İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile 43. Sınıfta tescilli "..." şekil markasının ve 43. Sınıfta tescilli 2013/45821 sayılı "..." markasının sahibi olduğunu, davalının Ula/Muğla adresinde geçici konaklama yiyecek , içecek hizmet alanı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1379 KARAR NO : 2025/1739 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/04/2023 NUMARASI : 2021/131 E. - 2023/86 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile 43. Sınıfta tescilli "..." şekil markasının ve 43. Sınıfta tescilli 2013/45821 sayılı "..." markasının sahibi olduğunu, davalının Ula/Muğla adresinde geçici konaklama yiyecek , içecek hizmet alanında ... markasını kullandığını, yine bu markayı çeşitli internet sitelerinde kullandığını, davalının ... başvuru numarası ile yaptığı AKYAKA ... OTEL ibareli marka tescil başvurusunun davacının itirazı üzerine reddedildiğini, davalı marka kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile şimdilik 15.000 TL Maddi tazminatın davalıdan alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olmadığını, ... ibaresinin birçok kültürde kullanılan bir ibare olduğunu, taraflar markasının şekil unsurlarının farklı olduğunu, ayrıca taraf otellerinin de farklı şehirlerde olduğunu, karıştırılma ihtimalinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı ... numaralı ... + şekil ibareli ve ... numaralı ... ibareli markaların 43. Sınıfta tescilli sahibi olduğunu, bu marka ile konaklama, yiyecek - içecek, otel hizmetleri verdiğini, davalı tarafından ... ismi ile apart otel işletildiğini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet tespit ettiğini, bu sebeple haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı cevap dilekçesi ile ... ibaresinin bir çok kültürde kullanılan ibare olduğunu şekil unsurlarının farklı olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, dosyamız içerisine alınan mahkememizin 2020/113 D.iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit ve aldırılan 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının Muğla ilinde ... OTEL ismi ile faaliyette bulunduğu, bu otelin tanıtımına ilişkin birçok tatil organizasyonlarına ilişkin internet sitesinde ve sosyal medya hesabında tanıtımda bulunduğu yönünde rapor bildirildiği, mahkememizce dosyanın esası bakımından aldırılan 13/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda markalar arasında davalı tarafça kullanılan ... + ŞEKİL ibaresi ile davacının ... markası arasında benzerlik olduğu yönünde görüş bildirildiği, 16/11/2021 tarihli ek raporda da kök görüşün muhafaza edildiği, maddi tazminat hesabı yönünden ise davacı tarafından lisans bedeli üzerinden tazminat talep edildiği, toplam 52.635,97 TL tazminat hesabı yapıldığı buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendiğinde marka hakkına tecavüz yönünden davacının ... numaralı ... +şekil markasının 43. Sınıfta, 2013/45821 numaralı ... ibareli markanın ise 28,32 ve 43. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalının her hangi bir tescilli markasının olmadığı, davalı kullanımları ile davacı markası karşılaştırıldığında davalının kullanımlarının ... ve ... APART OTEL şekilinde olduğu, davalı tarafından kullanılan ... APART OTEL ibaresinin her ne kadar ... ibaresi ortak ise de bir bütün halinde incelendiğinde benzerlik olmadığı fakat davalı tarafından daha ziyade ... ibaresinin kullanıldığı, APART kelimesinin turizm sektöründe vasıf bildirici tanımlayıcı mahiyette olduğu, davalı kullanımının esas unsurunun ... olduğu, bu kullanımın davacı markası ile birebir aynı olduğu, yine tarafların ortak olarak otel ve yiyecek içecek sektöründe faaliyette bulunduğu, bu yönüyle de kullanımların benzediği, ortalama tüketiciler nezdinde davalının ... markası kullanımının davacıya ait markaymış gibi algılanabileceği bu durumun karışıklığa sebebiyet verebileceği 6769 Sayılı SMK'nun 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ve TTK' nun 55/1-a)4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği bu sebeple davacının SMK ' nun 149./1-ç Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulanabileceği davalı tarafça 151/2-c maddesi uyarınca lisans sözleşmesi üzerinden hesaplama istenildiği emsal lisans sözleşmesi bulunamaması sebebiyle İTO' dan alınan cevabı yazıya göre davalının tecavüze konu elde ettiği dönemdeki gelirin %15 ' inin lisans bedeli olarak hesap edilmesinin uygun olacağı, buna göre mahkememizce ihlalin olduğu 2019-2020 ve 2021 yılı dava açıldığı tarihe kadar davalının vergi kayıtlarına göre elde ettiği gelirin %15' i üzerinden toplam 52.635,97 TL maddi tazminatın dosya kapsamına göre uygun olduğu, bu bedele ihlalin ilk olarak tespit tarihi olan davalının işe başlama tarihi olan 08/01/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek neticeten,"Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının ... markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine ve men'ine,52.635,97 TL maddi tazminatın 08/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davalı müvekkilinin TTK m 55 kapsamında haksız rekabet oluşturabilecek ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilecek bir davranışta bulunmadığını, TTK m 55 kapsamında haksız rekabetin oluşabilmesi için a)bir zararın veya zarar tehlikesinin varlığı b)illiyet bağının oluşması gerektiğini, ancak burada davalı müvekkilinin davacı karşı tarafa ekonomik veya itibari olarak zarar vermediği gibi tehlikenin varlığının oluşabileceğini düşünsek bile aradaki illiyet bağını kurmanın hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, davacının oteli İstanbul il sınırları içerisinde ticari hayatını sürdürürken davalı müvekkilinin apartının Muğla il sınırları içerisinde ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ortalama bir tüketicinin aralarında bu kadar mesafe olan bu iki işletmeyi ayırt etmeyerek İstanbul yerine Muğla'ya konaklamaya gelmesinin hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, - davacı tarafın kendi tescil ettirdiğini ileri sürdüğü markanın üzerindeki kuşa ait çizim ve renkler ile müvekkiline ait markadaki çizimdeki kuşa ait çizim ve renklerin hiç bir iltibasa yol açmayacak şekilde olduğunu, bu iki farklı çizimi ortalama tüketici çok rahat şekilde ayırt edebilecek ve farklı firmalar olduğunu düşünebilecek olduğunu, -davacı tarafın oteli tek bir işletmeden oluştuğunu ve tek bir işletmeye sahip olan davacı tarafın ''otel zincirleri'' gibi onlarca otele sahip olmadıkları göz önüne alındığında iddiasının yersiz olduğunu, bir tüketicinin,onlarca otele sahip,meşhur bir otel zincirinin isminin kullanılması halinde kafa karışıklığına düşebilecekken bir tane oteli bulunan ve bilinirliği zincir otellere göre çok daha düşük olan davacı otelin bundan zarar görme gibi bir ihtimali bulunmadığını,-davacı yanın davalı tarafından kullanıldığını iddia ettiği kullanım şekli olan “... HOTEL+ŞEKİL” şeklindeki kullanımı ile davacı yanın kullandığı “...” ibareli markalarının benzer olduğu iddiasının bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararında benzerliğe ve karışıklığa yol açmayacağının açıkça belirtildiğini, ancak mahkemenin davacının talebinin tamamını kabul ettiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı yan, istinaf dilekçesinin 2. Nolu bölümünde; haksız rekabet ve dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturabilecek bir davranışta bulunmadıklarını ileri sürmüş ise de, dosyaya ibraz edilen üç farklı bilirkişi raporu ile davalının kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin açıkça ortaya koyulduğunu, Davalı yanın tescilli bir marka ile karıştırılma ihtimali olduğunu bilerek tescilli markayı aynı hizmet sınıfında kullanması, marka sahibi ile ticari faaliyetlerinin karıştırılmasına sebep olduğunu ve davalı yan bu haksız rekabetten haksız bir menfaat de sağladığını, davalı yanın markayı izinsiz kullanımı, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi TTK madde 54 ve TTK madde 55/1/a-4 uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesine göre marka hakkının, sahibine tescilli marka üzerinde tekel (inhisar) hakkı verdiğini ve tescilli markanın korunmasında "ülkesellik ilkesi" geçerli olduğunu, davalı yanın kullanımlarının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açabileceği dosyaya ibraz edilen üç farklı bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiğini, müvekkilin ait markaların tek kelime ''...'' kelimesinden, davalının haksız markasal kullanımı da "..." , ''...'', ''... OTEL'' vb. kelimelerden oluştuğunu ve müvekkili markaları olan ''...'' ibareleri, davalının haksız kullanımları içerisinde aynen, esaslı ve asli unsur olarak yer aldığını, Davalının istinaf dilekçesinde beyan ettiği "... HOTEL" şeklindeki kullanımın da müvekkil markası kullanıldığı için marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmakla birlikte, davalının bu kullanımı yerel mahkemede görülen davanın açıldığı tarihten sonrasına ilişkin olduğundan, davanın konusu kapsamında kalan bir kullanım olmadığını, Davalının istinaf talebinin tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davacı adına tescilli 43. Sınıfta ... ibareli 2008/51343 ve 2013/45821 sayılı markalara davalı tarafından ... ibaresi kullanılmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunmadığının tespiti, koşulların oluşması halinde şimdilik 15.000 TL maddi tazminat davasıdır.Davacı tarafça 07/03/2023 tarihinde sunduğu talep artırım dilekçesi ile; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedelinin 08.01.2019 tarihinden bu yana süre gelen tecavüzleri nedeniyle, 52.635,97TL maddi tazminatın, zararın doğum tarihlerine göre her ay için o ayın sonunda başlayarak tahakkuk edecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiş ve harcını yatırmıştır.İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/113 D. İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti dosyasında 05.11.2020 tarihli marka uzmanı bilirkişi raporunda; "... Ula/Muğla adresinde yapılan incelemede dosya içerisinde görüleceği üzere aktif ve görünür bir şekilde hem dış cephede oldukça görünür ve fark edilir derecede, bunun dışında sokak girişinde hacıyatmaz flama şeklinde ... olarak, ayrıca iç cephede oda anahtarlıklarında ... ibaresi fazla sayı ve farklı kullanım alanlarında "..." ve ... ibareli tabela, kartvizit, oda anahtarı, hacıyatmaz flama vb. ürüne rastlanılmıştır. Ayrıca dosyaya konu alan adresinde yapılan inceleme kapsamında https//...com adresinde de ayrıca ... OTEL KULLANIMINA RASTLANILMIŞTIR." şeklinde tespit yapılmıştır. Mahkeme dosyasından aldırılan 13/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: 1- Davacı yanın “... ŞEKİL” ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 28.08.2008 tarih ve 2008/51343 no ile uluslararası 43. Sınıftaki “geçici konaklama hizmetlerinde” tescilli olduğu ve 28.06.2018 tarihinde yenilenerek koruma altında olduğu tespit edilmiştir. 2- Davacı yanın “...” ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 21.05.2013 tarih ve 2013/45821 no ile uluslararası 43. Sınıftaki “geçici konaklama hizmetlerinde” tescilli olduğu tespit edilmiştir. 3- Davalı yan adına “... ... OTEL” ibareli marka için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 31.07.2019 tarih ve 2019/72490 no ile uluslararası 43. Sınıfa dahil “geçici konaklama hizmetleri ve geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri"nde marka başvurusunda bulunulduğu , ancak marka başvurusunun reddedildiği tespit edilmiştir. 4- www.etstur.com adlı internet sitesindeki görsellerden oteldeki tabelalarda “...+ŞEKİL” ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda da davalı yan tarafından otel tabelasında, anahtarlıklarda “...” ibareli kullanımın mevcut olduğu tespit edilmiştir. 5- www.....com adlı internet sitesinde ve otelde “... HOTEL+ŞEKİL” ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. 6- Somut olayda davacı yanın markaları ile davalı yanın kullandığı marka karşılaştırıldığında; hem davacı yanın hem de davalı yanın markasında “...” ibaresinin kök unsur olduğu, davacı yanın “...” ibareli markaları ile davalı yanın geçici konaklama hizmetinde kullandığı “...” ibareli markanın BENZER OLDUĞU, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacağı, her iki markanın ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, 7- Davacı yanın “...” ibareli markaları uluslararası 43. Sınıfa dahil geçici konaklama hizmetlerinde tescilli olup, davalı yanın “...” esas unsurlu markasını geçici konaklama hizmetlerinde kullanmaktadır. Dolayısıyla, davacı yanın markalarının kullanıldığı hizmetler ile davalı yanın markasının kullanıldığı hizmetler arasında SINIFSAL BENZERLİK BULUNDUĞU, 8-Davalı yanın davacı yanın tescilli markalarının esas unsuru olan “...” ibaresini esas unsur olarak geçici konaklama hizmetlerinde kullanmasının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7 maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu durumun da 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29. Maddesinde belirtilen marka hakkına tecavüz sayılan fillerden olduğu , bu nedenle de davalı yanın “...*ŞEKİL” ibaresini kullanmasının davacı yanın tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, 9- Ancak, yukarıda - belirttiğimiz davalı yanın “... HOTEL+ŞEKİL” şeklindeki kullanımı ile davacı yanın tescilli “...” ibareli markalarının BENZER OLMADIĞI, bu şekildeki kullanımın tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Mali Yönden; syaya sunulan belgeler ve Davalı adresinde 02.10.2020 tarihinde yapılan keşif sırasında yapılan tespitler ile dava dosyasında bulunan Vergi Levhasının incelemesinde “... Ula/Muğla adresinde Ula Vergi Dairesinin ... Sicil numarası ile Ticari faaliyette bulunduğu, faaliyet konusunun “552003- Kendine ait veya kiralanmış mobilyalı evlerde daha kısa süreli olarak konaklama faaliyetleri” olduğu, Davacı, dava dilekçesinde tazminat talebinde bulunmuş ve Hak sahibi uğradığı zarar sonucu oluşan fiili kaybı ve yoksun kalman kazancını SMK md. 151 gereğince talep edebilir.Davacı yanın tazminat hesaplamasını 6769 Sayılı SMK.nun 151/c kapsamında hesaplanmasını talep etmiştir.2- 6769 Sayılı SMK.nun 151 Maddesinde Yoksun kalınan kazanca ilişkin düzenleme aşağıdaki gibidir.(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. 3-İstanbul Anadolu 2.FSHHM tarafından 08/12/2021 tarih ve 2021/130 Esas numarası ile İstanbul Ticaret Odasına göndermiş olduğu yazıda “Konaklama faaliyetleri” ile emtiaları 28,32,38 ve 43 olan mal ve hizmet sınıfları konusunda emsal lisans bedelinin gönderilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Odasından İstanbul Anadolu 2.FSHHM'ne 13.01.2022 tarih ve 4249 sayı ile gönderilen cevabi yazıda belirtilen “Bir işletme veya kuruluşun ; bir marka, tasarım veya patent işlemi ile ticaretin doğası kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği karın 15-%20 civarında olabileceği, davaya konu olan firma , eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise , toplam cironun %15 i lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun 9615 lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağını” 4-Davalı vekilinin 22.10.2021 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu 2019 ve 2020 yıllarına ait Gelir Vergisi Beyannameleri ile 2021 yılı 1.Dönem Geçici Vergi Beyannamesi üzerinde beyan etmiş olduğu ciro rakamları üzerinden hesaplanan Lisans bedelinin 33.759,27 TL.olacağı, Sonuç ve kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Mahkeme dosyasından aldırılan 16/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: - Davalı vekilinin 22.10.2021 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu 2019 ve 2020 yıllarına ait Gelir Vergisi Beyannameleri ile Sayın Mahkeme tarafından Davalının bağlı olduğu Vergi Dairesinden talep etmiş olduğu 2021 yılı 2.dönem ve 3.dönem geçici vergi beyannameleri ve 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi de incelenerek yapılan hesaplama da 2019 ve 2020 yılı için Kök raporumuzda yapmış olduğumuz hesaplamanın değişmediğini, 2021 için ise dava tarihi olan 16.08.2021 tarihine kadar olan dönem baz alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalının 2021 yılı 2. Dönem geçici vergi beyannamesinde 01.01.2021-30.06.2021 tarihleri arası satış cirosunun 33.682,17 TL. olduğu,yine 3.dönem geçici vergi beyannamesinde 01.01.2021-30.09.2021 arası satış cirosunun 219.016,95 TL.olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının 2021 yılı Temmuz-Eylül dönemi satış cirosu (219.016,95 TL.-33.682,17 TL.) 185.334,78 TL.olur. 2021 yılı için Dava tarihi olan 16.08.2021 tarihine kadar elde edilen satış cirosu beyanname üzerinde hesaplanamadığından Temmuz-Eylül dönemi gün üzerinden satış cirosu hesaplanıp Lisans bedeline dahil edilecektir. 01.07.2021-30.09.2021 Tarihleri arası satış cirosu : 185.334,78 TL. 01.07.2021-30.09.2021 Tarihleri arası gün sayısı: 92 gün, Bu durumda ortalama günlük satış cirosu :( 185.334,78 TL/ 92 gün) - 2.014,50 TL. Olur. 01.07.2021-16.08.2021 arası ortalama satış tutarı : ( 2.014,50 TL.X 47 gün ) - 94.681,50 TL. olur. Bu tutara 01.01.2021-30.06.2021 tarihleri arası elde edilen satış cirosunu da eklediğimizde 2021 yılı başında dava tarihine kadar olan dönemin ortalama satış cirosu : ( 33.682,17 TL.+ 94.681,50 TL.)- 128.363,67 TL. Olur. Toplam lisans bedelinin 52.635,97 TL olur şeklinde ek raporunu sunmuşlardır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklinde belirtilmiştir.Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet istemleri yönünden, davacı markasının esas unsuru olan ''...'' ibaresinin davacı adına 43. Sınıfta tescilli olduğu, Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde farklı illerde faaliyet gösterdiği ileri sürülmüş ise de, her iki tarafın otelcilik faaliyeti üzerinde marka kullanımının bulunduğu, markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tescilli markanın tüm ülkede koruma altında olduğu, davalının markasının ...*ŞEKİL” markası olduğu, apart kelimesinin asil unsur olmadığı, "..." ibaresinin ise ön plana çıkarılarak ve davacı markasına yanaşarak kullanıldığı, bu kapsamda davalının davacı markasının esas unsurunu dürüst ticari kullanım amacını aşar şekilde markasal kullanımının bulunduğu, ... HOTEL+ŞEKİL” markasının ise işbu dava konusu olmadığı, sunulu delillerin ...*ŞEKİL” markasına ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından davanın tümden kabulünün bu nedenle yerinde olduğu, markada şekil unsurunun kelime unsurundan sonra geldiği, her iki taraftaki kuş resimlerinin farklı olmasının markayı farklılaştırmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/04/2023 tarih ve 2021/131 E., 2023/86 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.595,56 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 900,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.696,56 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025