İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip edilen 100.000 TL tutarlı çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve icra takibinin iptalini talep ettiğini, taraflara arasında ticari ilişki bulunmadığını, belgede vade üzeri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1559 KARAR NO : 2025/1831 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2023 NUMARASI : 2021/747 E. - 2023/542 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip edilen 100.000 TL tutarlı çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve icra takibinin iptalini talep ettiğini, taraflara arasında ticari ilişki bulunmadığını, belgede vade üzerinde ve aval üzerinde tahrifat yapıldığından kambiyo evrakı vasfını taşımadığını, delil başlangıcı olduğunu, bu nedenle kambiyo yolu ile takip vapılamavacağını İstanbul anadolu 14.ic. müd. ... esas sayılı dosyası ile 100.000 tl tutarlı davacıların davalıya hiç bir borcunun olmadığının tespiti ile, aleyhine 14 ic.müd. de kanunsuz yapılmış olan ... esas sayılı icra takibinin ve takibin sahte dayanak belgesini iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davacı borçluların aynı itirazları sürekli bir şekilde farklı mahkemelerde öne sürerek süreci uzatmakta ve müvekkilin alacağına kavuşmasına kötü niyetli bir şekilde engel olmaya çalışmakta olduklarını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/747 esas, 2023/542 karar sayılı, 22/06/2023 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı toplanan deliller, bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporunda parafın keşideciye ait olduğunun belirlenmesi halinde çek vasfının devam edeceğinin mütalaa edildiği,aynı çek üzerinde İcra Hukuk Mahkemesinde de yargılama yapıldığı, alınan raporlarda ve kesinleşen mahkeme kararında senedin vade tarihinde yapılan düzeltmenin keşideci şirket tarafından yapıldığının ispatlandığı ve bu kapsamda senedin kambiyo vasfında olduğunun tespit edildiği ve ...'in aksi yöndeki iddia ve istinaf sebeplerinin reddedildiği ve ilgili kararın kesinleştiği ( İstanbul Bölge Adliye Mah. 20. HD 2021/1314 E-2022/70 K), yine taraflar arasındaki İcra Hukuk Mahkemesindeki dosyada yapılan tahrifatlarda ...'in imzasının bulunduğu, yapılan tahrifatların ve düzeltmelerin keşideci şirket tarafından yapılmadığı iddiaları karşısında 18.02.2009 tarih 7252 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 11.02.2009 tarihli ortaklar kurulu kararına göre keşideci şirket yetkilisinin ...'in münferit imzası ile şirketi temsile yetkili olduğunun belirlendiği, çekteki keşide tarihindeki değişiklikleri yaptığı ileri sürüken ...'in şirket yetkilisi olduğunun kabulünde bu kişi tarafından paraflanması nedeniyle geçersiz olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı şeklindeki istinaf kararının da kesinleştiği, tüm bu yapılan yargılamaların ve eldeki dosyamızda alınan bilirkişi raporunda da parafın keşideciye ait olduğunun belirlenmesi durumunda çek vasfının devam edeceğinin belirtildiği ve kesinleşen mahkeme kararlarıyla da parafın şirket yetkilisine ait olduğu anlaşıldığından yeniden inceleme yapılmasına gerek duyulmaksızın davalının savunmaları kapsamında ispatlanamayan Davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava aşamasında mahkemeye sundukları tüm beyan ve belgeleri tekrar ettiklerini, çekin keşidecisi olan ... ... Reklamcılık Ltd Şti tarafından tanzim edilmiş olan çekin tarihi üzerinden 3 kişi tarafından tahrifat, sahtecilik yaparak atılmış imzanın belirlenmesi gerektiği halde bilirkişi raporu doğrultusunda ek inceleme yapılarak tahrifat yapılmış oan tarih yanında TTK 40 ve 372 gereği şirket ana sözleşmesi ya da imza sirkülerinde gösterilmiş, belirlenmiş şirket temsilcisinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş olan şirket unvanı ya da kaşesi altında ya da üstünde atılmış imza olup olmadığı konusunda araştırma yapmak yerine eksik inceleme ile araştırma yapmadan, mevcut delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, belgenin çek vasfını kaybettiğini, bu belge esas alınarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağını, yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, şirket adına nasıl imza, hangi unvan veya kaşe üzerine kim tarafından imza atılması gerektiğinin TTK m.40 kapsamında tanzim edilmiş imza sirkülerine göre belirlenmesi gerektiğini, 3 kişi tarafından atılmış imzanın keşideci şirket tarafından atılıp atılmadığının araştırılıp değerlendirilmesi gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmadan TTK 40 ve 372.madde gereği belirlenmeden HMK 27 ve ana 36.maddesine aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hukuka aykırı karar verildiğini, yargılamanın tüm aşamalarında hem banka belgeleri, savcılık kayıtları, dosya numaraları, 25 noterlikten keşide edilmiş ... ... Reklamcılık Limited Şirketi tarafından düzenlenmiş vekaletname dosyaya sunulmuş olmasına rağmen mahkemenin bu konudaki resmi, kesin delillerini toplamadığı gibi yargılamada tartışmadığını ve değerlendirmeye almadığını, mahkemenin dosya kapsamına ve hukuka aykırı kararında "... Bilirkişi raporunda da parafın keşideciye ... ... Reklamcılık Limited Şirketi" ait olduğunun belirlenmesi durumunda çek vasfının devam edeceğinin belirtildiği ve kesinleşen mahkeme kararlarıyla da parafın şirket yetkilisine ait olduğu anlaşıldığından bu konuda kesinleşmiş ve ticaret mahkemesini bağlar nitelikte bir mahkeme kararı olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasalara uygun olduğunu, davacı borçluların takibin açıldığı 2016'dan beri kötü niyetle her türlü itirazı ileri sürdüğünü, daha önceki yargılamalarda çekteki parafin keşideciye ait olduğunun ve senedin kambiyo vasfının devam ettiğinin kesin olarak tespit edildiğini, aynı takibin diğer borçlusu ...'in itirazlarının iki kez alınan bilirkişi raporuyla imzanın kendisine ait çıkması ve ticaret sicil kayıtlarına göre şirket yetkilisi olması nedeniyle reddedilip kararın kesinleştiğini, davacı borçluların (... ve HGT Turizm) süreci uzatmaya yönelik aynı itirazları defalarca farklı mahkemelerde ileri sürdüğünü, bu itirazların (takipsizlik kararı verilen savcılık soruşturması dahil) önceki yargılamalarda (Anadolu 10 İcra Hukuk ve Anadolu 6 İcra Hukuk Mahkemeleri dosyaları ile İstinaf ve Yargıtay incelemelerinde) kesin olarak reddedilerek senedin kambiyo vasfının korunduğunun ispatlandığını, son raporda dahi parafin keşideciye ait olması durumunda çek vasfının devam edeceğinin belirtildiğini ve parafin zaten keşideciye ait olduğunun önceki kararlarla sabit olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak 15.10.2016 tarihli, ... numaralı, 100.000 -TL bedelli çeke yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davaya konu çekte keşideci şirket yetkilisi ... tarafından, İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/880 Esas-2020/621 Karar sayılı dosyasında çekteki düzeltme/paraf imzasının kendisine ait olmadığı iddiasıyla dava açtığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda paraf imzasının ...'e ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/1314 Esas-2022/70 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın 08/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak 15.10.2016 tarihli, ... numaralı, 100.000-TL bedelli çek keşidecisinin dava dışı ... ... LTD. şirketi olup bu şirketin temsilcisi dava dışı ...'in avalist sıfatı ile imzasının da bulunduğu, davacı şirketin lehtar, davalının hamil olduğu, davacının çek üzerindeki tarih yönünden tahrifat yapıldığından bahisle kambiyo vasfının kalmadığı, böylece davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise keşide tarihindeki paraf imzasının keşideci şirket yetkilisi ...'e ait olduğunun kesin kanaat içeren rapor ile tespit edildiğini, bu nedenle senedin kambiyo vasfında olduğunun savunulduğu ve dava dosyalarına delil olarak dayanıldığı görülmüştür. HMK'nın senette çıkıntı, kazıntı ve silinti başlıklı 207. maddesi; '' Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından imza/ paraf edilmesi gereklidir. Düzeltmelerin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde düzeltme yok hükmünde olup senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu çekin keşide tarihi olarak yazılı 09/11/2015 tarihinin üstünün çizildiği, 15/10/2016 tarihinin yazıldığı ve keşideci şirket yetkilisi tarafından paraflandığı/imzalandığı, takip dayanağı çekte ilk cironun lehdar tarafından yapıldığı, diğer ciroların beyaz ciro niteliğinde olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, ... ... Reklamcılık Limited Şirketinin 18/02/2009 tarih 7252 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 11/02/2009 tarihli ortaklar kurulu kararına göre keşideci şirketin yetkilisi olarak ...'in münferit imzası ile şirketi temsile yetkili olduğunun belirlendiği, bu tarihten sonra şirketi temsile ilişkin başka bir kişinin görevlendirilmesine rastlanılmadığı anlaşılmakla, çekin kambiyo vasfını hâiz olup davalının meşru hamil sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve 2021/747 E., 2023/542 K. sayılı kararına karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 539,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 75,70 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025