İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen 32.750,00 TL'lik çek için zayi davasının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, tedbir kararı alındığını ancak çekin davalı ... tarafından İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... takip …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/124 KARAR NO : 2026/321 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2025 NUMARASI : 2025/68 E. - 2025/715 K. DAVANIN KONUSU: Ödemenin İstirdadı (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen 32.750,00 TL'lik çek için zayi davasının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, tedbir kararı alındığını ancak çekin davalı ... tarafından İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve toplam 44.193,76 TLnin icra baskısı altında ödendiğini, davalı şahsın kötü niyetli olarak çeki ele geçirip, davacı adına icra takibi başlattığını, davacının davalıya böyle bir borcu ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ciro silsilesinde davalılardan ... ile hiçbir ticari ilişkileri olmadığını, davacı işletmenin otel olması nedeniyle ayrıca banka hesabına konulan blokeden dolayı icra müdürlüğüne ödenen toplam 44.193,76-TL'nin ödeme gününden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...Bankasının 26/06/2019 keşide tarihli 32.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekinin diğer davalı tarafından verildiğini, çekin ödeme günü geldiğinde çekin bankaya ibraz edildiğini ancak müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, bu nedenle İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/976 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve borçlular aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibinin ardından icra dosyasına ödeme yapılmak suretiyle borcun ödendiğini ve dosyanın infazen kapatıldığını davalının çeki iktisap ederken kötü niyeti ve ağır kusuru bulunmadığını, davalının iyi niyetli 3. şahıs olduğunu, uyuşmazlık konusu çeki, alacağının karşılığı olarak diğer davalıdan aldığını, davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2025/68 esas, 2025/715 karar sayılı, 30/10/2025 tarihli kararı ile; "Görevsizlik kararı sonrasında yargılamaya devam eden Ticaret Mahkemesince derdest istirdat davasında arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 17.06.2025 tarihli ilk celsesinde arabuluculuk evraklarının 7 günlük kesin sürede mahkemeye sunulmasına karar verilmişse de bu kararın hatalı olduğunu, rücuu edilmesine dair izahatı 18.06.2025 tarihinde dosyaya sunduklarını, tarih itibarıyla arabuluculuk usulüne tabi dava olmadığını, o tarihte İİK kaynaklı itirazın iptali-menfii tespit-istirdat davalarının arabuluculuk sürecine tabi olmadığını, zorunlu arabuluculuk 01.09.2023 tarihinde 7445 Sk ile getirildiğini, bu kanunun ilk derece mahkemelerinde açılan ve yürüyen davalar için uygulanmayacağını, Asliye Hukuk/Asliye Ticaret ilişkisi görev değil iş bölümü ilişkisi olduğunu, Asliye Hukuk da açılan dava için arabuluculuğa tabi olmayan bir dava bilahare ve yıllar sonra yürürlüğe giren bir usuli kaidenin uygulanması hukuk güvenliği ilkesi ve adil yargılanma hakkını zedeleyeceğini, dosya kararı ile ekli 2025/189940 Arabuluculuk Daire Bşk-Ticari Dava Şartı Arb. dosyası açıldığını, sonucunun beklenmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartının yerine getirilmediğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinafa gerekçe olarak ileri sürdüğü idiaların yanlış değerlendirme sonucu olduğunu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için 01.01.2019 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk uygulaması getirildiğini, davacı tarafından 17.11.2025 tarihinde "istirdat-ticari-44.193,76 tl 2019 yılında açılan dava" açıklaması eklenerek zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılarak yerel mahkeme kararına göre hareket edilerek karar ikrar edildiğinden istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; çek nedeni ile haciz tehdidi altında yapıldığı iddia edilen 44.193,76-TL ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davanın 11/10/2019 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edildiği, görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2025 tarihli celsesinde hazır olan davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, 30/10/2025 tarihinde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu arabuluculuk başvuru formu incelendiğinde 17/11/2025 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile; “Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri ışığında somut olaya bakıldığında; huzurdaki davanın ticari dava olup dava tarihi itibari ile bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak istemli olmakla arabuluculuk dava şartına tâbi olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, başvurunun karar tarihinden sonra yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/10/2025 tarih ve 2025/68 E., 2025/715 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 760,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 28,00 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026