalinden hareketle, 2016’da kurulan davalı şirketin -tasarımsal seçenek özgürlüğü var iken- davacının TİP SC Yük Hücresi tasarımının -ayırt edicilik katmayan küçük ayrıntılarda farklarla- benzerini imal edip piyasaya sunmasının TTK md.55/1-a-4 uyarınca haksız rekabet sayılıp sayılmayacağı noktasında takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı taraf adına tescilli ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tesciline konu tasarımın küçük ayrıntılarda farklar taşıyan benzerinin Mart 2003'te yani ... sayılı tasarımın başvuru tarihi olan 31.03.2006'dan geriye doğru 12 aydan daha önce kamuya sunulduğu; bu sebep ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini yitirdiği; “belli bir sahibi ve özgün yapısı bulunmakla birlikte 12 aylık hoşgörü süresi geçtikten sonra tescil başvurusuna konu edilmiş” bir ürün olduğu ve İlgili ürün kategorisinde tasarımsal seçenek özgürlüğü bulunduğu kanaati edinildiği; davacının ürününü tasarlamak, üretmek, ilgili sektörde tanıtmak için ne kadar emek ve sermaye harcadığına dair dosya içerisinde delil bulunmadığı; salt davacının 2003'ten itibaren piyasaya sunduğu ürününün yıllar içinde ilgili müşteri çevrelerinde davacı ile özdeşleşmiş olabileceği ihtimalinden hareketle, 2016'da kurulan davalı şirketin - tasarımsal seçenek özgürlüğü var iken- davacının ... Hücresi tasarımının ayırt edicilik katmayan küçük ayrıntılarda farklarla- benzerini imal edip piyasaya sunmasının TTK md.55/1-3-4 uyarınca haksız rekabet sayılıp sayılmayacağı noktasında takdirin mahkemeye ait bulundu belirtilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın çözümü için başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ( 554 Sayılı KHK ) uygulanması gerekmektedir.Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle birleşen dava konusu asıl davacıya ait tasarımın hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir.Birleşen dava konusu, asıl davada davacı adına tescilli ... numaralı “Baskı Tipi Yük Hücresi” adlı endüstriyel tasarımın ,alınan bilirkişi raporlarında, 31.03.2006 olan başvuru tarihinden önce, 03.03.2003 tarihinde davacı tarafından kamuya sunulmuş olduğu, 12 ay içinde tescilinin istenmediği, bu nedenle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığı tespit edilmiş olmakla 554 sayılı KHK’nın 43. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği, davacıya ait tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğinden tasarım nedeniyle hak elde edilmemiş olduğundan tasarımına tecavüzün söz konusu olmadığı, 2003 yılından itibaren kamuya sunulmuş tasarım karşısında, tasarımın kamuya sunulmasından sonra benzerinin üretilmesinin tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacı tasarımı hükümsüz olduğundan tescilsiz tasarım olarak kabulü halinde dahi sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması ve ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimaline de yol açılması gerektiği, somut olayda ise her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunmadığından haksız rekabetin oluştuğunun söylenemeyeceği , (Y argıtay 11 . H.D. 2024/6417-2025/4942 E-K. ), sonuç olarak davalının fiili kullanımlarının ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan, davacının ürünleri ile karıştırılacak, davacı ile irtibatlandırılacak nitelikte olmadığı görülmekle haksız rekabet oluşturmadığı , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu talepler hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı - birleşen davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih ve 2019/29 E., 2022/170 K. sayılı kararına karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava öynünden 615,40 TL birleşen dava yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 1.230,80 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan asıl dava yönünden 179,90+birleşen dava yönünden 179,90 olmak üzere toplam 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 871,00 TL harcın davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı-birleşen davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025