T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1599 KARAR NO : 2025/1474 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince geçici hukukî koruma tale…
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1599 KARAR NO : 2025/1474 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince geçici hukukî koruma talebinin reddine dair verilen ara kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bankası A.Ş. ....Şubesine ait ...seri nolu, keşide yeri İstanbul olan ...TL tutarlı çeki, dava dışı.... A.Ş. emrine keşide ettiğini, ... ... A.Ş.'nin söz konusu çekin hamiliyken yaşanan hırsızlık sonucu çekin zayi olduğunu, buna ilişkin olarak .... A.Ş. tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/379 E. sayılı dosyası ile çek zayi davası açılarak tedbiren ilgili çek için ödeme yasağı konulduğunu, kaybolan çeklere dair Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/120003 hazırlık dosya, 2025/9419 soruşturma nolu şikayet ile çalınan çeklere dair savcılık soruşturma dosyası açıldığını, soruşturma dosyasında çeklere el konulması kararı tahsis edilmiş olup bahse konu çeklerin bankaya ibrazı halinde çeklere el konulacağını, müvekkili tarafından keşide edilen çek zayi olduktan sonra davalı ... tarafından 2025/79274 esas sayılı icra takibi başlatıldığını, çekte ciro silsilesinin bozulduğunu, ilk cirantanın lehtar olması gerekirken ve ... ... A.Ş.'nin çeki ciro etmemişken çekin zayi olduğunu, çekte ciro silseli bozulmuş olduğundan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil olmadığını, yetkili olmayan hamile karşı keşidecinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirketin çeki elinde bulunduran hamil tarafından başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra takibi neticesinde icra baskısı altında bulunduğunu, çek bedelinin icra dosyasına ödenmek mecburiyetinde kalındığını, dava açılmadan önce taraflar arasında Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile arabuluculuk süreci yürütülmüş olup anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; müvekkilinin dava konusu çeke ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İİK m. 72/2 hükmü uyarınca, Diyarbakır İcra Dairesinin 2025/79274 E. Sayılı takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15/10/2025 tarihli dilekçesinde; 2004 sayılı İİK m. 72/3 hükmü uyarınca, Diyarbakır İcra Dairesinin 2025/79274 E. sayılı icra takibi bakımından, takibin durdurulması ve icra dosyasına yapılan ödemenin alacaklı hesabına aktarılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince 17/10/2025 tarihli ara kararı ile özetle; icra takibinin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması talebine yönelik yapılan değerlendirmede; eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit olduğu, bu davada takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilemeyeceği; icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, tedbir talebinde bulunanın isteminin haklılığı konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri ibraz etmek zorunda olup, dilekçe ekindeki deliller ve dosya içeriğinden tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak her hangi bir delil sunulmadığı, mevcut aşamada yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 17/10/2025 tarihli ara karara karşı, davacı (ihtiyatî tedbir isteyen) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı (ihtiyatî tedbir isteyen) vekili; müvekkili şirketin çeki elinde bulunduran hamil tarafından başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra takibi neticesinde icra baskısı altında çek bedelini icra dosyasına ödemek mecburiyetinde kaldığını, 2004 sayılı İİK m. 72/3 hükmü uyarınca icra dosyasına yapılan ödemenin alacaklı hesabına aktarılmasını önlemek adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dosyaya ödenen çek bedelinin alacaklıya ödenmesi halinde müvekkili şirket nezdinde telafisi zor sonuçların meydana geleceğini, yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak delillerin dosyada mübrez olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin ispat koşulunu sağlayacak delil ibraz edilmediği yönündeki tespitinin isabetsiz olduğunu beyan ederek; İlk Derece Mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı İİK m. 72/3 uyarınca, icra takibinin durdurulması ve icra dosyasına yapılan ödemenin alacaklı hesabına aktarılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının geçici hukukî koruma talebinin reddine dair ara kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2025/79274 E. sayılı dosyasında davalı alacaklı ... tarafından borçlular ....Tic. A.Ş., ...Ltd. Şti. aleyhine 23/09/2025 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, takibin dayanağının ... A.Ş. tarafından ... Bankası A.Ş. ....Şubesine hitaben keşide edilen ...TL bedelli ve ...numaralı çek olduğu, çekte davacı borçlunun keşideci, davalı alacaklının ise lehtar olduğu, eldeki davanın ise takipten sonra 10/10/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, davayı kazanması halinde, dava konusu mal ve hakka kavuşmasını daha dava sırasında (hatta davadan önce) güvence altına almaya yarayan tedbirlere ihtiyatî tedbir denir (Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. II, Ankara 2020, s. 1263). İhtiyatî tedbir, 6100 sayılı HMK'nın "Geçici Hukuki Korumalar" başlıklı Onuncu Kısım, Birinci Bölümünde 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK m. 389 hükmü uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyatî tedbir kararı verilebilir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. (i) İcra Takibinin Durdurulmasına İlişkin Tedbir Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede: Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulabilir. Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası gibi, cumhuriyet savcılığına aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. Ancak cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibi durdurulabilir. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında, takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup icra takibine etkisi yoktur. Bu nedenlerle, uyuşmazlığın 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerekir; zira 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü, 6100 sayılı HMK m. 209 hükmüne nazaran özel düzenleme niteliğindedir. Yargıtay'ın sonraki kararlarında, takibe karşı açılan menfi tespit davasında sahtecilik iddiasında bulunulması halinde uygulanacak hükmün 2004 sayılı İİK’nın 72. maddesi olduğu ve 6100 sayılı HMK’nın 209. maddesinin söz konusu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı kabul edilmektedir (Aynı yönde bkz. Yargıtay HGK'nun 30/03/2201 tarih ve 2017/12-364 E., 2021/384 K. sayılı; Yargıtay 12. HD'nin 12/10/2021 tarih ve 2021/8162 E., 2021/8791 K. sayılı; Yargıtay 19. HD'nin 10/09/2018 tarih ve 2017/1388 E., 2018/3978 K. sayılı; Yargıtay 12. HD'nin 30/04/2018 tarih ve 2016/31754 E., 2018/3908 K. sayılı vb. kararları). Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davanın 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfî tespit isteğine ilişkin olduğu, kanunun açık hükmü karşısında icra takibinden sonra açılan menfî tespit davalarında icra takibinin ve takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (ii) İcra Veznesindeki Paranın Alacaklıya Ödenmemesine İlişkin Tedbir Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede: 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinde geçici hukukî himayenin bir türü olan ihtiyatî tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup; 2004 sayılı İİK m. 72 hükmünde menfî tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça, eldeki menfi tespit davasına konu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım seri çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmesinden sonra çeklerin muhataplarında iken çalındığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğu, dava konusu çek hakkında Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2025/9419 Soruşturma sayılı dosyada soruşturmanın devam ettiği, bu soruşturma dosyasından Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğüne hitaben yazılan 02/10/2025 tarihli yazı ile "2025/79274 E. sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takibe dayanak ...seri nolu, 04/09/2025 tarihli 1.549.570,44 TL bedelli, ... Ambalaj ve Kağıt San. A.Ş. adına düzenlenen çekin müşteki tarafından bedelini icra dairenize yatırılacağı, bu çek bedelinin alacaklıya ödenmemesi ve tedbir konulması" hususlarının talep edildiği, davacı borçlu tarafından 03/10/2025 tarihinde 1.549.570,44 TL'nin ve 03/10/2025 tarihinde 321.347,44 TL'nin icra dosyasına yatırıldığı, bu itibarla davacı tarafça sunulan delillerin yaklaşık ispat olgusunu sağladığı, davanın menfi tespit davası olması ve davacının tedbir talebinin reddi halinde ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkabileceği anlaşıldığından, tarafların hak ve menfaat dengesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacının icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamındaki iddia ve delillerle örtüşmeyen tespitler, yasal ve yerinde olmayan gerekçeler ve yanılgılı değerlendirmeler sonucunda yüzeysel bir inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür. Bu nedenlerle, istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri kısmen yerinde görüldüğünden, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ara kararının 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca kısmen kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1599 E. sayılı dosyasında verilen 17/10/2025 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, II-) 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı vekilinin ihtiyatî tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, a-) Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, b-) 2004 sayılı İİK m. 72/3 hükmü uyarınca, davaya konu Diyarbakır İcra Dairesinin 2025/79274 E. sayılı dosyasında icra veznesine yatırılmış ve/veya yatırılacak paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR VERİLMESİNE, 2-) 6100 sayılı HMK m. 392(1) ve m. 87 hükümleri uyarınca ihtiyatî tedbir kararı verilen çek tutarının (1.549.590,44 TL) takdiren % 15'i (yüzde onbeş) oranında (232.438,00 TL) teminat ALINMASINA, 3-) Takdir edilen teminatın depo edilmesi konusunda İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı vekiline muhtıra çıkarılarak uygun bir kesin SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içerisinde teminat yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbirin İNFAZ EDİLMESİNE, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı tarafa çıkarılacak muhtırada verilen kesin sürede teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, 615,40 TL istinaf peşin harcının talep halinde istinafa başvuran davacıya İADESİNE, IV-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ile 370,00 TL istinaf posta masrafından ibaret toplam 2.053,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, V-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın kendisine İADESİNE, VI-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025 Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.