İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun yıllardan bu yana süt ve süt ürünleri konusunda yurt içinde ve yurt dışında faaliyet göstermekte olduğunu, bu faaliyetleri kapsamında çeşitli ülkelerde süt ürünleri konusunda araştırma ve geliştirme faaliyetleri de yürütmekte old…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1355 KARAR NO : 2025/1796 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/02/2023 NUMARASI : 2021/289 E. - 2023/40 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun yıllardan bu yana süt ve süt ürünleri konusunda yurt içinde ve yurt dışında faaliyet göstermekte olduğunu, bu faaliyetleri kapsamında çeşitli ülkelerde süt ürünleri konusunda araştırma ve geliştirme faaliyetleri de yürütmekte olduğunu, davacı şirket ... faaliyetleri kapsamında 2011 yılında Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan vs. ülkelerde çalışmalar yürütmüş olduğunu, çalışmalar sonucunda özellikle Kafkas ülkelerinde uzun yıllardır kullanılan ve şekli sebebiyle "Gül Peyniri” "Bohça Peyniri” olarak bilinen peynir üretimi ile ilgili olarak bu peynirin üretim tekniğini, üretim aşamalarını kapsar şekilde TR 2012 10839B nolu incelemesiz patent belgesini 21.09.2012 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile aldığını, davacı, 2012-55354 sayılı Marka tescil belgesi ile "Bohça Peyniri” markasının kullanım haklarını da almış olduğunu, davacı şirket, Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan bölgesinde gerçekleştirdiği ... çalışmaları sırasında dil bilmesi sebebiyle kendisinden danışmanlık alınan davalı ... 2011-07313 tescil numarası ile "Gül Peyniri” tasarımını kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirmiş olduğunu, davalının tescil tarihinden itibaren bugüne kadar hiçbir üretim ya da satış faaliyeti söz konusu olmadığını, davalının haksız olarak tescil ettirdiği tasarım bugüne kadar kendisi tarafından hiçbir şekilde kullanılmamış olduğunu, davalı süt ve süt ürünleri sektöründe hiçbir bilgi ve donanıma sahip olmadığı halde tamamen haksız çıkar sağlamak amacıyla yeni ve ayırt edici olmayan daha önce dünyanın birçok bölgesinde kamuya sunulmuş 2011-07313 nolu tasarımı tescil ettirmiş olduğunu, bu sebeple davalıya ait 2011-07313 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş olduğunu, 2011-07313 tescil nolu ve "Gül Peyniri” isimli tasarım İle TR 2012 10839B numaralı incelemesiz patent belgesi ile 21.09.2012 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile koruma altına alınan ve 2012-55354 sayılı Marka tescil belgesine bağlan "Bohça Peyniri” tasarım itibariyle birebir aynı tasarımlar olduğunu, belirtilen belgeler aynı tasarıma ilişkin olup davalıya ait tescil ürünün tasarımına, davacıya ait tescil ise aynı ürünün üretim tekniğine ilişkin olduğunu, Türk Hukukunda tasarımlar, 1995 yılında yürürlüğe giren 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altında iken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun,10 Ocak 2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesiyle marka, patent, tasarım ve coğrafi işaretlerin tescil ve korunmasına ilişkin hükümler tek kanun altında toplandığını ve Fikri Sinai Haklar Hukukunda kanun hükmünde kararnameler dönemine son verilmiş olduğunu, somut olayda davalı, daha önceden kamuya sunulduğunu, yeni olmayan, yine ayırt edicilik özelliklerini de taşımayan özellikle Ermenistan, Gürcistan, Rusya, Azerbaycan gibi ülkelerde uzun yıllar öncesinden beri tasarlanan, üretilen ve bilinen bir peynir çeşidi olan ve çeşitli isimlerle bilinen peynirin şeklini "Gül Peyniri” ismi ve 2011-07313 tescil numaralı belge ile haksız olarak tescil etmiş olduğunu, davalı tasarım hakkı kendisine ait olmayan ilk defa veya ayıt edici özellikler katarak kendisinin tasarlamadığı halde 2011-07313 tescil numaralı belgeye dayanarak davacı aleyhine İstanbul Anadolu I. FSHM 2017/167 E - 2020/221 K sayılı (istinaf aşamasında) ve İstanbul Anadolu 1. FSHM 2020/54 E sayılı dosyalarla tazminat davası açmış olduğunu, açılan bu davalar sebebiyle davacı yaptığı araştırmalarda davalının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın dünyanın birçok ülkesinde çok önceden bilindiğini, kullanıldığını, tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, kamuya mal olmuş olduğunu tespit edildiğini, dava konusu tasarım 2009 ve 2010 yıllarında Ermenistan Patent ofisi tarafından tescil edilmiş olduğunu, yine dava konusu tasarım uzun yıllardan beri dünyanın birçok yerinde halk arasında kullanılmakta ve bilinmekte olduğunu, bu tasarım 2009 - 2010 - 2011 yıllarında internet ortamında paylaşılmış olduğunu, üretim ve hazırlanılışı takipçilere gösterilmiş bir tasarım olduğunu, dilekçe ekinde sundukları 2009 - 2010 Ermenistan Patent Ofisi tarafından kayıt altına alınmış tasarım belgeleri ve internet ortamında 2009 - 2010 yıllarında yapılan paylaşımlardan tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, kamuya mal olmuş olduğu açıkça görülmekte olduğunu, ilgili belgeler dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, internet ortamındaki görselleri ve internet bağlantı adresleri gösterilmiş olduğunu, internet ortamında yapılan paylaşımlarda paylaşım tarihleri bulunmakta ve bu tarihlerin değiştirlme ihtimali de bulunmamakta olduğunu, Ermenice düzenlenen tescil belgeleri ve İnternet üzerinden tespit edilen delillerin bir kısmı Türkçeye tercüme ettirilerek dosyaya sunulacak yine bir kısım görsellerde internet erişim adresleri ile birlikte dosyaya sunulacağını, inceleme sırasında görüleceği üzere davalı tasarımı ile Ermenistan'da 2009 ve 2010 yılarında tescil ettirilen tasarım birebir aynı olduğunu, kanun, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim üzerinden ayırt edicilik özelliğini değerlendirmekte olduğunu, dosyaya sunulan delil niteliğindeki tasarımlarla davalı adına tescilli tasarımın aynı tasarım olduğunu anlamak için bilgilenmiş kullanıcıya dahi ihtiyaç bulunmamakta olduğunu, Mahkeme heyeti dahi ilk bakışta tasarımların aynı olduğunu, delillerin bir kısmının İnternet üzerinden tespit edilmesi sebebiyle bilirkişi incelemesi aşamasında internet alanında bilgi sahibi bir bilgisayar uzmanı bilirkişinin de heyete dahil edilmesini talep ettiklerini, dosyaya sundukları ve yargılama aşamasında sunulacak delillerin incelenmesi ile de görüleceği üzere davacının tescil ettirmiş olduğunu, tasarım yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmayan dünyanın birçok ülkesinde tescil tarihinden önce kamuya sunulduğunu, bilinen ve yaygın olarak kullanılan bir tasarım olduğunu, bu sebeplerle davalının 2011-07313 nolu ve "Gül Peyniri" isimli tasarımının hükümsüzlüğünü, TPE kayıtlarından terkinine karar verilmesi gerektiğini, davalının haksız tescile dayalı tasarımlara dayanarak müvekkiline karşı açmış olduğu dava dolayısıyla müvekkile uğramış olduğu zararların tazmini için maddi ve manevi tazminat davası açma davalı tarafından tescil edilmiş olan 2011-07313 nolu ve "Gül Peyniri” isimli tasarımının 6769 Sayılı kanunun 55-56-57. Maddesi ve 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK 'nin 5-6-7-43 ve 44 maddeleri ve diğer ilgili maddeler gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve TPE Sicil kayıtlarının terkinine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açmalarının tek gayesi kaybettikleri önceki davayı hükümsüz kılmakta olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hükümsüzlük sebepleri gerçek dışı olduğunu, bu gerçek dışı iddiaların taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava davacı şirket tarafından kendi lehine fiili durum yaratmak maksadı ile kötü niyetli olarak ikame edilmiş olduğunu, davalı ... 06.12.2011 tarihinde (2011/07313 başvuru numarası ile) Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurduğunu, aynı tarihte "Gül Peyniri" tasarımı davalı adına tescil edilerek tasarım hakkı koruma altına alınmış olduğunu, hükümsüzlüğü istenen “Gül Peyniri” adlı tasarımın hakkı 5 yıllık koruma süresinin sonunda davalı tarafından (06.06.2017 tarihinde) yenilenmiş olduğunu, bahse konu tasarım TPMK nezdinde 10 yıldır davalı adına tescilli olduğunu, 2017 yılında davacı ... Gıda Süt Ürünleri San. ve Dış. Tic. A.Ş.'nin, davalının tasarım kapsamına giren peyniri üretip pazarladığını, bu ürünleri Migros Türk Ticaret A.Ş. Üzerinden sattığı öğrenildiğini, bunun üzerine Sınai Mülkiyet Hakları ihlal edilen davalı adına tespit yaptırılmış olduğunu, akabinde İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde "endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi" ile "maddi-manevi tazminat" talepli dava ikame edilmiş olduğunu, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince tüm deliller toplandığını, davacının tüm iddiaları daha önce İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından incelenmiş olduğunu, öncelikle bu dosyaların incelenmesini, akıbetlerinin bekletici mesele yapılmalarına karar verilmesini, davacı tarafından sunulmuş olan patent ve marka tescil belgeleri, davalının tasarım hakkını gölgeleyebilmek için daha sonradan edinilmiş olan belgeler olduğunu, davacı adına tescilli "... Bohça Peyniri" isimli markanın başvuru tarihi 18.06.2012 olduğunu, bu tarih davalının "Gül Peyniri"nin tasarım hakkı için başvuruda bulunduğu tarih olan 06.12.2011 tarihinden 7 ay sonrası olduğunu, davacı şirket, kötü niyetli olarak tasarımı kullanmaya devam etmiş olduğunu, patent incelendiğinde görüleceği üzere bahse konu patent teknik bir prosese ilişkin olduğunu, bu teknikle üretilen peynirlerin, davalı adına tescilli tasarımın kapsamına girecek şekilde görsel niteliklere sahip olması mutlaka gül/bohça şeklinde olması gerekmemekte olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/167 E. - 2020/221 K. Sayılı dosyanın akıbetinin bekletici mesela yapılmasını, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun davanın reddini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiği gerekçesi ile, 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalı adına TPMK nezdinde 2011/07313 numara ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğu, zira davacının kendi patent başvurusunda bile peynirin menşei Kafkas ülkeleri olduğunu ve üretim tekniğini oradan aldığını ikrar ederek kendi patentinin de yenilik şartını taşımadığını kabul ettiğini, bu durumun ve taraflar arasında görülen önceki davalar (İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/167 E. ve 2020/54 E.) sonucu aleyhine hükmedilen tazminat yükümlülüğünden kötü niyetle kurtulma amacıyla huzurdaki davayı açtığını, dolayısıyla davalının zarara uğratılması kastıyla hareket edildiğini ve bunun hukuk düzeni tarafından korunmayacağını ileri sürdüğünü, ayrıca davacının on yıldır tescilli olan tasarıma itiraz etmeyip tazminat yükümlülüğünden kaçmak için bu davayı açma girişiminin hakkın kötüye kullanımı olduğunu vurguladığını, ikinci olarak, aynı taraflar arasındaki İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/167 E. sayılı dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılması talebinin usul ve yasaya aykırı şekilde gerekçesiz reddedildiğini, bu dosyada uyuşmazlığın detaylı incelendiğini ve bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu savunduğunu, üçüncü olarak, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının gerekçeden yoksun olduğunu ve bilirkişi raporunu olduğu gibi hükme esas alarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Anayasa'daki gerekçeli karar hakkına aykırı davrandığını belirttiğini, dördüncü olarak, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan bazı delillerin asılları ile Türkçe çevirilerinin dosyada bulunmadığını, hatta Ermenice ve İngilizce belgelerin çevirisinin dahi yapılmadığını ve sadece fotokopi/... Translate çevirisi ile yetinildiğini, ilgili kurumlardan evrak celbi yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ve bu durumun HMK m. 121'e aykırı olduğunu, bu nedenle delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması gerektiğini ifade ettiğini, beşinci olarak, yukarıdaki nedenlerle yargılamanın eksik inceleme ile sonuçlandığını, özellikle ayırt edicilik unsurları hakkında gereği gibi araştırma yapılmadığını, çelişkili bilirkişi raporlarının (özellikle 2017/167 E. sayılı dosyadaki raporlarla) giderilmediğini, davalı lehine delillerin toplanmadığını ve tanıkların dinlenmediğini açıkladığını, altıncı olarak, bilirkişiler tarafından hukuki değerlendirme yapıldığını, özellikle 554 sayılı KHK'nın 8. maddesindeki yenilik ve ayırt ediciliği etkilemeyecek kamuya sunma durumuna ilişkin itirazlarının (tescil başvurusundan önceki 12 aydaki paylaşımların suistimal sonucu olabileceği ve yeniliği ortadan kaldırmayacağı yönündeki) mahkemece değil bilirkişilerce değerlendirildiğini ve hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında delil sunma hakkı tanınmadığını gerekçe gösterdiğini, son olarak detaylı itirazların 13.07.2022 tarihli dilekçelerinde yer aldığını tekrar ederek, tüm bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, uzun yıllardan bu yana süt ve süt ürünleri konusunda yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini, Bu faaliyetleri kapsamında çeşitli ülkelerde süt ürünleri konusunda araştırma ve geliştirme faaliyetleri de yürüttüğünü, Müvekkili şirket ... faaliyetleri kapsamında 2011 yılında Kafkas ülkelerinde çalışmalar yürütmüş olup, bu çalışmalarda da dil alanındaki uzmanlığı sebebiyle davalının yardımından faydalanılmıştır. İlgili ara kararlardan da anlaşıldığı üzere bilirkişi heyetinden öncelikle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti istenmiş ve bu konuda endüstriyel tasarım uzmanı hukukçu bir bilirkişi de heyete dahil edidiğini, kök rapora karşı yapılan itirazlar neticesinde de bilirkişilerden taraf vekillerinin itirazlarının incelenmesi istenildiğini, ve bilirkişi heyeti tarafından kök ve ek rapor ile kendilerine verilen görevlerin gereği yerine getirildiğini, davalıya ait 2011-07313 numaralı tasarımın kanunda aranan yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımaması sebebi ile hükümsüzlüğüne karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2011/07313 tescil numaralı Gül Peyniri tasarımının yenilik ve ayırt ediciliği bulunmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir. TPMK kaydına göre; davacı tarafa ait 2012 10839 Tescil numaralı buluşun başvuru tarihinin 21.09.2012 olduğu, davalı yana ait olan 2011 07313 Tescil numaralı tasarımın başvuru tarihinin 06.12.2011 olduğu görülmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 25/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Bilişim Yönünden Yapılan İncelemede; Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davaya konu tasarıma benzer olduğu belirtilen bahse konu internet sitelerine bağlı linkler/sayfalar hakkında güncel ve arşiv sistemleri üzerinden yapılan araştırma ve inceleme sonuçları bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, Tasarım yönünden yapılan incelemede; Hükümsüzlüğü talep edilen 2011/07313 Tescil nolu Tasarımın tescil başvuru tarihinin, Davacı yana ait 2012/10839 Tescil Nolu Buluştan önce olduğu, yenilik kriteri iddialarına ilişkin karşılaştırılamayacağı, Hükümsüzlüğü talep edilen 2011/07313 Tescil nolu “Gül Peyniri” Tasarımı ile Bilişim İncelmesinde tespit edilen 11.09.2011 yayın tarihli görselde yer alan peynirin, genel görünüm ve detaylarda ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde benzer olarak algılandığı, kanaatine varılmış olup, benzerliği tespit edilen peynir ürününün, 2011/07313 nolu tasarım tescilinin başvuru tarihinden önce yayınlanmış olması nedeniyle, tescilin yenilik kriterini ortadan kaldırdığı, Patent yönünden yapılan incelemede Davacı ... GIDA SÜT ÜRÜNLERİ SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. vekilinin sunmuş olduğu delillerin değerlendirilmesi sonucunda davalı ... a ait ... no'lu tasarımın 554 no'lu KHK Madde 6 ve 7'ye göre yenilik kriterine haiz olmadığı," belirtilmiştir. 02/01/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle;"554 Sayılı KHK Madde 8 uyarınca davalı tarafın (tasarım sahibinin) hoşgörü süresinden faydalanabilmesi için ilgili websitenin kendisine veya halefisine ait olup olmadığı, kendisinin veya halefisinin izni dahilinde veya izni dışında bu görsellerin paylaşılıp paylaşılmadığına ilişkin davalı tarafın delil sunmadığı tespit edildiğinden davalı yanın bu itirazının bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında verilen kanaatinin etkilenmeyeceği, davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği Ermenistan Patent Ofisi'nde yayımlanan ... başvuru numaralı tasarım başvurusu görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile davalıya ait ... no'lu tescilli tasarımın görselinin yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığı" belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği Ermenistan Patent Ofisi’nde yayımlanan ... başvuru numaralı tasarım başvurusu görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile davalıya ait ... no’lu tescilli tasarımın görselinin yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığının, bilirkişi raporu ile tespit edildiği davanın sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir. Davalı vekili istinafında, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/167 E. ve 2020/54 E. Sayılı dosyada aleyhine hükmedilen tazminat yükümlülüğünden kurtulma amacı ile bu davanın açıldığını, davacının on yıldır tescilli olan tasarıma itiraz etmeyip tazminat yükümlülüğünden kaçmak için bu davayı açma girişiminin hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve bu mahkeme dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, ilgili dosyanın tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası olduğu, istinaf edilmesi neticesinde, Dairemizce, HMK 353/1- a-6 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve mahkemesine iadesine karar verildiği, kararın kesinleşmediği, hükümsüzlük davasında bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, bilirkişilerce hükümsüzlük delili olarak incelenen belgelerin tercümelerinin sunulmadığı, ... çevirisi ile inceleme yapıldığının ileri sürüldüğü, davacı tarafından 06/05/2021 tarihli dilekçe ekinde Ermenistan Fikri Mülkiyet Kurumu tarafından tescil edilen tasarım tescil belgesinin tercümeleri ve İnternet forum sayfasından elde edilen görsellerin ve belgelerin tercümelerinin sunulduğu, kaldı ki bilirkişilerce kök raporda, samzareulo.ucoz.com adresinde yayınlanan 11 Eylül 2011 tarihli sayfanın görseline yer verildiği, davanın tasarım hükümsüzlüğü davası olup, görseller üzerinde ve kamuya sunum tarihi üzerinde inceleme yapılması gerektiği, üretim yönteminin yada teknik açıklamaların bu davanın konusunu oluşturmadığı, görselin davalı tasarım tescil başvuru tarihi olan 06/12/2011 tarihinden önce yayınlandığı ve yenilik giderici olduğu, ek raporda da Ermenistan Patent Ofisinde 12/02/2010 başvuru tarihli (Lor Dolgulu Peynir) tasarım tescil başvurusuna yenilik giderici delil olarak dayanıldığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarih ve 2021/289 E. 2023/40 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalı/mirasçılarından tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı/Müteveffa tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025