T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1045 - 2025/1272 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1045 KARAR NO : 2025/1272 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Hasımsız olarak görülen davada Mahke…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1045 - 2025/1272 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1045 KARAR NO : 2025/1272 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket yetkilisi.......'ın 16/11/2024 tarihinde şirkette bulunan odasında ısınmak amacıyla elektrikli soba yaktığını, öğle ezanını müteakip saat 14.20 civarı odadan ayrıldığını ve namaz kılarak odaya döndüğünde odadan duman kokusu yükseldiğini fark etmesi üzerine durumu çalışanları ve ortaklarına haber verdiğini, yangının kovalarla su dökülmek suretiyle kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldüğünü, olaydan sonra ...... İlçe Jandarma Komutanlığına başvurulduğunu ve kolluk tarafından olay yerine gelinerek delillerin toplandığını, söz konusu yangında müvekkiline ait genel kurul ve toplantı müzakere defterinin yandığını ileri sürerek TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca müvekkili şirkete ait Genel Kurul ve Toplantı Defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davada yangın sebebine dayanıldığı, ancak sunulan deliller, alınan tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamı ile talep eden tarafın iddia ettiği yangın hadisesinin yaşandığına dair sadece fotoğraf sunulduğu, fotoğrafta sehpa üzerinde yanmış bazı kağıt parçalarının göründüğü, sehpanın hemen yanında bulunan torbada yangın emaresine rastlanmadığı, ticari defterlerin yandığı ve yangının kısa sürede söndürüldüğü iddia edilmesine rağmen yarı yanmış vaziyette ticari defterlerin bilirkişi incelemesi için saklanmadığı, tanık tarafından çöpe atıldığının beyan edildiği, yandığı iddia edilen ticari defterlerin diğer ticari defterlerle birlikte dolapta saklanmamasının ve köşede sehpa üstünde durmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, itfaiyeye haber verilmediği, davacının basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini muhafaza etmek ve korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, ancak talep konusu genel kurul ve toplantı müzakere defterinin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı, TTK'nın 82/7. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; müvekkili ortağının yangın olayı ile ilgili olarak ....... İlçe Jandarma Komutanlığına başvurulduğunu ve olayla ilgili adli tahkikat yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket yetkilisi ve şirket çalışanlarının ifadesinin alındığını, kamera kayıtları ile fotoğraf ve delillerin toplandığını, müvekkili şirket yetkilileri tarafından tüm dikkat ve özen gösterilmesine rağmen istenmeyen bir durumla karşılaşıldığını ve yangının çıktığını, daha önceki taleplerinin Mahkemece oy çokluğu ile reddedildiğini, Mahkemece yanan evrak üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması adına saklanması gerektiği, bunun basiretli tacir olmanın gereği olduğunun vurgulandığını, ancak fotoğraflardan da görüleceği üzere elektrik sobasının ayağının kırık vaziyette olduğunu, kamera kayıtlarında da odaya giren müvekkili şirket ortağının bu sırada elektrikli ısıtıcının devrilmesiyle sehpa üzerinde bulunan evrakın tutuştuğunu görerek çalışanlarına haber verdiğini, çalışanların çabaları sonucu söndürülen yangının ardından sehpa üzerindeki fatura, irsaliye, sözleşme ve genel kurul ve toplantı müzakere defterinin yandığının görüldüğünü, ilk şok atlatıldıktan sonra yanan evrakın tespit edildiğini ve basiretli tacirden beklenen davranış gereği kolluğa haber verildiğini, kolluk tarafından adli tahkikat başlatılmasından sonra müvekkilinin delillere uygulanacak yol haritasını bilmediğini, nitekim yanan evrak üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin kollukta olduğunu, Mahkemece müvekkilinin talep konusu genel kurul ve müzakere defterinin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı belirtilmiş ise de zayi belgisi verilmesi talebine ilişkin genel kurul ve toplantı müzakere defterinin nasıl saklanması gerektiği, hangi koşullarda saklanmasının dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olduğunun belirtilmediğini, dosyada istinaf incelemesi sonrasında herhangi bir tahkikat yapılmaksızın aynı kararın verildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Talep konusuna ilişkin davanın açıldığı Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1464 Esas, 2025/251 Karar sayılı ve 27.02.2025 tarihli kararında davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2025/434 Esas, 2025/702 Karar sayılı ve 29.05.2025 tarihli kararı ile; UYAP sisteminde kayıtlı ve e-imzalı gerekçeli karar ile fiziki dosya arasında UYAP sisteminde kayıtlı olan gerekçeli karardan farklı "e-imzalı" görünen ve barkodlu ikinci bir gerekçeli kararın bulunması nedeniyle hükmün istinaf incelemesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra dosya Mahkemenin 2025/857 Esas sırasına kaydedilmiş ve incelemeye konu davanın reddine dair karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382). TTK'nın 82. maddesinde her tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler sayılmıştır ve 82/1-d fıkrasında aynı kanunun 64. maddesine atıf yapmıştır ve davacı vekilinin zayi olduğunu belirttiği genel kurul ve toplantı müzakere defterinin anılan maddede sayılan ve tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu anlaşılmıştır. Talebe konu defter ve belgelerin zayi olduğu iddia edilen yangın hadisesinin 16.11.2024 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen 30 günlük süre içinde 09.12.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür. Tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Yukarıda yer verilen düzenleme ile açıklamalar doğrultusunda somut olayın irdelenmesinde; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından, davacının zayi belgesi verilmesini talep ettiği genel kurul ve toplantı müzakere defterinin iş yerinde bulunan muhasebe odasında saklandığı, davacı şirket yetkilisinin kendi odasında tadilat bulunması nedeniyle geçici olarak bu odada çalıştığı sırada elektrikli soba kullandığı ve bir süreliğine odadan ayrıldığı sırada elektrikli sobanın devrilmesi suretiyle bir yangın meydana geldiği, yangının çok büyümemesi nedeniyle itfaiye çağrılmadığı, ancak ilçe jandarma komutanlığına haber verildiği, jandarma personeli tarafından gerekli tahkikatın yürütüldüğü, beyanların alındığı, fotoğraf çekimi yapıldığı, ayrıca kamera görüntülerinin incelendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yarı yanmış vaziyetteki ticari defterlerin bilirkişi incelemesine esas olmak üzere saklanmadığı, davacının basiretli tacir olarak defterlerin saklanmasında gerekli tedbirleri almadığı değerlendirilmiş olup, iş yerinde bulunan ve zayi olduğu belirtilen evrakın sehpa üzerinde özensiz bir şekilde muhafaza edildiği, bu haliyle gerek defterleri saklamak gerekse yangından korumak adına davacının gerekli özeni göstermediği, yangın sonrası kullanılabilecek evrakın ayıklanmasının mümkün olduğu, ancak davacı yetkililerince yanmış olan defterin saklanmadığı, buna yönelik bir davranışlarının bulunmadığı, sadece yangın çıkmasının zayi belgesi verilmesi için yeterli olmadığı, basiretli davranması gereken tacir davacının üzerine düşen evrak muhafaza görevini de tam olarak yerine getirmesinin gerektiği gözetilerek İlk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına nazaran davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanun uyarınca yeteri kadar istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2025