İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.,'nin keşide yeri Konya olan 25.12.2020 keşide tarihli ... ... Şubesine ait, 200.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin keşide edilerek borcuna karşılık üzere müvekkiline verildiğini, aralarında ticari ilişkinin olduğunu, dava konusu çekin yetkili…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/226 KARAR NO:2026/560 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/09/2023 NUMARASI:2021/90 E. - 2023/849 K. DAVANIN KONUSU:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.,'nin keşide yeri Konya olan 25.12.2020 keşide tarihli ... ... Şubesine ait, 200.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin keşide edilerek borcuna karşılık üzere müvekkiline verildiğini, aralarında ticari ilişkinin olduğunu, dava konusu çekin yetkili hamili olduklarını ve ellerinden rızası hilafına çıktığını, dava konusu çekin yetkili hamili olan kendileri ve dava dışı keşidecisi ve cirantaları aleyhine Bakırköy 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile davalı tarafça takip başlatıldığını, müvekkili tarafından tüm ilgililer hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, mezkur çek müvekkilin elinden rızası dışında çıktıktan sonra sırasıyla ...şti., ... ... A.ş., ... ve son olarak da davalı ... Şti. tarafından cirolandığını, çekin arka yüzündeki müvekkilden sonra gelen ciroların sahte olduğunu, bu sebeple müvekkilinden sonraki hiçbir hamilin meşru hamil olmadığını, dava konusu çekin müvekkilinin elinden rızası dışında çıkarak, kaybolduğu/çalındığı için müvekkili tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/717 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, davalının basiretli bir tacir olarak özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olması nedeniyle; çekin müvekkile iadesinin sağlanması ve müvekkilin bu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, takibin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, dosyaya gelecek ödemelerin takip alacaklısına ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini, çekin davalıdan istirdadına ve müvekkile iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket dava konusu çeki, ciro zincirini kontrol ederek, çeki kendisine ciro eden ...'a duyduğu güvene dayanarak, iyi niyetle iktisap ettiğini, dava konusu çekin ... A.Ş. tarafından .... Şti. emrine tanzim edildiğini, sonra ... Şti tarafından cirolanarak sırasıyla ... Şti, ... ... A.Ş., ... ve son olarak da müvekkili şirket ...Şti.'ye cirolanarak teslim edildiğini, ciro zincirinin hatasız bir şekilde oluşturulduğunu, müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, geçerli bir devirden söz etmek için cironun yanı sıra çekin tesliminin zorunlu olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından, dava konusu çekin cirantası olan ...'a (... T.C. No.) ihtiyaçları dolayısı ile 18/08/2020 tarihinde 52.000,00 TL borç, 21/07/2020 tarihinde 50.000,00 TL borç, 26/06/2020 tarihinde 60.000,00 TL borç, 31/08/2020 tarihinde 65.000,00 TL borç olmak üzere toplamda 227.000,00 TL borç para transferinin gerçekleştirildiğini, bu borca karşılık olarak dava konusu 200.000,00 TL değerindeki çekin ... tarafından cirolanarak müvekkiline teslim edildiğini, hasımsız olarak verilmiş olan tedbir kararının, davada taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamayacağını, borçlunun icra dosyasının tamamını depo etmesi ve ayrıca mahkeme veznesine gerekli %15 teminatı depo etmesi üzerine, yani toplamda alacağın %15'ini depo etmesi şartıyla takibin durdurulmasına karar verilebileceğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davalı hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacının hasımsız olarak çek iptali davası açmasının ve bunun sonucunda çekin iptal edilmiş olmasının bu iddiayı tek başına ispatlamayacağı, kıymetli evrakların nitelikleri gereği sebepten mücerret oldukları, eldeki davada ispat yükünün davalıda bulunmadığı yani çeki nasıl iktisap ettiğini ispatlamak zorunda olmadığı, kaldı ki dava dışı ciranta ...'ın da ceza yargılamasındaki beyanlarında, çekin ticari ilişki kapsamında verildiğinin beyan edildiği ve ceza mahkemesince bu şekilde kabul edildiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davaya konu çekin kaybolması üzerine taraflarınca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/717E. Sayılı dosyası ile "ihtiyati tedbir talepli kıymetli evrakın iptali" istemli dava açıldığını ve söz konusu çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bahse konu çekin Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün.... Sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine çek aslı bulunması nedeniyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/717E. Sayılı dosyası ile 21.01.2021 tarihli karar ile ... Şti.'ne karşı TTK 816/1-s bendi yollaması ile 758. Maddesi gereğince dava konusu bu çekin iadesi(istirdadı) davasını açmak için 2 haftalık kesin süre verildiğini ve işbu davanın açıldığını, söz konusu çeke istinaden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına 2021/3695 soruşturma numaralı dosya ile ... Şti. yetkilisi ... ve diğer yetkililer, ... ... A.Ş. yetkilisi ..., çekte şahsi cirosu olması sebebi ile ..., .... Şti. Yetkilileri ..., ... ve diğer yetkililer hakkında şikayetçi olunduğunu, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/531E. Sayılı dosya ile kovuşturma yapıldığını, kovuşturma neticesinde 25.04.2023 tarihli celse de dosya karara çıktığını, ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan lehe hükümler uygulanmaksızın 4 yıl hapis cezasına hükmolunduğunu,Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/531E. Sayılı dosya ile görülen davanın 25.04.2023 tarihli duruşmasında ... Yetkilisi ...; "...ben bu çeki alacağıma karşılık ... isimli kişiden aldım. Kendisi yanımda ciroladı... Çekte isimleri bulunan kişiler hakkında icra takibi başlattım, çekin karşılığını alamadım. şikayetçi değilim. davaya katılmak istemiyorum." şeklinde beyan verdiğini ancak görülmekte olan işbu dosyaya sunulmuş olan cevap dilekçesinin 3 nolu paragrafında; "Müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından, dava konusu çek cirantası olan ...'a ihtiyaç dolayısıyla 18.08.2020 tarihinde 52.000,00 TL borç, 21.07.2020 tarihinde 50.000,00 TL borç, 26.06.2020 tarihinde 60.000,00 TL borç, 31.08.2020 tarihinde 65.000,00 TL borç olmak üzere toplamda 227.000,00 TL borç para transferi gerçekleştirdiğini, borca karşılık olarak dava konusu 200.000,00 TL değerindeki çek ... tarafından cirolanarak müvekkile teslim edilmiştir. Kalan kısmın ise ...'ın maddi durumunun iyileşmesi üzerine ödeneceği taraflarca kararlaştırılmıştır." denmek suretiyle çekin taraflar arasındaki samimiyetten kaynaklı borç için verildiği beyan edildiğini, ilk derece mahkemesi yeterli inceleme yapmadan, dosyaya sunmuş oldukları gerek yazılı gerekse sözlü beyanlar dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini, eldeki davada davalı şirketin beyanlarının doğru olduğu varsayımdan hareket etdilse dahi;Davalı tarafın cevap dilekçesinde davalı şirket yetkilisi ...'in çek cirantası ...'tan olan şahsi alacağına ( davalı şirketi ilgilendirmeyen ) karşılık dava konusu çeki aldıklarını beyan etmiş ve cevap dilekçesi ekine bir takım banka dekontları ilave ettiğini, ( öncelikle, dekontlarla ilgili bankaya müzekkere yazılarak hesap hareketlerinin ve açıklamalarının istenilmesini gerekmektedir ) Davalı tarafın aleyhe beyanlarını kabul etmemekle birlikte ...'İN, ...'tan şahsi alacağı vardıysa ve bu alacağına karşılık dava konusu çeki ...'tan aldıysa neden çeki ... yerine .... ŞTİ. adına ciro ederek bankaya ibraz ettiklerinin açıklanması gerektiğini, davalı tarafın iddiasına göre ...'Tan alacaklı olan davalı şirket olmayıp, ... olduğunu, İlk derece mahkemesinin ceza yargılamasında ...'ın çeki ticari alış veriş neticesinde verdiği beyanını esas aldığını, ancak davalı taraf ile aralarındaki alış verişe dair herhangi bir araştırma yapmadığını, kaldı ki davalı taraf cevap dilekçesinde söz konusu çeki ticari alış veriş nedeniyle almadığını da ikrar ettiğini, ... ile davalı taraf iş kolu olarak aralarında ticari faaliyet yapabilecek iş kolu benzerliklerine de sahip olmadıklarını, Davalı tarafın gerçek bir alacağı bulunmadığı halde söz konusu çeki iktisap ettiğini, Davalı taraf kötü niyetli olarak en azından ağır kusurlu olarak işbu çeki iktisap ettiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, dava konusu çeki ciro zincirini kontrol ederek, çeki kendisine ciro eden ... ile aralarındaki borç/ alacak ilişkisine dayanarak teslim aldığını, dava dışı ...'a yapılan ödemelerin dekontlarının delil olarak sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ...'a yollanan 26.06.2020 tarihli 60.000,00 TL bedelli, 21.07.2020 tarihli 50.000,00 TL bedelli, 18.08.2020 tarihli 52.000,00 TL bedelli ve 31.08.2020 tarihli 65.000,00 TL bedelli toplamda 227.000,00 TL'lik ödemelerin dekontlar ile aralarındaki borç/ alacak ilişkilerinin varlığı ispatlandığını, bu suretle davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirketin dava konusu çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu yönündeki iddialar gerçeğe aykırı olup ayrıca soyut beyanlardan öteye de gidemediğini, davacının çeki elinden rızası dışında çıktığından bahisle yapmış olduğu şikayette Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/531 E. sayılı dosyasındaki mağdur sıfatıyla yer aldıklarını, yargılamanın 7.12.2022 tarihli celsesinde dinlenen dava dışı ...: "...ben bu çeki ... tekstile zaten daha önce doğmuş bulunan borcuma karşılık vermiştim. aramızda daha önce ticaret yapmıştık. bu ticaret sebebiyle 700.000tl civarında borcum oluşmuştu. ben doğmuş olan borca karşılık bu çeki verdim..." ifadelerinde bulunduğunu, Dava dışı ...'ın ceza yargılamasında vermiş olduğu beyanlarında da müvekkili şirket ile arasında borç/ alacak ilişkisinin bulunduğunu ikrar ettiğini, çek iptal davasının açılmış ve çekin iptal edilmiş olduğunun hasımsız bir şekilde verilen çek zayi davası, iyiniyetli ve yetkili hamil olan müvekkili şirketi bağlamayacağını, çekin bankaya ibrazı neticesinde ödemeden men kararının öğrenilmesiyle beraber söz konusu çeki icra takibine konu etmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını, davacı tarafın çeke yönelik hasımsız bir şekilde verilen zayi kararından sorumlu tutulabilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının, ... ... Şubesine ait 25.12.2020 keşide tarihli, 200.000,00 TL meblağlı ... Seri numaralı çekin davacının lehtar, davalının son hamil olarak gözüktüğü çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile çekin istirdadı talepleri istemine ilişkindir.Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nün...sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin davacı şirketle birlikte dava dışı ..., ... Tekstil, Tasfiye Halinde ..., ... Ürünleri aleyhinde 200.000,00 TL'lik çek nedeniyle icra takibine geçtiği, icra dosyasının tefriki ile davacı şirket yönünden Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...dava dışı ... Ürünleri yönünden Konya 9. İcra Müdürlüğünün ... kaydedildiği, çek bedelinin ... Ürünleri tarafından ödendiği anlaşılmıştır.Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/531 Eass sayılı dosyası incelendiğinde; sanık ...'ın söz konusu çeki daha önce doğmuş olan 700.000 TL'lik borcundan dolayı, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete verdiğini beyan ettiği, ilk derece mahkemesince sanık ...'ın çeki ... Tekstilden almadığı ancak borcuna karşı ... tekstil şirketine verdiği değerlendirilerek dolandırılıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verdiği görülmüş, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.Dava, rıza dışı elden çıkan çekin istirdatı ile çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.''TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda, davacı şirketin keşideci, davalının son hamil olduğu, davacılar çekin çalındığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek istirdat talebinde bulunmuş olup, davalının çek arkasında lehtara ait bir cironun varlığını görüp, bir sonraki ciranta kendisine yaptığı geçerli ciro ile de çeki eline geçirmiş olduğundan takip alacaklısı/davalının yetkili hamil olduğu, davacı tarafça davalı şirket yetkilisinin sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, davacı taraf Ceza Mahkemesindeki beyanlara göre, davalı şirket yetkilisi ...'in, ...'tan şahsi alacağı vardıysa ve bu alacağına karşılık dava konusu çeki ...'tan aldıysa neden çeki ... yerine .... Şti. adına ciro ederek bankaya ibraz ettiklerinin açıklanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, alınan Ceza Mahkemesindeki beyanın ticari ilişkinin detayına ilişkin olmadığı, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/531 E. sayılı dosyasında ...'ın ".ben bu çeki ... Tekstile zaten daha önce doğmuş bulunan borcuma karşılık vermiştim, aramızda daha önce ticaret yapmıştık, bu ticaret sebebiyle 700.000 TL civarında borcum oluşmuştu, ben doğmuş olan borca karşılık bu çeki verdim" ifadesinin de bulunduğu, davalı tarafça sunulu dekontların da çek karşılığı bedelin ödenmesine ilişkin sunulduğu, çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmadığından verilen ifadelerin de davalının kötü niyetli olarak değerlendirmesine yeterli olmadığı, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamada da davalının sanık sıfatının bulunmadığı, çekin kaybolması nedeniyle verilen tedbir kararının da davalının kötü niyetine tek başına yeterli delil olarak değerlendirilemeyeceği, verilen kararda aykırılık bulunmaması nedeniyle usul ve yasaya uygun bulunan karar nedeniyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve 2021/90 E., 2023/849 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026