İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket tarafından Müvekkil aleyhine 13/08/2012 tarihinde İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiği, Takibe konu senetler; 1-01/06/2011 tanzim ve 30/12/2011 vade 50.000,00 USD…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1090 Esas KARAR NO:2026/437 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/05/2024 NUMARASI:2016/790 E. - 2024/405 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket tarafından Müvekkil aleyhine 13/08/2012 tarihinde İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiği, Takibe konu senetler; 1-01/06/2011 tanzim ve 30/12/2011 vade 50.000,00 USD miktar 01/06/2011 tanzim ve 30/01/2012 vade 50,000,00 USD miktar olup iki (2) adet olduğu, Takip konusu senetlerde müvekkilinin alacaklı olarak gösterildiğini, senetlerin arkası müvekkili adına ciro edilmek suretiyle en son alacaklı görünen davalı şirket tarafından icra takibi yapıldığı, maaşından haciz işleminin gerçekleştirildiğini, takip alacaklısı şirket ile haricen yapılan görüşmelerde aslında müvekkilini tanımadığını ve alacağı bulunmadığını bildirmesine rağmen takibe devam ettiğini, Müvekkilinin alacaklı görünen davalı şirketi tanımadığı gibi hiç bir şekilde de ticari bir ilişkisi bulunmadığı, ayrıca bu güne kadar maaşından haksız yere yapılmış olan 3.450,77 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) kesintinin de geri ödenmesi için istirdat talebinde bulunmak gereği hasıl olduğu, tüm bu nedenlerle 1- Menfi Tespit davasının kabulü ile, davaya ve icra takibine konu senetler itibariyle davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine, teminatsız olarak ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, Davalı tarafa müvekkili tarafından dava tarihine kadar haksız olarak yapılmış olan 3.450,77 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla)ödemenin istirdatına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili verdiği dilekçesinde müvekkilin davacıyı tantmadığını ve kendisinden alacağının olmadığını ikrar ettiğini söylediği, Müvekkilinin davacı ile fiili ve organik bağ içinde olan ... Şti.'nden alacaklı olduğu, bu şirket borcuna karşılık davacının cirosunun olduğu ... Şti. tarafından keşide edilmiş iki adet senedi müvekkiline verdiği, davacı ile ... Şti arasında fiili, ticari ve mali bağ mevcut olup üretim şirket tarafından yapılmakta ve davacı tarafından da satış ve pazarlama yapıldığı, zaten aynı unvanı kullanmalarının da bu durumu ortaya koyduğu, Borçlu tarafından verilen senetlerin gününde ödenmemesi üzerine senetler ile ilgili icrai işlem başlatıldığı ve defalarca davacı ... Şirketi adına hareket eden ... ile birlikte davacının bizzat ofise gelerek borcu kabul ettiği ve borcun yapılandırılmasını istediklerini, bu görüşmelerde davacının bizzat taraflarına borcu kabul ettiği ve ... ile olan bağını ortaya koymuşken şimdi dilekçesinde bu görüşmelerden hiç bahsetmeden talepte bulunmasının davacının kötü niyetli olduğunun açık kanıtı olduğu, bu senetlerin borca karşılık müvekkil şirkete verildiğini, bu senetlerin ödenmediğini, bu senetler için icra takibine başlanıldığını, takibin kesinleştiğini bilmesine ve borcun kabulü ile tasfiyesi için alacaklı ile bizzat görüşmesine rağmen bunlar hiç olmamış gibi aradan yıllar geçtikten sonra iş bu davaya konu senetlerden ilk defa haberdar oluyormuş gibi davranıp imzasını inkar etmesi açıkça hukuka aykırı olduğu,MK2 göre hukuken korunmamasının gerekli olduğu, Kötü niyetli olan davacı aynı zamanda TCK kapsamında suç işlediği, Senetler üzerindeki imza bize davacının imzası olarak verilmiş ve bugüne kadar da bu imza inkar edilmediği ancak gelinen aşamada imza davacıya ait olduğu ortaya çıksa bile ortada açık bir dolandırma kastı olduğu, bu sebeple evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık ile eyleme uyan suçlardan dolayı davacı ve ... şirketi yetkilileri hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulacağı tüm bu nedenlerle davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Takip konusu senetlerde müvekkili alacaklı olarak gösterilmiş olup senetlerin arkası müvekkil adına ciro edilmek suretiyle en son alacaklı görünen davalı şirket tarafından icra takibi yapıldığını imzaların kendisine ait olmadığını iddiası ile işbu menfi tespit davasını açmış ise de ve mahkememizce davacının imza incelemesine esas imza örnekleri ve senet üzerinde yapılan inceleme kararı üzerine bilirkişi grafoloji ve sahtecilik emn. Uzmanının 07/12/2018 tarihli raporunda takibe konu edilen ve işbu menfi tespit davasının da yargılaması yapılan 2 senet üstündeki birinci ciranta imzalarının davacı ...'ın eli ürünü olmadığını rapor etmiş ise de yargılamaya konu senetlerle ilgili sahtecilik suçlamasıyla Bursa 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/111 Esas, 2023/267 Karar sayılı dosyasında davacı ... ve dava dışı ... ... ile ilgili, yargılama yapıldığı ve yargılama sonunda tüm sanıkların beraatine karar verildi ve beraat gerekçesinde '' ... Yapılan araştırmada sanık ... tarafından diğer sanık ...'a Mustafa Kemal Paşa ... Noterliğinin 13/09/2010 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile ''evrak ve belgeleri imzalamaya'' yönelik yetki verdiği, söz konusu vekaletname aslı celbedilerek adli emanete kayıt edildiği, bu haliyle sanık ...'in savunmalarının somut delille desteklendiği, sanık ...'in diğer sanık ... bakımından kendisine verilen yetki ile senetlerin arkasında bulunan kaşe üzerinde ciro imzası attığı, ... '' şeklinde işbu davamıza konu senetlerle ilgili dosyamız davacısının dava dışı ...'e Mustafa Kemal Paşa ... Noterliğinin 13/09/2010 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile ''evrak ve belgeleri imzalamaya'' yetkilendirmesi ile senetlerin imzalandığı, davacının yetkilendirmesi üzerine ... tarafından senetlerin imzalanması dolayısıyla davacının temsil ilişkisi çerçevesinde yapılan imzalama işinden sorumlu olduğu, işlemin kendisini bağladığı, işbu yetkinin senet imzalanmadan önce davacı tarafça geri alındığına dair herhangi bir azilnamenin bulunmadığı, diğer hususların ise davacı ile dava dışı kişi arasındaki iç ilişkide geçerli olduğu Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının bu dosyamız davacısı tarafından da istinaf edilmediği, böylece davacının sorumlu olduğu dava konusu senetlerle ilgili borçlu olmadığına ilişkin bu DAVASININ REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile toplam 100.000,00 USD bedelli iki adet senede dayalı olarak başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilinin maaşına haciz uygulandığını, ancak bilirkişi raporuyla senetler üzerindeki ciro imzalarının müvekkiline ait olmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde netleştiğini, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasında ifadesi alınan şirket sahibinin müvekkilini tanımadığını ve aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını açıkça beyan ettiğini, yerel mahkemenin ise imzaların vekaletname kapsamında bir temsilci tarafından atıldığı ve temsil ilişkisi açısından müvekkilinin sorumluluğu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile haksız takibin iptalini, bugüne kadar tahsil edilen tutarların istirdatını ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal süre geçtikten sonra sunabileceği ek istinaf nedenlerinin Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınamayacağını, 2012 yılından beri icra takibinden haberdar olan davacının maaş haczi başlayana kadar sessiz kalıp sonrasında borçtan kurtulmak amacıyla imza itirazında bulunmasının kötü niyetli olduğunu, yerel mahkemece de sabit görüldüğü üzere davacının temsil ilişkisi çerçevesinde ve kendi rızasıyla yetkilendirdiği şahıs tarafından atılan imzalardan hukuken sorumlu olduğunu ve işlemin kendisini bağladığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.Davacı vekili 35.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine konu iki adet senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı ise dava konusu senetleri ...., şirketinin verdiğini, şirketin yetkilisinin ... olduğunu, hukuki süreç içinde şirket yetkilisi ...' ın çıktığını, ...'ın şirketi ...'ın kendisine verdiği Mustafa Kemal Paşa ... Noterliği'nin 09/12/2009 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname ile yönettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında, alacaklı ... Ltd., şirketi tarafından borçlular ... Ltd., ve ... -... ve ... Ltd., aleyhine, 01/06/2011 tanzim ve 30/12/2011 vade tarihli, 50.000,00 USD bedelli ve 01/06/2011 tanzim ve 30/01/2012 vade tarihli 50,000,00 USD bedelli iki (2) adet bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.07/12/2018 tarihli Grafoloji ve Sahtecilik Em. uzmanı bilirkişiye ait raporda özetle; "mukayeseye esas alınan imzaları ile aralarında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından, inceleme konusu, alacaklı “...” ödeyeceği “....Şti...” adlarına düzenlendiği, her biri “01/06/2011” tanzim ve “50.000/Ellibin USD.” meblağlı; “30/12/2011” ve “30/01/2012” tediye tarihli senetlerin (toplam 2 adet) arka yüzlerinde “... ......” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan 1.ciranta imzalarının, davacı ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.Bursa 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/111 Esas, 2023/267 Karar sayılı dosyasında Davacı ... ve dava dışı ... ... ile ilgili, yargılama yapıldığı ve yargılama sonunda tüm sanıkların beraatine karar verildi ve beraat gerekçesinde; "- sanıkların şirketi ile katılan şirket arasında cari hesap şeklinde devam eden ticari ilişkinin mevcut olması, suça konu bonoların önceden satılan malların tahsilatına yönelik ibraz edilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde eylem ile zarar arasında illiyet bağının mevcut olmaması nedeni ile isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, söz konusu uyuşmazlığın taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan suçun unsurlarının oluşmaması nedeni ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.-Sanıklar hakkında katılan şirkete sunulan iki ayrı bononun ilk ciranta kısmında ... ... kaşesi üzerinde bulunan imzanın sanık ...'a ait olmaması nedeni ile ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasıvekaletname ile yetkisinin bulunduğunu ifade ettiği, sanık savunmalarına istinaden mahkememizce yapılan araştırmada sanık ... tarafından diğer sanık ...'a Mustafakemalpaşa ... Noterliği'nin 13.09.2010 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletname ile " evrak ve belgeleri imzalamaya " yönelik yetki verdiği, söz konusu vekaletname aslı celp edilerek adli emanete kayıt edildiği, bu haliyle sanık ... savunmalarının somut deliller ile desteklendiği, bu haliyle sanık ...'in diğer sanık ... bakımından kendisine verilen yetki ile senetlerin arkasında bulunan kaşe üzerine ciro imzasını attığı, bu haliyle her ne kadar sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de suçun sanıklar tarafından işlendiği hususunun toplanan delillere istinaden sabit olmadığı, bu haliyle sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği" belirtilmiştir. ... Ağır Ceza Mahkemesin deki savunmasında, 2010-2013 yılları arasında ... şirketinde muhasebe işlerine baktığını, ... firması ile ticari ilişki bulunduğunu, dosyaya konu senetlerin sahte olmadığını, senet üzerindeki ciroları ...'ın talimatı ile kendisinin yaptığını, hiçbir sahtecilik bulunmadığını, ...'ın borçlarını ödememek amacı senetleri inkar ettiğini belirtmiştir.Somut olayda davacı tarafından icra takibine konu senetteki imzaya itiraz ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı alınan bilirkişi raporunda icra takibine konu bonolardaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edildiği, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olduğu herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve ... tarafından dava dışı ...'a Mustafakemalpaşa ... Noterliği'nin 13.09.2010 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletname ile " evrak ve belgeleri imzalamaya " yönelik yetki verdiği, verilen yetkide açıkça kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediği için davacı adına üçüncü kişi tarafından kambiyo senedi düzenlenemeyeceğinden ve dava dışı üçüncü kişi tarafından atılan imzanın davacıyı bağlamayacağı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.Davacı tarafından istirdat talebi de bulunduğundan, mahkemece, davacıdan tahsil edilen paranın tahsil tarihi ve miktarları icra müdürlüğünden sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih, 2016/790 E. 2024/405 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026