İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında 10.09.2019 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı yanın ... A.Ş. nezdinde bulunan vadeli işlemler ve opsiyon pi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/254 KARAR NO:2026/485 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/05/2023 NUMARASI:2022/443 E. - 2023/369 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında 10.09.2019 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı yanın ... A.Ş. nezdinde bulunan vadeli işlemler ve opsiyon piyasasında VİOP alım satım işlemleri gerçekleştirilmekte olduğunu ve müvekkili şirketin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, davalıya hesap açılışında gerekli bütün risk bildirimlerinin okutularak imzalanarak yapıldığını, hesap ekstrelerinden görülebileceği üzere varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamını kaybettiğini, eksi bakiye miktarının 291.074,22 TL olduğunu, davalıya teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığını ancak davalının bu çağrıların hiçbirine icabet etmediğini, borcunu ödemekten imtina ettiğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 291.053,22 ₺ asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine", karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı aracı kurum tarafından 6362 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata aykırı şekilde, agresif pazarlama stratejileri ve yüksek kazanç vaatleriyle iradesi sakatlanarak finansal tecrübesi olmamasına rağmen VİOP işlemlerine yönlendirilen müvekkilinin, 21.12.2021 tarihinde kurumun sistemlerinde meydana gelen teknik kesintiler nedeniyle işlem yapamadığını, pozisyonlarını kapatamadığını ve bu kusurlu süreç işletilerek eksi bakiyeye düşürüldüğünü, buna istinaden başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasında İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce müvekkilin tüketici sıfatı ve görev itirazı dikkate alınmadan, deliller toplanmadan ve tarafsızlığı şaibeli bilirkişinin denetime elverişsiz raporuna dayanılarak davanın kısmen kabul edildiğini, mahkemenin davacının talebi olmamasına rağmen usule aykırı şekilde avans faizine hükmederek taleple bağlılık ilkesini çiğnediğini, müvekkiline mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olarak uygunluk testi ve risk bildirimi yapılmadığını, nitekim aracı kurumun bu usulsüzlükler ve sistemsel kesintiler nedeniyle SPK tarafından ağır idari para cezalarına çarptırıldığını ve Tebliğ gereği teminatı aşan zararların müşteriden talep edilemeyeceğini belirterek, eksik inceleme ve hukuka aykırı gerekçelerle tesis edilen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının yapmış olduğu istinaf başvurusunun hem usule hem de esasa aykırı olması ve gerçeği yansıtmayan iddialar içermesi nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalının yaptığı işlemler sonucu zararların teminatı aşması nedeniyle hesabın eksi bakiyeye düştüğünü, teminat tamamlama çağrılarına rağmen davalının teminat açığını tamamlamadığını, VİOP sisteminin işleyişi gereği teminat açığının ... nezdinde aracı kurum tarafından tamamlanmak zorunda kaldığını, bu nedenle davalı adına ...’a ödemeler yapıldığını, oluşan eksi bakiye alacağının tahsili için İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında takibin 291.074,22 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, davalının yasal sürede itiraz ettiği, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.04.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalının 2019-2022 döneminde VİOP işlemleri yaptığı, dava konusu dönemde kâr/zarar hareketleri sonucunda hesabın eksi bakiyeye düştüğü, hesap açılışında mevzuat gereği düzenlenmesi gereken sözleşme ve belgelerde eksiklik bulunmadığı, işlemlerin davalı tarafından bizzat gerçekleştirildiğinin IP log kayıtları ile doğrulandığı, zararın piyasa oynaklığı ve kaldıraç etkisinin doğal sonucu olduğu ve davacının kusuru bulunmadığı bildirilmiştir.09.03.2023 tarihli ek raporda; VİOP hesap işleyişinde teminat açığı doğduğunda aracı kurumun ...’a ödeme yapmak zorunda olduğu, davalının teminat açığını tamamlamaması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerin davalıya rücu edilebileceği , hesapta görünen zararların ...’a intikal eden tutarlar olduğu ve teminat tamamlama ödemelerinde muvazaa ihtimali bulunmadığını belirtilmiştir.Mahkemece , davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 291.053,22 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmiş, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Uyuşmazlığın, davalı ile davacı aracı kurum arasında akdedilen sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen VİOP işlemleri nedeniyle oluşan teminat açığından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, davalının 4 yıldır aracı kurum nezdinde yatırım saikiyle VİOP işlemleri gerçekleştirdiği, bu itibarla ilk derece mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Bilirkişi kök ve ek raporlarının SPK mevzuatı ve VİOP piyasasının işleyişi dikkate alınarak hazırlandığı, raporların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dosyada mevcut sözleşmeler, risk bildirim formları ve kayıtlar incelendiğinde, davalının mevzuat gereği bilgilendirildiği, riskleri okuyup anladığını beyan ederek işlemleri gerçekleştirdiği, işlemlerin davalı tarafından bizzat yapıldığının IP log kayıtları ile sabit olduğu, zararın piyasa koşulları ve VİOP işlemlerinin doğası gereği oluştuğu, davalının teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacı aracı kurumun ...’a ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının bu bedeli davalıdan talep etme hakkının bulunduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, davacının alacağa ticari faiz işletilmesini talep ettiği, alacağın ticari nitelikte olması gözetilerek takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmediği ve ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmış, istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih ve 2022/443 E. 2023/369 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.881,84-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.970,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.911,38-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026