İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirketin film ve eğlence sektörünün en önde gelen holding şirketlerinden biri olup 58 sene önce kurulmuş olduğunu, Bond filmlerine ait tüm marka haklarının tek ve gerçek sahibi olduğunu, ... film serisinin ve dahi .../... 007 filminin TÜM telif ve marka hak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1036 KARAR NO : 2025/1552 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/03/2023 NUMARASI : 2021/118 E. - 2023/66 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirketin film ve eğlence sektörünün en önde gelen holding şirketlerinden biri olup 58 sene önce kurulmuş olduğunu, Bond filmlerine ait tüm marka haklarının tek ve gerçek sahibi olduğunu, ... film serisinin ve dahi .../... 007 filminin TÜM telif ve marka hakları bakımından sahibi ve yapımcısı olan eser sahibi müvekkilinin; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka, 5846 Sayılı Fikir ve Sınat Eserleri Kanununa (FSEK) göre telif haklarına sahip olduğunu, ayrıca, ... markası üzerinde uzun süreli ve yaygın kullanımı ile tanınmışlığına dayalı olarak kazanılmış hakkı ve gerçek hak sahipliğinin mevcut olduğunu, ... filminin tema müziği olan, film ile aynı ismi taşıyan ... şarkısının dünyanın en ünlü İngiliz şarkıcı-söz yazarlarından Adele tarafından seslendirildiğini, Akademi Ödülleri, ... gibi dünyanın en prestijli ödüllerinde en iyi şarkı olarak seçilmiş ve sayısız ödüle layık görüldüğünü, Google arama motoruna ... yazıldığı zaman 0.96 saniyede 19.700.000 sonuç çıktığını ve sonuçların neredeyse tümünün müvekkilinin filmine ilişkin olduğunu, ... filminin, özellikle başlangıç bölümünün ülkemizde çekilmiş olması itibariyle ülkemizde oldukça tanınmış halde olduğunu, ... markasının pek çok tanınmış dünya lideri markanın üzerinde kullanıldığını, ... markasının WIPO üzerinden yapılan inceleme neticesinde Avrupa Birliği'ndeki tüm ülkelerde 03. sınıfa yer alan mallar da dahil olmak üzere 2011 yılından beri tescilli olduğunu, Müvekkili şirketin aynı zamanda, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde dosyalanan "..." marka başvurularının da sahibi olduğunu, ülkemizde 09.07.2020 tarihinde ... nezdinde 03 / 09 / 16/ 14 / 18 / 25 / 28 / 38 /41 sınıflarda 2020/77221 başvuru numarası ile “...” marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, ... tarafından dava konusu "..." markası mesnet gösterilerek başvurunun 03. Sınıfta reddedildiğini, davalıya ait markanın tescilli müvekkil şirketin markasını ülkemizde tescil ettirmesine engel teşkil ettiğini, davalı tarafa ait markanın tescilli olduğu 03. ve 05. sınıflarda yer alan ürünler için kullanılmadığının tespit edilmiş olduğunu, Davalı adına 2015/64400 sayılı "..." markasının kullanılmamasından dolayı tüm mallar bakımından iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde ise terditli olarak 2015/64400 numarası ile tescilli ... markasının müvekkillerine ait tanınmış ... markası ile birebir aynı olması, karşıt markanın kullanılması halinde müvekkile ait ... markasının tanınmışlığından faydalanma gayesi olduğu ve dahi markanın ayırt edici karakterine zarar verme ihtimali olduğu dolayısıyla davacıya ait tanınmış markadan haberdar olarak kötü niyet ile tescil edilmiş olduğu gerekçeleri ile SMK'nın 6. Maddesinin 4,5 ve 9. Bentleri ile 25. Maddesinin I. Fıkrası uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK'da öngörülen beş yıllık sürenin durduğunu ve dolayısıyla beş yıllık dava açma süresinin henüz dolmadığını, ilaveten 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olduğu ve bu sebeple kullanma yükümlülüğünün 10.01.2017 tarihine kadar ortadan kalktığını, bu sebeple de 5 yıllık kullanma süresinin 10.01.2022 tarihinde dolacağını, Davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Davaya konu markanın tescil ettirildiği 2016 yılında olağanüstü hâl rejimi ilan edildiğini ve yatırımlarının esaslı bir şekilde olumsuz etkilendiğini, Olağanüstü hâl rejiminin sona ermesinden henüz bir buçuk yıl geçmişken ciddi bulaşıcı hastalık tehdidi ortaya çıktığını ve pandemi sebebiyle markanın kullanılmamasının haklı bir sebep kapsamında değerlendirileceğini, Davacıya ait ... markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak kayıtlı olmadığını, Üçüncü kişilere devir yasağı içerikli ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılmasını, öncelikle davanın dava şartı noksanlığı bulunmakla usulden reddini, Esastan inceleme yapılması halinde ise davalının işbu markayı kullanamamasına ilişkin haklı sebebi bulunması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Toplanan deliller, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli sunulu kök ve ek raporlar kapsamına göre kullanmama nedeniyle iptal istemine ilişkin olarak bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tescilli Emtialar açısından markanın kullanımını gösterir herhangi bir delilin dosva içinde ver almadığı, markanın, yasanın aradığı anlamda ciddi ve kesintisiz biçimde, Pazar payı yaratacak şekilde kullanımının bulunmadığı, kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin şartların mevcut olduğunun tespit edilmiş olduğundan ,ispat yükü davalı yanda olup, 6769 Sayılı Yasa'nın 9/2 maddesinde açıklandığı şekilde markanın kullanıldığının ispatlanamadığından, Davalı adına tescilli ... ( ...) nolu markanın kullanmama nedeniyle iptaline, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemece verilen kararın hükümsüzlük ve kötüniyet iddiaları yönünden taleplerin reddi noktasında isabetli ise de, müvekkili E.S.T....Kozmetik Sanayi Anonim Şirketi adına tescilli 2015/64400 "..." markasının 6769 Sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş olması yönüyle isabetli olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gibi, mücbir sebep nedeniyle süreler durdurulduğu için müvekkili açısından markanın 5 yıl süresince kullanılmama nedeniyle iptali koşullarının oluşmadığını, Davada usule ilişkin itirazlarının hiç bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, Dava'nın, ilgili yasalar ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nun ilanına göre hak düşürücü süreler durdurulduğundan bahisle beş yıllık süre dolmadan açıldığını, Dava dilekçesinin 4. sayfası "1.1" bendinde belirtilen Yargıtay kararıyla, özellik atfedilen ve mutlak hak bahşeden beş yıllık sürenin yargılama süresinde dolması halinde bile davanın reddi gerektiği belirtilmesine rağmen dava şartı yokluğuna dair tespit için gerekçe gösterilmeden talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, 27/03/2020 tarihli TPMK resmi duyurusuna göre "... Sınai mevzuatta belirtilen tüm süreler durdurulmuştur." Bu hususta tereddüt bulunmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayanılarak açılan davada aynı kanunda öngörülen sürenin durdurulduğuna dair resmi duyurunun kabul edilmemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,-davanın açıldığı tarih ... ve markanın tescil edildiği tarih 12/02/2016 ise de; 6769 sayılı Yasa(nın 9 (2) maddesine göre, kullanmama nedeniyle markanın iptali, ancak ve öncelikle haklı bir sebebin bulunmaması halinde mümkün olduğunu, 7244 sayılı Yasa'nın 1 ve 2., 7226 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesi, 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne paralel olarak 27/03/2020 tarihli TPMK resmi duyurusuna göre "... Sınai mevzuatta belirtilen tüm süreler durdurulmuştur." Hak düşürücü süreler pandemi nedeniyle resmen durdurulduğundan, sürelerin hesabında durdurulan sürelerin takvim yılına ilavesinin yasa gereği olduğunu, olağanüstü hallerin mücbir sebep olduğundan kuşku bulunmadığını, pandemi döneminin, müvekkilin kullanım için öngörülen beş yıllık süresinin içinde ve büyük kısmını teşkil ettiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yine 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 1, 5, 9. maddeleri de gözetilerek marka kullanımı için öngörülen beş yıllık sürede mücbir sebeplerin kapladığı zaman dilimi yaklaşık 34/60 ay, yani 3 yıl olduğunu, -Davacı'nın 05. sınıf yönünden tescilinin bulunmaması ile 03. sınıf yönünden ... 007 markasının da zaten tescil edilmiş olması karşısında dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, ... ibaresinin henüz davacı tarafından kullanılmadan çok önce tüm dünyaca bilinen en popüler LOL oyununda "..." bölümü ile kullanıldığı ile yine tüm dünyadaki ... ibaresinin markasal kullanımına dair belgelerle Mahkeme'nin, bilirkişilerin "davacının Türkiye'de tanınmışlığı konusunda yeterli delil bulunmadığı belirlemeleri" sonrası tespiti de davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, davanın açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu resmi verilerine göre Tanınmış Marka olan E.S.T. ...aleyhine açılan davada Davacının, ... markasını Türkiye'de kullandığını da ispat edemediğini, Davacı'nın 2007'de ve yine uyuşmazlık konusu marka ile aynı olan 03. sınıftan "..." markası tescilli olmasına rağmen bilirkişilerce "davacının Türkiye'de tanınmışlığı konusunda yeterli delil bulunmadığı" tespitleri ile Mahkeme'nin de haklı kanaatine göre davacının 2007 tarihli markasını Türkiye'de kullandığını ispat edememiş olması da göz ardı edilmemesi gerektiğini, yine 03. Sınıftan tescili var iken davacının müvekkilinin tesciline beş yıl süreyle sessiz kalması sonrası işbu davayı açmasının da markanın kullanılması amacını öngören 6769 sayılı yasanın amacına aykırı olduğunu, Davacı'nın 2020/99039 tescil numaralı ... 007 markasının 11. sınıf yönünden 27/08/2020’den itibaren SMK uyarınca marka tescil koruması altında olmasına rağmen 04/08/2015’den itibaren SMK uyarınca marka tescil koruması altında olan müvekkiline ait ... tescil numaralı ... markasının hem 03 hem de 05. sınıflar yönünden iptalinin hukuka aykırı olduğunu, yine 05. sınıftan hiç başvurusu bulunmayan ve tanınmış olmadığı bilirkişi raporuyla da belirtilen davacının ayrıca bu sınıf yönünden de iptal talebinde hukuki yarar bulunmadığını, salt "..." ibaresinin markasal kullanımı dahi, sınai mevzuata göre münhasıran bir kişiye mutlak hak/yetki vermediğini,-bilirkişi incelemesinde müvekkilinin talepleri karşılanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, Müvekkilinin duruşma günü teslim ettiği "..." marka ürün satış kayıtlarının gerçeğe uygunluğu, Satışlar gerçek ise ulaşılan ürün satış miktarının ne olduğu, satıcı firma reklamlarına konu edilip edilmediği de gözetilerek markanın kullanımında müvekkilinin ciddi olup olmadığının TPMK ürün satış miktarları yaklaşımı da baz alınarak değerlendirilmesi, Markanın tescilinden sonra ve olağanüstü haller/mücbir sebepler var ise bu zaman diliminde müvekkilin ilk defa kullandığı bir marka olup olmadığı, var ise bu ürünlerin kişisel temizlik ürünü dışında olup olmadığı, bu süre içinde herhangi bir parfüm çıkarılıp çıkarılmadığı, Pandemi sürecinde kişisel sağlık/toplum sağlığı yönünden hangi ürünlere daha ağırlık verildiği ve bu ürünlerin aynı pandemi sürecinde çıkarılan kişisel hijyen ürünü olmayan emtialara oranı, imalatı artan ürünün temel işlevinin temizlik olup olmadığı, "..." body splash ürününün piyasaya sürülüş kullanım amacı dikkate alınarak pandemi sürecinde kullanılması gerekli bir ürün olup olmadığı, kozmetik ürün olarak temizlik amacına mı koku verme/kokuları düzeltme/çekiciliği sağlama amacına mı uygun olduğu, Müvekkilinin ... marka body splash ürününün yapısal olarak kolonyalardan farklılık arz edip etmediği, çözelti veya emülsiyon olarak birbiriyle aynılık veya farklılık içerip içermediği, pandemi sürecinde kullanım miktarları yönünden farklılıklarının bulunup bulunmadığı, "007" ile "..." ibarelerinin birbirine baskınlığı, davacının sunduğu ürünlerde bu ibarelerden hangisinin ne oranda kullanıldığı, sözü edilen ve fragmanında "... 007" kaydı bulunan filmden önce "..." markasının (tanınmış marka iddiası kapsamında) dünyada başkalarınca yaygın bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı, Ülkemizde müvekkil marka dışında da "..." ibaresinin tescilli marka olarak kullanılıp kullanılmadığı, "..." ibaresinin sınai mevzuatta münhasıran bir kişiye mutlak hak/yetki verebilip veremeyeceği, davacının, müvekkilinin "..." marka başvurusunun Bülten'de ilanından sonra üç aylık süre içinde itirazının bulunup bulunmadığı, davacının rüçhan hakkı ile ilgili ülkemizde herhangi bir başvurusunun bulunup bulunmadığı, Davacının "..." olarak hak iddia ettiği/TPMK'ya başvuruda bulunduğu emtia sınıflarının neler olduğu, aynı ibareli dava açıldıktan sonra başvurusunun bulunup bulunmadığı, başvurusunun reddedilmiş olması halinde itiraz sürecinin ne zaman bittiği, davacı menşe ülkesinde (ABD) "..." marka başvurularının bulunup bulunmadığı ve faal "..." markası var ise bu markaların sayısı, dava açma, hükümsüzlüğü ileri sürme tarihleri ile müvekkilinin ... marka başvuru ve tescil tarihleri gözetildiğinde, durdurulan 95 günlük sürenin eklenmesiyle beş yıllık sürenin ne zaman dolmuş sayılacağı, hususlarının tartışılmadığını, -Yerel Mahkeme kararının gerekçesinde belirtilenin aksine ekte sundukları belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket emtialarının satış rakamları ciddi kullanım kriterlerinin kat be kat üstünde olduğunu, esasen davacı tarafından dava konusu markanın Türkiye'de kullanılmadığını, buna rağmen bu markaya ciddi anlamda yatırım yapan ve Türkiye'nin yüzyıllık değeri olan müvekkili şirketin mağdur edilmesini anlayamadıklarını, Türkiye'de karantina koşullarının gevşetilmesiyle birlikte müvekkilinin çok kısa bir süre içinde tüm Türkiye çapında oldukça yüksek satış rakamlarına ulaştığını, 2021 yılında müvekkili şirketin toptan ve e-ticaret olarak gerçekleştirdiği ... body splash satışlarının ekte olduğunu, 2021 yılında ...'de karma koli body splash satışları da olduğunu, karma kolilerin içindeki ... body splashları da saydıklarında tüm müşteriler dahil 34.488 adet olduğunu, bilirkişilerce de tespit edilen bu satışların müvekkilinin marka kullanımındaki ciddiyetini gösterdiğini, pandemi nedeniyle ... markasıyla parfüm veya başka ad altında bir parfüm ürünü piyasaya sürülemediğini, hijyen ürünlerine tarihte görülmemiş bir ihtiyaç nedeniyle kamu yararı gözetilerek pandemi döneminde sadece bu ürünlere yönelinmek zorunda kalındığını,-6769 sayılı Yasanın, müvekkilinin 04/08/2015 tarihli "..." marka başvurusu ve 12/02/2016 tarihli tescilden sonra 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu Yasa yürürlüğe girmeden markanın beş yıllık kullanım mecburiyetine dair hiç bir düzenleme mevcut olmadığını, Mahkemece de tanınmış marka olmadığı kabul edilen davacının veya üçüncü kişilerin 6769 sayılı Yasa kabulüne göre salt ... ibaresinin kullanımı yasaklamasının haklı olmadığını, -hak düşürücü süreler yasalarla açıkça durdurulduğundan ve markalarla ilgili tek yetkili kurum olan Türk Patent ve Marka Kurumu'nca 6769 sayılı Kanun'da belirtilen tüm sürelerin durdurulduğu açıkça ve resmen ilan edildiğinden beş yıllık süre dolmadan dava açıldığını, bilirkişi rapor'unda da belirtildiği üzere 46.026 adet dava konusu müvekkili ... markasına ait ürün satışı kullanımının ciddi olduğunu açıkça gösterdiğini kararın aleyhe olan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; 6769 sayılı Kanunun Meclis tarafından kabul tarihinin 22 Aralık 2016 olmasından ötürü kanun koyucunun amacının geçmişe etkili olacak biçimde kullanmama nedeniyle markanın iptalini öngördüğünü, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce yürürlük konusunda öngörülemeyen Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması gerektiğini ortaya koyarak, ihtilafın konusu markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ve Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin markanın iptal edilmesini yönündeki kararını kesin olarak oy birliği ile onadığını, davalının iddialarının aksine dava şartı noksanı bulunmadığı ve işbu davanın usul ve yasaya uygun olarak süresi içerisinde açıldığının açık olduğunu, davalı her ne kadar 7226 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi uyarınca yasal sürelerin durdurulduğunu ve dolayısıyla davalı için SMK’da öngörülen beş yıllık sürenin de 95 gün süreyle durduğunu ve dolayısıyla beş yıllık dava açma süresinin dolmadığını iddia etse de, doktrinde kabul edilen görüş uyarınca kullanmama sebebiyle öngörülen hoşgörü süreleri bakımından 7226 sayılı Kanun Geçici m. 1’in uygulama alanı bulmayacağı belirtildiğini, Davacı müvekkilinin 09.07.2020 tarihinde ... nezdinde 03. Sınıf için 2020/77221 numaralı marka başvurusunu dosyalamış olup, işbu marka davalı adına kayıtlı marka sebebiyle 03. Sınıf için kısmen reddedildiğini, bu meyanda, davalı taraf gerçek hak sahipliği müvekkili olan ... markasını kendi adına haksız olarak tescil ettirmekle kalmayıp, aynı zamanda anılan markayı kullanmayarak, sicili yersiz yere işgal ederek, müvekkilinin markasını tescil ettirmesine engel teşkil ettiğini, anılan davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, davacı müvekkili şirketin, ... markasının yaratıcısı ve tek gerçek sahibi olduğunu, 2012 yılına dayandığını, ... film serisinin ve dahi .../... 007 filminin yapımcısı olan müvekkilinin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa (FSEK) göre ... filminin TÜM telif hakları bakımından eser sahibi olduğunu, Türkiye’de Bern Sözleşmesine ve ilgili ulusal kanun olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu göre eser kapsamına girdiği sürece korumadan yararlanacağını, ... markasının tanınmışlığı ve müvekkilinin hakları, bu davaya konu ve davalı şirket adına 2015/64400 sayı ile tescilli ... markasının varlığına tarafından tehdit edildiğini, davalının iddialarının “haklı sebep” oluşturmadığını, SMK m. 9 uyarınca eğer markanın kullanılmaması haklı bir sebebe dayanıyor ise, bu durumda markanın kullanılmamasından dolayı iptaline karar verilmeyeceğini, her “yasal ve bürokratik engel” kullanmama için haklı bir neden oluşturmayacağını, Davalının iddiasının tam tersine, davalı yanın her yıl büyüyen ve kendisini sektörünün lider firması olarak tanıtan, bunu reklam filmlerinde vurgulayan ve özellikle pandemi sürecinde kolonya vb ürün satışlarının artmasıyla da ekonomik faaliyetleri sekteye uğramak bir yana bu süreci karlı olarak geçiren firmalar arasında olduğunu, geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen işyerleri arasında davalının faaliyet alanı sayılmadığını, 28.04.2020 tarihinde yayınlanan genelge uyarınca yukarıda sayılan madde aynen tekrarlanmış ve madde 2/ i bendi uyarınca kolonya üretimi başta olmak üzere hijyen malzemeleri ile bu malzemelerin üretimi için ihtiyaç duyulacak hammaddelerin üretiminin yapıldığı tesisler faaliyetlerine devam edecek işyerleri arasında sayıldığını, bu dönemde piyasaya pek çok yeni ürün sürdüğünü, davalı tarafından istinaf talebinde sunulan dava tarihinden sonra kesilen faturaların inceleme dışı bırakılması gerektiğini, Davalı tarafın, İstinaf dilekçesi ekinde, dava açılma tarihi olan tarihinden sonrasına ait ... ... A.Ş.’na kesilmiş 23.08.2021- 22.12.2021 tarihleri arasında faturaları sunduğunu, anılan faturalar dava açılma tarihinden sonrasına ait olup, yargılamaya esas teşkil edilmesinin mümkün olmadığını, anılan listelerin kullanıma delil teşkil etmeyeceğini, bir markanın tanınmış kabul edilebilmesi için TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescil edilmesinin bir zorunluluk olmadığını, Müvekkili şirketin film ve eğlence sektörünün en önde gelen holding şirketlerinden biri olup ...tarafından dünyanın en çok bilinen ajanının konu edildiği ... 007 film serisinin ilk filmi olan Dr. No filminin vizyona girmesiyle beraber 1962 senesinde tam 58 sene önce kurulduğunu, İngiltere kökenli olan müvekkili şirketin Bond filmlerine ait tüm marka haklarının tek ve gerçek sahibi olduğunu, ... film serisinin ve dahi .../... 007 filminin TÜM telif ve marka hakları bakımından sahibi ve yapımcısı olan eser sahibinin müvekkili olduğunu, Müvekkiline ait ... markasının WIPO üzerinden yapılan inceleme neticesinde görüldüğü üzere Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa Birliği’ndeki tüm ülkelerde 3. sınıfta yer alan mallar da dahil olmak üzere tescilli olduğunu, Müvekkilinin ... markası üzerinde uzun süreli ve yaygın kullanımı ile tanınmışlığına dayalı olarak kazanılmış hakkı ve gerçek hak sahipliği mevcut olduğunu,davalının işbu davaya konu marka tescilini elinde bulundurma hususunda ısrarcı olması ise başlı başına kötü niyetin ispatı niteliğinde olduğunu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Davalı adına 2015/64400 "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle tüm mallar bakımından iptali , bu talep kabul edilmediği taktirde davacı markasının tanınmış olması , davalının kötü niyetli olarak markayı tescil ettirdiği iddiası kapsamında markanın hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.Bilirkişiler ... 27/06/2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ; Davalıya ait 2015 64400 tescil nodlu markanın, tescilli olduğu sınıflar açısından markanın kullanımını gösterir herhangi bir delilin dosya içinde yer almadığı ve mali inceleme ile tespit edilemediği, markanın, yasanın aradığı anlamda ciddi ve kesintisiz biçimde, Pazar payı yaratacak şekilde kullanımının bulunmadığı, kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin şartların mevcut olduğunun tespit edilmiş olduğunu, heyetçe tespit edilen hususların değerlendirilmesi ve dava konusu markanın iptali hususunda SMK m.6/4 kapsamında davacı markasının Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğuna dair yeterli bilgi belge dosya içinde yer almadığından bu konuda bir değerlendirme yapma imkanı olamadığını, mevcut delil durumuna göre, SMK m.6/5 kapsamında Davacının Türkiye'de belli bir tanınmışlık seviyesine ulaşmış olduğunu göstermesi açısından, yeterli bilgi/belge dosya içinde yer almadığından bu konuda bir değerlendirme yapma imkanı olamadığı, mevcut delil durumuna göre, SMK m:6/9 kapsamında Davalının, davacı markasının esas ve ayırtedici unsuru olan “...” ibaresini”, “...” şeklinde tescil ettirmesinin, “ilgili markanın özgünlüğü, ayırtediciliği, markanın piyasadaki konumu ve bilinirliği, tarafların faaliyet alanları” hususları dikkate alınarak, kötüniyetli olup olmadığı hususundaki takdir, tamamen hukuki bir nitelendirmeyi gerektirdiğinden, dava konusu markanın tescilinin, “kötüniyetli tescil”olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.Bilirkişiler ... 'ün 10/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında; Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aynen geçerli olduğunu bildirmişlerdir. Davalı tarafça pandemi nedeniyle sürelerin durduğu ileri sürülmüş olup, yasal düzenlemeler dikkate alındığında pandemi döneminde bütün sürelerin durduğundan bahsedilemeyeceği, kullanmama nedeniyle iptal nedeniyle ilgili sürenin devam eden süre niteliğinde olduğu, durması öngörülen süreler hak sahibinin, öngörülen süre içinde yargı yoluna başvurmasının gerekliliği durumunda gündeme geleceğinden ve kullanmamaya ilişkin sürenin 5 yıl içinde hiç markanın kullanılmamasına ilişkin olduğundan, bu süreler bakımından 7226 sayılı Kanun Geçici madde 1’in uygulama alanı bulmayacağı ve bu sürelerin durmasından bahsedilemeyeceği kullanmama nedeniyle iptal yönünden durmanın söz konusu olmadığı bu konudaki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir düzenlemesi yer almaktadır.6769 Sayılı SMK'nın 9. Maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Mülga 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin gerekçeli kararın 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanması ile 6769 Sayılı SMK'nın 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, 10/01/2017 tarihinden sonra açılan iptal davalarında, 5 yıllık sürenin hesabında aradaki bu günlük 4 günlük boşluk nedeni ile 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğünden önceki dönemde geçen sürenin de hesaba katılması gerekir. Zira 06/01/2017 tarihine kadar markanın kullanılmamasının bir yasal yaptırımı mevcuttur ve marka sahipleri de bunu bilmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 5/c maddesi ile ... Anlaşmasının 19. Maddesinde de, markanın kullanılması koşulu düzenlenmektedir. Her ne kadar 6769 Sayılı kanunda, bir geçici madde ile 4 günlük boşlukla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 06/01/2017 tarihinden önceki kullanmama sürelerinin yok sayılması mümkün değildir. Sonuçta halen yürürlükteki yasal düzenlemeye göre tescilden itibaren 5 yıl kullanılmayan marka iptal edilir. SMK'nın 26. Maddesinin SMK önceki dönemde tescil edilmiş, fakat kullanılmayan markalar yönünden de uygulanması, kanunların geçmişe yürümeme ilkesine de aykırı değildir. Zira geçmişe etki yasağı mutlak olmayıp, hak sahiplerinin belirli bir hukuki duruma olan güveni objektif olarak haklı ise geçmişe etki yasağından söz edilemez. (Bakınız Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, S.983 vd) Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2020 tarih ve 2020/1133 Esas 2020/5023 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.6769 sayılı SMK 26/2 bendine göre, iptal davasını ilgili kişi açabileceğinden, davacının Marka Nice Sınıfları 2020/ 77222 ... 007 03/ 09/ 14/ 16/18/ 25/ 28/ 38/ 41 2020/77221 ... 03/ 09/ 14/ 16/18/ 25/ 28/ 38/ 41 2020/99039 ... markalarının sahibi olduğu, ilgili kişi sıfatı ile dava açabileceğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.Davalının kolonya vb. ürünlerin üretimi konusunda faaliyet gösterdiği, davanın 08/04/2021 tarihinde açıldığı, davalı tarafından sunulu faturalar incelendiğinde, sunulan faturaların dava tarihinden sonraya ait olduğu, 2021 yılında ...'de karma koli body splash satışlarının 23.08.2021'den sonraya ait olduğu, değerlendirmeye alınmamasında aykırılık bulunmadığı, davalının pandemi dönemi iş yapılamadığı iddiasının sektörel olarak etkilenmeyen iş kolu olması nedeniyle dinlenemeyeceği, ...tescil numaralı “...” markasının evveliyatla 5 yıldır kesintisiz olarak kullanılmamasından ve bu kullanmamanın da haklı bir sebebe dayanmamasından ötürü iptaline hükmedilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmıştırSonuç olarak, kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, Davalının İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih ve 2021/118 E., 2023/66 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025