İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin yukarıda yazılı cami müştemilatında iştigal ettiğini, davaya konu çekte keşideci sıfatıyla derneği temsilen imzası bulunan ..., mevcut yönetim tarafından görevine son verildiğini, 14.05.2018 tarihine kadar münferiden temsil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1270 Esas KARAR NO: 2025/1723 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/04/2023 NUMARASI: 2019/335 E. - 2023/370 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin yukarıda yazılı cami müştemilatında iştigal ettiğini, davaya konu çekte keşideci sıfatıyla derneği temsilen imzası bulunan ..., mevcut yönetim tarafından görevine son verildiğini, 14.05.2018 tarihine kadar münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu ancak 2018 Nisan ayı başlarında ardarda gelen ödeme emirleriyle belirtilen dernek yöneticisinin mevcut yetkilerini kötüye kullanarak ve bir takım hilelerle evrakta sahtecilik) değişik bankalardan onlarca çek koçanı aldığı, bunları dernek kayıtlarına geçirmeden uhdesinde tuttuğunu, işbirliği yaptığı kişi ve kurumlar üzerinden bazen sahte içerikli faturalar da kullanarak piyasaya sürdüğü anlaşıldığını, 14.05.2018 tarihinde sabık dernek başkanı ...'nin yetkilerine son verilerek uhdesinde tuttuğu boş çekleri iade etmesi için Büyükçekmece 6. Noterliği 14.05.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderilmiş, akabinde hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur(Büyükçekmece C. Başsavcılığı 2018/25916 Sor. Ancak sabık yönelici çek koçanlarımı iade ctmediği gibi, o günden sonra kayıplara karıştığını, aynı yöneticinin haksız olarak uhdesinde bulundurduğu boş çeklerin iptali için Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/519 Esas sayılı dosya ile dava ikame edildiğini, boş çek yaprakları kıymetli evrak hükmü kazanmadığından davanın reddine karar verildiğini, Dernek Yönetimi tarafından mevcut durum belgeleriyle birlikte ilgili bankalara bildirildirildiğini, eski yönetim kurulu başkanı ...'nin işbu davanın ikame edildiği tarih itibariyle muttali olunan hileli yollarla piyasaya sürmüş olduğu dernek çekleri nedeniyle vücut verdiği zarar 5.000.000,00 TL civarında olduğunu, işbu davanın müsebbibi olan ve suç oluşturan çekler dayanak edilerek müvekkil dernek aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibi ile müvekkillerin ticari ve sosyal itibarları bitme noktasına getirildiğini, dayanak takipte davalıların kölü niyetli olduğunu açıklanan ve duruşmalar sırasında ortaya çıkacak sebeplerden dolayı, kötü niyetle açılan takibin öncetikle teminatsız durudulması akabinde iptalini, takibe konu edilen çek bedellerinden borçlu olmadığının tespitini, kötü niyetle hareket ederek müvekkillerin ticari ve sosyal hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalıların %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde de açıkça ikrar ettiği üzere 14.05.2018 tarihine kadar ...'nin derneği münferiden temsil yetkisinin bulunduğunu, dava konusu olan çekin keşide tarihi ise 29/04/2018 olup süresinde bankaya ibraz edilmiş, karşılıksız olması sebebiyle banka tarafından karşılıksız kaşesi basıldığını, davacı tarafından da açıkça ...'nin 14/05/2018 tarihine kadar yetkili olduğu beyan edilmiş olup, ...'nin yetkili olduğu dönemde imzalamış olduğu çeklere istinaden menfi tespit davası açmış olduğunu, davacı dernek ile derneği münferiden temsil etme yetkisi bulunan yönetici arasında çıkan ihtilaflar sebebiyle, iç ilişkideki ihtilafların müvekkile yöneltilemeyeceği sabit olup müvekkile yönelik açılan davanın reddini, dava konusu çek incelendiğinde Keşidecisi Beylikdüzü Büyükşehir FSM Cami Yaptırma Derneği olduğu, çekin sırası ile ..., ..., ... tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkile ciro ile ulaşmış olduğu müvekkilin çekte 4. Ciranta olduğu sabit olup, müvekkil iyi niyetli ciranta olduğunu, davacı ile davacı dernek yöneticisi arasındaki ihtilafları bilmediği gibi bilmesi de mümkün değildir. Müvekkil kendisinden önceki ciranta ...'ten olan alacağına istinaden dava konusu çeki aldığını, davacı taraf her ne kadar dernek yöneticisinin 14/05/2018 tarihinde yetkileri alındıktan sonra da çekleri iade etmediğini iddia etmiş ise de dava konusu dayanak çekin keşide tarihi 29/04/2018 olup, davacının da kabulünde olduğu gibi derneğin yetkilisi tarafından imzalanmış olduğunu, davacı taraf dernek ile dernek ile çekin verildiği ... arasında mal ve hizmet ilişkisi bulunmadığını iddia etmiş ise de dava konusu çek incelendiğinde müvekkilin 4. Ciranta olduğu davacı ile ilk ciranta arasındaki ticareti bilmediği gibi bilmesi de mümkün olmayacağını, çek asıl ilişkiden bağımsız bir borç doğurmakta olup, davacı tarafın dayanak çekten dolayı borçlu olduğunu, çek karşılığı bulunmadığından, davacı borçlu ve diğer borçlular hakkında İstanbul 21. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, İcra takibi dosyasına borçlular tarafından ödeme olmadığından ve süresinde itiraz edilmediğinden dosya kesinleşmiş ve borçlular hakkında haciz işlemi uygulandığını, keşideci derneğin yöneticisi için karşılıksız çek düzenleme suçundan cezalandırılması amacıyla Bakırköy 8. İcra Ceza Mahkemesi 2018/134 Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış ve borçlunun cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, icra dosyası ve çek şikayeti dosyasından da anlaşılacağı üzere, icra takibi konusu alacağın tahsili amacıyla gereken tüm işlemler yapılmış, tüm haciz işlemleri uygulanmışsa da borçluların hacze kabil malvarlığına ulaşılamadığını, borçlu dernek ile dernek yöneticisi arasındaki ihtilafın iç ilişkiden kaynaklı ihtilaf olduğu, bu ihtilafın çekte 4. Ciranta olan iyiniyetli müvekkil ile ilgisinin bulunmaması sebebiyle, müvekkil aleyhine haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddi ile, borçlu davacı aleyhine, müvekkil davalı alacaklı lehine %20 den az olamamak üzere tazminata hükmedilmesini, davacı borçlu yanın tedbir talebinin reddine, aksi halde %115 oranında teminatın yatırılması ile takibin durdurulmasına karar verilmesini, davacı borçlunun tedbir talebinin reddini, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini, alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davacı borçlu hakkında tazminata hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2019/335 esas, 2023/370 karar sayılı, 25/04/2023 tarihli kararı ile; "Davacı dernek yetkilisinin, çek düzenleme tarihinde ... olduğu, dernek hesabına kambiyo taahhütlerinde bulunma yetkisine haiz olduğu, çeki keşide eden dermek yetkilisinin çeki dava dışı ...'e ciroladığı, davalının çeki bu kişiden iktisap ettiği bu haliyle; davalının ... ile doğrudan bir ilişkisinin bulunduğuna yönelik dosya kapsamında dava dilekçesindeki soyut iddialar dışında bir delilin bulunmadığı, dava dışı dernek yetkilisinin dosya kapsamında bulunan ceza soruşturmasındaki beyanlarının davalının kötü niyetini ortaya koyacak nispette olmadığı ve davalı aleyhine sonuç doğuramayacağı, davalının ceza soruşturma ve kovuşturmasında taraf sıfatının bulunmaması, dava dışı ... aleyhine verilebilecek bir ceza mahkemesi kararının davalı açısından sonuç doğurmayacağı, davalının kambiyo takibini ayrıca bu kişiye de yöneltmiş olduğu, davalının senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket ettiğine dair dava dilekçesinde ayrıca özel bir bir maddi vakıaya dayanılmamış olduğu, bu haliyle davalının kötü niyetinin ispatlanamaması sebebiyle, söz konusu çek nedeniyle davacı borçlu derneğin sorumlu olduğundan Davanın reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, mahkemenin yetkili hamil olan davalının iyi niyet karinesinden yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, yemin teklifini, dolandırıcılığa konu çeki elinde bulunduranın yeminine itibar edilemeyeceği ve davanın ispatlanmış olduğu gerekçesiyle kabul etmeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise takibe konu çekin, dolandırıcılıktan hüküm giymiş eski dernek yöneticisinin paravan firması üzerinden tefecilere kırdırdığı çalıntı çeklerden biri olduğunu, suça konu bu çekleri dernek başkanıyla işbirliği içinde tedavüle sokan kişinin ... olduğunu ve bu şahsın çeki davalıya ciro etmesine rağmen ibrazdan önce davalının çeki ...'e geri iade ederek yetkili hamil sıfatını kaybettiğini, bu geri cironun geçerli olmadığını ve davalının kambiyo senetlerine özgü yolla takip hakkının kalmadığını, ayrıca çeki kendi cirantasına geri veren ve ibrazdan sonra karşılıksız kalmış çeki ondan alıp icraya koyan davalının, dolandırıcılık eylemini bilen ... ile danışıklı olduğunu ve bu durumun davalının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, mahkemenin davalı yönünden iyi niyet karinesini işletmesinin hukukla uyumlu olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iyiniyet karinesinden faydalanamayacağı, geriye ciro ile çeki önceki cirantaya ciro ettiği ve bu nedenle yetkili hamil olmadığı yönündeki iddiaların usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu çekin, keşide tarihinde derneği münferiden temsil yetkisi bulunan dernek yöneticisi ... tarafından imzalandığı ve yasal olarak yetkili olduğu dönemde düzenlendiği için iç ilişkideki ihtilafların müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli dördüncü ciranta olduğunu ve davacı ile yönetici arasındaki ihtilafları bilmesinin mümkün olmadığını, davalının kötü niyetli olduğuna dair soyut iddialar dışında dosya kapsamında delil bulunmadığını ve ceza yargılamasındaki beyanların kendisi aleyhine sonuç doğuramayacağını, ciro silsilesine göre davalının yetkili son hamil olduğunu, TTK 790. maddesi uyarınca hakkının müteselsil cirolardan anlaşıldığını ve hatta tedavülü sona eren senetlerde cirantalar atlanarak dahi müracaat borçlusuna başvurmanın ve senedi elinde bulunduran müracaat borçlusunun yetkili hamil sayılmasının mümkün olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, yetkisiz temsilden kaynaklı bedelsizlik iddiasına dayalı olarak İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takibine dayanak çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davacı taraf, eski dernek başkanı ...'nin görevine son verildikten sonra derneğe ait bulunan çek defterini kullanarak bir takım çekleri tedavüle soktuğunu, dava konusu çekin de davacı adına eski dernek başkanı ... adına imzalanıp, lehdarı ...'ye ciro edildiğini, davalının bankaya ibraz ettiği çekte lehtar olarak gözüken ...'nin, ...'nin gelini olduğunu, lehtar ile vekil eden dernek arasında hiçbir mal veya hizmet ilişkisi bulunmadığını, çekin bedelsiz olduğunu beyan ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta ileri sürülen bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında kişisel def’î niteliğindedir. Nitekim 6102 sayılı TTK'nın 818/1. maddesinin atfıyla çekler yönünden uygulanması gereken TTK'nın 686. maddesinin; ''(1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.'' şeklindeki düzenlemesi ile TTK'nın 687. maddesinin; ''(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.'' şeklindeki düzenlemeleri ışığında dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi gerekmiş olup dava konusu çekin incelenmesinde; keşidecisinin davacı/ Beylikdüzü Büyükşehir Fatih Sultan Mehmet Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği olduğu, çek keşide tarihinin 29/04/2018, çek bedelinin 47.000-TL olduğu, ... emrine düzenlendiği, ... tarafından çekin ...'ye ciro edildiği, ... tarafından ...'e ciro edildiği, daha sonra davalı /hamil ... lehine ciro edildiği, davalı tarafından ...'e tekrar ciro yapıldığı, ... tarafından çekin bankaya ibraz edildiği, karşılıksız işlemi uygulandığı ve ilgili çek hakkındaki takibin İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile davalı ... tarafından başlatıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu çekin ciro silsilesine göre çekin yetkili hamili ... tarafından bankaya ibraz edildiği, karşılıksız çıkması üzerine ...'ten önceki ve aynı zamanda sonraki ciranta olan davalı ... tarafından icra takibine konulduğu görülmüş ise de çekin bankaya ibraz edildikten sonra tekrar davalı ...'e alacağın temliki hükümlerine göre ciro edilmediği, bu nedenle davalı ...'in hamil sıfatının kalmadığı anlaşılmıştır. Kezâ çekin ciro yoluyla ele geçirilmesi ve TTK'nın 788/3. maddesi gereğince yeniden tedavüle konularak başkasına ciro edilmesi mümkün ise de bu şekilde ciro yoluyla çeki devraldıktan sonra devralanın kendisinden önceki cirantaya karşı başvurmayacağı, geriye ciro ile çeki devralanın çeki devretmeden önceki konumuna geldiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 12 HD. 2014/22720 esas, 2014/30008 karar sayılı ilamı) Somut olayda çek keşidecisinin davacı dernek olduğu, keşide tarihi itibari ile davacı derneğin temsilcisi ... tarafından gelini olan ... emrine düzenlendiği, akabinde dernek temsilcinin yetkilerinin sona erdiği, ... tarafından çekin eski temsilci ...'ye ciro edildiği, ... tarafından ...'e ciro edildiği, daha sonra davalı ...'e ciro edildiği, davalı tarafından ...'e geriye ciro yapıldığı, bu durumda çeki devretmeden önceki konumuna geri döndüğü, çekin bankaya ... tarafından ibraz edildiği, davalı ...'e alacağın temliki hükümlerine göre tekrar ciro edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığından davalının yetkili hamil olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi ve dosyaya yansıyan bilgi ve belge durumu kapsamında cirantalar arasındaki ilişki durumu itibari ile alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın KABULÜNE, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takibine dayanak 29/04/2018 tarihli, 47.000-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sine tekabül eden 9.400-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, '' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2023 tarih, 2019/335 E., 2023/370 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜNE, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takibine dayanak 29/04/2018 tarihli, 47.000-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Alacağın %20'sine tekabül eden 9.400-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.210,57 TL karar harcından peşin alınan 802,65 TL'nin mahsubu ile 2.407,92 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 802,65 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 133,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 987,15 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 130,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 622,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025