İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/06/2004 tarihinden beri faaliyet göstermekte olup, mobilya aksesuarlarının üretim ve satışı işe ile iştigal olduğunu, bu hususta müvekkilinin, ürettiği ve ortaya çıkardığı ürünlere ilişkin olarak tasarım tescillerine ö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/833 KARAR NO : 2025/150 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 28/02/2023 NUMARASI : 2022/109 E. - 2023/40 K. DAVANIN KONUSU: Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i,Tazminat KARŞI DAVA: Tasarımın Hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/06/2004 tarihinden beri faaliyet göstermekte olup, mobilya aksesuarlarının üretim ve satışı işe ile iştigal olduğunu, bu hususta müvekkilinin, ürettiği ve ortaya çıkardığı ürünlere ilişkin olarak tasarım tescillerine önem verdiğini, bunlara ilişkin tasarım tescilleri gerçekleştirdiğini, bu bağlamda TPMK nezdinde 2019/03119 (3), 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10), 2017/04315 (3) ve 2016/04706 (7) sayılar ile tescilli tasarımları kendi adına tescil ettirdiğini, taraflarınca yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davalının, müvekkiline ait tasarıma konu ürünleri genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ürettiklerini, piyasaya sunduklarını, ticari amaçla ellerinde bulundurduklarını ve ticaret alanına çıkardıklarını tespit ettiklerini, bu hususların İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/179 d.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, davalının bu eylemleriyle tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, hiçbir masraf ve çaba harcamadan müvekkili tasarımlarına haksız surette ortak olduğunu, bu sebeple müvekkilinin tasarımdan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli tasarımlara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın delil tespiti talebinde bulunulan 12/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, davacı karşı davalı adına TPMK nezdinde 2019/03119 (3), 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10), 2017/04315 (3) ve 2016/04706 (7) sayılar ile tescilli tasarımların daha önce başkaları tarafından, davacı karşı davalının başvurusundan çok öncesinde piyasaya sürüldüğünü, bu manada davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğine haiz olmadığını, söz konusu tasarımların üç boyutlu bir ürün tasarımı niteliğinde olmadığı için bir hak ihlalinden söz etmenin mümkün olmadığını, bunun ötesinde de müvekkili tasarımları ile dayanak tasarımlar arasında belirgin derecede farklılıkların söz konusu olduğunu, müvekkili iş yerinde tespit edilen ürünler ile davacı tarafın dayanak yaptığı tasarımların farklı olduğunu, benzer olmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı karşı davalı adına tescilli olan 2017/06817 (10), 2019/00438 (5) , 2019/00367 (10) (18) ,2021/00029(3) (14), 2016/04706 (7), 2019/00933 (1) ve 2020/0447 (1) tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Karşı dava yoluyla hükümsüzlüğü talep edilen tasarımlar tecavüz davasına dayanak olduğundan öncelikle karşı dava yönünden değerlendirme yapmak gerekmiştir. Dosya kapsamı deliller, aldırılan bilirkişi raporlarına göre; davacı- karşı davalı adına tescilli 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10 ve 18) 2021/00029 (3), 2016/04706 (7), 2017/04315 (14) ve 2019/00933 (1) tescil nolu tasarımların tescil başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olmadıkları anlaşılmakla, karşı davanın bu tasarımlar yönünden kabulüne, bu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 2020/00447 (1) nolu tasarım ise tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu anlaşılmakla bu tasarıma yönelik hükümsüzlük talebinin reddi gerekmiştir. Tecavüz ve haksız rekabete ilişkin olan asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; bilirkişi raporu ile benzer olduğu bildirilen dayanak davacı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla "A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; davacının 2019/03119 (3) nolu tasarım tesciline yönelik davası yönünden dosya daha önce tefrik edilip Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/534 Esas sayılı dosyası ile birleştiğinden, bu tasarım yönünden bu dosyada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davacının davasına dayanak yaptığı sair tasarımlar yönünden davanın REDDİNE, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; Davalının karşı davasının KISMEN KABULÜNE, davacı karşı davalı adına tescilli 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10 ve 18) 2021/00029 (3), 2016/04706 (7), 2017/04315 (14) ve 2019/00933 (1) tescil nolu tasarımların yeni ve ayırt edici olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkine, dava konusu 2020/00447 (1) nolu tasarım yönünden davanın REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı/karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14.06.2004 tarihinden beri faaliyet gösteren ve ciddi yatırım harcayan bir şirket olduğunu, bu kapsamda birçok tasarımını tescil ettirdiğini, bu tasarımların davalı tarafından kullanıldığı ve ticari amaçla piyasaya sürüldüğünün tespitle ortaya çıktığını, tespitte alınan bilirkişi raporunda davalı ürünlerinin müvekkili tasarımlarıyla aynı veya küçük farklar dışında benzer olduğu ve bilinçli tüketici nezdinde karıştırmaya sebebiyet verecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen esas davada alınan bilirkişi kök raporunda, hükümsüzlüğü talep edilen birçok tasarımın başvuru tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu kanaatine varıldığını, bu tespitler sonucunda, tasarımların yeniliğinin ortadan kalktığı kabul edildiğinde, asıl tecavüz davasında bu tasarım tescillerine dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağı ve haksız rekabetin oluşmayacağı sonucuna varıldığını, kök rapora yapılan itirazlar doğrultusunda ek rapor alınsa da, ek raporun itirazları yeterli ve gerekli derecede inceleme konusu yapmadığını ve kök raporun tekrarı niteliğinde kaldığını, özellikle itiraz edilen 2019/00367-10, 2016/04706-7 ve 2019/00438-5 nolu üç tasarım hakkında yapılan yorumun hatalı olduğunu, yenilik kırıcı olarak nitelendirilen ürünlerin müvekkili tasarımlarıyla hiçbir unsur yönünden benzerlik teşkil etmediğini ve tüketici tarafından kolaylıkla ayırt edilebilir olduğunu, bilirkişi heyetinin bütünsel inceleme yapmak yerine tek bir unsurunu benzer kabul ederek tüm tasarımın yenilikten yoksun olduğu yönünde görüş bildirdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, zira bilirkişinin yetkisini aşarak davalı karşı davacının sunduğu ürünler dışında re'sen araştırma yaparak müvekkili aleyhinde tasarımı hükümsüz kılmayı gerektirecek nitelikte ürünler bulup rapora eklemesinin mümkün olmadığını ve mahkemece bu ürünlerin dosyadan çıkarılması veya dikkate alınmaması gerektiğini ve kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu, özellikle 2016/04706-7 nolu tasarımda yenilik kırıcı olarak sunulan ürünün müvekkili ürünüyle benzerlik taşımadığı ve bilirkişinin mantığıyla hareket edildiğinde halka şeklinde hiçbir ürünün yenilik unsuru taşımayacağı için rekabetin engellenerek tekelleşme sorununun doğacağını, 2019/00438-5 nolu tasarımda da müvekkili tasarımının bütün olarak tescil edilmesine rağmen, bilirkişinin ürünü tek bir unsur yönünden ele alarak hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu raporladığını, tasarımların biçimsel olarak ve kullanılan desen tasarımı açısından hiçbir benzeşmeye tabii tutulamayacağını, ayrıca internette yapılan araştırma sonucu edinilen güvenilir olup olmadığı teyit edilmeyen bir bilgiye dayanılarak hükümsüzlük kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, 2019/00367-10 nolu tasarımda da hükümsüzlüğe gerekçe olarak sunulan ürünün sadece biçim olarak benzediğini ve ilgili ürünün mobilya kulpu olduğu sonucuna varılmadığını, salt bu görselden yola çıkarak müvekkiline ait iki unsurlu tasarım hakkında hükümsüzlük kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı sonuç doğurduğunu, 2017/04315-14 nolu tasarımda yenilik kırıcı olarak sunulan ürünün aydınlatma sektörüne ait olduğunu, müvekkili ürününün ise mobilya kulpu olması nedeniyle herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını, diğer tasarımların da (2017/06817-10, 2019/00367-18, 2021-00933-1 ve 2021/00029-3) yenilik kırıcı olarak sunulan ürünlere benzemediğini ve hükümsüzlük iddialarının reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak, soyut ve varsayımlara dayalı olduğunu, asıl davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin ve karşı davanın kısmen kabulü ile tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin adeta kendisi savunma tarafıymış gibi araştırma yapıp müvekkili aleyhine rapor tanzim ettiğini, müvekkili firmanın geliştirdiği ve tescil edilen tüm ürünlerin, ilgili firma tarafından çok kısa bir süre sonra üretilerek piyasaya sürülmesi nedeniyle maddi kayba uğratıldığını, müvekkili firmanın AR-GE çalışmaları sonucu geliştirip adına tescil edip ürettiği ürünleri, hukuka aykırı bir şekilde birebir kopyalayıp üretip satan firmanın eylemine hukuk nezdinde bir haklı çözüm aranırken, müvekkili firmanın davasında haklıyken haksız duruma düştüğünü ve yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen vekalet ücretlerinin eksik olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, her biri ayrı dava konusu olabilecek taleplerin tek bir dava içerisinde talep edildiğini, esas davada verilen davanın reddine dair karar nedeniyle lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin tek olmayıp davaya dayanak teşkil eden 5 tasarımın her biri için ayrı ayrı verilmesi gerektiğini, karşı davada karşı taraf adına tescilli 2020/00447 (1) numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin taleplerinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davada alınan bilirkişi raporlarına binaen esas davaya dayanak gösterilen tasarımların karşı davada hükümsüz kılındığından esas dava reddedilmişse de yargılama sürecinde de devam surette belirttikleri üzere 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10) ve 2017/04315 (3) numaralı tasarımların üç boyutlu ürün tasarımları olmadığından ihlal değerlendirmesine dayanak alınmasının mümkün olmadığını, bu hususa kararda yer verilmemesinin de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının her bir tasarım yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi talebinin usule aykırı olduğunu, davacının 2020/004447 (1) no'lu tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik taleplerinin reddi kararının kaldırılması isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının dava dilekçesini tekrar mahiyette sunduğu istinaf gerekçelerinin izahtan vareste olduğunu, karşı tarafın daha önce farklı firmalar tarafından kamuya arz edilmiş olan ürünleri daha sonra kendi adına tescil ettirerek rakiplerine karşı kullanma çabası olduğunu, bilirkişiler tarafından resen yapılan araştırmalara ilişkin olarak bilirkişilerin yenilik değerlendirmesinin delilleri çerçevesinde olduğunu, yenilik değerlendirmesi kamu düzeninden olduğundan zaten kanun ve Yargıtay kararları uyarınca bilirkişilerin resen araştırma yükümlülükleri bulunduğunu, bilirkişilerin savunma tarafı olarak değil kendilerine yasanın yüklediği bir görev nedeniyle resen araştırma yaptıklarını, davacı-karşı davalı tarafın 2019/00438 (5) numaralı tasarım açısından hükümsüzlüğe dayanak alınan tasarımın farklı olduğu, karşı taraf tasarımının iki parçadan oluştuğu dayanak tasarımın tek parçadan oluştuğu bu nedenle benzer olmadıklarının ileri sürüldüğünü, bu iddianın doğru olmadığını, karşı tarafın kök rapora itirazlarının tek tek değerlendirildiğini ve bilirkişiler tarafından görseller ve tarih bilgisi ile yanıtlandığını, bilirkişi heyetinde bulunan bilişim uzmanı tarafından da yapılan inceleme sonrasında ek raporda dayanak görselin internete yüklendiği tarih olan 20.10.2018 tarihinin net olarak belirtildiğini, karşı tarafın 2019/00367 (10) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, karşı tarafın kök rapora itirazlarının tek tek değerlendirildiğini ve bilirkişiler tarafından görseller ve tarih bilgisi ile yanıtlandığını, dosyaya sundukları delillerden anlaşılacağı üzere söz konusu tasarımın mobilya kulpu olarak kamuya arz edildiğini, karşı tarafın 2016/04706 (17) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, esas davayı açarken hasır örme şeklinin kendi tasarımı ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerken hükümsüzlük davasında hasır örme şeklinin farklı olduğunun ileri sürülmesinin bariz bir çelişki yarattığını, karşı tarafın 2017/06817 (10) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, tasarımın kesin yüklenme tarihlerinin net olarak görülür bir şekilde delilleri içerisinde yer aldığını, karşı tarafın 2016/00367 (18) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, karşı tarafın 2021/00029 (3) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, karşı tarafın 2017/04315 (14) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, karşı tarafın 2019/00933 (1) numaralı tasarım açısından ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, karşı tarafın iddialarının aksine bilirkişiler tarafından kök ve ek raporlarda sunulan deliller ile resen yenilik değerlendirme yaptıkları inceleme neticesinde ulaştıkları görsellerin her birinin net tarihleri tespit edilerek değerlendirme yapıldığını, karşı tarafın istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını, söz konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı gibi tasarımların üç boyutlu ürün tasarımları olmadığından ihlal değerlendirmesine dayanak alınamayacağını, karşı tarafın esas dava açısından da ileri sürdüğü istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava; davacı/karşı davalı adına tescilli tasarımlara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref',i, maddi ve manevi tazminat istemine , karşı dava ise, davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin 14/06/2004’ten beri mobilya aksesuarları üretim ve satışı yaptığını, TPMK nezdinde 2019/03119 (3), 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10), 2017/04315 (3) ve 2016/04706 (7) numaralı tescilleri bulunduğunu, davalının bu tasarımlara genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer ürünler üretip piyasaya sunduğunu, bu hususun İstanbul 1. FSHHM’nin 2021/179 d.iş dosyasında yapılan delil tespiti ile sabit olduğunu, belirterek, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.Asıl davaya mesnet gösterilen davacıya ait 2019/03119 (3) nolu tasarım tescili yönünden tefrik kararı verilerek , Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/534 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Davalı/karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; davacıya ait tescilli tasarımların daha önce başkalarınca piyasaya sürüldüğünü, yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığını, müvekkilinin ürünleri ile davacı tasarımları arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, savunarak, davanın reddini ve davacı adına tescilli 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10) ve (18) 2021/00029 (3), 2017/04315 (14), 2016/04706 (7), 2019/00933 (1) ve 2020/04447 (1) nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. 2019/03119, 2017/06817, 2019/00438, 2019/00367, 2017/04315 ve 2016/04706 tescil numaralı tasarımların davacı karşı davalı adına tescilli olduğu olduğu görülmektedir. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle karşı dava konusu asıl davacıya ait tasarımın hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir. -05/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, Davacı/karşı davalıya ait 2017/06817 (10), 2019/00367 (10), 2019/00367 (18), 2021/00029 (3), 2016/04706 (7), 2017/04315 (14), 2019/00933 (1), 2019/00438 (5) numaralı tasarımların başvuru tarihleri itibarıyla yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı, bu nedenle hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, 2020/04447 (1) numaralı tasarımın başvuru tarihi itibarıyla yenilik ve ayırt edici nitelik taşıdığı, bu sebeple hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, ayrıca Bakırköy 2. FSHHM 2021/534 Esas sayılı dosyada sunulan raporda, davacı/karşı davalıya ait 2019/03119 (3) numaralı tasarımın da yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı, bu nedenle hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu , Davacı/karşı davalıya ait 2019/03119 (3), 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10), 2017/04315 (3), 2016/04706 (7) numaralı tasarımlar ile davalı/karşı davacıya ait ürünler arasında kullanıcı üzerinde genel izlenim itibarıyla belirgin farklılık bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları belirtilmiştir. 23/12/2022 tarihli ek raporda aynı görüş belirtilmiştir. Tasarımda yenilik ve ayırt edicilik incelemesi, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmadığından bilirkişi marifetiyle yapılması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tasarım uzmanı ve bilişim uzmanı bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından resen araştırma da yapılarak , gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, internet üzerinden yüklenen görsellerin arşiv araştırması ile tarihlerinin belirlendiği tasarımın koruma şartı olarak düzenlenen mutlak yenilik koşulunun kamu düzenine ilişkin olduğu bu kapsamda dosyada mübrez delillerle sınırlı kalınmadan re’sen inceleme yapılması gerektiği somut uyuşmazlık bakımından delil niteliğinin bulunduğu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. "açılan tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik davalarda bilirkişiler dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler haricinde de araştırma yaparak dava konusu tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığını belirleyeceklerdir. Zira patent, faydalı model ve tasarımlarda mutlak yenilik unsuru kamu düzenine ilişkin olduğundan hem ... hem de mahkemeler tarafından mutlak yenilik incelemesinin resen yapılması zorunludur."(Yargıtay HGK, Esas 2021/11-943, Karar 2023/288, Tarih: 29.03.2023).Karşı dava konusu davacı adına tescilli tasarımların mobilya aksesuar tasarımı oldukları , dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, 2017/06817 (10), 2019/00438 (5), 2019/00367 (10 ve 18) 2021/00029 (3), 2016/04706 (7), 2017/04315 (14) ve 2019/00933 (1) tescil nolu tasarımların tescil başvuru tarihi itibarıyla koruma şartı olan yeni ve ayırt edici nitelik şartlarına sahip olmadıkları bu nedenle hükümsüz kılınmaları gerektiği anlaşılmıştır. Buna karşın hükümsüzlüğü talep edilen 2020/00447 (1) nolu tasarımın ise ise tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu bu tasarım yönünden hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden ise; tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayanak davacı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından asıl davanın reddi gerektiği , hükümsüzlük talebi reddedilen 2020/00447 (1) nolu tasarımın asıl davaya mesnet tasarımlardan biri olmadığı bu sebeple asıl davada dava konusu edilmeyen tasarım yönünden tecavüz iddiasının değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl davada ,ayrı talepler olan tasarıma tecavüz ve haksız rekabet davası ile tazminat talepleri hakkında ayrı ayrı vekalet ücreti hüküm altına alınmasının doğru olduğu, tecavüz davasına mesnet gösterilen her bir tasarım yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, karşı dava da ise hükümsüzlük talebinde kısmen kabul kısmen ret kararı verildiği ve buna göre vekalet ücretinin hüküm altına alındığı görülmekle dava ve karşı davada hüküm altına alınan vekalet ücretlerinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/02/2023 tarih ve 2022/109 E., 2023/40 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Asıl dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Karşı dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Asıl dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalı/karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Karşı dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalı/karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025