İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; "takibe dayanak yapılan bonodaki alacak çekişmelidir. Bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 30.000,00 TL. olarak kısmi dava açılmasında hukuki yararımız bulunmaktadır. Takibe dayanak yapılan bonolar bedelsiz ve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2026/54 KARAR NO : 2026/298 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2023/428 E. - 2025/547 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; "takibe dayanak yapılan bonodaki alacak çekişmelidir. Bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 30.000,00 TL. olarak kısmi dava açılmasında hukuki yararımız bulunmaktadır. Takibe dayanak yapılan bonolar bedelsiz ve boş olarak imzalatılmıştır. Müvekkil ..., kapsamlı ticaret ile iştigal etmekte iken,yeni yatırımları nedeniyle ekonomik durumunun bozulması sonucu 2011 yılında nakit paraya ihtiyacı olmuş ve yıllardan beridir tanıdığı davalıdan borç para istemiştir. Davalı İstanbul C.başsavcılığı kaçakçılık narkotik ve ekonomik suçlar soruşturma bürosu (2017)4057 soruşturma nolu dosyasında ikrar da bulunmuştur. Davalı takibe konu bonoların teminat olarak alındığını Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde açıkça ikrar etmiştir. Teminat olarak alındığını ikrar eden davalı tarafın müvekkiller hakkında kambiyo takiplerinde bulunması MK.2 maddesine aykırıdır. Takibe dayanak yapılan bonolar yönünden menfi tespit davamızın kabulünü talep ederiz. Davalı alacaklı tarafından yapılan takip haksız,yersiz ve kötüniyetli olup; müvekkilimin telafisi imkansız zararlarına ve mağduriyetine neden olunmuştur. Bu nedenle davalı alacaklının takipte istenen asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini de istemekteyiz. İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyadan takibe dayanak yapılan bono bedelsiz, müvekkillerden zorla açığa imzaları alınarak icra takibine konulduğundan takip konusu senetten müvekkillerin 30.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, takibe dayanak bononun iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davacılar tarafından İstanbul 19. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı icra dosyasının tamamına ilişkin talepte bulunulmuş; ancak 30.000 TL'lik kısım için dava harcı yatırılarak kısmi dava açıldığı ileri sürülmüştür. Dava dilekçesi içeriğinde davacılar, dosyanın tamamına yönelik olarak borçlu olmadıkları iddiasında bulundukları halde, kısmi dava açılmasını kabul etmiyoruz. İcra dosyasındaki toplam alacak tutarı üzerinden dava harcının yatırılması için davacılara kesin süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacılar, müvekkile olan borcuna ilişkin 7.700.000 USD ödeme yaptığını ileri sürmüş; ancak bu ödemelere ilişkin hiçbir belge sunmamıştır.Davacılar, imza inkârında bulunmadıkları bir bonoda borcun olmadığını ancak senetle ispat etmek zorundadır.İzah ettiğimiz üzere, senet bir borç ikrarından ibaret olan bir kıymetli evraktır. Senede karşı olan iddiaların ancak senet kadar kıymetli bir evrak ile aksi ileri sürülebilir.Davacı taraf, dava dilekçesinde senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürmektedir. Davacıların imzasını taşıyan ve artık sebepten soyutlanmış olan bir bonoda, vade tarihi, keşide tarihinin sonradan eklenmesinin bir önemi bulunmamaktadır.Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini.." savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca ve 05/06/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım taleplerinin haksız ve mesnetsiz bir şekilde reddedilmiş olup, müvekkillerinin hukuki destekten yoksun kalmasına ve hak arama özgürlüğünün engellenmesine neden olduğunu, T.C. AYM başvuru numarası 2020/22192 Karar Tarihi 17/05/2023 olan kararı ile yeni bir durum ortaya çıkmış olup işbu AYM kararına dayanılarak adli yardım talebinde bulunulduğunu, mahkemece ortaya yeni çıkan işbu emsal karar dikkate alınmayarak adli yardım taleplerine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını ve itiraz haklarının kısıtlandığını, işbu dava devam ederken müvekkili şirketlet lehine İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesi 2025/138 Esas 2025/143 Karar sayılı dosyası kapsamında müvekkili yönünden AYM 24/09/2024 tarih, 2024/78 Esas 2024/164 Karar sayılı kararına da atıf yapılarak adli yardım taleplerinin kabulüne karar verildiğini, mahkemece usulüne uygun olarak harcın tamamlanmasına ilişkin bildirim yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılarak açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece gönderilen 04.09.2024 tarihli muhtırada harcın nereye yatırılacağının usulüne uygun yazılmadığını, usulüne uygun düzenlenmeyen bir belgeye dayanılarak hüküm sonuçlarının doğmayacağını, mahkemenin harcı hesaplarken kuru yanlış aldığını harcın hatalı hesaplanmış olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.000.000,00 USD üzerinden dava harcı yatırması gerektiği halde 30.000,00 TL üzerinden dava harcı yatırıldığını, mahkemece davacıya eksik harcı tamamlamak üzere süre verildiğini, davacının eksik harcı yatırmaması nedeniyle mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, istinaf eden davacı adına kayıtlı birçok gayrimenkul olduğunu ve aylık gelirinin çok yüksek olduğu durum karşısında adli yardım talebinde bulunmasının hukuksuz olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun haksız ve mesnetsiz olup istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkili ...’in 2011 yılında davalıdan borç para aldığını, ancak davalının parayı vermeden önce 5.500.000 USD bedelli vadesiz bir senet aldığını, zamanla farklı tarihlerde ve miktarlarda kısmi ödemeler yapmasına rağmen davalının yeni senetler talep ettiğini, baskı yoluyla 20.000.000 USD, 1.000.000 USD ve beş adet 800.000 USD tutarında senetler aldığını, 2011-2015 yılları arasında 7.700.000 USD ödeme yapılmasına rağmen 2015 Şubat’ında davalının haksız biçimde 20.000.000 USD borç çıkardığını, bu borca itiraz edilince davalının adamlarıyla birlikte müvekkilin işlettiği otele baskın yaparak tehdit yoluyla yeni senetler alıp Florya’daki otel işletmesi ile taşınmazın satışı için vekaletname verdirdiklerini, işletmeye 8.000.000 USD bedel koyduklarını ileri sürerek; İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına dayanak bononun bedelsiz ve zorla alınmış olması nedeniyle müvekkillerinin 30.000 TL borçlu olmadıklarının tespitine, bononun iptaline, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacıların, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyanın tamamına ilişkin talepte bulunmalarına rağmen yalnızca 30.000 TL’lik kısmı için harç yatırarak kısmi dava açtıklarını, bu nedenle davanın usulen reddi gerektiğini, icra dosyasındaki toplam alacak tutarı üzerinden harcın tamamlanması için davacılara süre verilmesini, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların 7.700.000 USD ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini ancak hiçbir belge sunmadıklarını, ödeme iddiasını ispat yükünün davacılarda olduğunu, imzası inkâr edilmeyen bir bono yönünden borcun bulunmadığını ancak senetle ispat edilebileceğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve davacılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 24/01/2023 tarihli 2022/107 E. - 2023/47 K. Sayılı kararı ile, Davacının dava değerini 30..000 TL gösterip eksik harç yatırdığını, Harçlar Kanunu’nun 27, 28, 30 ve 33. maddeleri gereği eksik harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemeyeceğini, dava dilekçesinin talep kısmında 20.000.000 USD’lik senede ilişkin borçsuzluk tespiti talep edildiğinden harcın bu bedel üzerinden alınması gerektiğini, 20.09.2022 tarihli duruşmada eksik 5.119.857,39 TL harcın tamamlanması için verilen sürede bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 15.06.2023tarih, 2023/879 E. – 2023/714 K. Sayılı kararı ile ; Davacının , senedin tamamen bedelsiz olduğunu, zorla açığa imza attırıldığını ileri sürdüğü, bu durumda dava konusu senedin tamamı yönünden borçsuzluk iddiası bulunduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2018 tarihli 2017/1648 E., 2018/2994 K. ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.10.2019 tarihli 2017/13-688 E., 2019/1054 K. Kararlarında belirtildiği üzere menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı , ancak Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK’nın 150. maddesi uyarınca, eksik harç yatırılmadığında mahkemece önce dosyanın işlemden kaldırılmasına, verilen sürede harç tamamlanmazsa ancak o zaman davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde mahkemenin, dosyayı işlemden kaldırmaksızın doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesi ile Davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne, kararının HMK 353/1-a-6 gereğince kaldırılmasına, karar verilmiş, dosya yukarıdaki esasa kayıtla yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece , 23/01/2024 tarihli celsede davacı tarafa, dava konusu bononun iptali talebi dikkate alınarak 5.101.686,20 TL tutarındaki eksik nispi harcı gelecek celseye kadar ikmal etmesi için kesin süre verildiği, aksi hâlde dosyanın Harçlar Kanunu’nun 28. ve HMK’nın 150. maddeleri gereğince işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği, 02/07/2024 tarihli celsede davacının adli yardım talebinde bulunduğu, bu talebin reddedildiği ve kararın taraflara tebliğ edildiği, adli yardım kararının kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiği, adli yardım talebinin reddi kararına yapılan itirazın reddedildiği, eksik harcın tamamlanması yönünde "Davacı taraf netice talep kısmında davaya konu bononun iptalini talep ettiği anlaşılmakla 5.101.686,20TL eksik harcı gelecek celseye kadar tamamlamak üzere kesin süre verilmesine; Aksi takdirde Harçlar Kanunu m.28 ve HMK.m.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı tarafınıza ihtar olunur" şeklindeki muhtıranın davacı vekiline tebliğine karar verildiği, 04/03/2025 tarihli celsede muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle davacı vekilinin muhtıranın müvekkillerine tebliği talebinin vekalet ilişkisi devam ettiği için reddedilerek , önceki adli yardım talebinin kesin olarak reddedilmiş olması nedeniyle yeni talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın eksik harç ikmal edilene kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştürDaha sonra 26/03/2025 tarihinde davacı vekilinin dosyanın yeniden işleme alınması ve adli yardım talebinin kabulü istemiyle dilekçe sunduğu, mahkemece adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, eksik harç ikmal edilmediğinden dosyanın işleme konulması talebinin reddine hükmedildiği, 22/04/2025 tarihli yeni bir adli yardım talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin adli yardım talebinin reddedildiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/305 D.İş, 2025/329 Karar sayılı 05/05/2025 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir. Dosya kapsamına göre , adli yardım talebi reddedilen davacıya eksik harcın yatırılması için usulüne uygun süre verildiği aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği,davacı tarafça verilen süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmediği, bunun üzerine davacı vekili tarafından adli yardım taleplerinde bulunulduğu, ancak adli yardım taleplerinin reddine karar verildiği, bu kararlara karşı yapılan itirazların İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce reddedildiği , 04/03/2025 tarihli duruşmada, davacı tarafça eksik harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle, Harçlar Kanunu’nun 30 ve HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın 5.101.686,20 TL tutarındaki eksik harç ikmal edilene kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği , dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde davacı tarafından eksik harcın yatırılmadığı anlaşılmakla mahkemece HMK’nın 150/5. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, eksik harcın tamamlanması konusunda yargılamanın başından itibaren bir çok kez karar verildiği ve gerekli ihtaratların duruşma ara kararları ile ve tebliğ olunan muhtıra ile usulüne uygun yapıldığı, buna rağmen eksik harcın ikmal olunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2023/428 E. 2025/547 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026