İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkili şirketin; bölge çapında bilinirliğe sahip olan, bugüne kadarki faaliyetleri ile tüketici gözünde saygın bir yeri bulunan, yıllar süren pazarlama ve reklam faaliyetleri ile pazarda kendine güçlü bir yer edinen sektörünün önünde gelen şirk…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1443 KARAR NO : 2025/1786 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/10/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/178 E. - DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkili şirketin; bölge çapında bilinirliğe sahip olan, bugüne kadarki faaliyetleri ile tüketici gözünde saygın bir yeri bulunan, yıllar süren pazarlama ve reklam faaliyetleri ile pazarda kendine güçlü bir yer edinen sektörünün önünde gelen şirketlerinden biri olduğunu, "..." markası TPMK nezdinde 11.02.2021 tarihinde 2020/80301 tescil numarası ile müvekkili şirket adına tescillenmiş ve işbu markanın tüm hakları müvekkili lehine koruma altına alındığını, Türk Patent ve Marka Kurumunun resmi ekranından yapılan marka sorgulama sonuçlarını sunduklarını, 6769 sayılı SMK uyarınca tanınan marka koruması tescil yoluyla elde edilebilmekte ve tescil, marka sahibine marka üzerinde tasarrufta bulunma, markadan ekonomik ve kişisel anlamda menfaat sağlamak adına yararlanma, markayı kullanma, başkasının kullanımını engelleme, markayı devretme ya da lisans sözleşmeleri vasıtası ile markayı üçüncü şahıslara kullandırma haklarını sağladığını, müvekkili adına tescil edilmiş "..." markasının kullanım, devir, tasarruf gibi tüm haklarının ... müvekkiline ait olduğundan ise kuşku bulunmadığını, davalıya web sayfasında satışa sunulan ilan içeriklerinde müvekkili adına tescil edilmiş "..." marka adının kopyalanmak suretiyle ( https://....com/ ) adresinde aynen kullanılmakta olduğu, web sayfalarında müvekkilin marka adının kullanılarak oluşturulan sloganlar ile haksız ve hukuka aykırı reklam ve pazarlama yaptıkları, ... müvekkiline ait olan "..." ifadesi altında ... .... şeklinde başlattıkları kampanya ile müvekkilin marka hukukundan doğan marka adını ... kullanma hakkını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanmaya devam ettikleri tespit edildiğini, Davalı şirket tarafından, müvekkiline ait ...marka adının kullanılması, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ve karışıklık yarattığını, Nitekim davalıya ait web sayfasının incelenmesinde; ana sayfada birden fazla kere şimdilik tespit edildiği üzere 6 (ALTI) ayrı yerde TAZE ve ...ifadeleri kullanıldığını, ...ifadesi müvekkiline ait tescilli bir marka adı olduğunu, Müvekkiline ait marka adının zikredilmesi suretiyle tanıtım, reklam ve pazarlama yapılması, müvekkiline ait marka adının tıpatıp kullanılması, bir başka deyişle adeta kopyalanması kabul edilemez olup her halde önlenmesi gerektiğinin kabulü gerektiğini, Davalı yan, ... .... adı altında abonelik kampanyasi dahi başlatıldığını, Abonelik kampanyasının adı doğrudan "... ..." ... İLE ... EDİLdiğini, Dolayısı ile ...ifadesinin zaten ayrı bir marka olduğu, sektörde de alanında öncü markalardan biri olduğu bu hal karşısında davalının sayfa tanıtımında ve her bir ilan altında ...ifadesini zikretmesi adeta iki marka arasında bir işbirliği olduğu intibası uyandırmakla birlikte ciddi bir tehdit, ciddi bir karışıklık yarattığını, Bu haliyle müvekkiline ait marka adının birebir kopyalanması suretiyle satış ilanları yayınlanması ve bu kopyalamanın bir süre sonra ciddi anlamda karışıklığa neden olacağının kabulü ile işbu marka tecavüzü ile mücadele edilmesi, müvekkilin marka hukukundan doğan yasal haklarının gözetilmesi gerektiğini, ...ifadesi müvekkiline ait tescilli bir marka adı olduğunu, Çiçeklerinin taze olduğunu ifade etmek isteyen şüpheliler, -müvekkilin münhasır marka hakkını ihlal etmeden- çiçeklerinin son 12 saat içerisinde dalından toplanarak özel koşullarda muhafaza edildiğini belirtmek sureti ile amaca hizmet edebilecekken özellikle müvekkiline ait marka adının kullanılması suretiyle pazarlama ve reklam yapması hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belerterek davalıların "..." ibaresini ihtiva eden üretim ve satışlarının durdurulmasına ilişkin; https://....com url adresi hakkında SMK m.159/1 ve HMK m.389 uyarınca erişimin engellenmesi şeklinde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine, Davalı şirketin müvekkiline ait marka hakkına dair tecavüzünün tespiti ve menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanunu’nun 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde HMK m.107 uyarınca şimdilik 100 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Hükmün veya özetinin, masrafı davalıya ait olmak üzere, Türkiye genelinde yayınlanan 3 ayrı gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 14/10/2025 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekilinin tedbir talebi aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına tescilli markanın davalı tarafça markasal olarak ve iltibas oluşturur şekilde kullanıldığı hususu yaklaşık olarak ispatlanamadığı gerekçesi ile, tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkeme'de görülen dosya kapsamında müvekkiline ait tescilli markaya vaki tecavüzün tespiti ve meni ile maddi tazminat istemiyle dava açıldığını ve 6769 sayılı Kanun uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, ancak Mahkemenin 14/10/2025 tarihli ara kararında, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde markasal kullanımın ve iltibasın yaklaşık olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle tedbir talebini reddettiğin, red kararının hukuka aykırı olduğunu, zira gerekli delillerin sunulmasına rağmen ilk derece mahkemesinin ispat yükünü hukuka aykırı bir şekilde davacıya yüklediğini, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararlarında da görüleceği üzere (örneğin Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2023/458 E. 2025/766 K. ve 17/04/2025 tarihli kararında), markanın dürüstçe kullanımını ispat etme yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu ve davalının bu hususta delil sunmamasına karşın Mahkeme'nin ispat yükünü ters çevirerek red kararı verdiğini, ayrıca ilk derece mahkemesinin, bilirkişi raporundan hareketle ihlali markaya tecavüz değil de malların sunuluş zamanına atfetse de, "..." ibaresinin tescilli bir marka olduğunu ve Ticaret Hukukunda tacirin basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi ilkesi (TTK m. 18) gereğince davalının tescili bilmesi gerektiğini ve başka ifadeler kullanması gerekirken bu tescilli ibareyi kullanmasının açık bir marka ihlali olduğunu, bilirkişi raporunda kullanımın markasal değil, çiçeğin taze olma durumuna atıfta bulunulduğu şeklinde beyan olsa dahi 6769 sayılı SMK'nın tescilli markadan doğan münhasır hakları ve markaya tecavüz sayılan fiilleri düzenlediğini (SMK m. 7, 29), bu durumu göz ardı eden red kararının hukuka aykırı olduğunu, bu hususun da yine Ankara BAM kararında yer alan SMK 7/5 maddesindeki dürüstçe kullanımın davalı tarafından ispatlanması gerektiği yönündeki tespitle desteklendiğini, Mahkemenin SMK'nın 159. maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarını karşılamasına rağmen talebi reddettiğini ve ek olarak davalı eylemlerinin TTK m. 55 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulünü, ilk derece mahkemesinin ilgili kararının bozulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesini talep ettiğini arz ve talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde ... kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır. HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Davacı markaya tecavüzün tespiti ve önlenmeesi ile birlikte maddi tazminat talebinde bulunmuştur.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.13.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Marka Yönünden İncelemeler Sonucunda: Davacıya ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ...asli ibareli markalarının , dava konusu Nice 31. Sınıf “bahçecilik ürünleri, canlı bitkiler” ile bunların satış hizmetini kapsayan Nice 35. Sınıf kapsamında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, Davalı marka kullanımına bakıldığında, davalı kullanımında, aylık abone olunduğunda, ... taze çiçekler gönderileceğinin ima edilmiş olduğu, çiçeğin taze olma durumuna atıfta bulunulduğu, böylelikle markasal bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, davalı kullanımlarının 6769 Sayılı SMK md. 5/b (5-Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez. b-Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim ve sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması) kapsamında değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.Somut olayda davalı kullanımının bilirkişi heyet raporu ile, 6769 Sayılı SMK md. 5/b maddesi kapsamında, dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullandığı, markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İStanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarih ve 2025/178 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025