İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı davalı ...'un İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Değiş iş sayılı dosyasında müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, haciz ve muhafaza yapıldıktan sonra İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla borçluların…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/99 Esas KARAR NO:2026/460 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/12/2022 NUMARASI:2021/384 E. - 2022/856 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı davalı ...'un İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Değiş iş sayılı dosyasında müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, haciz ve muhafaza yapıldıktan sonra İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla borçluların müvekkil şirket ve ... olan kambiyo senedine ilişkin takip başlatıldığını, ödeme emrinin 20/04/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkil şirketin takibe konu senede ilişkin hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu takibe süresinde itiraz ettiğini, akabinde İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/252 esas numaralı dosyası ile borca itiraz davasının görülmeye başlandığını, senedin tanzim tarihinin 30/03/2016 olduğunu fakat ödeme tarihinin 5 yıl sonra olduğunu, söz konusu bononun düzenlendiği tarihte müvekkil şirketin kaşesi dahi olmadığını, senedi kaşeyi basarak düzenleyen kişinin 2016 yılında şirket yönetim kurulu üyelerinden ...'un olduğunu, bu kişinin yetkilisi olduğu şirketin hukuka aykırı biçimde ve hiçbir kayıt borç ilişkisini doğurabilecek sözleşme anlaşma gibi bir belgesi olmadığı halde sözde şahsını borçlandırıldığını, şirketin 18/02/2016 tarihinde tescil edilerek 50.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, senedin düzenleniş biçiminin hayat akışına aykırı olduğunu, ...'un tanzim tarihi eski gibi yeni düzenlenmiş bir bono yaptığını, müvekkil şirketin banka hesaplarında buna ilişkin ne bir para girişinin ne bir sözleşmenin ne de bir kayıt mevcut olduğunu, müvekkil şirketin borcu 06/04/2021 tarihinde Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası ile haciz tatbiki için gelen memur vasıtası ile öğrendiklerini, şirketin kayıtlarında bu borcun varlığını gösteren hiçbir resmi giriş çıkış ve kayıt bulunmadığını, şirketin mali açıdan 2016-2017 yıllarında zarar ettiğini, düzenlenen senedin kanunen geçersiz olduğunu belirterek açılan icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibinin iptalini, %20'den az olmamak üzere davalılar aleyhine tazminat yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 03/05/2021 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, söz konusu senedin borç ilişkisinden mücerret olduğunu, hamil olan müvekkilin düzgün bir ciro ile elde ettiğini, davacı şirketin gerçekleştirdiği işlemden sorumlu olduğunu, bedeli ödemeyeceğini ileri süremeyeceğini, 30/03/2016 tarihinden borca itiraz tarihi olan 28/04/2021 tarihine kadar borçlu şirketin bononun geçersizliği yönünde hiçbir işlem ve takip gerçekleştirmediğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup senedin ticari defterlerde kayıtlı olmaması senedi hükümden düşürmediğini, dava dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerin şirketin kendi iç meseleleri olduğunu, bu konuda esastan bir inceleme yapılmasının usulen mümkün olmadığını, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün .... talimat dosyası ile 06/04/2021 tarihinde borçlunun "... Esenler/İSTANBUL" adresinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, dilekçede anılan ...'un ve davacı şirket yetkilisi Naci Bilgilioğlu'nun şirketin alacaklılarından mal kaçırmak istediklerini belirterek davanın reddini, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki takibin devamını, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davacı vekilince bononun, şirketin eski temsilcisi olan ...'un şirket genel kurulundan izin almadan eski tarihli olarak düzenlenmiş olması nedeniyle bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Bononun lehtarı davacı şirketi temsili münferiden yetkili olan ... olup 6102 sayılı TTK'nın 395. Maddesindeki "Yönetim kurulu üyesi, Genel Kuruldan izin almadan, şirkette kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." düzenleme gereği şirket temsilcisinin kendisiyle işlem yapması kuralı olarak yasak olduğundan şirket temsilcisi olan ...'un genel kuruldan izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlem temsil olanı bağlamayacağından davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacının ... hakkında açmış olduğu davasının reddine, davacının ... hakkında açmış olduğu davasının kabulü ile davacının İstanbul 21. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına dayanak olan keşidecisi ... A.Ş., lehtarı ... olan, 30/03/2016 düzenleme ve 10/02/2021 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bonodan dolayı bu davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı tarafça davalı ...'a karşı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de; davalı ... yönünden TTK'nın 778. Maddesinde ki yollamasıyla kanunun 687. Maddesinde hükmolunan bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine ilişkin şartın gerçekleştiğı ispatlanamadığı gerekçeleriyle; -Davacının ... hakkında açmış olduğu davasının REDDİNE, -Davacının ... hakkında açmış olduğu davasının KABULÜ ile davacının İstanbul 21. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına dayanak olan keşidecisi ... A.Ş., lehtarı ... olan, 30/03/2016 düzenleme ve 10/02/2021 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bonodan dolayı bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, şirket temsilcisi ...'un genel kuruldan izin almadan kendisiyle işlem yapma yasağını düzenleyen TTK m. 395 uyarınca müvekkili şirketi borçlandırmasının batıl olduğuna ilişkin tespitinin yerinde olduğunu, ancak bu baştan itibaren geçersiz ve sakat işlemden doğan bonoyu devralan diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, senedin tanzim edildiği 2016 yılında şirketin henüz yeni kurulmuş, düşük sermayeli ve zarar eden bir yapıda olmasına rağmen sermayesinin 32 katı tutarında ve 5 yıl vadeli şekilde düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket kayıtlarında veya banka hesaplarında bu borca ilişkin hiçbir para girişi veya belge bulunmadığını, senedi devralan ...'un ... ile el ve iş birliği içerisinde hareket ettiğini, iyi niyetli bir hamilin 5 yıllık bir bonoyu hiçbir sorgulama yapmadan ve protesto çekmeden devralmasının mümkün olmadığını, asıl borç ilişkisi batıl olduğundan bu sakatlığın senedi ciro yoluyla devralan şahsa karşı da ileri sürülebileceğini, davalının bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini belirterek mahkeme kararının davalı ... lehine olan kısmının bozulmasını ve bu davalı yönünden de davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf dilekçesindeki iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, bononun diğer davalı ... tarafından kötü niyetle keşide edildiğini, batıl olduğu yönündeki savunmaların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, TTK m. 687 uyarınca borçlunun önceki hamillerle arasındaki kişisel def’ileri iyiniyetli hamile karşı ancak hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmesi halinde ileri sürebileceğini, davacı ile diğer davalı arasındaki iç ilişkinin ve TTK m. 395 kapsamındaki yasakların müvekkilini bağlamayacağını, davacının müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair hiçbir somut delil sunamadığını, şirketin sermaye miktarı veya bilançosu gibi hususların ciro yoluyla senet devralan üçüncü kişiyi ilgilendirmediğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret ve soyut borç ikrarı niteliğinde olması sebebiyle temel borç ilişkisinin ispatına gerek bulunmadığını, vadenin beş yıl olarak belirlenmesinin kanunen bir üst sınıra tabi olmaması nedeniyle şüpheli bir durum teşkil etmediğini, senet üzerindeki imza ve kaşeler müvekkilinin huzurunda atılmadığından şirketin o dönem hangi kaşeyi kullandığını bilmesinin kendisinden beklenemeyeceğini belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından icra takibine konu bononun, şirketin bilgisi dışında şirket eski yetkilisi ... tarafından, şirket genel kurulundan izin almadan, geriye dönük eski tarihli olarak düzenlendiğini, TTK 395. maddesine göre şirket ortağının kendi lehine senet düzenleyemeyeceğinden senedin geçersiz olduğunu, takip alacaklısının bu durumu bildiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davalılardan ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından davanın reddine ilişkin kısım yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine, 30/03/2016 düzenlenme tarihli 10/02/2021 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bonoya istinaden alınan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/220 esas ve 2021/214 karar sayılı ihtiyati haciz ilamı dayanak gösterilmek sureti ile, 400.000,00 TL., asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Bononun incelenmesinde; keşidecinin ... A.Ş, lehtarın ... olduğu, senedin düzenleme tarihinin 30/03/2016, vade tarihinin 10/02/2021 olduğu, senette lehtar ...'un cirosu sonrasında ...'un cirosunun bulunduğu görülmüştür.Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 24/02/2016 tarih 9018 sayılı gazetesinde yönetim kurulu başkan vekili olarak seçilen ...'un davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu ilan edilmiştir.İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz. Yani, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bununla birlikte, ispat yükü senet borçlusunun üzerinde olup, borçlu tarafından hem def’îlerin varlığı, hem de bunların senedi iktisap ederken hamil tarafından bilindiğinin ispatlanması gerekmektedir. ... Şirketler yönünden, TTK 395/1. Madde de; " Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." hükmü düzenlenmiştir.TTK 687. Maddesinde "(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.. " şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda, takip alacaklısı -hamilin bonoyu, lehtar ...'dan devir aldığı, ...'un senedi şirket adına keşideci sıfatıyla ve lehtar olarak kendisi adına imzalayarak davalı ...'a verdiği, davalı hamil ...'un senet metninden anlaşılan bu durumu tespit ederek şirketle işlem yapma yasağı çerçevesinde genel kurul kararı bulunup bulunmadığını sorması gerektiği, TTK 687. Madde gereğince davalının bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edildiği anlaşılmakla, davalılardan ... yönünden de davanın kabulü gerektiğinden; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın Kabulüne, İİK 72/5'e göre takip alacaklısı takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile, Davacı lehine, %20 kötü niyet tazminatının, davalı- takip alacaklısı ...'tan tahsiline dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2021/384 E., 2022/856 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, - Davacının İstanbul 21. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına dayanak olan keşidecisi ... A.Ş., lehtarı ... olan, 30/03/2016 düzenleme ve 10/02/2021 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, - Davacı lehine, ana alacağın %20'si 80.000,00 TL., kötü niyet tazminatına hükmedilerek, davalı- takip alacaklısı ...tan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.324,00 TL karar harcından peşin alınan 6.831,00 TL'nin mahsubu ile 20.493,00 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 6.831,00 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 359,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.258,40 TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 219,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 957,50 TL'nin davalıdan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026