İSTİNAF KARAR TARİHİ :12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracı ile 06.02.2022 tarihinde ağırlıklı olarak kendi kusuru ile ... plakalı araca çarparak trafik kazası yaptığını, gerçekleşen kaza sonrasında olay yerine polis ekiplerinin geldiğini ve kazaya ilişkin tutanak tutulduğunu, kazada yaralanan mü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1841 KARAR NO:2026/228 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/09/2023 NUMARASI: 2022/565 E. - 2023/915 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ :12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracı ile 06.02.2022 tarihinde ağırlıklı olarak kendi kusuru ile ... plakalı araca çarparak trafik kazası yaptığını, gerçekleşen kaza sonrasında olay yerine polis ekiplerinin geldiğini ve kazaya ilişkin tutanak tutulduğunu, kazada yaralanan müvekkilinin ifadesine başvurmak üzere müvekkilinin karakola götürdüklerini, kaza sonrası müvekkilinin aracının yediemin otoparkına çekildiğini, müvekkilinin yediemin oto parkında bulunan aracını almak için otoparka gittiğinde müvekkilin yanına ... isimli bir çekici şoförün yanaştığını ve abisinin tamirci olduğunu söylediğini, kasko şirketi ile anlaşmalı olduklarını, isterse arabayı abisinin tamirhanesi çekebileceğini söylediğini, müvekkilinin ise kendisinin herhangi bir tamirci tanıdığı olmadığından, etrafında bu konuda destek alacak biri de olmadığından ... isimli çekicinin teklifini kabul ettiğini, ... adlı davalının tamirhanesine gittiğini, davalı müvekkile aracının hasarının kasko şirketi tarafından karşılanması için kendi avukatı olan Av. ... ve Av. ... adlı avukatlara vekalet vermesi gerektiğini söylediğini ve müvekkilini Bakırköy ... Noterliğine yönlendirdiğini, müvekkilinin 10.02.2022 tarihinde Bakırköy ... Noterliğine gittiğinde müvekkili noter dairesinin mutfak kısmına alındığını ve hızlıca bir takım belgeler imzalatıldığını, müvekkilinin bu belgeler içerisinde yetki belgesi başlıklı bir kağıdı da imzaladığını ancak anlamlandıramadığını, müvekkilin davalıya bu durumu sorduğunda kasko şirketinden para almak için bunların gerekli olduğunun söylendiğini, müvekkilin hızlı bir şekilde imza atması gerektiğinin istendiğini, müvekkilinin ise bu konularda tecrübesi ve yaşanmışlığı olmadığından gösterilen yerlere imza attığını, resmi işlemleri tamamladığını düşünerek aracının davalı tarafından tamir edilmesini ve kendisine teslim edilmesini beklemeye başladığını, davalının aradan 10-15 gün geçtikten sona müvekkilini aradığını ve aracının onarımının bittiğini söylediğini, müvekkilinn aracını teslim almaya gittiğinde müvekkile A4 kağıda aracın onarımının bittiği ve teslim aldığına dair bir belge daha imzalattıklarını, ancak sonradan hakkında başlatılan icra takibi ile müvekkilinim bu kağıdın alt kısmında senet olduğunu ve bu senedin araç teslim belgesinden kesilmek ve üzeri doldurulmak suretiyle hakkında icra takibi başlatıldığını anladığını, müvekkili aracını davalıdan teslim aldıktan bir süre sonra aracının kasko şirketi olan ... A.Ş.'den yetkililerin müvekkilini aradığını, ... plakalı aracının ekspertiz incelemesinden geçirilmeden aracın hasar ve değer kaybı tazminatı için dava açıldığını, bu davalardan haberi olup olmadığının sorulduğunu, kendisinin kandırılmış olabileceği konusunda uyarıldığını, müvekkilinin bu nedenle şüphelendiğini ve sigorta şirketinin eksperinin araç üzerinde inceleme yapabilmesi için aracını sigorta şirketinin bildirdiği yetkili servise götürdüğünü, serviste incelenmesinin akabinde ... Şirketi tarafından hazırlanan11.05.2022 tarihli raporda müvekkilinin aracının 06.02.2022 tarihli kazasının onarım masrafı tutarının yetkili servis fiyatı ile 25.709 TL olduğunun tespit edildiğini, tramer sistemine de hasar bedelinin 25.709 TL olarak girildiğini, akabinde durumdan şüphelenen müvekkilinin Bakırköy ... Noterliğinden Av. ... ve Av. ...'e vermiş olduğu vekaletnameyi azlettiğini, davalı ...'un ise avukatlarının vekaletten azledildiğini öğrenince müvekkilin imzaladığından dahi haberinin olmadığı, kendisi tarafından sonradan düzenlenen 87.000 TL olarak doldurduğu senedi icraya koyduğunu müvekkilden icranın durdurulması için avukatlarına yeniden vekaletname vermesini talep ettiğini, müvekkilinin davalıya aracının onarım bedelini ödemeye hazır olduğunu beyan ettiğini ancak bu bedelin 87.000 TL olmasının mümkün olmadığını beyan ettiğini, davalı tarafın ise müvekkiline azlettiği avukatlarına tekrar vekalet vermesi halinde takibi geri çekebileceğini söylediğini, buna ilişkin whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, müvekkilinin C.Savcılığına yazdığı şikayet dilekçesi ve 30.05.2022 tarihinde Firuzköy Ş.İ.A. Polis Merkezi Amirliğinde... Evrak no ile ifade vermiş olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan ... sayılı uyuşmazlık dosyasındaki belge ve bilgiler incelendiğinde davalının vekilleri olan avukatlar tarafından müvekkili adına 17.888 TL talepli kısmi dava açıldığının görüldüğünü, davalının kendi adına genel işçilik 9.000 TL, boya işçiliği 6.000 TL olmak üzere ekteki hasar proforma adlı belgeyi sunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyeti tarafından 18.03.2022 tarihli ... sayılı uyuşmazlık dosyasının bilirkişiye tevdii edildiğini ve bilirkişi Prof. Dr. ...'in 12.06.2022 tarihli raporu ile müvekkilin aracındaki hasarın, sigorta şirketinin eksperinin bildirmiş olduğu rakama KDV tutarının da eklenmesi suretiyle 34.225,38 TL olabileceğinin belirlendiğini, davalı ...'un müvekkilin aracında yaptığı tamir ve onarım işlerine ilişkin herhangi bir belge, fotoğraf sunmadan, yaptığı onarım işi nedeniyle sigorta şirketinden çok daha fazla bir para almak için; müvekkilden, kendi avukatlarına Bakırköy ... Noterliğinde vekaletname vermesini istediğini, yetki belgesi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilecek tazminat tutarını (alacağın temliki hükümlerince) kendisinin almak istediğini, sigorta şirketi vekilinin kendisini uyarması ile durumdan haberdar olduğunu ve avukatlarını azlettiğini, Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin ... nolu icra takibine konu olan 15.04.2022 vade tarihli, 06.02.2022 düzenlenme tarihli 87.000,00 TL bedelli bonoyu müvekkilinin düzenlemediğini, açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin ... nolu icra takibine konu olan 87.000,00 TL bedelli bono nedeni ile müvekkilinin davalıya (şimdilik) 61.291,00 TL borçlu olmadığının tespiti ve davalının (şimdilik) 61.291,00 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "davalının isticvap sırasındaki beyanları ile dava konusu 06/02/2022 Tanzim Tarihli, 15/04/2022 Vade Tarihli, 87.000,00 TL bedelli senedin sebepten mücerretlik özelliğinin ortadan kalktığı, davalı tarafça senedin araç tamirine ilişkin borç ilişkisinden kaynaklandığının ikrar edildiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracında kazanın oluş şekline ve piyasa rayiçlerine göre KDV dahil 42.533,71 TL olması gerektiği, davacı tarafın senetten ve tamirattan doğan borç bedelinin bu miktar ile sınırlı olduğu, bakiye 44.466,29 TL bedel yönünden davacı tarafın davalıya borcunun bulunmadığı Mahkemece kabul edilmiştir. -Her ne kadar davacın tarafın beyan ve itirazlarında KDV miktarının borca dahil edilmemesi gerektiği beyan edilmiş ise de KDV bedelinin satış sırasında yansıtılacak zorunlu bedellerden olduğu, bu durumun davalı tarafa yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatine varıldığından, -Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Küçükçekmece 4. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına dayanak olan 06/02/2022 düzenleme tarihli, 15/04/2022 vade tarihli, 87.000,00 TL bedelli senedin 44.466,29 TL'lik miktarı yönünden davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespitine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin araç onarım bedeline KDV ekleyerek hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından onarıma ilişkin herhangi bir fatura tanzim edilmediği gibi bu hususta dosyaya bir belge de sunulmadığını, yerleşik Yargıtay kararları ve Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık hakem kararları uyarınca onarımı tamamlanan araçlar için fatura ibraz edilmeden KDV’ye hükmedilmesinin davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, bilirkişi raporunda onarım değerinin 36.045,52 TL olarak hesaplanıp üzerine KDV eklenmesinin hatalı olduğunu, oysa müvekkilin aracındaki hasar bedelinin ... eksperi tarafından 25.709 TL olarak saptandığını ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki bilirkişi raporunda da farklı tespitlerin yapıldığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların gerçeklerle ve fiilen yapılan işlemlerle örtüşmediğini, bu nedenlerle davanın tamamen kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu söyleyerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak 87.000,00 TL bedelli senedin 61.291,00 TL’lik kısmı yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hasar bedeline KDV eklenemeyeceği yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira KDV'nin hasar maliyetinin ayrılmaz bir parçası olup Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca onarıma dair fatura sunulmuş olsun veya olmasın gerçek zararın bir unsuru olarak tazmin borcuna dahil edilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın müvekkili tarafından onarıldığı hususunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu ancak onarımın üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçmesine ve davacı tarafın sigorta şirketinden tazminat almasına rağmen halen müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı yanın hasar bedelinin sadece 25.709 TL olduğuna dair iddiasının geçersiz olduğunu çünkü bizzat davacının sigorta şirketinden daha yüksek bir tutar olan 34.225,38 TL tahsil ederek hasarın iddia edilenden fazla olduğunu kabul ettiğini, davacının kötü niyetli hareket ederek müvekkiline ödemesi gereken parayı tahsil etmesine rağmen süreci uzattığını ve bu nedenle kötü niyet tazminatına davacı lehine değil müvekkili lehine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu Küçükçekmece 4. İcra Dairesi'nin ... sayılı sayılı dosyasına ilişkin, İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Somut olayda, Davacı tarafından, 87.000,00 TL., bedelli senetin, 61.291,00 TL., miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ve dava ettiği, mahkemece 44.466,29 TL., bedelden sorumlu olmadığına karar verildiği, aradaki farkın (61.291,00 TL.,- 44.466,29 TL.,)= 16.824,71 TL., olduğu anlaşılmıştır.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2023 yılı için 17.830,00 TL olduğundan, istinaf değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın 16.824,71 TL, olması nedeniyle 22/09/2023 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2023 tarih ve 2022/565 E., 2023/915 K. sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 3- 6100 Sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA, 5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026