İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski ... E.) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, tanzim yeri bulunmayan bononun kambiyo vasfı taşımadığını, bonodan dolayı müvekkilimi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1285 KARAR NO : 2025/1708 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI : 2022/973 E. - 2023/241 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski ... E.) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, tanzim yeri bulunmayan bononun kambiyo vasfı taşımadığını, bonodan dolayı müvekkilimin herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda 5 günlük şikayet süresinin geçtiğini, davacının kambiyo senedi olduğu varsayımında borcunu inkar etmediğini, bono kambiyo vasfını yitirse de adi senet vasfında olduğunu savunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2022/973 esas , 2023/241 karar sayılı, 09/03/2023 tarihli kararı ile; "Davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nin 168/3. maddesine göre borçlunun icra takibine konu senedin, kambiyo senedi vasfına sahip olmadığına dair şikayetini yasal 5 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapmadığı halde mezkur icra takibinin iptaline karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için senedin kambiyo senedi niteliğine sahip olmadığı düşünülecek olursa bu takdirde borçlunun bir miktar parayı borçlanmayı taahhüt ettiği ve altında imzasının bulunduğu işbu evrakın adi senet niteliğinde olduğunu, adi senet niteliğinde olan bu evrakın HMK m.200 gereği ancak ve ancak senetle ispatı mümkünken davacının bu yönde dava dilekçesine sunmuş olduğu herhangi bir senet, yazılı belge de bulunmadığı halde ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun göz ardı edilmesinin işbu karın bozulmasını gerektirdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bononun düzenlenme yerinin bulunmaması nedeni ile kambiyo senedi vasfında olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut olaya tatbiki gereken 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması zorunludur. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır. Senette bulunması zorunlu olan düzenlenme yeri ve düzenleyenin adresi, senedi düzenleyen için gerekli olup TTK'nın 702. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hâli dâhi yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermeyecektir. Nitekim dava konusu senette tanzim yeri bulunmadığı gibi borçlu ismi yanında da düzenleme yerinin bulunmadığı sabittir. Bu durumda, tanzim yeri içermeyen belge TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet niteliğindedir. Davacı avalist olup TTK'nın 702. maddesinin; ''(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir." şeklindeki düzenlemesi ışığında kambiyo vasfı bulunmayan senetten dolayı davacının avalist olarak sorumlu tutulamayacak olması nedeni ile ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemeneticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2023 tarih ve 2022/973 E., 2023/241 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.235,94 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.879,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.356,86 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025