İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 75 yaşında eşi ölmüş, yalnız yaşayan bir kadın olduğunu, muris eşi ...'tan müvekkiline ve iki kızı ve oğluna çok sayıda değerli hisseli taşınmaz ile iki adet villa olduğunu, oğlu... miras hukuku kapsamında bu villaların kendisine ait olduğu iddiası ile B…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1079 KARAR NO : 2025/1665 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/04/2023 NUMARASI : 2021/866 E. - 2023/396 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 75 yaşında eşi ölmüş, yalnız yaşayan bir kadın olduğunu, muris eşi ...'tan müvekkiline ve iki kızı ve oğluna çok sayıda değerli hisseli taşınmaz ile iki adet villa olduğunu, oğlu... miras hukuku kapsamında bu villaların kendisine ait olduğu iddiası ile Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/522 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkilinin uzun zamandır Antalya'da kızı ...ile birlikte yaşadığını, davalının müvekkili aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, müvekkilinin mal varlığı olduğunu, borcunun olmadığını, icra takibine dayanak senedin bilinen format senet olmayıp imza üzerine doldurma imkanı tanıyacak şekilde düz beyaz kağıt olduğunu, icra dosyasında bir yıl süreyle müvekkilinin çokça bulunan diğer mal varlıklarına değil de sadece oğlu... ile miras husumeti yaşadığı villalara konulduğunu, şüpheleri belirli noktalara çekmekte ve bu icra dosyasının açık bir dolandırıcılık teşebbüsü olduğunu gösterdiğini, bu konuda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/31757 soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, senet haline getirilmeye çalışılan beyaz kağıdın imzalardan biri kesinlikte müvekkiline ait olmadığını, bu durumun Adli Tıp'tan alınan 08/07/2021 tarih 2021/15 sayılı raporda tespit edildiğini beyan ederek, öncelikle Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının İİK 72 ve HMK 209/1maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkilinin Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada borçlu olmadığının tespitini, söz konusu senedin iptali ile icra takibinin durdurulmasını ve iptalini, takibe esas senet ağır kusurlu ve kötü niyetli takibe konulmuş olduğundan, karşı taraf hakkında hakkında alacağın %10'u tutarında para cezasına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun icra takibinden takip kesinleştikten sonra haberdar olduğuna yönelik iddiası gerçeği yansıtmadığını, takip mesnedi bono hakkında davacı yan iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin alacağını yasal yoldan tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir dolandırıcılık eylemine hiç bir zaman taraf olmadığını, borç mesnedi senet üzerine davacının eşinin rahatsızlığı nedeniyle borç alındığının açıkça yazılı olduğunu, söz konusu senetlerin bizzat müvekkilin yanında müvekkilinin gözü önünde senedi imzalayıp parayı aldığının beyan ile senet davacı ve vefat eden eşi tarafından düzenlendiğini ve davacı tarafından imzalandığını, davacı borçlu değil ise kambiyo senedine karşılık yazılı bir belge ile borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, davacının teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ile haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava Büyükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydedilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "anılan gerekçelerle davaya konu senetten dolayı davacının Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takibe konu toplam alacak miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerekçesi ile, 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davacının Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu 03/04/2019 düzenleme, 01/10/2019 vade tarihli 3.200.000,00-TL değerindeki senet nedeniyle İİK 72/3. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Davacının davalıya yönelik kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜNE, takibe konu toplam alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 660.940,27-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,"karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-davacının, oğlu olan... ile miras husumeti yaşadığını, ... ile davalının da birlikte hareket ettiğini ileri sürdüğünü, bu konuda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/31757 soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, senet haline getirilmeye çalışılan beyaz kağıdın imzalardan biri kesinlikte kendisine ait olmadığını, bu durumun Adli Tıp'tan alınan 08/07/2021 tarih 2021/15 sayılı raporda tespit edildiğini beyan ederek, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, savcılık dosyasında, Davacının imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasının yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde kabul görmediğini ve diğer dolandırıcılık iddiaları değerlendirildiğinde ise davacının savcılık dosyasına müvekkili ile dava dışı oğlunun birlik olup kendisini dolandırdığı yönündeki hayal ürünü iddiaları için sunduğu davacının oğluna ait ses kayıtlarının bilirkişi marifetiyle analizi yapıldığını ve davacının sunduğu diğer tüm deliller ile bir bütün halinde değerlendirme yapılarak davacının sahtecilik dolandırıcılık iddialarının soyut iddiadan ibaret kalması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini,-Davacının Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/931 Esas sayısına kayıtlı ikame ettiği ''imzaya itiraz '' davasında alınan bilirkişi raporunda Davacının iddiasının aksine senet üzerindeki 2 adet imzasının da davacıya ait olduğu yönünde karar verildiğini ve davacının imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, davacı tarafın imzasını taşıyan söz konusu senet, müvekkilinin gözünün önünde davacı tarafça imzalandığını, Vefat eden Muharrem bey'in hastalanması nedeniyle müvekkilinde bulunan nakit parayı tedavi masrafları için kendisine vermesi nedeniyle senetlerin düzenlendiğini, Davacının vefat eden eşinin senet metninde senedi '' hastalık nedeniyle alınan borç '' şeklinde açıklamasının sebebinin de bu olduğunu, davacının eşinin hastalıktan kurtulup kurtulmayacağının kesin olmadığı için de davacının ve vefat eden eşinin ortak kararı olarak da senedi borçlu olarak davacının imzaladığını ve senedin bu şekilde müvekkiline verildiğini,-Mahkemenin gerekçeli kararında davacının sanki sadece bonoya dayalı hukuki ilişki yönünden, hayatın olağan akışına aykırılık karinesinden yola çıktığı gibi bir vurgu yapılmasının hatalı olduğunu çünkü davacının dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği gibi, davacının hukuki her ihtimali saydığını ve açıkça hangisi tutarsa.. mantığı ile hareket ettiğini, imzaların kendisine ait olmadığı yönünde ısrarcı olmuş ise de bu iddiasının gerçek dışı olduğu iş bu dava ve diğer mahkeme ve savcılık dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile kanıtlandığını, dolandırıcılık iddiasının da gerçek olmadığının soruşturma dosyası ile ortaya çıktığını, davacı ve vefat eden eşinin müvekkilinden borç alırken söylediğinin de malları olduğu ancak nakitleri olmadığı yönünde olduğunu, davacının borçlandığı rakamın hayatın olağan akışı içinde davacı yan için yüksek bir miktar olmadığını, -Adli Tıp Kurum raporunda bu iddianın teknik olarak değerlendirilmediği değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı yazılı olmasına rağmen Mahkemece senet metninin imzadan sonra doldurulduğuna kanaat getirdiğini söylediğini, Mahkemenin teknik inceleme konusunda kanaat kullanamayacağını, Mahkemede nedense gerekçeli kararında, Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/931 E sayılı imzaya itirazın reddi davasından bahsetmediğini savcılık dosyasındaki sahtecilik ve dolandırıcılık iddiasının kovuşturmasya yer olmadığı yönünde tesis edilen karar ile gerçek olmadığının ispat edildiğinden bahsetmediğini Mahkemenin sanki davacının tek iddiası senedin beyaza imza atıldıktan sonra doldurulduğu yönündeymiş gibi bu iddia üzerinden ilerleyerek hatalı hüküm tesis ettiğini, Davacının imzasının üst bölümünün imzalardan sonra bilgisayar ortamında doldurulduğuna yönelik iddiasına binaen (ki bu davacı imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmekteydi) mahkeme tarafından dosya adli tıp kurumuna gönderildiğini ve senet metninin imzadan sonra doldurulup doldurulmadığının incelenmesinin talep edildiğini, adli tıp kurum raporunun açıkça imzaların davacıya ait olduğunu ancak senet metninin imzalardan sonra doldurulup doldurulmadığına yönelik tespit yapılmasının teknik nedenlerden dolayı mümkün olmadığını söylediğini, Mahkemenin adli tıp kurumunca inceleme yapılamayan teknik bir konuda kanaat bildirerek davanın kabulüne karar verdiği muhtemelen ilk kez görüldüğünü, -Adli tıp kurumunun teknik olarak tespit edilmesi mümkün değildir şeklinde bildirdiği görüşe rağmen inceleme kapasiteleri ve kullanabilecekleri malzemenin ne olduğu belli olmayan bireysel bilirkişiler tarafından rapor düzenlenerek mahkeme huzuruna sunulduğunu, ancak bu raporun da hatalı olduğunu, senedin bilgisayar ortamında hazırlandığı herkes tarafından anlaşıldığını, senedin TTK kapsamında gerek maktu olsun gerekse el yazısı ile yada bilgisayar ortamında hazırlansın gerekli unsurları taşıdığı zaman bunun bir önemi olmadığını, raporda "Muhtemelen '' denilmek suretiyle mahkemeye sunulan bir raporun yada tespitin mahkemece kabul edilmesi hükme esas tutulması mümkün olmadığını, senet metnine bakıldığında senet metninin imzanın üzerine oturtulduğunu gösteren hiç bir emare olmadığını, -Kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının dediği gibi senetteki imzalardan sonra senet metni oluşturulmuş olsa dahi bu durumda mahkemenin yapması gerekenin açığa imza hususunu tartışmak olduğunu ancak bu hususun itiraz ve beyanlarına rağmen hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, açığa atılan imza üzerine senet metni oturulmuş olsa bile kanunen beyaza açığa atılan imzanın neticelerinin belli olduğunu, açığa - beyaza atılan imzanın söz konusu olsa dahi senet hukuken geçerli olduğunu ve senet borçlusu aksine bir iddiada ise bunu ancak yazılı delil ile ispat edebileceğini, Şayet senedin sonradan doldurulduğu iddiası söz konusu ise bu durumda muhakkak yazılı delil sunularak iddianın ispat edilmesi gerektiğini aksi durumda ise davanın reddi gerektiğini, Davacı tarafın imzanın açığa atıldığını ve açığa atılan imzanın kötü niyetle senet haline getirildiği iddiasında ise bu iddiasını tarafların imzasını taşıyan yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, Davanın senede dayalı menfi tespit davası olduğu mahkemece unutularak senet üzerinde teknik incelemeyi gerektiren bir konuda mahkemece kanaat bildirilmek suretiyle davanın kabulü yönünde hüküm tesis edildiğinden ve diğer hukuka aykırı hüküm gerekçeleri ve tüm İstinaf itirazlarımız nazara alınarak dosyanın istinaf incelemesinde bozularak kaldırılmasına ve davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının 15 gün istinafa başvuru süresi geçtiğini, Harçlar süresinde yatırılmadığı için istinaf başvurusu süresinde yapılmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/19-827 Karar No: 2019/689 içtihadına dayalı verilen kararın hukuka uygun olduğunu, 22.03.2023 tarihli raporda da teknik verilerin bulunduğunu, ... hem savcılık ifadesinde hem de davalara verdiği cevapta önceden hazırlanmış senedin yanında bizzat imzalandığını ifade ettiğini, bu rapor ile doğru söylemediğinin de ortaya çıktığını, raporun savlarının doğru olduğunu imzanın üzerine yazıcı kartuş mürekkeplerinin çokça bölgede sıçradığını, senet metninin imza üzerine oluşturulduğunun sabit olduğunu ortaya çıkardığını, Savcılığın KYK kararı vermesinin de huzurdaki davayı etkilemediğini, dava dilekçesinin 3 ve 5 nci maddelerinde bu senedin...'ın plan ve stratejisi ile oluşturulduğu, miras davasında annesinden istediği ve alamadı iki adet villayı almak için bu boş imzayı senet haline getirmiş olabileceği, icra dosyasından ...'ın banka hesaplarına 1 TL'lik bile haciz konulmaz iken villaların satışına geçilmiş olmasının manidar olduğu da belirtildiğini, savcılık dosyasında da... ile ...'nun işbirliği içerisinde olduğuna dair emareler bulunduğunu, şüpheli ...’nun Sakarya/Hendek’te ikamet emesine rağmen, aynı olaya ilişkin Büyükçekmece CBS’nın 2022/1213 sayılı soruşturma dosyasında hem ilk ifadesini Büyükçekmece Polis Merkezinde vermesi, hem de o dosyanın müştekisi olan... ile aynı gün ard arda ifade vermeleri tesadüf olamayacağını, Birisi Büyükçekmece'de diğeri Sakarya'da yaşayan iki kişi 5-6 aylık periyot içersinde nasıl aynı anda karakolda buluştuklarının anlaşılamadığını, karşı tarafın muhtemel ibaresini büyük yazarak somut ve bilimsel olarak son derece güçlü raporu küçültmeye çalıştığını, Yargıtay kararları kambiyo senetlerinde ispat yükünü alacaklı tarafa verdiğinden iş bu rapordaki muhtemel yorumunun dahi borçlunun lehine olduğunu, Senedin konduğu icra dosyasında borçlu gösterilen ...'ın banka hesaplarına ve diğer değerli taşınmazlarına haciz konulmadığını, sadece villaların satışı amaçlanarak villaların satışına geçildiğini, mahkemeye annesine tuzak kurarak telefon görüşmelerinin gizli ve yasa dışı ses kayıtlarını sunan, sunabilen bir evladın annesine boş kağıda imza attırarak onu senet haline getirmesinin de hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bononun maddi gerçeklere aykırı olarak tanzim edilmiş olması, maddi gerçeklere aykırı düzenlenen bononun şeklen kambiyo vasfında olmadığının ortaya çıkması, bonoda borçlu gösterilen ...'ın alacaklının bizzat ifadesi ile almadığı paradan dolayı borçlu olmadığının da ispatlanmış olduğunu, takibe konu bononun hem şeklen kambiyo özelliğini yitiren davaya konu senede bağlı olarak kambiyo takibi yapılamayacağından takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini hem de müvekkili ...ın senet ve bonoda borçlu olarak gösterildiği ancak alacaklının resmi makamlar önünde vermiş olduğu yazılı ikrar ile parayı ...'a teslim etmiş olduğunun ortaya çıkmış olduğu ...'ın imzayı kefil sıfatı ile attığının somut hukuki gerçek olduğnun ortaya çıktığını, davalı istinaf incelemesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK 72.maddesine dayalı senedin üzerinin bilgisayar aracılığı ile bonoya dönüştürülmesi yolu ile sahtecilik yapıldığı iddiası ile açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu 03/04/2019 düzenleme, 01/10/2019 vade tarihli 3.200.000,00-TL değerindeki senetten dolayı Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davacının borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinde haklı olup olmadığından kaynaklandığı anlaşılmıştır. ATK 12/10/2022 tarihli raporunda özetle; “inceleme konusu senette atılı 2 (iki) adet imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senedin mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla oluşturulmuş olduğu, ancak gerek mürekkeplerde yaş tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel her hangi bir yöntem bulunmaması gerekse imzalar ile bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla oluşturulmuş yazıların çakışan noktalarının bulunmaması nedeniyle söz konusu senedin atılı imzalardan faydalanılarak sonradan oluşturulup oluşturulmadığı hususunda bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir” kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ... 22/03/2023 havale tarihli raporunda özetle; “inceleme konusunu oluşturan 03.04.2019 düzenleme tarihli, 01.10.2019 ödeme tarihli, borçlusu “...”, alacaklısı “...” olan, düzenleme yeri İstanbul Büyükçekmece olan 3.200.000 TL meblağlı senet aslı üzerinde yer alan borçlu imzaları ile Davacı ...’a ait medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imzalar olmaları nedeniyle 3.200.000 TL meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının ...’ın eli ürünü olduğu, diğer bir ifadeyle senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının ... tarafından imzalandığı, 3.200.000 TL meblağlı senet ön yüzde yer alan imza çizgilerinin üzerinden yazıcı mürekkebinin geçtiğini gösterir mürekkep artıklarının saptanması nedeniyle daha önceden başka amaçla açığa atılan imzaların üst bölümünün bilgisayar ortamında sonradan doldurulmak suretiyle senet haline dönüştürüldüğü, diğer bir ifadeyle açığa atılan imzaların üst bölümünün bilgisayar ortamında yazıcı marifetiyle sonradan doldurulmak suretiyle senet haline dönüştürüldüğü” şeklindeki kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız olarak ele geçirilerek, sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalı olup, Mahkemece bu konunun araştırılması için aldırılan Adli Tıp Kurulu raporunda ileri bir tespitin yapılamadığı buna göre raporun yeterli olmadığının kabulüyle Mahkemece "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte bir bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, buna göre alınan raporda, daha önceden başka amaçla açığa atılan imzaların üst bölümünün bilgisayar ortamında sonradan doldurulmak suretiyle senet haline dönüştürüldüğü yönünde görüş bildirildiği, buna göre aksinin ispatının davalı üzerinde olduğu, mutlak defi niteliğindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği ve sahtelik iddiasına karşı aksi ispatın davalı üzerinde olduğu, davacının iddiasının aksinin kesin olarak ispatının gerektiği buna göre davalının açığa atılan imzaların üst bölümünün bilgisayar ortamında sonradan doldurulmak suretiyle düzenlenmediğini kesin ispatlamakla yükümlü olduğu, davalının sunduğu teknik nitelikte olmaması nedeniyle delil olarak kabul edilemeyeceği, KYOK kararı ile Mahkemenin bağlı olmadığı itiraza konu belgenin sahte olarak düzenlenmediğinin kesin olarak tespit edilememiş olması nedeniyle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde aykırılık anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarih ve 2021/866 E., 2023/396 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 225.744,15 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 56.437,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 169.307,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025