İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Bankası tarafından müvekkili aleyhine 127.000- TL'lik icra takibi başlattığını, davalı babasının kendisini sahte belgelerle ve hukuka aykırı bir şekilde borçlandırdığını öğrendiğini, davalı babasının tanzim ettiği evrakları davalı şirketin b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1441 KARAR NO : 2025/1817 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2022 NUMARASI : 2018/670 E. - 2022/944 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Bankası tarafından müvekkili aleyhine 127.000- TL'lik icra takibi başlattığını, davalı babasının kendisini sahte belgelerle ve hukuka aykırı bir şekilde borçlandırdığını öğrendiğini, davalı babasının tanzim ettiği evrakları davalı şirketin borçlarına karşılık diğer davalı ...'e vererek ve şirketin menfaatine işlem yaptığını öğrendiğini, müvekkilinin kimseye borcunun olmadığını, söz konusu senet dava dışı ... ... tarafından şirket borçlarına karşılık olmak üzere hukuka aykırı bir şekilde düzenlenerek ...'e verildiğini, davanın kabulü ile müvekkilinin takip konusu senet sebebiyle davalılara karşı borçlu olmadığının tespitini, dava konusu senedin iptalini, takibin müvekkili açısından durdurulmasını ve iptalini, kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu incelendiğinde borcun kaynağının 500.000,00 TL ... Bankasından kullanılan Genel Kredi Sözleşmesi eki niteliğindeki senet olduğu anlaşıldığını, dava konusu takibin taliki veya iptali talebiyle açılan İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/4 Esas sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiğini, borcun kaynağının bilinmediği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu kredi sözleşmesi ve senetteki imza bizzat davacı ... ...'ya ait olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle: icra takibine konu senet, ... İnş. Dekorasyon Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca akit şirkete kullandırılan kredilerin geri ödemesi olmayınca borcun ifası için müvekkili bankaya verildiğini, takibe konu senet incelendiğinde düzenleyen kişinin davacı olduğu ve davacının açıkça imzaya itiraz etmediğinin görüldüğünü, davacı iddiasını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, davacı borcun doğumundan sonra şirketten ayrıldığını, davacı akit şirkete kullandırılan kredileri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacı firma ortağı olup olmamasına bakılmaksızın borçtan şahsen de sorumlu olduğunu, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddini talep etmiştir.Davalı ... ... vekili dilekçesinde özetle; takip konusu incelendiğinde borcun kaynağının 500.000,00 TL ... Bankasından kullanılan Genel Kredi Sözleşmesi eki niteliğindeki senet olduğunun anlaşıldığını, dava konusu takibin taliki veya iptali talebiyle açılan İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/4 Esas sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiğini, borcun kaynağının bilinmediği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu kredi sözleşmesi ve senetteki imza bizzat davacı ... ...'ya ait olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2018/670 esas, 2022/944 karar sayılı, 20/12/2022 tarihli kararı ile; "Davalı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ... ...'nun kefalet imzası bulunmaktadır. Söz konusu Genel Kredi Sözleşmesinin "Müteselsil Kefil/Kefiller" bölümünde; kefil olunan miktarın, kefalet türünün ve kefalet tarihinin el yazısı ile yazıldığı ve imzalandığı görülmüştür. Buna göre senedin dayanağı olan Kefalet Sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kredilerin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesinde, davacının geçerli kefaletinin bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Takibe konu senedin Genel Kredi Sözleşmesi eki niteliğindeki senet olduğu, davacının senedin keşidecisi olduğu, davacı tarafça takibin taliki veya iptali talebiyle açılan İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/4 Esas sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Senedin tehditle alındığı, tanık dahil her tür delil ile ispat edilebilir, bedelsizlik iddiası ise ancak yazılı delil ile ispatı mümkün olan bir husustur. Davacı yan bedelsizlik iddiasını ispat yükümlülüğü altında olup yazılı delil ile ispat zorunludur. Ancak davacı yan iddiasını ispata yarar hiçbir delil sunamamıştır. Bu nedenle Davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inşaat şirketindeki hisseleri babasına devretmesine ve bankayla ticari ilişkisinin olmamasına rağmen, babası tarafından sahte belgelerle hukuka aykırı şekilde borçlandırıldığını, babasının senedi şirket borçlarına karşılık bankaya verdiğini ve tebligatların usulsüz yapıldığını öğrendiğini, babasına karşı açtığı davada borçsuz olduğunun kabul edilmesine rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, babasının haksız fiil niteliğinde eylemle müvekkili yerine imza atma cihetine gittiğini ve kriminolojik inceleme talebinin yetersiz yapıldığını, davalı bankanın müvekkilin şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilebilecek konumda olduğunu ve kötüniyetli hareket ettiğini, mahkemece tanıklarının dinlenmemesine karar verilerek adil yargılanma hakkının engellendiğini, usulüne uygun yapılan yemin teklifinin ise hatalı gerekçeyle reddedildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı ...Bankası A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ...'nun icra takibine konu senede ilişkin borcu olmadığı tespitine yönelik açtığı menfi tespit davası reddedilmesine rağmen yapılan istinaf başvurusunun mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından reddedilmesi gerektiğini, davacının tanık dinletme talebinin reddedildiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, zira senetle ispat sınırının üstünde olmasına rağmen mahkemece dinlenmesine karar verilen tanıkların davacının kusuruyla duruşmaya hazır edilmediğini, yemin teklifinin ise, davacının tek iddiasının senedin teminat senedi olup olmadığına ilişkin olması ve iyiniyetli yetkili hamil konumundaki bankaya yöneltilmesinin mümkün olmaması sebebiyle esasa etkili olmayacağından reddinin yerinde olduğunu, takibe konu senedin, davalı şirket ile banka arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine bankaya verildiğini; TTK 687 uyarınca davacının iddia ettiği şahsi defilerin, bankanın bile bile borçlunun zararına hareket etmediği sabit olduğundan, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı ... ...'nun kredi sözleşmesinde müteselsil kefil imzasının bulunduğunu ve bedelsizlik iddiasını yazılı delil ile ispat yükümlülüğü altında olmasına rağmen hiçbir delil sunamadığını belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir.Davalı ... İnş. Dekorasyon Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; işbu dilekçeye konu kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu ve davacının istinaf başvurusundaki iddiaların gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, davacının borcun kaynağını bilmediği iddiasının, takibe konu borcun 500.000,00 TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi eki senet olduğunun açık olması ve borcun kaynağının bilinmediği yönündeki iddianın daha önce İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/4 esas sayılı dosyası ile itirazın reddedilmiş olması sebebiyle gerçeği yansıtmadığını, söz konusu kredi sözleşmesi ve senetteki imzanın bizzat davacı ... ...'ya ait olduğunu, bunun şahitlik ve belge asıllarının incelenmesiyle de anlaşıldığını, davacının, borcunun bulunmadığını İİK 169/a uyarınca resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemediğini ve bu tür yazılı delil sunmamasının iddialarının değerlendirilmesini mümkün kılmadığını; davacının keşideci olduğu senet altındaki imzaya itirazda bulunmadığını ve borca yaptığı itirazın da daha önceki icra hukuk mahkemesi dosyasında haksız görülerek reddedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesi ile bonoya dayalı İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı banka vekili tarafından, davacının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de gerekçeli kararın davacı vekiline 17.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, HMK'nın 93. maddesi kapsamında sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi nedeni ile tatili takip eden ilk iş günü olan 03.07.2023 tarihinde istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Dosyanın tetkikinde; Davalı ... İnş. Dekorasyon Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı banka arasında genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, icra takibinin davalı banka tarafından 127.000TL üzerinden başlatıldığı, davacının söz konusu sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, takibe konu bononun davalı bankaya kredi sözleşmesinin ekinde sunulduğu, bonoyu keşideci sıfatı ile imzalayan ile genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayanın davacı olduğu, imzasını inkar etmediği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/112688 soruşturma sayılı dosyasında davacının, davalı olan babası aleyhinde resmi belgede sahtecilik iddiası ile şikayetçi olduğu, takipsizlik kararının verildiği görülmüştür. Bononun genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya verildiği anlaşılmakta olup davacının, davalı şirketin kullandığı krediye müteselsil kefil olduğu, kefaletin geçerli olduğu belirlenmiştir.Ayrıca borç kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bonodan kaynaklandığından bono borçluları, bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağından bağımsız olarak bu borçtan da sorumludur. Şirket payları devredilerek şirket ortaklığından ayrılmak, kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Kefalet ayrı bir sözleşme olup, şirket ortaklığından kaynaklı bir menfaat elde edilip edilmediğinden bağımsız olarak, yasada öngörülen süre ile hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Bankanın temel ve asli işinin kredi vermek ve karşılığında faiz tahsil etmek olduğundan bononun, kredi borcunun ifası kapsamında verildiği kabul edilmelidir. Bonodaki imzaların inkar edilmediği anlaşılmaktadır. Bonodaki, imza dışındaki unsurların sonradan tamamlanması mümkün olup imza dışındaki kayıtların borçlunun el yazısı ile olması zorunlu değildir. Konusu suç teşkil edecek hususlarda yemin teklif edilemeyeceği de göz önünde bulundurulduğunda davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında, istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2022 tarih ve 2018/670 E., 2022/944 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025