İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin eczacı olduğunu, davalı ... tarafından müvekkil aleyhine Bakırköy 5. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin dayanağı olan belgenin daha evvel aynı alacaklının İstanbul 23. İcra Dairesi'nin …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1514 Esas KARAR NO : 2026/22 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2023 NUMARASI : 2022/357 E. - 2023/775 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin eczacı olduğunu, davalı ... tarafından müvekkil aleyhine Bakırköy 5. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin dayanağı olan belgenin daha evvel aynı alacaklının İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yer alan takibe dayanak belgesi olduğunu, bu belgeye karşı müvekkil tarafından açılan davada İstanbul 6. İcra Mahkemesi'nin 2020/691 esas ve 2020/961 Karar sayılı kararı ile belgenin düzenleme yerinin olmaması sebebiyle kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, zira takibi konu kağıtta ; ödeme günü , ödeme yeri, düzenleme yeri, vade tarihi, malen/ nakten kaydı, yazıya vade, ihtilaf vuku belirtilmediğini, tüm bu sebeplerden dolayı şikayet yoluna başvurulduğunu ve takibin iptal edildiğini, İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu belgenin Uyap kayıtları celp edildiğinde iş bu şikayete konu belge ile çıplak göz kontrolünde dahi " üsküdar" yazısının iptal edilen , kambiyo vasfı olmayan belgeye sonradan yazılmak suretiyle kambiyo vasfı kazandırılmaya çalışıldığının görülebileceğini iptal edilen bege sureti ve İstanbul 6. İcra Mahkemesi'nin 2020/691 Esas ve 2020/961 karar sayılı ilamının ek -1 de yer aldığını, 11.01.2021 tarihinde ... vekili Av. ... tarafından takip dayanağı belge icra dosyasına dilekçe verilmek sureti ile iade alındığını, davalının arka sayfasında İstanbul 23. İcra Dairesi'nin kaşesi bulunan senedin düzenleme yerini "üsküdar" olarak doldurmuş kambiyo vasfı olmayan belgeye suç işlemek kaydıyla senet vasfı kazandırmış olduğu ve Bakırköy 5. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haczi yoluyla takip başlattığını, müvekkilin UETS sistemine hakim olmadığı için itiraz sürelerini kaçırdığını, Bakırköy 5. İcra Dairesi ... sayılı dosyasında yapılan takibin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini aksi kanaatte mahkemenizce uygun görülecek teminat-teminat mektubunun dosyaya sunulmasına müteakip takibin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, 1 Nolu talebimizin kabul edilmemesi halinde; mahkemenizce tensip buyrulacak uygun bir teminat-teminat mektubu karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini; Bakırköy 5. İcra Dairesi ... sayılı dosyasıyla yapılan kambiyo takibinde dayanak belgenin sahtecilik/dolandırıcılık sonucu kambiyo vasfına büründüğü ve kambiyo vasfını haiz olmadığının belirlenmesi nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine; Davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senetteki düzenleme yerinin senedin ilk halinde mevcut olmadığını, senedin bu hali ile daha önce icraya konu edilmesine karşın o tarihte senedin kambiyo vasfı taşımadığından bahisle icra mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verildiğini, bu davaya konu icra takibinin ise daha önce icra hukuk mahkemesi tarafından kambiyo vasfı taşımadığına karar verilen bonoda düzenleme yeri doldurulmak suretiyle tekrar icraya konu edildiği, bu nedenle de kambiyo vasfı bulunmaması nedeniyle mahkemeden müvekkilime borcu olmadığının tespit edilmesini talep ettiği görülmediğini, ancak davacı tarafından dava dilekçesinin hiç bir yerinde veya daha önce icra mahkemeleri huzurunda ikame ettiği davalarda; müvekkilimin güncel durumda hamili olduğu senetteki imza inkar olunmamış, senetteki bedel kısmına ilişkin herhangi bir tahrifat iddiasında bulunulmamış ve senede istinaden herhangi bir ödeme yapıldığına dair belge sunulmadığını, dolayısı ile davacının müvekkilime borcunun olmadığı yönünde bir tespit yapılabilmesi dosya kapsamında mümkün olmadığını, ayrıca, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü daha önce senedin kambiyo vasfı nedeniyle takibin iptaline karar verilmiş olması hususu da tamamen takip hukuku alanında kalmakta olan bir olgu olup, davacının müvekkile borçlu olup olmadığı yönünde maddi anlamda bir kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, menfi tespit davaları da niteliği itibariyle alacak konusu olduğunu iddia ettikleri senedin kambiyo vasfına sahip olup olmadığından ve senedin daha önce geçirdiği iddia olunan aşamalardan ziyade, taraflar arasında mevcut bir borç ilişkisi bulunup bulunmadığı ile ilgilenmekte olup, bu yönü ile maddi anlamda hüküm ve sonuç doğuran davalar olduğunu, davacının dava dilekçesinin hiç bir yerinde dava konusu bononun taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasında bulunmadığını belirtmek istediklerini, davanın reddi ile davacının dava konusu 10.000 Dolar bedelli senet nedeniyle müvekkile borçlu olduğunun tespitine, davacının alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Somut olay incelendiğinde; ispat yükü üzerinde olan davacı senette tahrifat yapıldığını senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği ispat edememiştir. Dava konusu senet hakkında tahrifattan kaynaklı soruşturmada kovuşturmaya yer oymadığına dair karar verildiği, davalının soruşturma dosyasındaki beyanında dava konusu edilen senedin davacı tarafından borcuna karşılık verildiğini beyan etmiş olup davacının ise senedin sahte olarak düzenlendiğine ilişkin iddiasına yönelik ispat vasıtası getiremediği anlaşılmakla davacının delilleri arasında yer alan yemin HMK 225. maddesi gereği hatırlatılmış ve verilen kesin süre içerisinde sunulan yemin metnine göre davalı, senedin üzerinde tahrifat yapılmadığına, senedin davacı borçlu tarafından borcuna karşılık verildiğine dair yemin etmiştir. Bu doğrultuda davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış olup Davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -davanın açılma sebebi olan Bakırköy 5. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyada takibe dayanak sözde senet (tahrifata uğramış belge) daha öncesinde yine davalı ... tarafından İstanbul 23. İcra Daire'sinin ... E. Numaralı dosyası ile takibe konulduğunu, yapmış oldukları itirazlar neticesinde İstanbul 6. İcra Mahkemesi 2020/961 E. Numaralı dosya ile görülen davada işbu davaya da konu olan sözde senedin kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesi ile İstanbul 23. İcra Daire ... E. Numaralı takibin iptal edildiğini, bu karar ile söz konusu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığının mahkeme kararı ile tespit edildiğini, ardından 11.01.2021 tarihinde davalı ... vekili Av. ... tarafından İstanbul 23. İcra Dairesi ... numaralı dosyaya dilekçe verilerek söz konusu senedin teslim alındığını, söz konusu belgenin İstanbul 23. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasına sunulduğu hali ile huzurdaki davanın açılmasına konu Bakırköy 5. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasına sunulduğu hali arasında çıplak gözle görülecek farklılıklar mevcut olduğunu, İstanbul 23. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında UYAP kayıtları incelendiğinde takibe dayanak belge kısmında senet üzerinde ÜSKÜDAR yazısının olmadığının açıkça görüldüğünü, ilk derece mahkemesinin işbu yazılı delilleri yok saydığını, Bakırköy 5. İcra Dairesi ... numaralı dosyaya sunulan senet üzerinde (arka sayfasında) İstanbul 23. İcra Dairesinin dosya numarası da yazılı kaşesi bulunduğunu, bu durumun açıkça davalı tarafın İstanbul 23. İcra Dairesine sunulan senedin kambiyo vasfı taşımaması sonucunda iptal edilen takip sonucu senedin alınarak tahrifatta bulunarak düzenlenme yerini "üsküdar" olarak doldurmak suretiyle söz konusu senede kambiyo vasfı kazandırmaya çalıştığını kanıtladığını, kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına bağlı olan senetler olduğunu, İstanbul 23. İcra Dairesinin ... numaralı dosyasına sunulan belgede düzenlenme yerinin bulunmaması sebebiyle İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/691 E. Numaralı dosyada, söz konusu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmaması sebebiyle takibin iptal edilmesi takibe dayanak olarak gösterilen belgenin aslının TTK madde 776 gereğince kambiyo senedi vasfı taşımadığını kanıtladığını, üzerinde İstanbul 23. İcra Dairesi ve .. ESAS ... kaşesi bulunması sebebiyle aynı belge olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığını, davalı tarafça İstanbul 23. İcra Dairesinde başlatılan takipte takibin dayanak evrakın kambiyo senedi vasfı taşımaması sebebiyle iptal edilmesinin ardından söz konusu adi senedi icraya koymak yerine senet üzerinde tahrifatta bulunarak senede kambiyo senedi vasfı kazandırmaya çalışmasının açıkça davalı tarafın müvekkilline zarar vermek istediğini ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması sebebiyle, senedin ortaya çıktığı sözleşmeden bağımsız bir borç içermesi hasebiyle, borçlu tarafın borcun doğumuna ilişkin defileri ileri süremediğini, ancak adi senetle başlatılacak olan icra takibinde asıl sözleşme veya borç ilişkisinin önem arz etmesi sebebiyle, ortada bir borç olmaması nedeniyle borcun varlılığını ispat edemeyecek olan davalı taraf söz konusu senette kötü niyetli olarak tahrifat yaparak, işbu belgeye kambiyo senedi vasfı kazandırmaya çalıştığını,-davalı tarafça iş bu huzurdaki dava derdest iken söz konusu senede ilişkin olarak talepleri doğrultusunda Bakırköy 17. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile senet zamanaşımı nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiği için ilamsız icra takibi başlatıldığını, itirazlar neticesinde takip durdurulduğunu, akabinde kötüniyetli takip alacaklısı Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/428 esas sayılı dosyası ile davaya konu senedi delil göstermek suretiyle itirazın kaldırılması davası ikame ettiğini ve davanın derdest olduğunu, takibin durdurulmuş ve itirazın kaldırılması davası ikame edilmiş iken dahi kötüniyetini gizleyemeyen takip alacaklısının, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 26/07/2023 tarihinde 2023/210 D. İş sayılı dosya ve 2023/213 K. Numaralı ilam ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, 17/08/2023 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davalı müvekkilinin ticari mahvına sebep olabilmek, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyebilmek adına kötü niyetli olarak ihtiyati haciz tedbir talebinde bulunduğunu,-işbu sözde senedin dolandırıcılık ve sahtecilik sonucu elde edildiğine ilişkin olarak savılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar için, kanun yararına bozma başvurusu yapıldığını, bekletici mesele yapılması gerektiğini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmeye devam ederken, takibe dayanak belge davalıların sonradan tahrifat yaparak kambiyo senedi vasfı kazandırılan sözde kambiyo senedinin zaman aşımına uğradığını, takibe dayanak belgenin 17.08.2019 vade tarihli olduğunu, vade tarihinden itibaren 3 yıl geçmesi ile zaman aşımına uğrayacağını, her ne kadar davalı taraf kambiyo senetlerine özgü takip talebi ile ilamsız takip başlatarak zaman aşımı için süreyi durdurmuş olarak görünse de İİK madde 58/3'te yapılan "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" şeklindeki emredici hüküm gereği takibi TÜRK LİRASI üzerinden başlatması gerekmesine rağmen, İİK' nın emredici hükümlerine ayrık olarak Bakırköy 5. İcra Dairesi ... numaralı dosyasında yer alan 10.03.2022 tarihli takip talebinde açıkça görüleceği üzere DOLAR para birimi üzerinden talepte bulunulduğunu ve icra dairesince ödeme emri DOLAR para birimi üzerinden müvekkile tebliğ edildiğini, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak yapılan işbu takibin yok hükmünde olması hasebiyle zaman aşımı kesilmemiş olup, 17.08.22019 vade tarihli dava konusu senedin zaman aşımı dolduğunu, dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde iddia ettikleri tahrifatın yazılı delille ispatının yapıldığını ve karşı tarafın objektif olarak kötü niyetli ve müvekkilinin zararına hareket ettiğinin açıkça görüleceğini, davaya konu senedin zaman aşımına uğramış olduğundan da davanın kabulü gerektiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle;-lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ve lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin Yargıtay içtihatları uyarınca karar tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanması gerekirken dava tarihindeki döviz kuru üzerimden hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, -davacının 18/04/2023 tarihli dilekçesi ile (sisteme kayıt tarihi 08/05/2023) yemin deliline dayanarak yemin metni sunmuş olduğunu, karar duruşmasında ise yerel mahkemece davacının sunduğu yemin metni doğrultusunda müvekkiline yemin verdirmiş olduğunu, davacının yemin teklif ettiğini ve uyuşmazlığın yemin ile çözüme kesin olarak kavuşmuş olduğundan söz etmediğini, Davacının dilekçesinin hiçbir yerinde dava konusu bononun taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasında bulunmadığını, senetteki imza dışındaki unsurların sonradan doldurulması senedin geçersiz hale getirmeyeceğini, bu unsurların aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, Davacının takibe konu bononun düzenleme yerinin sonradan doldurduğu yönünde bir iddiası olsa da, sonradan doldurulduğu iddia olunan düzenleme yerinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönünde bir iddiası dahi bulunmadığını, davacının dava konusu senetteki düzenleme yerinin sonradan doldurulduğu iddiasının sabit olduğu kabul olunsa ve yemin ile ilgili durum görmezden gelinse dahi, 10.000 dolar bedelin ilgili kişiye ödeneceği hususunda kayıtsız şartsız bir borç ikrarında bulunan davacının, yetkili hamil olan müvekkiline borçlu olduğunun kabulü gerektiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/41645 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden "...şüphelilerin dolandırıcılık suçu yönünden herhangi fiil ve eylemlerine rastlanılmadığı, resmi belgede sahtecilik yönünden ise söz konusu evraktaki bilgileri kendilerinin doldurmadığının ortada olduğu, tüm bu gerekçelerle müsnet suçlara ilişkin şüphelilerin bir dahlinin olmadığı..." şeklinde tespitlerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği 2022/4507 D.iş sayılı dosyası üzerinden " Cumhuriyet Başsavcılığının kararının gerekçesinin, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine uygun olduğu, soruşturmanın genişletilmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karara yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir."şeklindeki tespitleri ile huzurdaki davada davacının dayanmış olduğu sahtecilik iddiasını boşa çıkardığını, müvekkilinin alacağına konu 17.08.2019 tarihinden itibaren başlayan 3 yıllık zamanaşımı süresinin taraflarınca verilen 26/04/2022 tarihli cevap dilekçesi ile kesilmiş olduğunu, dolayısı ile de aynı içtihat doğrultusunda zamanaşımı süresinin işbu dava kesinletikten sonra işlemeye başlayacağını, davacının senedin kambiyo vasfı olmadığı yönündeki iddiaları doğru kabul edilse dahi, yukarıda belirtilen içtihat göz önünde bulundurulduğunda söz konusu senedin 10 yıllık zamanaşımına tabi olması gerektiğini,-cevap dilekçelerinde talep ettikleri ve 19/04/2022 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile %15 teminat karşılığında "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine" karar verilmiş olmasına ve teminatın yatırılması üzerine 20/04/2022 tarihinde bu kararın icrasına yönelik müzekkere yazılarak, müvekkilinin alacağını almasına engel olmasına rağmen icra inkar tazminatı taleplerinin esası hakkında hiçbir hususa yer verilmediğini, süresinde HMK m. 305A uyarınca "hükmün tamamlanması" dilekçesi verilerek icra inkar tazminatının esası hakkında karar verilmesinin talep edildiğini, yerel mahkemenin 17/08/2023 tarihli ek kararı ile ve "kanunda açıkça taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez şeklindeki hüküm uyarınca ve taleplerin istinaf kanun yolu incelemesine tabi olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki hukuka aykırı gerekçesi ile reddedildiğini, yerel mahkemece hükmün tamamlanması talepleri için özel düzenleme olan HMK m. 305A'nın uygulanması gerekmekte olup, HMK m. 305/2'nin bu hükmü ilga etmekte olduğu gibi bir anlama gelen gerekçe ile taleplerinin reddine karar vermesinin, hukuk tekniği ile bağdaşmadığını, İİK m. 72/4 gereği icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini,-Yargıtay uygulaması uyarınca, döviz cinsinden alacaklarda, mahkemenin hükmedeceği vekalet ücretinin dava tarihindeki kur üzerinden değil karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davalının fiiline ilişki olarak yaptıkları şikayet neticesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "KYOK" verilmiş olsa da CMK kapsamında taraflarınca tanınmış olan Kanun Yararına Bozma başvurularının yazılı deliller de göz önünde bulundurulduğunda "kanun yararına bozma" kararının verilmesinin muhtemel olduğunu, davalı taraf her ne kadar uyuşmazlığa konu senet üzerindeki düzenlenme yerini senedi tahrif ederek "üsküdar" olarak kendisini doldurmadığı hususunda yemin vermiş olsa da, Av. ... tarafından İstanbul 23. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasından alınan senet müvekkilinin hiçbir şekilde eline geçmeksizin üzerine düzenlenme yeri "üsküdar" yazılarak tekrar senedin tekrar icraya konulması esnasında senet üzerinde tahrifat yapılmamış olmasının imkansız olduğunu, İstanbul 23. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasına ve Bakırköy 5. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasına sunulan hallerinin tarafımızca mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen, yazılı delillerle çelişen davalı tarafça yapılan yeminin hiçbir hükmü bulunmadığını, davalı tarafından iddia edilen borcun kaynağının tahrifat yapılarak elde edilen bir kambiyo senedi olduğunu, Davaya konu Bakırköy 5. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosya incelendiğinde takibe dayanak belgenin 17.08.2019 vade tarihli olduğu açıkça görülmesi karşı davalı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2011/23601 E ve 2011/19493 K. Sayılı ilamını esas alarak zaman aşımının kesildiğini iddia etmişse de, işbu karar incelendiğinde söz konusu zaman aşımının kesilmesinin dosyada işlem yapılmasına ilişkin zaman aşımı olup, senede bağlı borcun talep edilebilmesine ilişkin bir zaman aşımı olmadığının açıkça görüleceğini,davalı taraf hükmün tamamlanmasını değil hükmün tavzihini istediğini, söz konusu senedin tahrifat sonucu elde edilen bir kambiyo senedi olduğuna ilişkin açmış oldukları menfi tespit davasında dolar kuru üzerinden hesaplanarak vekalet ücreti hesaplanması talebinin açıkça yasaya ve yargı içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, Davacı tarafın her ne kadar İnkar Tazminatı talebinde bulunmuş olsa da, taraflarınca söz konusu Bakırköy 5. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyasına yapılan itirazın, yazılı delillere ve mahkeme ilamlarına (İstanbul 6. İcra Mahkemesi'nin 2020/691 Esas ve 2020/961 Karar sayılı ilamı) dayanan bir itiraz olup, sözde borcun sürüncemede bırakılması amacını taşımadığını davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Dava konusu senet üzerinde tahrifat suretiyle düzenleme yapılarak kambiyo vasfı olmayan belgeye senet vasfı kazandırmak suretiyle Bakırköy 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin durdurularak hacizlerin kaldırılması ve davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Somut olayda, Davacı tarafça, senetteki düzenleme yerinin senedin ilk halinde mevcut olmadığının, senedin bu hali ile daha önce icraya konu edilmesine karşın o tarihte senedin kambiyo vasfı taşımadığından bahisle icra mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verildiğinin, bu davaya konu icra takibinin ise daha önce icra hukuk mahkemesi tarafından kambiyo vasfı taşımadığına karar verilen bonoda düzenleme yeri doldurulmak suretiyle tekrar icraya konu edildiğinin, bu nedenle de kambiyo vasfı bulunmaması nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, senedin kambiyo vasfı nedeniyle takibin iptaline karar verilmiş olmasının takip hukuku ilişkin olduğundan maddi anlamda bir kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, senetteki tahrifat iddiasının İstanbul 23. İcra Dairesinin ... numaralı dosyasına sunulan belgede düzenlenme yerinin bulunmaması sebebiyle İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/691 E. Numaralı dosyada, söz konusu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmaması sebebiyle takibin iptal edilmesi takibe dayanak olarak gösterilen belgenin aslının TTK madde 776 gereğince kambiyo senedi vasfı taşımadığını kanıtladığı, bu kararın kesin hüküm taşımamakla birlikte delil olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Somut olaya tatbiki gereken 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması zorunludur. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır. Senette bulunması zorunlu olan düzenlenme yeri ve düzenleyenin adresi, senedi düzenleyen için gerekli olup TTK'nın 702. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hâli dâhi yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermeyecektir. Nitekim dava konusu senette tanzim yerinin sonradan tahrif edilerek doldurulduğu, buna göre TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre, takibe dayanak kılınan bono, düzenleme yeri olmaması sebebiyle kambiyo senedi vasfına haiz değilse de, borç ikrarına havi adi yazılı senet niteliğinde olup, lehtar ... tarafından ...'ye temlik edildiği, şahşi defilerin ...'ye karşı ileri sürülebileceği, senetteki imza davacı tarafından inkar edilmemiş olmakla, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bu senedi hükümden düşürecek delillerin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından sunulması gerektiği, aksi taktirde takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilemeyeceği, konusu suç teşkil etmesi nedeniyle yemin deliline de dayanılamayacağı, ispat yükü davalıda olup, davalının delilleri toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle, davacı istinaf isteminin kabulüne, davalının istinaf istemi konusunda bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ'ne, davalı istinaf isteminin değerlendirilmesine bu aşamada yer olmadığına, 2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2022/357 E. 2023/775 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026