İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının paspas (yer temizleme) endüstriyel tasarım ürününün tasarım hakkının “...” tescil numarasıyla ... “de kayıtlı ve davacının adıma tescilli olduğunu, dava konusu ürün olan ... tarafından tasarım hakkı sahibinin izni olma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2024/22 KARAR NO : 2026/282 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 05/10/2023 NUMARASI : 2018/104 E. - 2023/204 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının paspas (yer temizleme) endüstriyel tasarım ürününün tasarım hakkının “...” tescil numarasıyla ... “de kayıtlı ve davacının adıma tescilli olduğunu, dava konusu ürün olan ... tarafından tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın, üretilerek piyasaya satışa sunulduğunu, online satış sitesinde satıldığını, davalıya ulaşılarak durumun değiştirilmesinin istendiğini, davalının dinlemediğini, dava konusu ürünün “...” şirketi tarafından da davacının izni olmadan mağazalarında satıldığını, davalılar ... ve ... şirketi tarafından üretim, piyasaya sunma satış ve sair faaliyetlerin davacı hakkına tecavüz niteliği olup olmadığının tespitini, uğranılan zararın miktarının belirlenmesini, tecavüz kapsamına giren ürünlere el konulmasını, tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını ve kaldırılmasını, davalı tarafça zararın giderilmesini, hükmün ilanını kararının verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...'ın vekili cevap dilekçesinden özetle; davalı tarafından ... markasını ... nezdinde ... başvuru numarasıyla tescil ettirdiğini, davacı tarafın ... başvuru numaralı paspas yer temizleme ürününün ... tarafından tasarlandığını ve davacının 27.11.2018 tarihinde devir aldığını, ürünlerin aynı olmadığını, ürünler arasında tek ortak noktanın dünyada geçerli olan mop başlık olarak anılmaları olduğunu, mop başlıkların dünya üzerinde fazlasıyla çeşitlilik gösterdiğini, SMK 81. maddeye göre davacının tasarım hakkına tecavüz konusu olmadığını, davanın reddini, talep etmiştir. Davalı ... Şirketi'nin vekili cevap dilekçesinden özetle;” Davalı ...'tan satın ünlerin ...numaralar ile faydalı model olarak tescili olduğunu, kendilerinin üretim yapmadıklarını, ürünün temizlik alanında kullanılan yer alınan silmek amacıyla kullanılan ürünler ile benzer niteliklerde olduğunu, hak ileri sürebilecek niteliklerde olmadığını, ürünleri mağazalarında almadan evvel basiretli bir tacir gibi ilklerini yerine getirerek hareket ettiklerini, diğer davalının “...” markasının ...'de ... tescil numarası ile kayıtlı olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise kötü niyetle ikame edilen davanın reddini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile; A-Davalılar tarafından davacının ... numaralı tasarımına yönelik tecavüzde bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, menine, B-Tecavüz kapsamına giren tüm ürünlere el konulmasına, C-Maddi tazminat yönünden 6.710,20 TL nin davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, 4.517,39 TL nin ise davalı ... den alınarak davacıya ödenmesine, (maddi tazminat yönünden her davalının kendisi için yüklenen maddi tazminattan sorumlu olup diğer davalının tazminatından sorumlu olmadığı) D-Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, E-Hükmün kamuya ilan yoluyla duyurulmasına, (günlük gazetelerden birinde masrafı davalılardan alınmak üzere ilanına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... ... ... Anonim Şirketi vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından açılan tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat talepli davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu belirten davalı vekili; duruşma zaptında talep edilmemesine rağmen davacıya ıslah süresi verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının tazminat hesaplama yöntemini değiştirerek iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini, müvekkili şirketin ürünü üreten değil yalnızca perakende satışını yapan bir mağazalar zinciri olduğunu, satış öncesinde üreticiden markanın tescilli ve faydalı model koruması altında olduğuna dair belgeleri alarak basiretli bir tacir gibi davrandığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ve ürünler arasında teknik ve görsel açıdan belirgin farklar bulunduğunu tespit eden bilirkişi raporlarının mahkemece göz ardı edildiğini, tasarım korumasının tescil kapsamı ile sınırlı olması gerekirken tescil dışı unsurlar üzerinden benzerlik incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu ve çelişkili bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlık giderilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendine ait tescilli bir "faydalı model" sahibi olduğunu ve bu ürünün teknik işlevinin davacının sadece dış görünüme dayalı tasarımıyla karıştırılmaması gerektiğini, iki ürün arasında teknik ve yapısal farklılıklar bulunmasına rağmen mahkemenin bu ayrımları dikkate almadığını, davacının iddiasını ispatlayacak somut delil sunmadığını ve tescil kayıtları dışındaki geçersiz örneklere dayandığını, davanın mülga KHK hükümleri yerine yürürlükteki Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporları arasındaki belirgin çelişkilerin giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyada tasarım ve faydalı model yönünden 3 defa inceleme yapılan incelemelerin ikisinde tasarım yönünden davalıların ihlalin sabit olduğunun bulunduğunu, 25/03/2019 tarihli raporda da müvekkiline ait tasarımın benzerlerinin üretildiğine ait kanaatte bulunulduğunu, davalıların tasarım hakkına tecavüze ilişkin dosyada hiç bir delil olmamasına dair iddiaların tarafça anlaşılamadığının, davalıların iddia ettiği tüm hususların yargılamayı uzatma amaçlı olduğunu, ileri sürerek haklı davalarının kabulü yönünde yerel mahkemece verilen kararın onanmasına davalıların kötü niyetli olarak müvekkilinin tasarımına bağlı ürünlerden kar elde etmeye devam etmek amacıyla talep ettiklerini ileri sürerek davanın kabulüne yerel mahkemece verilmiş kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili; davacı adına tescilli ... paspas tasarımının davalılarca “...” adıyla üretilip piyasaya sürüldüğünü, internet üzerinden ve ayrıca ... mağazalarında satıldığını, beyanla tecavüzün tespiti, önlenmesi, meni,refi ile ... yönünden 1.000 TL maddi + 5.000 TL manevi, ... yönünden 1.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 21.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı ... yönünden 02.03.2018-28.12.2018 tarihleri arasında yapılan tecavüze ilişkin maddi tazminat talebini 4.517,39 TL olarak , davalı ... yönünden maddi tazminat talebini 6.710,20 TL olarak ıslah etmiştir. 07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; www...com.tr ve magaza...com.tr incelemesi; www...com.tr alan adlı internet sitesinde magaza...com.tr satışının yapıldığı, www...com ve ......com incelemesi; ...” markasının tanıtımı yapıldığı, alan adlı internet sitesinde “...” markasının tanıtım ve www...com alan adlı internet sitesinin yayından kaldırılmış olduğu, ......com alan adlı internet sitesinin yayın ......com alan adlı internet sitesinin web.archive.org* kullanılarak yapılan inceleme toplam16 defa arşivlendiği, 2017 ve 2018 yıllarına ait arşiv kayıtlarında "..." markasının tanıtım ve satışının yapıldığı, görsel olarak sadece sitenin üst tarafında görsel olduğu, sayfaların geri kalanında görsellerin arşivlenmediği tespit edildiğini, taraflara ait ürünlerin karşılaştırılması; davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ... nolu faydalı model ile davalı ürünün karşılaştırılması, davalının üretimi olan mob ucunun, yine davalı adına tescilli olan ... nolu "... ..." buluş başıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında olduğu, ... nolu "... ..." buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında olduğu, ... nolu "... ..." buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamı olarak tasarımcının tasarım özgürlüğünü kısıtlayacak bir sınırlamaya sahip olmadığı, mob ucunun farklı tasarımlarda üretilmesinin önünde bir kısıtlama bulunmadığı belirtilmiştir. 25/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Teknik inceleme sonucunda; Davalının magaza...com.tr alan adlı internet sitesinde de arşiv kayıtlarında da ürünler için sepete ekle, fiyat bilgisi ve stok durum gibi en temel e-ticaret elementlerinin bulunduğu bu sebeplerle davalının internet sitesi üstünden “...” markasının tanıtım ve satışının yapıldığı, diğer hususlarda kök rapordaki görüş ve tespitlerin korunduğu belirtilmiştir. 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş.'nin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu üründen 02/03/2018-28/12/2018 tarihleri arasında 6.743 adet satış yaptığı ve bu satış dolayısıyla 4.517,39 TL gelir elde ettiği, dolayısıyla, SMK 151/2-b maddesine göre tazminatın 4.517,39 TL hesaplandığı belirtilmiştir. 19/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... satışı yapılan ... Extra Mop ... 40*40 CM 24' LÜ KPŞT'e ürününden şirket faaliyet gideri öncesi SATILAN MALIN MALİYETİ üretim sonrası brüt satış karı (354.209,06 TL Satışlar- 347.498,86 TL Satılan Malın Maliyeti çıkarıldığında) 6.710,20 TL olduğunu, faaliyet giderleri sonrası (Genel Yönetim Gider payı 3.824,81 TL ve Paz.Satış ve Dağ.Gideri 185,20 TL) faaliyet giderleri toplamı 4.010,02 TL dir. Brüt Satış Kar'ı olan 6.710,20 TL den düşüldüğünde şirketin brüt satış karı 2.700,18 TL olduğu belirtilmiştir. 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı taraf ... ...Üretimi'nin (...) iş yeri adresinde tespit edilen ve dosyaya sunulu ürün numunesinin, davacı taraf ...'e ait ... no'lu endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan tasarımın koruma kapsamında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece; davacının ... tescilli tasarım sahibi olduğu, hükme esas yapılan 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporuyla davalı ürünün davacı tasarımını ihlal ettiği gerekçesi ile, davanın kabulüne tecavüzün tespiti, önlenmesi, meni ile maddi tazminat olarak ...’tan 6.710,20 TL, ...’den 4.517,39 TL, manevi tazminat olarak ...’tan 5.000 TL nin tahsiline karar verilmiş, davalılar istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamına göre , davacıya ait ... numaralı tasarım, paspas -mop başlı tasarımı olduğu, davacının bu tasarımı 02.03.2018 tarihinde devir aldığı, 25/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda ürünler arasında benzerlik bulunmadığı yönünde tespit yer almakta ise de, söz konusu raporun yetersiz olduğu, daha sonra alınan 07/02/2020 ve 25/11/2020 tarihli bilirkişi raporlarında, davacıya ait tescilli tasarım ile davalılarca piyasaya sunulan ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı ürünlerinin davacı tasarımının koruma kapsamı içinde kaldığının ve 2017 yılından itibaren kullanımın devam ettiğinin tespit edildiği , keza 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ...’ın işyerinde fiilen tespit edilen ürün numunesi ile davacıya ait ... numaralı tasarım belgesinde yer alan tasarımın karşılaştırıldığı, davalı ürününün davacı tasarımının koruma kapsamında olduğunun tespit edildiği , bu haliyle raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve raporun denetime elverişli hükme esas alınabilir olduğu , sonuç olarak ürünler arasındaki küçük ayrıntı niteliğindeki desen farkı dışında davalı ürünlerinin davacıya ait tescilli tasarıma tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalıların, davalı ... adına tescilli faydalı modelin varlığına ve ürünlerin teknik işlev farklılıklarına dayalı savunmaları yönünden, bilirkişi raporlarında da, davalıya ait faydalı model belgesinin tasarım özgürlüğünü kısıtlayacak bir zorunluluk içermediği, davalı ürünlerinin davacı tasarımına benzer şekilde üretilmesinin teknik olarak zorunlu olmadığı belirtilmiş olup, , tasarım korumasında ürünün teknik işlevi değil, dış görünümünü korumakta olduğundan , sonraki tarihli faydalı model tesciline rağmen , piyasaya sunulan ürünün görünüm itibariyle başkasına ait tescilli tasarımla benzerlik göstermesi halinde tasarım hakkına tecavüz oluşur. Diğer yandan davacı tasarımının piyasada yaygın bulunan bir ürün olduğuna dair itirazların ise hükümsüzlük davasında dikkate alınması gereken yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine ilişkin olduğu, eldeki davada hükümsüzlük talebi bulunmadığından tecavüz iddiası yönünden dikkate alınmasının olanaklı olmadığı görülmüştür. Davalı ... yönünden yalnızca satış faaliyeti yürütüldüğü, üretim yapılmadığı yönündeki savunma da, tasarım hakkına tecavüz fiillerinin satış ve piyasaya arzı da kapsadığı dikkate alındığında yerinde görülmemiştir. Tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve men’i bakımından kusur şartı aranmadığından iyiniyet savunması da etkili değildir.Usule ilişkin istinaf itirazları bakımından da, davacının dava dilekçesinde maddi manevi itibar zararlarının tespiti ve karşı tarafça giderilmesini talep ettiği, davacıya yargılama sırasında talep sonucunun somutlaştırılması amacıyla süre verilmesinin, ıslah niteliğinde olmadığı, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin " davalılardan ... den şimdilik 1.000 TL , ... den şimdilik 1.000 TL maddi tazminat talebimiz vardır seçim hakkımı SMK. 151/2-a gereğince Sınai Mülkiyet hakkında tecavüz edene rekabet olmasaydı hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelir hesabına göre talep ediyorum, ayrıca davalılardan ... den 5.000 TL manevi tazminat talebim vardır, ... den yoktur" şeklinde beyanı ile ön inceleme aşaması tamamlanmadan önce talep ettiği tazminat miktarlarının somutlaştırılması davayı genişletme yasağına tabi değildir. (HMK m.141). Ayrıca dava tazminat miktarının tespiti talebiyle açılmış olduğundan rapor sonrası ıslah için süre verilmesi HMK 181 maddesine uygun olup usule aykırılık söz konusu değildir. Maddi tazminatın 6769 sayılı Kanun’un 151/2-b maddesi esas alınarak hesaplandığı davacının ıslah dilekçesi ile bu yöntem ile hesaplanan tazminat tutarlarını talep ettiği, dolayısıyla bu noktada da davanın genişletilmesinin söz konusu olmadığı tasarımın davacı tarafından devir alındığı 02.03.2018 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için talep olunan, davalıların elde ettiği kazanç üzerinden tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış olup, sonuç olarak, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2018/104 E. 2023/204 K. sayılı kararına karşı davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 799,92- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 530,07-TL harcın davalı ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 308.58 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 38,73-TL harcın davalı ... ... ... Anonim Şirketi'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026