İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... isimli markanın sahibi olup, ... A.Ş.” nin ise ... tarafından tek ortaklı şirket olarak kurulmuş olduğunu, müvekkili tarafından davalı ...'ne, ... online satış platformunda ... markalı ürünler satılması için noter huzurunda yetki verilmiş ve davalının Müvekkil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/145 KARAR NO:2026/371 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:17/07/2025 NUMARASI:2023/874 E. - 2025/572 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... isimli markanın sahibi olup, ... A.Ş.” nin ise ... tarafından tek ortaklı şirket olarak kurulmuş olduğunu, müvekkili tarafından davalı ...'ne, ... online satış platformunda ... markalı ürünler satılması için noter huzurunda yetki verilmiş ve davalının Müvekkili Şirket adına ... üzerinden ... markalı ürünleri satmış olduğunu, Davalıya verilen yetki 04.07.2022'ye kadar devam etmiş olup, davalının işbu davanın konusu eylemi gerçekleştirdiği ortaya çıkınca yetki belgesinin iptal edilmiş olduğunu, Davalı tarafından sonradan ikrar edildiği üzere, diğer sabun üreticilerinden alınan ürünler de ... yazılı kutulara koyularak sanki Müvekkil' in ürünü gibi satılmış, Müvekkilinin ürettirdiği tüm sabunların üretim izin belgesi, test sonuçları gibi tüm gerekliliklerini yerine getirirken, davalının para kazanma hırsından ötürü Müvekkil' ine ait olmayan ürünleri müvekkilinin ki gibi satarak daha çok para kazanmaya çalışmış olduğunu, Bu firmaların bizim olmayan ürünleri ... markası adına altında fason şekilde üreterek sattığı kuşkusuz, bizden aldıkları ürün sayıları ile satmış oldukları ürün sayıları karşılaştırılarak bir sonucuna ulaşılacağını, Örneğin kendilerinden 100 adet sabun tedarik etmelerin rağmen adlarına 150 tane satmış iseler aradaki 50 tanenin fason üretim olduğu ortaya çıkacağını,Dolayısıyla ... A.Ş. Müzekkere yazılarak bu iki tarafın, ... markası adına altındaki 2021 ve 2022 yıllarını kapsar satış rakamlarının, grafiklerinin ve tüm ayrıntılarının tespitinin gerekmekte olduğunu, Bu bilgilere göre Müvekkili şirketin oluşan kar kaybını karşı taraflardan tazmin yoluna gideceğini, bu kapsamda; ... A.Ş. (...) - ...Sarıyer/İstanbul Adresindeki şirkete müzekkere yazılarak, "... markası adına altında ... ve ... ŞİRKETİ tarafından 2021 ve 2022 yıllarını kapsar şekildeki tüm ürünlerin satış adetlerinin ayrıntılı olarak bildirilmesini' talep ettiklerini, Müvekkilinin, karşı tarafa sattığı 16.417 adet sabun emtiasının 556 tanesini iş birliği bittikten sonra (Müvekkil tarafından ürettirilmeyen sahte sabunların satıldığı öğrenildiği zaman) iade almış olup, davalının müvekkili şirket adına ... üzerinden sattığı sabun emtiası ürün adedinin 15.861 tane olmasının gerekli olduğunu, Bu miktarın üzerinde satılan her adet sahte sabun emtiasının bizim adımıza satılması sonucunu doğurmakta, Bu noktada Müvekkilinin zararı doğmuş olup bu zararın tazmini için dava açılmış olduğunu, Davalı tarafa satılan ürünlere ait faturalar dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup ...'dan gelecek yazı cevabı üzerine müvekkili adına fazla satılan ürünlerin miktar ve maddi karşılığı tespit edileceğini ve Davalıdan mahrum kalınan satış bedelinin talep edilmekte olduğunu, Arabuluculuk faaliyeti anlaşmama ile sona ermiş olup buna ilişkin e-imzalı tutanağın ekte paylaşıldığını belirterek, HMK 107 kapsamında şimdilik 10 TL mahrum kalınan satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı yan ile olan ticareti 2020 yılının son aylarında başlamış ve sahibi olduğu e ticaret mağazası üzerinden, ... A.Ş. İsimli firmasının ürettiği sabunları satmak istemiş, İş bu kapsamda davacı şirket tarafından ürünler, ... A.Ş. İsimli firmadan davacı yan tarafından tedarik edilerek müvekkiline fatura edilmiş olduğunu, Bu sabunlar ilk başta ... panelinde ... markası ile yüklenmiş ve ... olarak satılmış, müvekkili ... " ..." markası ile ... Mağazasına yüklediği sabunların fenomenler aracılığı ile reklamlarını yapmış ve yüksek adetlerde sabun satmış olduğunu, Ürün çok satılınca ... firmasının ... markalı sabunlarına talep artmış, Birçok ... satıcısı 2. ve 3. Kişiler de bu sabunlardan satın alıp müvekkilin kendi mağazasına yüklemiş olduğu görselin altında olacak şekilde mağazalarına yükleyerek “ürünün diğer satıcısı” olarak satmaya başlamış, Bu diğer satıcılar müvekkilin yapmış olduğu reklamlardan faydalanmış, sabunun fiyatını piyasa fiyatının çok altında satarak haksız rekabete sebebiyet vermiş olduğunu, Sunulan fotoğrafta görüleceği üzere ürünleri müvekkilinin reklam faaliyetlerinden haksın bir şekilde faydalanılmış, İş bu sebeple müvekkilinin satışını yaptığı bir fenomen de paylaşımında ... mağazasından alınması gerektiğini belirtmiş olduğunu, İnstagram üzerinden herhangi bir fenomen bir ürün linki paylaşıp ... platformuna yönlendirme yapmakta, Müşteri linke tıklayarak ürüne ulaşmakta, Fakat, ... platformunda satıcıya ait bir marka yoksa, bir başka firmaya ait marka ile satış yapıyor ise (örn. ...) bu markanın izin verdiği diğer tüm satıcılar aynı ürünü satabilmekte, Tanıtımı yapılan ürünler ... kataloğuna çıkmakta olup, ... bu tanıtım uygulamasına "..." ismini vermekte olduğunu, Fenomenler yaptıkları tanıtım işlemleri kapsamında tanıtım ücretini ödeyen satıcının mağaza linkini verilse dahi, aynı ürünü en ucuza satan diğer satıcıların da ürünleri görülmekte ve yapılan tüm satışlar diğer satıcıya gitmekte, (örn. Aşağıda linke tıklanınca en ucuz satıcı "birey ticaret" en üstte çıkmaktadır.) Bu durumda tanıtımı yapılan ürünlerin bir diğer satıcılar tarafından satın alınmasını engellemek ve yalnız tanıtımı yapılan satıcının ürünün satılması için yapılması gereken, tescilli marka ile ürün yükleyip tek yetkili satıcı olmak olup, Müvekkilinin ilk zamanlar ...' un bu uygulamasını bilmemesi dolayısıyla, kendi tanıtımını yaptığı ürünler başkasının mağazasından satılmakta, tanıtım ücretlerini müvekkilinin vermesine rağmen başkaları kar etmekte olduğunu, müvekkilinin, ... markasını da bu durumu öğrendikten sonra kullanmaya başlamış, O dönemde henüz müvekkiline ait tescilli bir marka olmadığı için davaya konu sabunların "..." olan markasını, ... sisteminde ... olarak değiştirmiş, Bu sayede tek yetkili satıcı müvekkili olduğundan, tanıtımı yapılan ürünün altına diğer satıcılardın Mağazasının görünmemesi sağlanmış, Bu yol ile müvekkilince yapılan reklam ve tanıtım işlemlerinden diğer satıcıların haksız olarak faydalanmasını engellemiş olduğunu, ... tecil numaralı ... markası "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık , muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir )." 35. Mal ve hizmet sınıfı kapsamında dava dışı ... tarafından 07.06.2010 tarihinde başvurusu yapılmış ve 03.08.2011 tarihinde tescil edilmiş, Akabinde iş bu marka 04.11.2022 tarihinde ...'a devredilmiş olduğunu, ... Şirketi ise 12.10.2020 tarihinde ... ve ... tarafından kurulmuş, 23.02.2022 tarihinde ... tüm hissesini ...'a devretmiş olduğunu, ... markası, 10 yıldır kullanılmamış ve bu marka ile herhangi bir ürün satılmamış olup, ... markası müvekkilince tercih edilmiş, müvekkilinin iş bu markayı satışını yapacağı ürünler üzerine işlemiş ve bu marka ile e-ticaret siteleri açmış olduğunu, 27.08.2023 tarihinde markanın sahibi olan ... tarafından müvekkiline markanın kullanım yetkisi verilmiş, Davalı yan her ne kadar müvekkiline noter huzurunda yetki verdiğini ifade etmiş ise de dosyaya sunmuş olduğu "beyanname" başlıklı evrak noter tarafından usulüne uygun olarak onaylanmammış ve yevmiye numarası alınmamış olduğunu, iş bu marka ile daha öncesinde herhangi bir ürün satılmamış olup, ilk defa müvekkilimce satışı yapılan ürünler üzerinde kullanılmış, ... 'dan, anılan markanın kullanımı hususunda muvafakat alındıktan sonra müvekkilinin emek ve sermayesini harcayarak satışını yaptığı ürünlerin tanınırlığını artırmış olduğunu, davaya konu ürün ve başkaca birçok ürünün çok satmasından sonra, müvekkilinin bilgisi dışında, kendisinden habersiz olarak, davaya konu markayı davacı şirketin ortağı olan ... devralmış, Akabinde, müvekkilinin ... markası ile satış yapması engellenerek Müvekkilince sarf edilen tüm emek ve sermayeyi haksız bir şekilde sahiplenmekte olduğunu, Müvekkilinin, daha önce iç kullanılmayan ve bilinmeyen ... markasını (marka sahibi tarafından verilen süresiz muvafakatname ile) kullanmış, sermaye ve emek harcayarak ürünlerin ve dolayısıyla markanın tanınırlığını artırmış, ... markası adı altında satılan onlarca ürüne, binlerce beğeni ve yorum yapılmasını sağlamış, Akabinde davacı yanın hukuka aykırı fiilleri müvekkilinin geliştirdiği ve tanıttığı ürünlerden müvekkilini herhangi bir tazminat ödemeden uzaklaştırmış olduğunu, davacı şirket herhangi bir ürün üreticisi olmayıp, Herhangi bir üretim tesisi bulunmamakta ve Davacı yanın tüketicilere satış yapan bir şirket de olmadığını, Bu kapsamda tüketicilere satışını yapmış olduğu herhangi bir ürünün faturası dahi bulunmamakta, Her ne kadar davacı yanın, "Müvekkil ürettirdiği tüm sabunların üretim izin belgesi, test sonuçları gibi tüm gerekliliklerini yerine getirirken, davalının para kazanma hırsından ötürü Müvekkil 'ine ait olmayan ürünleri müvekkilinin ki gibi satarak daha çok para kazanmaya çalışmıştır." şeklinde iddiada bulunmuş ise de ileri sürülen iddiayı ispatlar mahiyette hiçbir delilin dosyaya sunulmamış olduğunu, Dosyaya sunulan faturalarda çeşitli özelliklerde ve miktarlarda sabun fatura edildiği görünmekte olup, Fatura edilen hiç bir sabun markası olarak ... ibaresinin yer almamakta olduğunu, Davacı yan müvekkilinin yapmış olduğu satışlarda, hangi tür mal gerekli ise davacı yana sipariş vermekte davacı yan da iş bu malları üreticilerinden satın alarak müvekkiline teslim ederek hizmetinin karşılığını almakta olduğunu, Davacı yanın ... A.Ş. İsimli firmadan 6 TL'ye satın aldığı ürünü müvekkilime 9 TL'ye fatura etmekte, İş bu 9 TL'nin içerisinde nakliye, vergi ve masraflar ile kendi karı da bulunmakta, Müvekkiline 9 TL' ye satılan ürünleri müvekkilince tasarlanan ambalaj ve etiketler ile sloganlar ile paketlenmekte ve ürünün üzerine müvekkilime ait olan "..." ibaresi ilave edilerek müvekkiline ait olan ... (yeni ismi ...) isimli e- ticaret mağazasında satılmakta olup, Satılan ürünlerde ... markası kullanılmadığı gibi davacı yan tarafından üretilen ürünler de olmadığını, Davacı yan " Dolayısıyla ... A.Ş. Müzekkere yazılarak bu iki tarafın, ... markası adına altındaki 2021 ve 2022 yıllarını kapsar satış rakamlarının, grafiklerinin ve tüm ayrıntılarının tespiti gerekmektedir. Bu bilgilere göre Müvekkil oluşan kar kaybını karşı taraflardan tazmin yoluna gidecektir." şeklinde belirtilen talep ile davacı yanın kötü niyeti açıkça görülmekte olduğunu, Müvekkilinin ... isimli sitede çeşitli zamanlarda onlarca farklı ürün satmış, Kanaatlerince, Sayın Mahkemeniz marifetiyle huzurdaki davayı kullanarak müvekkilinin kişisel veri mahiyetinde olan satış bilgilerine ulaşmayı amaçlamakta olup, Davacı yanın hukuka aykırı taleplerinin reddini talep ettiklerini, Davacı yan huzurdaki davada, dosyaya faturası sunulan ürünlerin kendisine ait olduğunu, bu ürünlerin nerede ve nasıl üretildiğini, müvekkiline iş bu ürünlerden ne kadar satış yaptığını, satışı yapılan ürünlerin hangi ürünler olduğunu tüm şüphelerden uzak bir şekilde ispat etmesi gerekmekte olup, davacı yanın kendisine ait olmayan ve kendisinin tedarik etmediği ve müvekkilinin sattığını iddia ettiği ürünlerin satışlardan tazminat talep etmekte olduğunu, Davacı yan ile müvekkili arasında olan, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi başkaca çeşitli davalar bulunmakta olup, Davacı yan iş bu davaların yanında müvekkilini rahatsız etmek için huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, Taraflar arasında İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/185 E. Sayılı dosya üzerinden görülen dosya üzerinden alınan 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda “Dosyanın geldiği aşamaya kadar sunulan deliller kapsamında yapılan sınırlı inceleme neticesinde, tarafların “...” markası üzerinde birlikte gerçek hak sahipliğinin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, davacı şirketin eski ortağının “... markasının kendisine ait olduğu ve davalı tarafından ... üzerinden satışının bilgisi dahilinde olduğu” şeklindeki açıklamasını içerir 16.01.2021 tarihli beyannamenin tek başına davalının, davacının ticari vekil ya da temsilcisi olduğuna yönelik iddiayı kanıtlamayacağı..." şeklinde değerlendirme yapılmış olup, yapılan değerlendirmede de görüleceği üzere müvekkilinin davacı yanın yetkili satıcısı olduğuna ilişkin iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacı yan, müvekkilinin kendisinin yetkili satıcısı, bir çalışanı olduğu iddia edilmekte ise de Müvekkiliyle davacı arasında yetkili satıcılık ilişkisi mevcut olmadığı gibi müvekkilinin davacının çalışanı olmadığını, Müvekkilinin SGK dönümleri celp edildiğinde görülecektir ki davacı yan, hiç bir dönem müvekkilinin sigorta primlerini ödememiş olup, İddia olunduğu gibi müvekkilinin temsilci olsa idi, davacı yan tarafından müvekkiline ücret ödenmesi gerekmekte olup, Davacı yanın müvekkiline yönelik olarak ileri sürmüş olduğu temsilci, çalışan iddiası soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Dava, davacıya ait olmayan ürünlerin davalı tarafından davacının ürünü gibi satıldığı iddiasıyla mahrum kalınan karın tazmine ilişkindir. Marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Tüm dosya kapsamı , davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkemenin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşüncesi ile mahkemece görevsizliğine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davanın temelinde marka hakkına tecavüz değil, tamamen ticari satımdan kaynaklanan haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme bulunduğunu, Müvekkili şirketin, ... markası altında internet üzerinden satış yapma yetkisine sahip olup, bu yetki 35. sınıf marka tescilinden doğduğunu, Davalıya verilen satış yetkisinin, müvekkilinin iradesiyle başlamış ve yine müvekkilinin iradesiyle sona ermiş olduğunu, yetki sona erdikten sonra davalının müvekkilinin markasını kullanarak fason üretim yaptırması ve müvekkilinin sattığından daha fazla ürün satması, uyuşmazlığın özünü oluşturduğunu, bu nedenle davanın, marka hakkının korunmasına değil, davalının müvekkilin ticari faaliyetlerini kötüye kullanarak elde ettiği haksız kazancın tazminine ilişkin olduğunu, -Mahkemenin görevsizlik kararına dayanak aldığı bilirkişi raporunun, uyuşmazlığın niteliğini yanlış değerlendirdiğini, Bilirkişinin, 35. sınıf marka tescilinin kapsamını hatalı yorumlayarak müvekkilinin markasının sanki herkes tarafından serbestçe kullanılabilecek bir işaret olduğu izlenimini yarattığını, oysa 35. sınıf, özellikle e‑ticaret ve mağazacılık hizmetlerini kapsamakta olup, müvekkiline internet üzerinden satış konusunda münhasır yetki tanıdığını, bu yetkinin, davalının müvekkilin izni olmaksızın ... markasıyla satış yapmasını hukuka aykırı hale getirdiğini,Bilirkişi raporunun, bu temel hukuki gerçekliği göz ardı ettiğini ve teknik sınırlarını aşarak hukuki nitelendirme yaptığını, Bilirkişinin değerlendirmesinin, davalının 16.389 adet fazladan satış yapmasını da açıklayamadığını, eğer bilirkişinin iddia ettiği gibi marka herkes tarafından kullanılabilir olsaydı, müvekkilinin yüzbinlerce sattığı sabunların başkaları tarafından taklit edilmesi gerekeceğini, ancak böyle bir durum olmadığını, yalnızca davalının, müvekkilin güvenini kötüye kullanarak fason üretim yaptırdığını ve müvekkilinin satış rakamlarını aşacak şekilde satış yaptığını, bu olgunun dahi uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu açıkça gösterdiğini, -Yargıtay’ın 35. sınıf ile 1‑34 sınıfları arasındaki benzerlik içtihadı da mahkemece yanlış yorumlandığını, bu içtihatların, marka tescil başvurularında uygulanmakta olup, ticari satım ve haksız fiil davalarında doğrudan uygulanamayacağını, mahkemenin bu içtihatlara dayanarak görevsizlik kararı vermesinin hukuken isabetsiz olduğunu, uyuşmazlığın özü ticari satım, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın ticari sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığını, Davacı tarafından ileri sürülen taleplerin SMK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeni olup SMK hükümlerinden kaynaklanan bir hakka dayandığını ve bu sebeple davanın 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile bir ilgisinin bulunması nedeniyle Yerel Mahkemece görevsizlik yönünde usul ve yasaya uygun olacak şekilde karar verildiğini, Dava, ... markası adı altındaki satışlardan doğan tazminat istemine ilişkin olup, Davacı yan tarafından cari hesap alacağına ilişkin bir talep söz konusu olmadığını, FSEK veyahut SMK'dan(marka hukukundan) kaynaklı bir uyuşmazlık bulunduğundan uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, Yerel Mahkemece usul ve yasaya uygun olacak şekilde görevsizlik kararı verildiğini, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda, davacı vekili, davalının davacıya ait "..." markasını, logosunu ve ürün fotoğraflarını kullanarak ... üzerinden haksız satış yaptığını, yine ürünlerin satış bedelini daha düşük göstererek satış yaptığını ve müşterilere farklı ürünler göndererek müvekkilinin satışlarını etkilediğini belirterek TTK’nun 54 ve 55. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti ile meninin ve kazanç kaybının tahsilinin talep edildiği, Davacı ve davalılar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmuyorsa da; verilmiş yetkinin kapsamı, davacının fason üretim yapıp yapmadığı, davacının marka hakları ihlal ederek haksız rekabete sebebiyet verip vermediğinin değerlendirilmesinin, davacının markasının hangi sınıflarda olduğu, internette ne şekilde kullanıldığı tespitinin yapılacak olması ihtisas mahkemesi sıfatıyla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tartışılması gerektiği, ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2025 tarih ve 2023/874 E., 2025/572 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026