2026/606978 İhale Kayıt Numaralı "Çekim Karşılığı Manyetik Rezonans (MR) Hizmet Alımı" İhalesi
Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. , İHALEYİ YAPAN İDARE: Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü , BAŞVURUYA KONU İHALE: 2026/606978 İhale Kayıt Numaralı “ Çekim Karşılığı Manyetik Rezonans (Mr) Hizmet Alımı ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 11.05.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ Çekim Karşılığı Manyetik Rezonans (Mr) Hizmet Alımı ” ihalesine ilişkin olarak Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. nin 30.04.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 07.05.2026 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 15.05.2026 tarih ve 215935 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 15.05.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/1302 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, 1) İdari Şartname’nin 7.3.2’nci maddesinde tıbbi cihaz merkezi satış yeri yetki belgesinin istenildiği, bu belgeye ilişkin olarak ise “Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamındaki ürünler için ÜTS sisteminde yetkili satıcısı, bayisi, disbüratörü vs., Tıbbi Cihaz Kapsamında olmayan ürünler için yetkili satıcı olduğuna dair belgesi/yazısı olmalıdır.” açıklamasının yer aldığı, ilgili maddenin, “Tıbbi cihaz merkezi satış yeri yetki belgesi: teklif edilen cihaz, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında ise; İstekliler, Tıbbi Cihaz Satış Merkezi Yetki Belgesini sunmalıdır. Teklif edilen ürünler Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında değil ise Tıbbi Cihaz Satış Merkezi Yetki Belgesi istenmeyecektir.” şeklinde değiştirilmesini idareden talep ettikleri, söz konusu düzenlemenin tıbbi cihazlara ilişkin mevzuata aykırılık teşkil ettiği, tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesinin Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği uyarınca sadece tıbbi cihaz kapsamındaki ürünlerin satışı için il sağlık müdürlüklerince düzenlendiği, tıbbi cihaz kapsamı dışındaki ürünler için mevzuatta böyle bir belge bulunmadığı, tıbbi cihaz olmayan ürünler için tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesi başlığı altında yetkili satıcı yazısı sunulmasının istenmesinin belge adı ile yapılan açıklama arasında çelişki yarattığı, idarenin şikayete cevap yazısında taleplerinin kurumun klinik ihtiyaçları ile örtüşmediğinden bahisle reddedilmesinin uygun olmadığı, 2) Teknik Şartname’nin “Gradient Sistemi” başlıklı 3.1. maddesinde “Sistemin maksimum gradient gücü en az 33 mT/m olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, idareye yapmış oldukları şikâyet başvurusunda ilgili maddenin, “Sistemin maksimum gradient gücü en az 33 mT/m olacaktır. Vektörel, kompozit ve performans olarak ifade edilen değerler kabul edilmeyecektir.” şeklinde değiştirilmesini talep ettikleri, üretici firmaların teknik dokümanlarında gradient gücü, gerçek fiziksel değerler yerine "kompozit" veya "performans" gibi pazarlama odaklı farklı terimlerle ifade edilebildiği, ancak bu tür kavramların cihazın gerçek teknik değerlerini tam olarak yansıtmadığı, mevcut haliyle teknik şartnamenin gerçek fiziksel gradient değeri 33 mT/m olmayan cihazların da ihaleye katılımına imkan tanıdığı, idarenin gerçek ihtiyacını karşılamayan ve teknik olarak yetersiz sistemlerin uygun kabul edilmesine yol açabilecek bu belirsizliğin; verimlilik ve fonksiyonellik ilkelerine aykırı olduğu, 3) Teknik Şartname’nin “Gradient Sistemi” başlıklı 3.2. maddesinde “Sistemin maksimum gradient dönme hızı ‘Slew Rate’ gücü en az 120 T/m/saniye olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, idareye yapmış oldukları şikayet başvurusunda ilgili maddenin, “Sistemin maksimum gradient dönme hızı ‘Slew Rate’ gücü en az 120 T/m/saniye olacaktır. Vektörel, kompozit ve performans olarak ifade edilen değerler kabul edilmeyecektir.” şeklinde değiştirilmesini istedikleri, üretici firmaların teknik dokümanlarında gradient gücü, gerçek fiziksel değerler yerine "kompozit" veya "performans" gibi pazarlama odaklı farklı terimlerle ifade edilebildiği, ancak bu tür kavramlar cihazın gerçek teknik değerlerini tam olarak yansıtmadığı, mevcut haliyle teknik şartname, gerçek fiziksel gradient değeri 33 mT/m olmayan cihazların da ihaleye katılımına imkan tanıdığı, idarenin gerçek ihtiyacını karşılamayan ve teknik olarak yetersiz sistemlerin uygun kabul edilmesine yol açabilecek bu belirsizliğin verimlilik ve fonksiyonellik ilkelerine aykırı olduğu, 4) Teknik Şartname’nin “Radyofrekans (RF) Sistemi” başlıklı 5.2. maddesinde “Tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en az 64 olacaktır.” düzenlemesinin “Tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesini idareden istedikleri, ilgili maddede talep edilen teknik özelliği hiçbir tıbbi cihaz üreticisinin karşılayamadığı, 1.5 Tesla MR sistemleri segmentinde faaliyet gösteren başlıca üreticilerin (Siemens Healthineers, GE Healthcare, Philips Healthcare, United Imaging vb.) incelendiğinde hiç bir MR üreticisi firma tarafından 1.5 Tesla 70 cm MR sistemleri segmentinde karşılanamadığı, GE Healthcare firmasının Champion, Voyager ve Artist modellerinin tek bir FOV alanı içerisinde maksimum 36 elemana kadar sinyal toplayabildiği, coil üzerindeki elemanların bağımsız şekilde kullanılabilmesinin ancak buna karşılık gelen kanal altyapısının sistemde yer alması ile mümkün olduğu, GE firmasının Signa Pulse dergisinde de eleman ve kanal terimlerinin sıklıkla birbiri yerine kullanıldığı ancak birbirinden farklı olduğu, eleman (coil element), MR koili içerisinde yer alan ve RF sinyalini fiziksel olarak algılayan anten bileşenini ifade ettiği, kanal (channel) kavramının bu elemanlardan elde edilen sinyallerin eş zamanlı ve bağımsız biçimde işlendiği elektronik alıcı zincirini tanımladığı, firmanın bobin veya bobin çözümü ile tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en yüksek 36 ya da daha düşük bir kanal sayısına tekabül ettiği, Philips Healthcarefirmasının 5300, Ambition S ve Ambition X modelleri 1.5 Tesla 70 cm segmentinde yer aldığı, “Radyofrekans (Rf) Sistemi” başlığı altında kanal bağımsız ifadesi geçmediği için firmanın hiçbir cihaz ile ihaleye iştirak edemediği, hiçbir bobin veya bobin çözümü ile düzenlemeyi karşılamadığı, bağımsız kanal sayısının 32 olduğu, United Imaging firmasının UMR 680 cihazının 1.5 Tesla 70 cm segmentinde yer almadığı, firmanın veri kataloğunda ürünün 48, 72, 96 kanallı cihazları olduğu yazmasına rağmen bobinleri ile ilgili dokümanlarının tarama sırasında, aynı anda çalışabilecek maksimum bobin elemanı sayısının 12 olduğu, tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısının en fazla 24 olabildiği, Siemens Healthineers firması olarak 1.5 Tesla 70 cm segmentinde Magnetom Altea sisteminin yer aldığı, bu ürünlerin 180 kanallı olmasına karşın tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısının en fazla 32 olduğu, cihazın kanal sayısından bağımsız olarak tek bir taramada ve tek bir görüş alanında bulunulabilen maksimum kanal sayısının 2 farklı bobinin entegre olarak kullanılarak elde edilebildiği, Teknik Şartname’nin 5.2’nci maddesinde yer alan talebin karşılanamadığı ve ihaleye iştirak edemedikleri, Tesla segmentindeki üst düzey MR sistemlerinde yer alan 64 kanallı baş/boyun bobinleri gibi bobin veya bobin çözümleri ile sağlanabildiği, herhangi bir 1.5 Tesla cihazda hiçbir üretici tarafından sağlanamadığı, kendileri dışında diğer MR üreticisi firmaların ürün portföylerinde açıkça tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı şeklinde teknik tanımlama yer almadığı, firmaların standart teknik tanımlarla uyumlu olmadığı, düzenlemenin verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olmadığı ve rekabeti ortadan kaldırdığı ve ihalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir. Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; piyasaya arz edilen tıbbi cihazların satış, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” hükmü, “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde “(1) Bu Yönetmelik; 2/6/2021 tarihli ve 31499 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ile 2/6/2021 tarihli ve 31499 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamına giren cihazların üretim yerleri, piyasaya arzı, piyasada bulundurulması ve garanti belgesi ile reklam, bilgilendirme, klinik destek, tanıtım, pazarlama ve teknik servis faaliyetlerini, Kurumca belirlenen kayıt ve bilgi yönetim sistemlerine kayıt işlemlerini ve bu faaliyetleri yürüten gerçek veya tüzel kişileri kapsar. (2) Kamu sağlık kurum ve kuruluşları, 18/1/2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik kapsamına giren optisyenlik müesseseleri, 24/9/2011 tarihli ve 28064 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ismarlama Protez ve Ortez Merkezleri ile İşitme Cihazı Merkezleri Hakkında Yönetmelik kapsamına giren ısmarlama protez ve ortez merkezleri ile işitme cihazı merkezleri ve 7/12/2005 tarihli ve 26016 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Diş Protez Laboratuvarları Yönetmeliği kapsamına giren diş protez laboratuvarları bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır. Ancak bu yerlerde piyasaya arz edilen veya bu yerler vasıtasıyla piyasada bulundurulan tıbbi cihazların uzaktan iletişim aracı vasıtasıyla ticareti, reklamı, bilgilendirme, klinik destek ve tanıtım faaliyetleri ile Kurumca belirlenen kayıt ve bilgi yönetim sistemlerine yönelik kayıt işlemleri bu Yönetmelik kapsamındadır.” hükmü, “Başvuru esasları” başlıklı 5’inci maddesinde “(1) Satış merkezi olarak yetkilendirilmek isteyen gerçek veya tüzel kişi, satış merkezinin adresi, unvanı, sahiplik ile ilgili bilgileri içeren dilekçe ile müdürlüğe başvurur. (2) Başvuru dilekçesi ile birlikte aşağıdaki belgeler sunulur: a) Satış merkezi işleteninin sorumlu müdür olmadığı durumlarda, satış merkezi işleteni ile sorumlu müdür arasında akdedilmiş yazılı hizmet sözleşmesi. b) Satış merkezinin çalıştıracağı personeli için 35 inci maddeye göre düzenlenen sorumlu müdür, satış ve tanıtım elemanı ve varsa klinik destek elemanı belgeleri. c) Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi, vergi levhası ve sicil tasdiknamesinin örneği. ç) Satış merkezinin satış ve tanıtımını gerçekleştireceği cihazlarla ilgili Kurumun kayıt ve bilgi yönetim sistemine kayıtlı cihazları satacağına dair taahhütname. d) Satış merkezi olarak Müdürlükçe yetkilendirilecek yere ait ilgili merciden alınan iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı veya yetkilendirilecek yerin serbest bölge, teknokent veya organize sanayi bölgesinde olması durumunda ilgili yerin yönetiminden alınan ve başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişiliğin ilgili teknokentte veya organize sanayi bölgesinde faaliyet gösterdiğine dair alınan belge veya başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişiliğinin ecza deposu olması durumunda Kurum tarafından düzenlenmiş ecza deposu ruhsatnamesi, (3) Bu Yönetmelik kapsamında mevcut bir satış merkezi açanlar ve işletenlerce, şube niteliğinde ikinci bir satış merkezi açılması durumunda, bu maddenin birinci fıkrasına göre başvurularak, ikinci fıkrasında sayılan belgelerin sunulması gerekir. Ancak aynı ilçe sınırları içerisinde açılacak şubeler için sorumlu müdür şartı aranmaz. Şubelerin faaliyetlerinden şube ile birlikte satış merkezi sorumludur.” hükmü, “Başvurunun değerlendirilmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) 5 inci maddeye uygun olarak hazırlanan belgeler müdürlük tarafından, başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde incelenir. Başvuruda eksiklik varsa satış merkezine yazılı olarak bildirilir. Başvuruda eksiklik yoksa müdürlük tarafından başvuru tarihinden itibaren kırk beş iş günü içerisinde yerinde inceleme yapılır. (2) Yapılan yerinde incelemede, satış merkezinin bu Yönetmelikte tanımlanan şartları taşıması durumunda müdürlük tarafından yetki belgesi düzenlenir. (3) Yerinde incelemede, satış merkezinin bu Yönetmelikte tanımlanan şartları taşımaması durumunda eksiklikler inceleme raporu düzenlenerek başvuru sahibine bildirilir. Satış merkezi, eksiklikleri içeren inceleme raporunun tebliğ tarihini müteakip bu eksikliklerini kırk beş iş günü içerisinde gidererek yetki almak için müdürlüğe dilekçe ile yeniden başvurabilir. Başvuruyu müteakip, ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) İlk inceleme raporunun başvuru sahibine tebliğ tarihini müteakip kırk beş iş günü içerisinde yetki almak için yeniden başvurmayanlar ile müdürlük tarafından ikinci defa yapılan değerlendirme sonucu faaliyete başlaması uygun görülmeyenlerin başvuruları reddedilir.” hükmü, İdari Şartname’nin “Katılım ve yeterlik kriterleri” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler aşağıda sayılmıştır: … 7.3.2. İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu olan sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler: … Tıbbi Cihaz Merkezi Satış Yeri Yetki Belgesi Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamındaki ürünler için ÜTS sisteminde yetkili satıcısı, bayisi, disbüratörü vs., Tıbbi Cihaz Kapsamında olmayan ürünler için yetkili satıcı olduğuna dair belgesi/yazısı olmalıdır. Tüm ortakların sunması gerekmektedir. “ düzenlemesi yer almaktadır. İsteklilerin e-teklifleri kapsamında sunması istenilen katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin bilgi ve belgelerin İdari Şartname’nin 7’nci maddesinde düzenlendiği anlaşılmış olup, bu kapsamda anılan Şartname maddesinin 7.3.2’inci maddesinde “İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu olan sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler” başlığı altında tıbbi cihaz merkezi satış yeri yetki belgesine yer verildiği, söz konusu belgeye ilişkin açıklama kısmında ise “Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamındaki ürünler için ÜTS sisteminde yetkili satıcısı, bayisi, disbüratörü vs., Tıbbi Cihaz Kapsamında olmayan ürünler için yetkili satıcı olduğuna dair belgesi/yazısı olmalıdır.” bilgisine yer verildiği anlaşılmıştır. Başvuru sahibi tarafından “İdari Şartname’nin 7.3.2’nci maddesinde tıbbi cihaz merkezi satış yeri yetki belgesine ilişkin düzenlemenin Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’ne aykırılık teşkil ettiği, tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesinin Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği uyarınca sadece tıbbi cihaz kapsamındaki ürünlerin satışı için İl Sağlık Müdürlüklerince düzenlendiği, tıbbi cihaz kapsamı dışındaki ürünler için mevzuatta böyle bir belge bulunmadığı, tıbbi cihaz olmayan ürünler için tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesi başlığı altında yetkili satıcı yazısı sunulmasının istenmesinin belge adı ile yapılan açıklama arasında çelişki yarattığı ve idarenin cevabının uygun olmadığı ve talep ettikleri ilgili değişikliklerin yapılması gerektiği” yönünde iddialara yer verilmektedir. Piyasaya arz edilen tıbbi cihazların satış, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin usul ve esasların ve satış merkezi olarak yetkilendirilmek istenilen firmaların satış merkezi olarak yetkilendirilmesine ilişkin başvuru esaslarının ve değerlendirilmesine ilişkin hususların Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen iddia konusu edilen doküman düzenlemesinden, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamındaki ürünler için ÜTS sistemi üzerinden yetkili satıcı, bayi veya distribütör vs. olunduğunu tevsik eden bilgi ve belgelerin istenildiği, tıbbi cihazlara ilişkin Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamındaki tıbbi cihaz satış merkezi yerine ilişkin yetki belgesinin sunulmasının istenilmesinin anılan Yönetmelik hükümlerine uygun değerlendirilmesi gerektiği, diğer taraftan tıbbi cihaz kapsamında olmayan ürünler için ise yetkili satıcı olduğuna dair belge/yazının istenildiğine ilişkin ayrıca açıklamaya yer verildiği, bu doğrultuda tıbbi cihaz kapsamında olmayan ürünler için yetkili satıcı olduğuna dair belge/yazının sunulması gerektiğinin anlaşılması gerektiği, bu kapsamda tıbbi cihaz merkezi satış yeri yetki belgesine ilişkin düzenleme kapsamında tıbbi cihaz kapsamında olmayan ürünler için yetkili satıcı olduğuna dair belge/yazının sunulması gerektiğinin de ayrıca açıklanmış olmasının belge başlığı ile belgeye ilişkin yapılan açıklamalar arasında bir çelişki oluşturmayacağı düşünüldüğünden başvuru sahibinin 1’inci iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 2) Başvuru sahibinin 2, 3 ve 4’üncü iddialarına ilişkin olarak: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü, “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “ İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir. İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır. Teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemeler de yapılır. Bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verilir. Belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyecektir. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmaması veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde "veya dengi" ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.” hükmü, Teknik Şartname’nin “Gradient Sistemi” başlıklı 3’üncü maddesinde “3.1. Sistemin maksimum gradient gücü en az 33 mT/m olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir. 3.2. Sistemin maksimum gradient dönme hızı ‘Slew Rate’ gücü en az 120 T/m/saniye olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir.” düzenlemesi, “Radyofrekans (Rf) Sistemi” başlıklı 5’inci maddesinde “…5.2. Tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en az 64 olacaktır…” düzenlemesi yer almaktadır. Başvuru sahibinin iddialarına ilişkin olarak bir akademik bir kuruluştan konuya ilişkin bilgi talep edilmiştir. Kurum kayıtlarına alınan yazıda, “Teknik Şartname’nin “Gradient Sistemi” başlıklı 3.1. ve 3.2. maddeleri Teknik Şartname’nin 3.1. maddesinde sistemin maksimum gradient gücünün en az 33 mT/m olması ve vektörel değerlerin kabul edilmemesi; 3.2. maddesinde ise maksimum gradient dönme hızı/slew rate değerinin en az 120 T/m/saniye olması ve yine vektörel değerlerin kabul edilmemesi istenmektedir. MR cihazlarında gradient gücü ve slew rate değeri; hızlı görüntüleme sekansları, difîizyon ağırlıklı görüntüleme, eko zamanı kısaltma, uzaysal çözünürlük, hareket artefaktlarının azaltılması ve genel çekim verimliliği üzerinde doğrudan etkili temel performans parametreleridir. Gradient gücünün yeterli olması, daha yüksek uzaysal kodlama kapasitesi ve ileri klinik sekansların uygulanabilmesi açısından; slew rate değerinin yeterli olması ise gradientlerin hedef değere kısa sürede ulaşması, hızlı sekansların uygulanabilirliği ve çekim sürelerinin azaltılması açısından önemlidir. Bu teknik parametrelerin vektörel değerler üzerinden değil, eksen başına gerçek değerler üzerinden değerlendirilmesi gereklidir. Çünkü bazı üretici dokümanlarında gradient performansı vektörel/toplam değer olarak daha yüksek görünebilmekte, buna karşılık eksen başına gerçek değer daha düşük olabilmektedir. Erişilebilen üretici dokümanlarında 1.5 Tesla, 70 cm gantri sınıfındaki bazı MR sistemlerinde 33 mT/m ve üzeri gradient gücü İle 120 T/m/saniye ve üzeri slew rate değerlerinin bulunduğu görülmektedir. Bu bilgiler, şartnamede istenen değerlerin teknik olarak ulaşılabilir ve görüntüleme performansıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuç: Teknik Şartname’nin 3.1. ve 3.2. maddelerinde yer alan en az 33 mT/m gradient gücü ve en az. 120 T/m/saniye slew rate şartlan, MR sisteminin görüntüleme performansı, çekim hızı, ileri sekansların uygulanabilirliği ve klinik iş akışı bakımından verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yöneliktir. Vektörel değerlerin kabul edilmemesi de eksen başına gerçek gradient performansının esas alınmasını sağladığından, cihazların teknik olarak doğru ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendirilmesi açısından uygundur. … Teknik Şartname’nin “Radyofrekans (RF) Sistemi” başlıklı 5.2. maddesi Teknik Şartname’nin 5.2. maddesinde “Tek bir tarama ve tek bir FOV alam içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en az 64 olacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır. Başvuru sahibi, bu teknik özelliğin hiçbir tıbbi cihaz üreticisi tarafından karşılanamadığını, standart teknik tanımlarla uyumlu olmadığını, verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamadığını, rekabeti engellediğini ve maddenin “bağımsız alıcı kanal sayısı belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. RF alıcı kanal sayısı, MR görüntülemede paralel görüntüleme kapasitesi, sinyal-gürültü oranı, çekim süresi ve görüntü kalitesi üzerinde etkili bir parametredir. Yüksek sayıda eş zamanlı kullanılabilir bağımsız alıcı kanal, uygun bobin yapısı ile birlikte daha fazla verinin eş zamanlı toplanmasma, paralel görüntüleme hızlandırma tekniklerinin daha etkin kullanılmasına ve bazı klinik uygulamalarda çekim süresinin kısalmasına katkı sağlar. Bu nedenle eş zamanlı kullanılabilir bağımsız alıcı kanal sayısına ilişkin asgari eşik belirlenmesi, cihaz performansı ve hizmet verimliliği ile ilişkili teknik bir düzenlemedir. Bununla birlikte “toplam RF kanal sayısı”, “bobin elemanı sayısı” ve tek bir tarama/tek bir FOV içinde eş zamanlı kullanılabilen bağımsız alıcı kanal sayısı” aynı teknik kavramlar değildir. Bir MR sisteminin yüksek toplam RF kanal sayısına sahip olması, her durumda tek bir FOV içinde aynı sayıda bağımsız alıcı kanalın eş zamanlı kullanılabildiği anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle 5.2. madde, genel RF kanal sayısından ziyade, tek tarama ve tek FOV alanında eş zamanlı kullanılabilen bağımsız alıcı kanal kapasitesini tarif etmektedir. Teknik Şartname’nin 5.2. maddesinde yer alan ifadeyi birebir veya aynı anlamı karşılayacak şekilde sağlayan üretici/model bulunduğu görülmektedir. Siemens Healthineers MAGNETOM Aera 1.5 Tesla 70 cm açık gantri sisteminin teknik dokümanında, “tek bir tarama ve tek bir FOV içinde eş zamanlı kullanılabilen, her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı” için 24,48 ve 64 değerleri belirtilmektedir. Siemens Healthineers MAGNETOM Sola teknik dokümanında da aynı başlık altında 32, 48 ve 64 değerleri yer almaktadır. Bu nedenle, söz konusu teknik özelliğin hiçbir üretici tarafından karşılanamadığı yönündeki iddia teknik verilerle doğrulanmamıştır. Siemens Healthineers teknik dokümanlarında aynı teknik tanıma açıkça yer verilmesi nedeniyle, düzenlemenin standart teknik tanımlarla uyumlu olmadığı yönündeki iddia da teknik olarak desteklenmemektedir. GE Healthcare S1GNA Victor için “64 kanala kadar RF teknolojisi”, United İmaging Umr 680 için ise “96’ya kadar bağımsız RF alıcı kanal” bilgisi bulunmaktadır. Ancak bu dokümanlarda söz konusu değerler şartnamedeki ifade ile birebir aynı şekilde yazılmadığından, bu üreticilerin 5.2. maddeyi birebir karşıladığı yönünde kesin teknik kanaat oluşturulamamıştır. Başvuru sahibinin önerdiği şekilde maddenin “bağımsız alıcı kanal sayısı belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesi halinde ise asgari 64 kanal performans eşiği ortadan kalkacağından, idarenin yüksek paralel görüntüleme kapasitesi, hızlı çekim ve görüntü kalitesi bakımından amaçladığı asgari performans seviyesi teknik olarak güvence altına alınmayacaktır. Sonuç: Teknik Şartname’nin 5.2. maddesinde yer alan “tek bir tarama ve tek bir FOV alanı içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen ve her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en az 64 olacaktır” düzenlemesi, MR sisteminin paralel görüntüleme kapasitesi, çekim verimliliği ve görüntü kalitesiyle ilişkili olduğundan verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yöneliktir. Bu özelliği karşılayan en az bir üretici/model bulunduğu tespit edilmiştir. Siemens Healthineers Magnetom Aera ve Magnetom Sola modellerinde ilgili teknik ifade kapsamında 64 bağımsız alıcı kanal seçeneği yer almaktadır. Bu nedenle, söz konusu teknik özelliği hiçbir üreticinin karşılayamadığı iddiası geçerli bulunmamıştır. Diğer üreticilerde yüksek RF kanal sayıları bulunmakla birlikte, erişilebilen belgelerde şartnamedeki ifade birebir en az 64 olarak gösterilemediğinden, bu üreticiler bakımından kesin uygunluk kanaati bulunmamaktadır. Maddenin “bağımsız alıcı kanal sayısı belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesi ise asgari performans eşiğini ortadan kaldıracağından, idarenin yüksek verimlilik ve fonksiyonellik ihtiyacını aynı düzeyde karşılamaz. Genel Teknik Kanaat Teknik Şartname’nin 3.1,3.2 ve 5.2. maddeleri MR sisteminin görüntüleme performansı, çekim verimliliği ve klinik fonksiyonelliği ile doğrudan ilişkili teknik düzenlemelerdir. Bu maddelerde yer alan şartların verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olduğu, 5.2. maddede belirtilen teknik özelliği karşılayan en az bir üretici/model bulunduğu ve maddenin “belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesinin idarenin ihtiyacını mevcut düzenleme ile aynı düzeyde karşılamayacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle söz konusu teknik şartname maddelerinin mevcut haliyle teknik açıdan uygun olduğu kanaatine varılmıştır.” şeklinde görüş bildirilmiştir. Başvuru sahibinin 2 ve 3’üncü iddialarına ilişkin olarak: Teknik Şartname’nin “Gradient Sistemi” başlıklı 3’üncü maddesinde “3.1. Sistemin maksimum gradient gücü en az 33 mT/m olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir. 3.2. Sistemin maksimum gradient dönme hızı ‘Slew Rate’ gücü en az 120 T/m/saniye olacaktır. Vektörel değerler kabul edilmeyecektir.” düzenlemeleri yer almakta olup, söz konusu düzenlemelere göre sistemin maksimum gradient gücünün en az 33 mT/m olacağı, vektörel değerlerin kabul edilmeyeceği, yine sistemin maksimum gradient dönme hızı ‘Slew Rate’ gücünün en az 120 T/m/saniye olacağı ve vektörel değerlerin kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır. Akademik kuruluştan alınan teknik görüş yazısına göre, Teknik Şartname’nin 3.1. ve 3.2. maddelerinde yer alan en az 33 mT/m gradient gücü ve en az 120 T/m/saniye slew rate şartlarının, MR sisteminin görüntüleme performansı, çekim hızı, ileri sekansların uygulanabilirliği ve klinik iş akışı bakımından verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olduğu, vektörel değerlerin kabul edilmemesinin de eksen başına gerçek gradient performansının esas alınmasını sağladığından, cihazların teknik olarak doğru ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendirilmesi açısından uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda söz konusu doküman düzenlemelerinin idarenin ihtiyacını belirleme noktasındaki takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından başvuru sahibinin 2 ve 3’üncü iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin 4’üncü iddiasına ilişkin olarak: Başvuru sahibi tarafından “Teknik Şartname’nin 5.2. maddesinde yer alan “Tek bir tarama ve tek bir FOV alam içerisinde, eş zamanlı olarak kullanılabilen vc her biri bağımsız kısmi görüntü üreten bağımsız alıcı kanal sayısı en az 64 olacaktır.” düzenlemesinde istenilen teknik özelliğin hiçbir tıbbi cihaz üreticisi tarafından karşılanamadığı, standart teknik tanımlarla uyumlu olmadığı, firmaların verileri incelendiğinde istenilen kriterlerin karşılanamadığı, bu nedenlerle ihaleye teklif sunamadıkları, düzenlemenin verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamadığı ve rekabeti engellediği, düzenlemenin ilgili kısmının “bağımsız alıcı kanal sayısı belirtilecektir” şeklinde değiştirilmesi gerektiği” yönünde iddialara yer verilmektedir. Akademik kuruluştan alınan teknik görüş yazısında, anılan Teknik Şartname düzenlemesini karşılayan en az bir marka/model bulunduğu, ayrıca anılan Teknik Şartname maddesinde yer alan şartların verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olduğu, anılan düzenlemenin başvuru sahibinin iddiasında belirtildiği şekilde değiştirilmesi durumunda ise idarenin ihtiyacını mevcut düzenleme ile aynı düzeyde karşılamayacağı ve bu nedenle söz konusu teknik şartname maddelerinin mevcut haliyle teknik açıdan uygun olduğu tespit edilmiş olup, başvuru sahibinin iddiası kapsamında mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı ve başvuru sahibinin 4’üncü iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez…” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddialarında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmamıştır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı uyarınca itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine, Oybirliği ile karar verildi.