İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. 1997 yılından beri tekstil ve çeşitli sektörlerde onlarca ülkede yüzlerce firmaya ihracat yapan alanında tanınmış bir şirket olduğunu, ... tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1040 KARAR NO : 2025/1572 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/03/2023 ASIL DOSYA ESAS NO: 2022/109 Esas KARAR NO : 2023/288 BİRLEŞEN DOSYA ESAS NO :İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/89 Esas BİRLEŞEN DOSYA KARAR NO:2022/141 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. 1997 yılından beri tekstil ve çeşitli sektörlerde onlarca ülkede yüzlerce firmaya ihracat yapan alanında tanınmış bir şirket olduğunu, ... tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ancak takibe konu çek üzerindeki imza ve kaşenin sahte olduğunu, İş Bankası’na ait, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 01.04.2020 olan, keşidecisi “... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.”, lehtarı ise “... Teksit Dış Tic. Ltd. Şti.” olarak gösterilen 52.300 TL tutarındaki çekin arkasında müvekkili şirketin adı ve keşide tarihindeki adresinin yazılı olduğunu ancak bu kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın tamamen sahte olduğunu, müvekkilinin davalılar ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/89 Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. 1997 yılından beri tekstil ve çeşitli sektörlerde onlarca ülkede yüzlerce firmaya ihracat yapan alanında tanınmış bir şirket olduğunu, ... tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve takibin kesinleştiğini, ancak takibe konu çek incelendiğinde çek üzerindeki kaşe ve imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini,... Bankası’na ait, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 01.04.2020 olan, keşidecisi “... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.”, lehtarı ise “... Teksit Dış Tic. Ltd. Şti.” olarak gösterilen 52.300 TL tutarındaki çekin arkasında müvekkili şirketin adı ve keşide tarihindeki adresinin yazılı olduğunun görüldüğünü, ancak bu kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın tamamen sahte olduğunu, müvekkilin bu çekle ilgili çekin keşidecisi ve cirantaları ile hiçbir hukuki ilişkisi olmadığı gibi ne böyle bir alacağı ne de böyle bir borcu bulunduğunu, mahkemece yapılacak inceleme ile de müvekkilin böyle bir borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, nitekim müvekkilin Bakırköy 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/109 E sayılı dosyasında bu çekle ilgili çeki düzenleyen ... İnşaat şirketine ve çeki davalıya ciro eden ... Lojistik şirketine karşı ikame ettiği menfi tespit davasının derdest olduğunu, işbu davanın da ilgisi ve bağlantısı nedeniyle HMK'nın 166 ve devamı hükümlerince Bakırköy 2. Ticaret Mahkemesinin 2022/109 E sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği ve müvekkilin daha fazla mağdur olmaması amacıyla mahkemeden İİK 72/3 hükmü gereği icra takibi ile kesinleşen miktarın tamamının ve mahkemece belirlenecek teminat miktarının tarafımızca ödenmesini, akabinde icra dairesine depo edilecek sözde alacağın davalıya ödenmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle iş bu davanın ilgisi ve bağlantısı nedeniyle HMK'nın 166 ve devamı hükümlerince Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/109 E sayılı dava ile birleştirilmesini, davalı ... ile müvekkil arasında bu dosya ve kambiyo senedi bakımından mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitini, İİK 72/3 hükmü gereği tarafça takipte kesinleşen miktarın tamamının icra dairesi veznesine ve Mahkemece takdir edilecek %15 teminatın mahkemenize depo edilmesine karar verilmesini, alacağın tamamının ve mahkemece takdir edilecek teminat miktarının ödenmesine karar verilmesi mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine depo edilen dosya borcunun davalıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E Sayılı haksız icra takibinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zararların giderilmesi için yasa gereği davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini, talep etmiştir.Asıl dosyada davalılar ... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Lojistik İnşaat Madencilik Hayvancılık Yönetim Ve Danışmanlık Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. CEVAP DİLEKÇESİ: Birleşen dosya davalısı Türkiye ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu şirket hakkında Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile açılmış icra takibi bulunduğunu, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davacı şirketin çek üzerindeki kaşe ve imzanın sahte olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen bu konuyla ilgili herhangi bir Emniyet veya savcılık şikayetinin bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu durumunun kötü niyetin göstergesi olduğunu, davaya konu çekte davacının lehtar davalı müvekkili bankanın ise hamil konumunda olduğunu, çekteki imzanın gerçek mi sahte mi olduğunu bilecek durumda olmadığını, bu nedenle kötü niyetli sayılamayacağını, davacının kötü niyet tazimatı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek, davacının çekten kaynaklanan sorumluluğunun devam ettiğini, açılan davanın reddini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların giderilmesi için yasa gereği davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkemece yapılan değerlendirmede; dava konusu senette davacı şirketin lehtar sıfatına sahip olduğu ve senet metninde ilk cironun davacı şirketin isim ve imzası ile yapıldığı sabittir. Ancak senet üzerinde ciranta sıfatıyla davacı şirket adına atılan imzanın ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil etmeye yetkili olan ...'a ait olmadığı alınan rapor ile sabit hale gelmiştir. Temsil yetkisi bulunmayan kişi tarafından atılan bir imzanın davacı şirketi bağlamayacağı, bu hususun herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.Buna göre davacının kendisine ait olmayan imza nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı, geçersiz imzanın sahibi bağlamayacağı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede; davalıların senedi bilerek borçlunun zararına iktisap ettiğinin, başka bir söyleyişle kötüniyetli ve zararlandırma kastı ile iktisap ettiğinin mevcut bilgi ve belgelerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından tazminat talebinin reddine" gerekçesi ile, 1-Asıl Davanın KABULÜ İLE; a)Davacı tarafın İş Bankası’na ait, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 01.04.2020, keşidecisi ... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı ise ... Teksit Dış Tic. Ltd. Şti. olan 52.300 TL bedelli çek yönünden davalılar ... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Lojistik İnşaat Madencilik Hayvancılık Yönetim Ve Danışmanlık Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine,b)Şartları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/89 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın KABULÜ İLE;a)Davacı tarafın ... Bankası’na ait, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 01.04.2020, keşidecisi ... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı ise ... Teksit Dış Tic. Ltd. Şti. olan 52.300 TL bedelli çek yönünden davalı Türkiye ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı'ne borçlu olmadığının tespitine,b)Şartları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı Türkiye ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın, 770455889 Vergi Numaralı ... İNŞAAT'a ait, 01.04.2020 keşide tarihli, 3385390 numaralı ve 52.300 TL tutarlı çeki, cirantalar zincirinde yer alan 1230432730 Vergi Numaralı ... TEKSTİL'den ciro yoluyla 7610540112 Vergi Numaralı ... LOJİSTİK'e geçtikten sonra, ... LOJİSTİK'in teminatına alması üzerine, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde icra takibine başladığını, bu takibin kesinleşmesine ve borçlunun ödeme yapmamasına rağmen, davacı ... TEKSTİL'in Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/109 Esas ve 2023/288 Karar sayılı dosya ile menfi tespit davası açtığını, davacının şirketi yetkilisine ait olmadığını tespit eden bilirkişi raporuna rağmen sahtecilik yönünden herhangi bir hukuki girişiminin bulunmadığını ve bunun kötü niyet göstergesi olduğunu ileri sürerek, mahkemenin karar oluşturmasına esas olan 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna, keşideci ve cirantanın borca, imzaya itirazının ya da savcılık şikayetinin olmamasını, Kambiyo Senetlerinde İmzaların Bağımsızlığı İlkesini (TTK m. 677) dayanak göstererek itiraz ettiğini, bu itirazında keşideci ve son ciranta şirket yetkililerinin geçmişe dönük imza örneklerinin istenmesini ve yazı yazdırılmasını, çek üzerindeki kaşe ve imzaların aynı kalem ve el ürünü olup olmadığının tespitini, ... LOJİSTİK'ten çeki kimden ve ne şekilde teslim aldığının sorulmasını, her üç şirketin ticari defterlerinde çekin kayıtlı olup olmadığının incelenmesini talep ettiğini, ancak mahkemenin bu hususları göz ardı ederek davanın kabulüne karar verdiğini, bu nedenle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, mümkün olmadığı takdirde hükmün kaldırılarak mahkemeye iade edilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şirketi aleyhine, davalılardan ... tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı icra dosyası üzerinden çeke dayalı olarak başlatılan ve kesinleşen takibe konu çek üzerindeki imza ve kaşenin tamamen sahte olduğunu, ... Bankası’na ait, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 01.04.2020 olan, keşidecisi “... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.”, lehtarı ise “... Teksit Dış Tic. Ltd. Şti.” olarak gösterilen 52.300 TL tutarındaki çek arkasında müvekkili şirketin adı ve keşide tarihindeki adresi yazılı olmasına rağmen, bu kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın sahte olduğunu, müvekkilinin davalılar ile hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, Yerel Mahkemece yapılan yargılamada bahse konu çekte yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olmadığının tespit edildiğini ve bu nedenle davalarının kabulüne karar verildiğini, davalılardan ...'ın bu karara karşı haksız ve hukuka aykırı bir istinaf talebinde bulunduğunu, öncelikle kambiyo senetlerine ilişkin bu takibin, müvekkili şirketin konu ile hiçbir ilgisinin olmaması ve diğer davalı şirketlerle hiçbir ticari ilişkisinin bulunmaması nedeniyle şirket yetkililerinin takibi göz ardı etmeleri sonucu kesinleştiğini, ancak şirkete ait araca haciz konulması üzerine olaydan haberdar olan müvekkili şirketin İİK 72/3 hükmünde düzenlenen borç bedelinin tamamını ve %30 ilave teminat yatırarak icranın geri bırakılması kararı aldığını, davalı ...'ın diğer davalılar aleyhine suç duyurusunda bulunulmamasını kötü niyetli olarak nitelendirdiğini ancak müvekkil şirketin haciz konulan aracın geri alınması ve ödenen yüksek bedelin tahsili için uğraşırken suç duyurusunun gözden kaçtığını, bilahare ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca bilirkişi raporu ile de müvekkili şirketin çekle ilgili hiçbir sorumluluğunun olmadığının, zira çekteki imza ve kaşenin ona ait olmadığının ve tamamen sahte olduğunun sübut bulduğunu, buna rağmen kararın istinaf edilmesinin davalının kötü niyetini gösterdiğini, Mahkemece eksik vekâlet ücreti takdirinde bulunulduğunu, menfi tespit davalarında dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili aleyhine düzenlenmiş sahte bir senet olmasına rağmen icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının haksız istinaf talebinin reddine, istinafa cevap dilekçesiyle katılmalı istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/109 E. 2023/288 K. sayılı kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında icra takibine ilişkin olarak İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili asıl ve birleşen davada, ... tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı icra dosyasından müvekkili aleyhine, icra takibi başlatıldığını, takibe konu çek üzerindeki imza ve kaşenin sahte olduğunu, ve çekin arkasında müvekkili şirketin adı ve keşide tarihindeki adresinin yazılı olduğunu ancak bu kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın tamamen sahte olduğunu, müvekkilinin davalılar ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını belirterek davalılara borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 07/03/2023 tarihli uzmanlık raporunda özetle;" inceleme konusu senette ... Tekstil Dış Ticaret Limited Şirketi adına atfen atılı bulunan imza ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, söz konusu imzanın ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.Kayseri Banka alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu çekte, keşide tarihinin 01/04/2020, keşidecinin ... Ltd., lehtarın ... Ltd., cirantaların ... Lojistik A.Ş., ve Ahmet Dikçi olduğu, süresinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Davalı banka istinaf dilekçesinde; Çek üzerindeki keşideci ... İnşaat Emlak Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti , Lehtar Ve Ciranta ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti Ve ... Lojistik İnşaat Madencilik Hayvancılık Yönetim Ve Danışmanlık Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi kaşesi üzerindeki imzaların aynı kalem ve aynı el ürünü olup olmadığının tespitine yönelik yeniden inceleme yapılmasını, ... Lojistik İnşaat Madencilik Hayvancılık Yönetim Ve Danışmanlık Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ne müzekkere yazılarak çekin kimden teslim alındığı ve ne şekilde çek hamili oldukları hususunun sorulmasını, ve Her üç şirketin ilgili döneme ait şirket defterleri üzerinde inceleme yapılarak çekin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik inceleme yapılmasını talep etmelerine rağmen mahkemece bu hususlar gözardı edilerek davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürmüştür.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; Menfi tespit davalarında dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemenin maktu vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderleri bakımından da eksik hesaplama yapıldığını, mahkemece asıl dosya ve birleşen dosyada toplamda 1025,5 TL eksik yargılama giderine hükmettiğini, ve sahte imza kullanılan ve bunun sabit olduğu bir dosyada yerel mahkemenin kötüniyetin varlığını kabul edip icra inkar tazminatına hükmetmemesinin de ayrı bir çelişki ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu çekteki lehdar-ciranta imza ve kaşenin sahte olduğunu ileri sürdüğü alınan bilirkişi raporunda imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1 maddesi atfı kapsamında çekler yönünden de uygulanması gereken TTK'nın 677. maddesi; ''Bir poliçenin, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde, diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceği'' şeklinde düzenleme altına alındığı, anılı maddede ifade edilen olgu, öğretide imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, imzaların istiklali prensibi gereğince diğer keşideci ve cirantaların imzalarının incelenmesine gerek bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece istinafa konu birleşen davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Asıl ve birleşen dava da davacı dava dilekçesi ile harca esas değer göstermemiş ise de harcın nispi alındığı, vekalet ücretinin senet bedeli 52.300,00 TL., üzerinden hesap edildiğinde 8.368,00 TL., yaptığı ve nispi vekalet ücreti A.A.Ü.T. 13. maddesine göre, göre maktu vekalet ücretinin altında olamayacağından hükmedilen vekalet ücreti yerindedir.Davacı vekili eksik yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürmüş ise de hangi konuda eksiklik olduğunu açıkça belirtmediğinden bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının asıl ve birleşen davaya ve davalı bankanın birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2023 tarih ve 2022/109 E. 2023/288 K. sayılı kararına karşı davacının asıl ve birleşen davaya ve birleşen davada davalı bankanın birleşen davaya yönelik istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60- TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4-Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.572,61-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 893,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.679,46-TL harcın Davalı Türkiye ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı'ndan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025