T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/663 KARAR NO : 2026/151 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/462 KARAR NO : 2022/1029 DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 21/12/2022 DAVA : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 05.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ: 05.02.2026 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2022 tarih ve 2022/462 Esas, 2022/1029 Karar sayılı k…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/663 KARAR NO : 2026/151 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/462 KARAR NO : 2022/1029 DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 21/12/2022 DAVA : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 05.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ: 05.02.2026 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2022 tarih ve 2022/462 Esas, 2022/1029 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Öncelikle rücuen tazminat davası ile ilgili olarak Milas Arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, dosya numarasının 2021/144, Arabuluculuk numarasının 2021/138998 olduğunu, tarafların arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varamadıklarını ve dava açma yoluna gidildiğini, rücu davasına esas olan davada davacı .... vekilince Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/144 E. Sayılı dosyası ile ... ve diğer davalı ...- ...aleyhine tazminat davası açıldığını, davanın, 2013/475 K. Sayılı karar ile aleyhe sonuçlandığını ve temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Ancak Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2015/13079 E.- 2015/20838 K. Sayılı karar tashihinin reddi kararı ile kesinleştiğini, rücu davasına konu olayın 13.09.2007 tarihinde enerji nakil hatlarında meydana gelen orman yangını nedeniyle meydana gelen zarardan kaynaklandığını, yerel Mahkemece meydana gelen zarar nedeniyle ....’a ve diğer Davalıya müştereken ve müteselsilen sorumluluk yüklendiğini, Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/144 E.- 2013/475 K. Sayılı dosyası nedeniyle Milas İcra Müdürlüğü’nün 2020/2042 E. Sayılı dosyasına, 14.09.2020 tarihinde 648.087,98-TL ödeme yapıldığını, ayrıca mahkeme dosyasına 17.282,35-TL masraf ödenmiş olduğunu, müvekkili Kurum ile Yüklenici Firma olan davalı....- .... arasında akdedilen Milas ilçesindeki enerji nakil hatlarının arıza-bakım ve onarım işlerine ilişkin sözleşmenin “kaza ve hasarlar” başlıklı 16. maddesi gereği meydana gelen zarardan davalı ....- ... Sorumlu olduğunu bu sebeple, fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulmak suretiyle ödenen toplam 665.370,33-TL tutarın; 648.087,98 TL lik kısmına 14.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, 17.282,35 TL sı tutarın; 7.499,52 TL lik kısmına 02.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi, 9.782,83 TL lik kısmına 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte....- .... şirketinden müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalılara ait taşınır ve taşınmaz mallar hakkında ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki arıza, bakım - onarım sözleşmesinin işbu rücu davasının dayanağı olan Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/144 Esas sayılı davasında hem ilk derece hem de yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından irdelenip değerlendirilerek taraflara müşterek ve müteselsil kusur verilmiş olduğunu, sözleşme bütün itibariyle bu davada değerlendirildiğinde davadaki davacının bütün ödemeyi talep etmesi dayanaksız olduğunu, davacının dayandığı sözleşmenin 16. Maddesinde işin yapılması sırasında oluşan hasarlara ilişkin bir madde olduğunu, olayın işin yapılması sırasında gerçekleşmemiş olduğunu, ayrıca tazminatı doğuran olay bu maddeye dahil edilebilecek bir durum ve olay olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesinde iş programının ....'ın onayı ile uygulamaya konulacağı belirtilmekte olduğunu, aynı sözleşmenin 22. Maddesine göre teminat mektupları müvekkiline iade edilmekle sözleşme taraflar arasında tasfiye edilmiş demek olduğunu, sözleşmenin 12. Maddesinde ....'ın işin kontrolünde sözleşme konusuna giren işleri dilediği şekil ve yöntemler ile her zaman kontrole yetkilidir şekilde belirtilmekte olduğunu, bu sözleşmenin şartnamesinin 11. Maddesinde yapılacak işlere ait programın düzenlenmesi bölümünde arıza halleri dışında periyodik bakım çalışmaları yüklenicinin kodlu bakım talimatı, sözleşme ve eklerindeki hükümleri dikkate alarak hazırlayacağı ve ....ca onaylanmış program dahilinde yüklenici tarafından yapılacaktır şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, bu program dahilinde yürütülen çalışmalar yüklenici tarafından ....'a her ay rapor halinde verilecek denilmekte olduğunu, bu madde gereğince müvekkil şirket ...'ca onaylanmış bakımlarını yapmış olduğunu ve ....'a sunmuş sözleşme gereği denetimlerini yapan .... da yapılan bakımlarda bir uygunsuzluk görmemiş olduğunu, müvekkilinin hakedişini ödeyip teminat mektuplarını iade etmiş olduğunu, Milas bölgesinde çalışacak işin origramı görüleceğinden olayın geçtiği bölge olan Ören bölgesi için ... tarafından müvekkilden sadece bir ekip kurulması istenmiş olduğunu, ihaleye çıkan ....olayın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu, sözleşmeye dayanak dava olan Milas 2. Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2013/144 Esas sayılı davasında hem ilk derece mahkemesinin hem de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından irdelenip değerlendirildiğini, sözleşme ve şartnamenin ilgili maddeleri dosyaya sunduklarını, müvekkili aleyhinde açılar davanın reddine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 21.12.2022 tarih ve 2022/462 Esas, 2022/1029 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Kural olarak, davalı yüklenici, sözleşmenin 16. Maddesi gereğince meydana gelen ve davacının zarar gören ...'ne yapmış olduğu ödemenin tamamından sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de; sözleşmenin "işin kontrolü" başlıklı 12.1 maddesinde "...., sözleşme ve ek sözleşmelerin süresi içerisinde sözleşmenin konusuna giren işleri dilediği şekil ve yöntemlerle her zaman kontrole yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Buna göre, davacı ....'ın da sözleşme gereğince işin yapılıp yapılmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacı ....'ın zararın meydana geldiği yer ile ilgili davalı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediğini kontrol etmediği ve zararın meydana gelmesinde Mahkememizce takdiren % 20 oranında müterafik kusurlu olduğu kanaatine varıldığından 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesi gereğince ödediği miktardan % 20 oranında indirim yapılarak, davacı tarafından Milas İcra Müdürlüğü'nün 2020/2042 Esas sayılı dosyasına 14/09/2020 tarihinde ödenen 648.087,98-TL'den 129.617,60-TL indirim yapılarak (648.087,98-TL-129.617,60-TL) =518.470,40-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 14/09/2020 tarihinden itibaren değişken oranlı avans faiziyle birlikte birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafından, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2003 tarih ve 2014/144 Esas, 2013/475 Karar sayılı dosyasında ödemiş olduğu, 7.499,52-TL+ 9.782,83-TL= 17.282,35-TL rücuen tazminat alacağından % 20 oranında indirim yapılarak 17.282,35-TL-3.456,57-TL)= 13.825,90-TL rücuen tazminat alacağı yönünden, eş söyleyişle 02/05/2014 tarihinde yapmış olduğu 7.499,52-TL'den % 20 oranında 1.499,91-TL indirim yapılarak (7.499,52-TL-1.499,91-TL) =5.999,60-TL ye ödeme tarihi olan 02/05/2014 tarihinden itibaren, 05/01/2017 tarihinde yapmış olduğu 9.782,83-TL'den % 20 oranında 1.956,57-TL indirim yapılarak (9.782,83-TL-1.956,57-TL)= 7.826,30-TL'ye ödeme tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili tarafından verilen 10.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Rücu davasına esas olan davada davacı .... vekilince Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/144 E. Sayılı dosyası ile ....ve diğer davalı ....- ....aleyhine tazminat davası açıldığını, davanın, 2013/475 K. Sayılı karar ile aleyhe sonuçlandığını ve temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, ancak Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2015/13079 E.- 2015/20838 K. sayılı karar tashihinin reddi kararı ile söz konusu kararın kesinleştiğini, rücu davasına konu olayın, 13.09.2007 tarihinde enerji nakil hatlarında meydana gelen orman yangını nedeniyle meydana gelen zarar olduğunu, yerel mahkemece, meydana gelen zarar nedeniyle ....’a ve diğer davalıya müştereken ve müteselsilen sorumluluk yüklendiğini, karar gereği ödemenin ise icra takibi nedeniyle müvekkil kurum tarafından yapıldığını, sonuç olarak Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/144 E.- 2013/475 K. Sayılı dosyası nedeniyle Milas İcra Müdürlüğü’nün 2020/2042 E. Sayılı dosyasına, 14.09.2020 tarihinde 648.087,98 TL ödeme yapıldığını, ayrıca mahkeme dosyasına 17.282,35 TL masraf ödendiğini, -Mahkemece %20 oranında müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması hususunu kabul etmediklerini, zira müvekkili kurum ile yüklenici firma olan davalı ....- ... arasında akdedilen Milas ilçesindeki enerji nakil hatlarının arıza-bakım ve onarım işlerine ilişkin sözleşmenin “kaza ve hasarlar” başlıklı 16.maddesi gereği meydana gelen zarardan davalı ...-... sorumlu olduğunu, dolayısıyla sözleşmesel ilişki gereği zararın tamamından davalının sorumlu olması gerekirken müterafik kusur sebebiyle taraflarına eksik tazminata hükmedilmesi hususunun kabul edilemeyeceğini, -Bu sebeple, müvekkili kurum tarafından ödenen tutarın karşı taraftan tahsili için fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmak suretiyle ödenen toplam 665.370,33 TL tutarın; 648.087,98 TL'lik kısmına 14.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, 17.282,35 TL tutarın; 7.499,52 TL'lik kısmına 02.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi, 9.782,83 TL'lik kısmına 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte ....- ...şirketinden müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama masraf ve vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekirken %20 indirim yapıldığı için kararın kaldırılmasına, tazminatın tamamı bakımından davanın kabulüne, aksi halde inceleme yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2-Davalı vekili tarafından verilen 13.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Karara gerekçe yapılan taraflar arasındaki 19/01/2004 tarihli " AG ve OG Elektrik Şebekelerinde Arıza, Bakım ve Onarım İşleri sözleşmesinin 16.maddesinde aynen ; "bu yüklenimin yerine getirilişinde işin başından sonuna kadar her ne nedenle olursa olsun (avaryalar dahil) kazı, taşıma yükleme, boşaltma,istif,inşaa,imal montaj vb tüm işlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek kaza,hasar ve kayıp,trafik cezaları vb diğer zararların mali, hukiki ve cezai bütün sorumluluk ve sonuçları yükleniciye aittir. " Bu hasarların .... tarafından tazmin edilmek zorunda kalması halinde; ödenen bedel ve cezalar için ..., yüklenicinin ... nezdinde ki bütün hak ve alacakları ile varsa kesin hesabı yapılmış başka işlerine ait teminatlardan kesinti yapma hakkına sahiptir." hükmünün yer aldığını, işbu madde incelendiğinde görüleceği üzere rücu davasına konu edilen tazminatın dayanağı olan yangının, bu madde dahilindeki bir olay olmadığı gibi söz konusu maddenin, bu yüklenimin yerine getirişindeki işlerin yapılması sırasındaki meydana gelebilecek kaza, hasar, kayıp ve trafik cezalarını kapsadığını, oysa tazminatı doğuran yangının, bu yüklenimin yerine getirilişindeki iş ve eylemler sırasında gerçekleşmediğini, bu olayın ceza yargılamasının Milas 1.Asliye Ceza mahkemesinin 2008/288 Esas sayılı dosyasında yapılmış olmakla, bu dosyada alınan 15.03.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve ekinde Milas Bakım Ekibi'nin Mayıs/2007 Faaliyet Raporu sunulu olduğunu, -Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/144 E. Sayılı (bozma öncesi 2008/360 E.) sayılı davasında; bir elektrik mühendisi, bir orman mühendisi ve bir hukukçudan oluşan üçlü heyetten 05.11.2009 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu alındığını, bu işbu rücu davasına dayanak davada, ....ile müvekkili arasındaki 19/01/2004 tarihli "AG ve OG Elektrik Şebekelerinde Arıza, Bakım ve Onarım İşleri sözleşmesinin bütün hükümleri incelenerek alınmış tek kusur raporu olmakla bozma sonrasında da başka bilirkişi raporu alınmadığını, -Her iki bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere davadaki tazminatı doğuran yangının, taraflar arasındaki sözleşmenin 16.maddesine dahil edilebilecek bir olay olmadığı gibi yükümlülüklerinin yerine getirilişindeki iş ve eylemin yapıldığı sırada da gerçekleşmediğini, -Maddenin ikinci bölümünde de yazılı olduğu üzere ....'ın müvekkiline ait teminat mektuplarını iade etmiş olmakla müvekkilinin kendisindeki hak ve alacakları ile varsa kesin hesabı yapılmış başka işlerine ait teminatlardan da kesinti yapmamış olmakla sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, kaldı ki ilk derece mahkemesinin kararına gerekçe yaptığı Yargıtay 23.HD 2015-5859 E 2015/6854 S.lı kararı ekte sunulu olmakla bu karar işbu dava için emsal olamayacağını, bu kararın, taraflar arasındaki işçilik alacaklarına ilişkin olup taraflar arasındaki sözleşmede çok açık, net ve sarih bir şekilde personelin bütün giderlerinin alt yüklenici tarafından karşılanacağına dair hüküm olduğunu, -Bir diğer yönüyle kabul alamına gelmemek üzere sözleşmedeki bu hükmün Borçlar Kanunun genel işlem şartlarına ve gabin hükümlerine aykırı bir olduğunu, bu anlamda taraflar açısından sözleşmdeki bu hükmün, ilk derece mahkemesinin yorumladığı şekliyle yüklenici müvekkili yönünden çok ağır şartlar taşıdığını, hem genel işlem şartlarına aykırı olup hemde aşırı yararlanma (gabin) sağladığını, aynı zamanda taraflar arasında müzakere edilmediğinden işveren olarak dayatılmış bir hüküm olduğunu, sözleşmedeki bu hükmün standart /matbu olup önceden hazırlanmış bir sözleşme hükmü olduğu içerdiği kelimeler ve nitelemelerden de anlaşıldığını, deniz hukukuna dair nitelemeleri taşıdığını, sözleşmenin bu hükmünün müvekkili yönünden genel işlem şartlarına aykırı olması sebebiyle ve aşırı yararlanma içerdiğinden gabin sebebiyle geçersiz addedilmesi gerektiğini, ayrıca bu madde deniz hukuku ile ilgili yapılan taşıma işlerine dair taraflara edimler yüklemekle fiili olarak müvekkilinin yaptığı iş ile ilgili bir hüküm olmadığının da açık olduğunu, bu sebeple de olayda uygulanamayacağını, -Taraflar arasındaki 19/01/2004 tarihli " AG ve OG Elektrik Şebekelerinde Arıza, Bakım ve Onarım İşleri sözleşmesinin İŞ PROGRAMI başlıklı 8. Maddesinde, "Arızi ve acil işler dışında kalan periyodik bakım onarım işleri , hazırlanacak iş programına göre yapılacaktır. Hazırlanan bu iş programı, .... 'ın onayını müteakip uygulamaya konulacaktır" denildiğini, yani periyodik bakım ve onarım işlerine dair iş programının....'ın onayına müteakip uygulanabilineceğinin belirtildiğini, bu maddeye göre müvekkili firmanın ....'ın onayladığı ve uygun gördüğü iş programı dahilinde bakım ve onarım işlerini ancak yapabildiğini, sözleşmenin teminatın geri verilmesine dair başlıklı 22. Maddesinde "işin sözleşme ve eklerine uygun yapıldığının,niteliği itibariyle bir deneme süresi geçirmesi gereken işlerin,bu deneme süresi sonunda isteğe uygun olduğunun, kesin hesap işlemleri tamamlanarak yüklenicinin ....'a hiçbir borcunun kalmadığının anlaşılmasından ve bu işle ilgili yüklenici kusuru nedeniyle .... aleyhine Mahkemelerde devam eden davaların sonuçlanmasından ve sosyal Güvenlik Kurumundan ilişik kesme belgesi ibraz edildikten sonra kesin teminatın tümü verilir" hükmü yer almakla işbu sözleşme maddesi gereği davacı tarafa verilen bütün teminat mektuplarının müvekkiline iade edildiğini, buna dair davacı kuruma verilen banka teminat mektuplarının davaya karşı sundukları delil dilekçeleri ekinde 6 nolu delil olarak sunulduğunu, yani davacı ....'ın böylece kesin hesap yaparak müvekkilinden bir alacağı kalmadığını, bu sözleşme ve hükümlerinin taraflar arasında tasfiye edildiğini, sözleşmenin 16. maddesi hükmünden de zımnen feragat ettiğini bu mektupları iade ederek kabul etmiş olduğunu, -Sözleşmenin işin kontrolü başlıklı 12.1 Maddesinde "....sözleşme ve ek sözleşmelerin süresi içinde sözleşme konusuna giren işleri dilediği şekil ve yöntemler ile her zaman kontrole yetkilidir" denildiğini, bu maddeye göre işveren .... 'ın müvekkiline ait firma tarafından, sözleşmeye uygun iş yapılıp yapılmadığını, yükümlülüklerin gereği gibi sözleşmeye, kanun ve yönetmeliklere uygun yapılıp yapılmadığını dilediği şekil ve yöntemler ile her zaman kontrol etme hakkı olduğunu, bu sözleşmenin eki şartnamenin yapılacak işlere ait programın düzenlenmesi başlıklı 11. Maddesinde; arızı haller dışında " periyodik bakım çalışmaları Yüklenicinin Kodlu Bakım Talimatı, sözleşme ve eklerindeki hükümleri dikkate alarak hazırlayacağı ve ...'ca onaylanmış program dahilinde yüklenici tarafından yapılacaktır.Bu program dahilinde yürütülen çalışmalar yüklenici tarafından ...'a her ay rapor halinde verilecektir" denildiğini, bu madde gereğince müvekkiline ait firmanın ...'ca onaylanmış bakımlarını yaptığını ve ...'a sunduğunu, sözleşme gereği denetimlerini yapan ...'ın da yapılan bakımlarda bir uygunsuzluk görmediğini, müvekkilinin hakedişini ödeyip teminat mektuplarını iade ettiğini, yapılan bu periyodik bakımlara ilişkin 7 nolu delilleri ve teminat mektuplarının iade edildiğine dair 6 nolu delillerinin dosyadaki cevap ve delil dilekçelerinde beyan edildiğini ve ekinde sunulduğunu, -Şartnamenin ekip ve vardiya oluşumu başlıklı 3. maddesinde ekip ve vardiya oluşumu belirtilmekle davaya karşı sundukları delillerinde 4 nolu delilleri olan ihale dosyasının içerisinde (ihale dosyası ilk derece Mahkemesi tarafından celp edilmemekle celbi talep olunur.) 3 nolu delilleri olarak sunulan Milas bölgesinde çalışacak işin origramı görüleceğinden olayın geçtiği bölge olan Ören bölgesi için ... tarafından müvekkilinden sadece bir ekip kurulmasının istendiğini, ilk derece mahkemesinde de izah ettikleri üzere bu şekilde ihaleye çıkan ...'ın olayın meydana gelmesinden tamamen tek başına sorumlu olduğunu, Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yangın olayının olduğu Ören Beldesi 'nin büyük bir alan olmakla bu bölge için sadece bir ekibin bakım için kurulmasından, işin programının oluşmasına, yürütülmesine, iş programın onaya tabi olmasına, işin kontrolüne, denetimine,onayına yani işteki her türlü hareket ...'a bağlı olmakla olayın yaşanmasının sebebinin ... olmakla sorumluluğun tamamen ona ait olduğunu, -Keza bu niteleme yapılamasa dahi olaydaki müterafik kusur yönünden yukarıda açıklandığı üzere işin yapılmasında başından sonuna kadar yapılacak her işin nasıl ve ne şekilde ve kaç ekiple yapılacağının ...'a bağlı olup onun onay ve kontrolüne bağlı olmakla davacı ... için %20'lik müterafik kusur tayininin az olduğunu, TBK madde 52 göre zararın doğmasında ... etkili olmakla yukarıda izah ettikleri koşullarla kendisi yangın olayın gerçekleşmesine sebebiyet vermiş olmakla tazminat ın tamamen kaldırılması yada %20 den çok daha fazla oranda müterafik kusur tayin edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, ...'ın müterafik kusurunun müvekkili ile olayın illiyet bağını kesecek nitelikte olduğunu, -İlk derece mahkemesi delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde olayın çözümü elektrik konusunda teknik bilgi gerektirmekte olmasına rağmen sayfa 4-5 de hatalı olarak gerekçelendirdiğini, halbuki ekte sunulu bahsedilen Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2003 tarih ve 2014/144 Esas, 2013/475 K. sayılı kararının 2. sayfasında olayın nitelemesini aynı şekilde yapmış ancak sorumluluk kısmında aynen ".... dosyaya sunulan sözleşme ile şartnamelere göre ...'a ait AG ve OG elektrik dağıtım şebekelerinin arıza, bakım, onarım işlerinin yüklenici .... firmasına ait olduğu anlaşılmış, bu nedenlerle idarenin zararından davalı .... ile davalı.... firmasının sorumlu olduğu..." şeklinde müştereken ve müteselsilen karar verdiğini, işbu davada bu karar verilirken cümlede de geçtiği üzere taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameye göre değerlendirme yapıldığını ve taraflara müşterek sorumluluk verildiğini, bunun aksine ilk derece mahkemesinin elektrik konusunda teknik bilgiye sahip olmamakla ".. zarardan davalının sözleşme gereğince yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve ihmalinden kaynaklandığı anlaşılmıştır." şeklindeki tespitin hatalı olduğunu, -Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2008/360 E. Sayılı davasındaki (bozma sonrası 2013/144 E.olan) Bozma kararı olan YARGITAY 4. Hukuk Dairesi E. 2011/4858 K. 2012/8950 sayılı kararında rücuya dayanak olan kararı veren Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesi bu bozma kararına uyarak ... (...) ve müvekkili ....'in (.... firması) olaydan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu şeklinde karar verdiğini, bu kararı her iki tarafın da temyiz ettiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2013/19927 K.:2014/4692 sayılı onama kararı ile Milas 2. Asliye Hukuk 2013/144 E. sayılı dosyasında taraflara Yangının çıkış nedeni ve dosya kapsamındaki sözleşme ve şartname içeriğine göre verilen müştereken müteselsilen sorumluluğu bozma kararına uygun bulduğunu ve işbu kararı onadığını, yani verilen bozma kararına uyarak taraflara müşterek sorumluluk veren yerel mahkeme kararının yapılan temyiz sonucu onanmakla bozma kararından anlaşılan tarafların olayda müştereken sorumlu olduğu şeklinde olduğunu, hal böyle olmakla kabul anlamına gelmemek üzere talep olunan miktarın en fazla yarısından müvekkilinin ancak sorumlu olabilecekken tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, -İşbu rücu davasının dayanağı olan davanın konusunun elektrikten kaynaklandığı iddia olunan yangın sebebiyle Orman Bakanlığınca talep olunan tazminat bedeli olduğunu, dayanak dava olan Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/144 E. Sayılı (bozma öncesi 2008/360 E.) sayılı davasında; sorumlulukların ve kusurun belirlenmesi yönünden olayın çözümü teknik bilgi ve tecrübe gerektirmekle bir elektrik mühendisi, bir orman mühendisi ve bir hukukçudan oluşan üçlü heyetten 05.11.2009 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu alındığını, bu rücu davasına dayanak davada, ... ile müvekkili arasındaki sözleşme de incelenerek alınmış tek kusur raporu olmakla bozma sonrasında da başka da bilirkişi raporu alınmadığını, -...'ın ihale ettiği Bodrum –Milas ilçeleri ve bağlı yerleşim yerlerindeki elektrik tesislerinin arıza bakım ve onarım işleri ihalesine 11.11.2002 tarihinde müvekkili ....- .... firması olarak iştirak edildiğini, söz konusu ihale için ...'ın 19.11.2002 tarihinde müvekkiline 21.11.2002 tarihinde saat 10:00’da açık eksiltmeye çağırdığı yazının ekinde Milas bölgesinde çalışacak işin origramını da gönderdiğini, Origramda; Milas merkezde, 1 koordinatör mühendisi, 3 ekip, 1 tekniker sorumlu-11 teknisyen ve 1 araç arıza ekibi ile 1 ekip, 1 tekniker sorumlu-4 teknisyen ve 1 araç bakım ekibi, Selimiye beldesinde, 1 ekip, 1 tekniker sorumlu-4 teknisyen ve 1 araç, Güllük beldesinde, 1 ekip, 1 tekniker sorumlu-7 teknisyen ve 1 araç, Ören beldesinde, 1 ekip, 1 tekniker sorumlu-4 teknisyen ve 1 araç olmak üzere 36 eleman, 5 araç görev yapacağının ihale makamınca öngörüldüğünü, açık eksiltmede müvekkili tarafından bu maliyetler göz önüne alınarak maliyet hesaplandığını, -Ören beldesinin kırsal ekip kapsamında olup, özel şartnamenin 3. maddesi ekip ve vardiya oluşumu başlıklı açıklamasında 4 eleman ve 1 araçtan oluşturulacağının açıkça belirtildiğini, bakım ekibinin, Milas ilçesi sınırları içerisinde bulunan tüm YG+.AG elektrik şebekesinin bakımını yetişebildiğince yaptığını, Ören beldesinde bulunan ekibin, Ören beldesinde bulunan elektrik tesislerinin arıza, sokak lambaları tamiri, abonelerin direkten bağlama ve bu çalışmalarda arada kalan boşluklarında bakım işlerini yaptığını, hal böyle olmakla dayanak dosyada bir kez alınan 15.11. 2009 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda yapılan tespit çok doğru olmakla ... tarafından müvekkilinin 21.11.2002 tarihinde saat 10:00’da açık eksiltmeye çağırdığı yazının ekinde Milas bölgesinde çalışacak işin origramınında ve özel şartnamenin 3.maddesinde bu iş için ne kadar işçi çalışacağını bunun özelliklerini ve kaç ekip oluşturulacağını ve de araç ekipmanını dahi belirlediğini, bu durumda sorumluluğun ihaleyi alan müvekkili .... firmasının değil, yaz ve sonbahar aylarında sürekli ot ve ağaç temizliği yapılması gerektiğini düşünerek ona göre ihale verdiği firmadan ekip ve bakım istemeyen ...'ın olduğunu, bunu talep ederse ihaleyi alan firmanın da ona göre ekip kuracağından ve yoğun çalıştıracağından ihale bedelinin çok yükseleceğini, bu maliyeti göze alamayan ...'ın, bu koşullarda ihaleye çıkmamakla ot ve ağaç temizliğinin yaz ve sonbahar aylarında mütemadiyen temizlettirmemesinden dolayı doğan bütün sorumluluk tek başına kendisinde olacağını, bu duruma dair ... tarafından müvekkiline gönderilen açık eksiltmeye davet yazısı ve ekinde kaç ekip çalıştırılacağını gösteren organigram ilk derece mahkemesine sunulan delil dilekçemiz ekinde dosyada delil olarak sunulu olup Ören için sadece bir ekip kurulmasının istendiğini, -İlk derece Mahkemesinden bu durumun teyiti amacıyla ihale makamı olan davacı ...'tan müvekkili ile yapılan 19.01.2004 tarihli Bodrum-Milas İlçeleri ve bağlı yerleşim yerlerindeki elektrik tesislerinin arıza bakım ve onarım sözleşmesine dayanak ihale dosyasının tamamının celbi talep olunmuş ise de işbu İhale dosyası celbedilmediğini, işbu ihale dosyasının celbinin talep olunduğunu, -Bu bilirkişi raporu dayanak Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/360 E. Sayılı davasında karara dayanak yapılarak dava müvekkili yönünden reddedildiğini, ancak temyiz incelemesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 21.05. 2012 tarih, 2011/4858 Esas ve 2012/8950 K. Sayılı kararında hatalı olarak ....'ın hizmet kusuruna dayalı idari sorumluluk nedeniyle zarardan tek başına değil müvekkili ile birlikte gerekli bakım işlerini yapmadığı için sorumlu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozduğunu, bu bozma kararının hatalı olmakla müvekkilinin üzerine düşen bakım sorumluluğunu yerine getirdiğini, Bu olayın Ceza yargılaması nın Milas 1.Asliye Ceza mahkemesinin 2008/288 Esas sayılı dosyasında yapılmış olmakla bu dosyada alınan 15.03.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve ekinde Milas Bakım Ekibi Mayıs/2007 Faaliyet Raporu sunulu olmakla dilekçelerinde aynen değinildiğini, müvekkili ....-.... adına işbu davada yargılanan sorumlu mühendisler, .... ve .... gerekçeli kararda aynen "Sanıkların periyodik olarak bakımlarını yapmış bulunmaları nedeniyle olay tarihinde çıkan yangında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla yüklenen suç açısından Sanıklarının taksirinin bulunmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş.." dendiğini, iş bu kararın Yargıtay 3.Ceza dairesinin 24.12.2012 Tarih ve 2011/41000 E. 2012/45524 K. Sayılı kararı ile onandığını, işbu kararın kesinleştiğini, Hukuk hakiminin ceza dosyasındaki kesinleşmiş maddi vakıalarla bağlı olduğunu, işbu ceza kararında kesinleşen maddi vakıanın; müvekkili ... ve .... firmasının çalışanları kanalıyla olaydan dolayı yargılandığı ceza dosyasında periyodik olarak bakımlarını yapmış bulunmaları nedeniyle olay tarihinde çıkan yangında herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, Milas 2.Asliye Ceza mahkemesinin 2008/288 Esas ve 2009/537 K. Sayılı dosyasının ilk derece Mahkemesine de delil olarak bildirilmekle celbedilmediğini, işbu ceza dosyasının celbinin talep edildiğini, Yargıtay Bozma kararı üzerine Milas 2.Asliye Hukuk mahkemesi 2013/144 Esasını almakla davanın 09/05/2013 tarihli bozma sonrası ikinci celsesinde taraflarınca ".... bozma ilamında müvekkilimin bakım işlerini yapmadığı nedeniyle sorumlu olduğu hususu açıklanmıştır, oysa ceza davasında müvekkilimin bakım işlerini yaptığı kabul edilmiştir, ayrıca bu dosyaya da müvekkilimin bakım işlerini yaptığına dair kayıtlarımızı sunduk, bu nedenlerle müvekkilimin bakım işleri yapıp yapmadığı konusunda mahkemenizce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istiyoruz.." denilmişse de taleplerinin reddine karar verilerek dosyada Yargıtay bozma kararında bahsedilen husus araştırılmadan, incelenmeden karar verildiğini, Dayanak davanın temelinin elektrikten kaynaklı bir olay olmakla hakimlik mesleğinin mesleki ve hukuki bilgisi ile çözümlenecek bir olay olmayıp elektrik konusunda teknik bilgi sahibi kişilerce çözümlenecek bir olay olduğunu, hukuk davasında teknik bilirkişilerden sorumluluğa ve kusura yönelik bilirkişi raporu alınmış olup ceza davasında da teknik bilirkişilerden bilirkişi raporu alındığını, her iki raporda da müvekkili ve onun adına çalışan sorumlu mühendislerin olaydan dolayı kusurlarının ve sorumluluğunun olmadığının belirtildiğini, Yargıtay bozma kararı sonrasında yerel mahkemenin olay teknik bilgi ile çözülebilecek bir olay olmakla yeniden bilirkişi raporu almadan karar verimesinin hukuken hatalı ve yersiz olduğunu, Dayanak davada kendilerince usul hatasının Yargıtay 4.Hukuk Dairesinde başladığını, ancak daha büyük bir şekilde yerel mahkemece devam ettirildiğini, dosyaya delil olarak bildirilen ve celbi talep olunan ceza dosyasının, müvekkilinin tamamen lehine olan bir delil iken başka bir araştırmaya gerek bulunmayarak müvekkilininde olayın tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması usul ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, ilk derece mahkeme tarafından işbu ceza dosyasına taraflarınca delil olarak dayanıldığını ve celbinin talep olunmuş ise de celp edilmediğini, işbu ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, -Firmanın (...-....) ... ile imzalamış olduğu sözleşme gereği, müvekkili ... işin başında firmanın bakım sorumluluklarını yerine getirmek üzere elektrik mühendisi ... ve Bodrum ve Milas ilçelerinde koordinasyonu sağlamak üzere elektrik mühendisi ...’ı görevlendirdiğini, oluşan yangınla ilgili sanıkların bakım sorumluluklarını yerine getirdikleri Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/288 Esas sayılı dosyada verdiği kesinleşmiş kararı ile tespit edildiğini, sözleşme gereği firmalar ve şirketlerin bakımlarını, oluşturduğu ekipler ve sorumluluk verdiği elektrik mühendisleri vasıtasıyla yapacağını, yangında ... -....firmasının bakım sorumluluğunu üstlenen elektrik mühendisi .... ve Bodrum ve Milas ilçelerinde koordinasyonu sağlamak üzere elektrik mühendisi ....’ın yapılan sözleşme gereği sorumluluğunu tam olarak yerine getirdiğinin sabit olduğunu, kesinleşmiş ceza davasındaki bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere yangının hatların bakımlarının yapılmamasından değil (bakımlar periyodik olarak yapıldığı Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu tespit edilmiş ve kesinleşen ceza kararı ile kesinleşmiş bir maddi vakıa olmakla,) hava muhalefetinden kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, -Müvekkilinin ilişkisel olarak bulunduğu konum itibariyle olayda kusur sorumluluğu mevcut olmakla ancak kusurunun olması halinde sorumluluğu doğabileceğini, yukarıda bahsedilen hem hukuk hem de ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarında açıkça anlaşılan müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, bundan dolayı olaydan kaynaklı tazminattan sorumlu olmadığını, olayın teknik bilgi gerektiren bir olay olmakla bu konuda müvekkilinin kusurunun bulunup bulunmadığını da ancak teknik bilgiye sahip kişilerin belirleyebileceklerini, hukuk bilgisi ve tecrübesinin teknik bir konuyu çözümleyecek bilgiye sahip olmadığından Yargıtay bozma sonrası yeniden teknik bilirkişilerden rapor alınmaması hukuken rücu davasına dayanak olan Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/144 E sayılı kesinleşmiş kararının işbu dava yönünden kuvvetli delil olmasını engelleyen bir durum olduğunu, -Olayın Meydana geldiği Enerji Nakil hattı Orta gerilim Enerji nakil hattı olmakla Orta Gerilim Enerji Nakil Hatlarında Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 5, 7 ve 67 Maddelerine dilekçelerinde değinildiğini, milas bölgesinde müvekkiline ait firma elamanlarının yapmaları gereken sürelerde periyodik bakımlarını düzenli olarak yaptığını ve kayıt altına alındığını, Taraflar arasında yapılan Arıza,bakım ve Onarım sözleşmesi ile Müvekkil ....’e ait .... firmasına, Elektrik Dağıtım Tesisleri Teknik Bakım Talimatının Enerji Nakil Hatlarının Bakımı başlığında altı ayda bir kontrol ve senede bir bakım yapılma sorumluluğunu verildiğini ve yüklendiğini, buna göre de Müvekkili firma elemanlarının periyodik bakımlarını sözleşme gereği süresinde düzenli olarak yaptıklarını, esas sorunun elektrik hatlarının çıplak tel olarak tesis edilmesinden kaynaklı olduğunu, yıllardır elektrik hatlarının çıplak olmayan tellerle değişiminin söz konusu edildiğini, ancak maliyet hesabı neticesinde bu değişimden vazgeçildiğini, doğaldır ki ağaçlık bir yerde yaz ve takip eden sonbahar aylarında oluşan kuru otların her saniye tabanda oluşma durumunun mevcut olduğunu, keza ağaç büyümelerinin ve sürgünlerinin bu mevsimlerde güneş ışığı neticesinde kısa sürede büyüdüğünü, -Davacı ve müvekkilinin dayanak davada; müştereken ve müteselsilen kabul edilen bedelden sorumlu tutulmakla olaydan kaynaklı sorumluluk oranlarının belirlenmediğini, bunun teknik bilirkişi heyeti tarafından belirlenmesinin gerektiğini, -İlk derece Mahkemesi tarafından talep edilen alacak aslına, faize yapılan itirazları değerlendirilmeyerek hesap raporu aldırılmadan karar verilmesinin de usul ve esas yönünden hatalı olduğunu, ayrıca hükmolunan miktara avans faizi uygulanmasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin özel şahıs olup tacir olmadığından ve davacı ile arasındaki ilişki de ticari bir ilişki olmayıp dayanak davanın davacısına karşı da 3 kişi konumunda olmakla ancak yasal faiz talep edilebileceğini, -Dava dilekçesindeki netice kısmında talebin .... ve ...Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline denilmekle ilk derece Mahkemesince ....şirketi ile ilgili bir karar verilmediğini, Arz olunan sebeplerle ve incelemede görülecek diğer hususlara binaen usul ve yasaya aykırı İlk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılarak duruşma açılmasına, ilk derece Mahkemesi tarafından toplanmayan yukarıda bildirdikleri delillerinin toplanmasına, olaydaki kusurun ve hesabın tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına, davanın reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı uhdesine tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici ( ...) arasında "AG ve OG Elektrik Şebekelerinde Arıza, Bakım ve Onarım İşleri Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2. maddesi ve özel şartnamenin 1. maddesi ve 2. maddesi gereğince sözleşmenin konusu; Muğla İli, Bodrum ve Milas İlçeleri ve bağlı yerleşim yerlerindeki elektrik tesislerinin AG ve OG Elektrik Şebekelerinin arıza, bakım ve onarım işleri ile ilgili montaj, demontaj ve demontaj montaj işlerinin, tüm işçilik giderleri yükleniciye ait olmak üzere şartname esasları dahilinde yaptırılması işi olduğu; sözleşmenin 16. maddesinde; "Bu yüklenimin yerine getirilişinde, işin başından sonuna kadar her nedenle olursa olsun (avaryalar dahil), kazı, taşıma, yükleme, boşaltma, istif, inşa, imal, montaj vb tüm işlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek kaza, hasar, kayıp, trafik cezaları vb zararların, mali, hukuki ve cezai bütün sorumluluk ve sonuçları yükleniciye aittir. Bu hasarların ... tarafından tanzim edilmek zorunda kalması halinde, ödenen bedel ve cezalar için ..., yüklenicinin ... nezdindeki bütün hak ve alacakları ile varsa kesin hesabı yapılmış başka işlerine ait teminatlardan kesin yapma hakkına sahiptir." hükmü yer aldığı; yine sözleşmenin "işin kontrolü" başlıklı 12.1 maddesinde "..., sözleşme ve ek sözleşmelerin süresi içerisinde sözleşmenin konusuna giren işleri dilediği şekil ve yöntemlerle her zaman kontrole yetkilidir" hükmü yer aldığı görülmüştür. Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2003 tarih ve 2014/144 Esas, 2013/475 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek 22/12/2015 tarihinde kesinleşen ilamında " 13/09/2007 günü saat 11:30'da ören yerleşim alanı, ... mevkii,... nolu bölmede çıkan orman yangının enerji nakil hattının hemen altında bulunan ağacın sürgünlerinin iletken teller ile temas halinde olması ve olay günü şiddetli rüzgarın etkisi ile bu sürgünlerin iletken teller ile teması neticesinde tellerin birbirine sürtünmesi ve tellerin koparak topraktaki kuru otları tutuşturması sonucu çıktığı ve olay yeri tutanakları ile tanık beyanlarına göre aşırı rüzgarın etkisiyle yangının hızla yayıldığı, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine göre, ağaçların hava hattı iletkenlerine en az 1-1,5 metre yatay mesafede olması gerektiği halde, toplanan kanıtlarla yönetmelik hükmünün aksine, dut ağacının iletken hat ile doğrudan temas halinde olduğu ve enerji nakil hattının altındaki kuru otların da temizlenmemiş olduğu ve dosyaya sunulan sözleşme ile şartnamelere göre ...'a ait AG ve OG elektrik dağıtım şebekelerinin arıza, bakım, onarım işlerinin yüklenici... firmasına ait olduğu anlaşılmış, bu nedenlerle idarenin zararından davalı .... ile davalı .... firmasının sorumlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğu bulunmadığı, ancak olay günü aşırı rüzgarın etkisiyle ağaç dallarının elektrik telleri ile teması sonucunda yangının çıkması ve yangının hızla yayılmış olması gözönüne alınarak B.K.nun 43.maddesi uyarınca olayın özelliği ve gelişim biçimine göre idarenin 314.835,16 TL olarak belirlenen zararından %20 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanısına varıldığı gerekçesiyle" davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile tespit ve %20 indirim ile takdir olunan 251.868,00 TL zararın 13.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı idareye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine ....'ne izafeten ... Müdürlüğü'nce davacı ve davalı aleyhine Milas İcra Müdürlüğü'nün 2020/2042 Esas sayılı dosyasında ilama dayanarak alacağın tahsili amacıyla takip yapıldığı, davacının 14/09/2020 tarihinde asıl alacak, işlemiş faiz, mahkeme yargılama giderleri, vekalet ücreti, icra takip giderleri, işlemiş faiz, icra vekalet ücreti vs toplamda 648.087,98-TL ödeme yaptığı, ayrıca Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2003 tarih ve 2014/144 Esas, 2013/475 Karar sayılı dosyasında 02/05/2014 tarihinde 7.499,52-TL, 05/01/2017 tarihinde 9.782,83-TL harç ve yargılama gideri ödediği ve yapmış olduğu bu ödemelerin rücen tazmini talebiyle davalı aleyhine eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Somut olayda Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2003 tarih ve 2014/144 Esas, 2013/475 Karar sayılı dosyasında yangının enerji nakil hattının hemen altında bulunan ağaçların sürgünlerinin iletken teller ile temas halinde olması ve olay günü şiddetli rüzgarın etkisi ile bu sürgünlerin iletken teller ile teması neticesinde tellerin birbirine sürtünmesi ve tellerin koparak topraktaki kuru otları tutuşturması sonucu çıktığı ve olay yeri tutanakları ile tanık beyanlarına göre aşırı rüzgarın etkisiyle yangının hızla yayıldığının belirlendiği, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine göre, ağaçların hava hattı iletkenlerine en az 1-1,5 metre yatay mesafede olması gerektiği halde, toplanan kanıtlarla yönetmelik hükmünün aksine, dut ağacının iletken hat ile doğrudan temas halinde olduğu ve enerji nakil hattının altındaki kuru otların da temizlenmemiş olduğu ve dosyaya sunulan sözleşme ve şartnamelere göre ...'a ait AG ve OG elektrik dağıtım şebekelerinin arıza bakım onarım işlerinin davalı yükleniciye ait olduğundan meydana gelen zarardan davacı ve davalının sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Zarar gören ...'ne karşı dış ilişkide davacı ve davalı müteselsilen sorumlu iseler de, iç ilişkideki sorumluluk, davacı ile davalı arasında 19/01/2004 tarihli "AG ve OG Elektrik Şebekelerinde Arıza, Bakım ve Onarım İşleri Sözleşmesi'nin 12. ve 16. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği; davalı yüklenicinin yangının çıktığı yerde ağaçların hava hattı iletkenlerine temas etmesinin engellenmesi, zemindeki kuru otların temizlenmesi yükümlülüğünün yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tarafların anayasası olduğu ve sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde bulunmadığı; davacı iş sahibi tarafından teminat mektuplarının iade edilmesi veya taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinin davalı yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; davacı iş sahibinin de sözleşmenin 12.1 maddesi gereğince sözleşme konusuna giren işleri kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesi gereğince % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2022 tarih ve 2022/462 Esas, 2022/1029 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 36.361,16 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 9.091,00 TL harcın mahsubu ile kalan 27.270,16 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.