İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konu çekten dolayı davacının borçlu olmadığını, çekteki imzaya itiraz ettiklerini, dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının borcu olmadığını, hukuki ilişkiyi kabul etmedikleri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/66 KARAR NO: 2026/246 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI:2025/856 E. DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konu çekten dolayı davacının borçlu olmadığını, çekteki imzaya itiraz ettiklerini, dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının borcu olmadığını, hukuki ilişkiyi kabul etmediklerini, zamanaşımı ve hak düşümü itirazın da bulunduklarını, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamamaya ilişkin son tutanak düzenlendiğini, Ereğli/KONYA Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2025/5833 soruşturma sayılı ve 2025/2469 soruşturma sayılı şikayet soruşturma dosyaları açıldığını, davacının borçlu olmadığına karine niteliğinde olduğunu, işbu dosyaların bekletici mesele yapılmasını, imza inkarında bulunduklarını, dava konusu çekin üzerindeki imzanın kime ait olduğu konusunda dosyanın, emsal imzaların ve çek aslının İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek rapor alınması gerektiğini, dava konusu çekin davacının izin ve muvafakati olmadan, rızası dışında, zorla elinden çıktığını, çekin bankaya ibrazı sırasındaki kısma ait banka güvenlik kamerası görüntülerinin ilgili bankadan istenmesi gerektiğini, İstanbul 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/259 Esas, 2025/288 Karar sayılı borca itiraz dosyası bulunduğunu, işbu dosyanın da bekletici mesele yapılmasını ve dikkate alınmasını, yukarıdaki sunulan sebepler ile; takibe konu çekin vasfının incelenmesi için aslının dosya içine alınmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davacının, dava konusu İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından ve işbu icra takip dosyasında takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %10 para cezasına mahkum edilmesini ve %20 icra kötü niyet tazminatına mahkum edilerek davacıya ödenmesini, ihtiyati tedbir ara kararı verilerek, borçlu olmadıkları İstanbul 33.icra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki icra takibinin işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, dava konusu çekten dolayı icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, aksi takdirde mahkemenin uygun göreceği nakdi teminat ile icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını, davacının adli yardımdan yararlandırılmasını, yargılama gideri, arabuluculuk masraflarının ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasını talep ile dava ettiği görüldü.İlk Derece Mahkemesinin 27/11/2025 tarihli ara kararıyla; İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla dahi icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden, icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Deliller yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak ve haklılıklarını kanıtlayacak şekilde dosyada mevcut olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İİK 72/3 kanun hükmünde de belirtiği gibi menfi tespit davası açıldıktan sonra borçlu ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edebileceğini, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstinafa konu karar 27/11/2025 tarihli ara kararıdır.İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyanla 22/11/2025 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, İstanbul 33. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibinin 28/04/2025 tarihinde başlatıldığı, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbirin reddine dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2025 tarih ve 2025/856 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026