2025/2477151 İhale Kayıt Numaralı "TCDD 2 BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ HASANBEY LOJİSTİK MERKEZİ PERSONEL TAŞIMA HİZMET ALIMI" İhalesi
Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: Öz Üstün Turizm Taşım. Otom. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. , İHALEYİ YAPAN İDARE: TCDD 2. Bölge Müdürlüğü , BAŞVURUYA KONU İHALE: 2025/2477151 İhale Kayıt Numaralı “ TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: TCDD 2. Bölge Müdürlüğü tarafından 04.02.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı ” ihalesine ilişkin olarak Öz Üstün Turizm Taşım. Otom. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 29.01.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 03.02.202 6 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 09.02.2026 tarih ve 207894 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 09.02.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/461 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, 1) Teknik Şartnamenin 13.1’inci maddesinde işin yürütülmesi esnasında ilgili tüm mevzuat düzenlemelerine uyulacağının belirtildiği, ancak Şartnamenin 7.1’inci maddesinde yer alan araç sürücülerinin kılık kıyafet, günlük sakal tıraşı ve hal ve hareketlerine yönelik düzenlemelerin Danıştay Onikinci Dairesinin 20/04/2022 tarihli ve E:2021/7000, K:2022/2247 sayılı kararına ve Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğine aykırı olarak düzenlendiği, 2) Teknik Şartnamenin 7.3’üncü maddesinde, servis araçlarından personelin eş ve çocuklarının da istifade edebileceğine dair düzenleme yapıldığı, anılan Şartname’nin 9.3’üncü maddesinde ise üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlardan yüklenicinin sorumlu tutulduğu belirtilerek, bu iki maddenin birlikte değerlendirilmesi halinde söz konusu 7.3 maddesindeki düzenlemenin Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin 11 ve 13’üncü maddelerine aykırılık teşkil ettiği, 3) Teknik Şartnamenin 9.2’nci maddesinde yüklenicinin çalıştırdığı işçilere karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya iş kazası gibi nedenlerle idare aleyhine dava açılması halinde, davalar sonuçlanana kadar yüklenici teminatlarının idarece tutulacağı ve ödeme yapılması durumunda bu tutarların teminattan tahsil edileceğine yönelik düzenlemelerin yapıldığı, söz konusu düzenlemenin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, Kamu İhale Genel Tebliği ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 51’inci maddesinde yer alan kesin teminatın iadesine ilişkin hükümlere aykırılık teşkil ettiği iddialarına yer verilmiştir. Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 1) Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur...” hükmü, Aynı Kanun’un “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak...” hükmü, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Personel durumuna ilişkin belgeler” başlıklı 40’ıncı maddesinde ise “İhale konusu işin niteliği esas alınarak, çalıştırılması öngörülen personelin sayısı ve nitelikleri dokümanda belirtilir...” hükmü yer almaktadır. Başvuruya konu ihaleye ait Teknik Şartname’nin şikâyete konu edilen “Personele İlişkin Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Araç sürücüleri, servis aracındaki personel ile hiçbir şekilde muhatap olmayacak, varsa sorunları idare yetkilisine bildireceklerdir. Yüklenici, servis araçlarında çalıştıracağı personelin İdarenin personeline saygılı olmasını, kılık ve kıyafetlerinin düzgün, günlük sakal tıraşlı ve hal ve hareketlerinin idare tarafından belirlenen kurallara uygun olmasını sağlayacaktır. Ayrıca sürücü araç kullanırken cep telefonu kullanmayacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat ve ihale dokümanı düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde idarelerin, ihale konusu hizmetin niteliğini ve gereklerini dikkate alarak çalıştırılacak personelin taşıması gereken nitelikleri belirleme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, ihale konusu işin yürütülmesi sırasında görev alacak personelin, hizmetin ciddiyetine ve kurumun temsil ettiği değerlere uygun bir dış görünüme sahip olmasının, hizmet kalitesinin bir parçası olarak değerlendirilebileceği, hizmetin bir kamu kurumunda ifa edilecek olması ve şoförlerin doğrudan idare personeli veya vatandaşla temas halinde bulunması nedeniyle, personelin genel görünümüne (kılık, kıyafet, temizlik, saç-sakal düzeni) ilişkin standartlar belirlenmesinin, hizmetin "verimlilik ve fonksiyonellik" ilkeleri kapsamında idarenin takdir yetkisi içinde olduğu değerlendirilmektedir. İdarece şikayet başvurusuna verilen cevapta da ifade edildiği üzere, ilgili maddede "personelin sakalsız olması gerektiği" yönünde açık bir yasaklama bulunmadığı, düzenlemenin "temiz ve bakımlı olma" şartının karşılanmasına yönelik olduğu, söz konusu düzenlemenin teklif sunulmasına engel herhangi bir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 2) Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “…Araç sahibi: Araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” hükmü, Aynı Kanun’un “İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlıklı 85’inci maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. … İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarının personel servis hizmetlerinin düzenli ve güvenli hale getirilmesi amacıyla, taşıma yapacak kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin yeterlilik ve çalışma şartları ile kullanılacak taşıtların niteliklerini belirlemektir.” hükmü, Anılan Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde “Bu Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar. Kamu kurum ve kuruluşlarının ekipman ve personelinin devamlılık arz eden otobüsle yapılan mutat servis taşımaları dışındaki işin niteliğine uygun taşıtlarla yapılan taşımaları bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.” hükmü, Anılan Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde “Bu Yönetmelikte geçen; … Taşıma: Kamu kurum ve kuruluşlarına ait öz mal ve/veya kiralanacak taşıtlarla, kamuya açık karayolunda personelin ikamet yerinden işyerine, işyerinden ikamet yerine getirilip götürülmesini, Personel servis aracı: Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli taşıyan; gerçek ve tüzel kişilere ait ticari taşıtları, Sürücü: Resmi veya ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı karayolunda süren kişiyi, Personel: Sürücü ile yardımcılarının dışında taşıtta bulunan ve servis hizmetinden yararlanan kişileri, … ifade eder.” hükmü, Anılan Yönetmelik’in “Personel servis hizmeti bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının sorumluluğu” başlıklı 10’uncu maddesinde “Personel servis hizmetinin ilgili kanunlar ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde düzenlenmesinden ve çalıştırılmasından ilgili kurumun en üst amiri veya yetkilendireceği personel sorumludur. Kamu kurum ve kuruluşları, personel servis hizmetleri ile ilgili olarak trafik komisyonlarının kararlarına uymakla yükümlüdür. Kamu kurum ve kuruluşu, servis hizmetlerindeki aksaklıkları ve kural dışı hareketleri tespit ederek sözleşmesinde belirlediği ceza ve yaptırımları uygular, ayrıca hizmeti sürdüren taşımacının bağlı olduğu meslek odasına bildirir. Bu odalar, ilgililer hakkında kendi mevzuatınca disiplin işlemlerini bir ay içinde yapar ve sonucu ilgili kurum veya kuruluşa bildirir.” hükmü, Aynı Yönetmelik’in “Servis araçlarından faydalanma esasları” başlıklı 11’inci maddesinin birinci fıkrasında “Servis araçlarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunda çalışan personel yararlanır. Bu personel kurumlarınca verilmiş kimlik kartlarını yanlarında bulundurmak ve istenildiğinde ilgililere göstermek zorundadır.” hükmü, “Taşımacının yükümlülüğü” başlıklı 13’üncü maddesinde “Taşımacılar; a) Taşınacak personeli taahhüt edilen yere kadar rahat bir şekilde götürüp getirmekle, servis hizmetinden yararlanacak personelden başka yolcuyu servis taşıtına almamakla, … yükümlüdürler.” hükmü, İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: TCDD 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ HASANBEY LOJİSTİK MERKEZİ PERSONEL TAŞIMA HİZMET ALIMI b) Türü: Hizmet alımı c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: 3990 SEFER 45 KİŞİLİK OTOBÜS İLE (HAFTA İÇİ) PERSONEL TAŞIMA HİZMETİ VE DİĞER İŞLER Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ESKİŞEHİR İL SINIRLARI” düzenlemesi, Teknik Şartname’nin “İşin Konusu ve İşin Süresi” başlıklı 1’inci maddesinde “1.1. İdaremize bağlı hizmet birimlerinin etkin ve verimli bir şekilde hizmetlerini yürütülebilmesi bakımından akaryakıt ve tüm giderleri YÜKLENİCİ 'ye ait olmak üzere 01.03.2026-.31.12.2026 tarihlerini kapsayan süre içerisinde en az 45 Kişilik Oturma kapasiteli S plakalı 3 otobüs ve en az 18 oturma kapasiteli S plakalı 2 minibüsün yakıt dâhil sürücüsüyle birlikte kiralanması hizmet alımı işidir. 1.2. Benzer İş: Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde, personel taşımacılığı veya araç kiralama işleri benzer iş olarak kabul edilecektir.” düzenlemesi, “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde “İlgili Mevzuat: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri 'Yönetmeliği, Karayolu Taşıma Yönetmeliği, Özel Servisi. Araçları Yönetmeliği ile diğer taşıma ile ilgili kanun, yönetmelik ve düzenlemeleri ifade eder.” düzenlemesi, “Personele İlişkin Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “…7.3.Servis araçlarından personel eş ve çocukları da istifade edebilecektir.” düzenlemesi, “Yüklenicinin Yükümlülükleri” başlıklı 9’uncu maddesinde “…9.3. Yüklenici firma, çalışanlarının ya da üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları herhangi ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın tazmin etmekle yükümlüdür. 9.4. Aracın iş süresince İdare emrinde görevli olarak kullanımı esnasında yüklenici personeli şoförün; yürürlükteki Trafikle ilgili Kanunlar ve mevzuatlarına uymaması, sözleşmede belirtilen hükümlere aykırı olarak davranması, dikkatsizliği, aracın arızalanması, trafik kazasına karışılması, trafik kazasına sebebiyet verilmesi, trafik kazasına maruz kalınması ve benzeri nedenler ile diğer taşıtlara, İdare personeline ve 3.şahıslara karşı meydana gelebilecek tüm zararlar ile 3.şahısIarca açılacak her türlü dava, zarar, ziyan ve tazminat talepleri ile aracın trafik ve kasko sigortası gibi eksildiklerinden dolayı trafik, maliye vb. Kurumlardan doğabilecek her türlü cezai ve/veva maddi, manevi sorumlulukların muhatabı Yüklenici Firma olacaktır. 9.5. İdare, bu kabil dava, şikâyet ve benzeri konulara hiçbir şekilde taraf ve muhatap değildir ve Yüklenici, bu ve benzeri nedenlerle İdareden her ne nam adı altında olursa olsun maddi veya manevi herhangi bir tazminat, ücret ve ödeme talebinde bulunulamayacağı gibi; tüm masrafların karşılanması ve İdareye tevdi edilecek tazminatlar ile yasal her türlü maddi, manevi tazminatların ödenmesinden de sorumludur. Bu konuda İdareye tevdi edilecek her türlü tazminat Yükleniciye rücu edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır. İdarece düzenlenen birim fiyat teklif cetveline aşağıda yer verilmektedir. A 2 B 3 Sıra No İş Kaleminin Adı ve Kısa Açıklaması 7 Birimi Miktarı Teklif Edilen Birim Fiyat Tutarı 5 1 OTOBÜS 45 KİŞİLİK (HAFTA İÇİ İŞ GÜNLERİ) sefer 3.990 2 OTOBÜS 45 KİŞİLİK (HAFTA SONU ve RESMİ TATİL GÜNLERİ) sefer 1.152 3 MİNİBÜS 18 KİŞİLİK (HAFTA İÇİ İŞ GÜNLERİ) sefer 1.890 TOPLAM TUTAR (KDV Hariç) İhale dokümanının incelenmesinden, başvuruya konu ihalenin 01.03.2026-31.12.2026 tarihlerini kapsayan süre içerisinde haftanın her günü olmak üzere (hafta sonu dahil) en az 45 kişilik oturma kapasiteli 3 otobüs ve en az 18 oturma kapasitesi 2 minibüsün yakıt dahil sürücüsüyle birlikte kiralanması hizmet alımı işi olduğu, bu işin hafta içi 28 belirli ayrı güzergahta ve hafta sonu 12 belirli ayrı güzergahta idare personelinin taşınmasına yönelik olduğu, ihaleyi yapan idare ve ihale konusu işin kapsamı düşünüldüğünde, söz konusu idarenin ve alacağı hizmetin Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin kapsamında olduğu ve alınan Yönetmelik’te yer verilen hükümlerin mevcut ihalede de geçerli olduğu anlaşılmaktadır. 25.02.2026 tarihli 2026/009 Toplantı no’lu Kurul oturumunda alınan “Bilgi ve belge istenildikten sonra görüşülmek üzere ertelenmesine,” şeklindeki karar doğrultusunda, ihaleyi gerçekleştirilen idareden 25.02.2026 tarihli ve 5802 sayılı yazı ile “Teknik Şartname'nin “Personele İlişkin Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “...7.3.Servis araçlarından personel eş ve çocukları da istifade edebilecektir.” şeklinde yapılan düzenlemenin yapılma gerekçesinin hukuki dayanakları (ilgili Kanun, Yönetmelik vb.) ile birlikte ayrıntılı açıklaması” talep edilmiş olup, 26.02.2026 tarihli ve 1541572 sayılı idarenin cevabi yazısında “Bölge Müdürlüğümüz uhdesinde TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı işinin teknik şartnamesinin 7.3 maddesinde “Servis araçlarından personel eş ve çocukları da istifade edebilecektir. ” ibaresi yer almaktadır. Söz konusu maddeye ilişkin olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirmede, personel servis araçlarından personelin eş ve çocuklarının da yararlanabileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme, keyfi veya belirsiz bir kullanım alanı oluşturmak amacıyla değil, İdarenin yerleşik uygulamaları ve kurumsal kimliklendirme sistemi çerçevesinde, hizmetten yararlanabilecek kişilerin önceden belirli ve denetlenebilir şekilde sınırlandırılması amacıyla getirilmiştir. Nitekim İdaremizce, personel için kurum kimlik kartı ve personelin aile bireyleri (eş ve çocuklar) için ise aile tanıtım kartı düzenlenmekte olup, servis hizmetinden yararlanabilecek kişiler kimliklendirme yoluyla açık biçimde tespit edilmektedir. Bu yönüyle, servis hizmetinden yararlanacak kişiler tanımı belirsiz olmayıp, İdarenin kayıtlarında yer alan ve fiilen de denetlenebilen kişilerle sınırlı kalmaktadır. Dolayısıyla ilgili düzenleme, personel servis hizmetinin amacını aşacak şekilde üçüncü kişilerin taşınmasına imkân tanımamakta; yalnızca idarenin personel politikası kapsamında tanımlanmış aile bireyleriyle sınırlı bir servis kullanımını öngörmektedir. İlgili düzenleme kapsamında personel servis araçlarının kullanımı, yalnızca personelin görevine gidiş ve görevden dönüş amacıyla sınırlı olup, bunun dışında herhangi bir özel veya kişisel amaçla kullanımına müsaade edilmemektedir. Eş ve çocukların servisten yararlanması hususu da bu çerçevede, servis hizmetinin yürütülmesine esas alınan güzergâh, durak ve sefer planlamasında herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirmemekte ve taşıma faaliyeti, yalnızca personel için önceden belirlenmiş mevcut güzergâhlar üzerinden sürdürülmekte olup, bu düzenleme hizmetin kapsamını genişletici veya ilave maliyet doğurucu bir nitelik taşımamaktadır. Bu yönüyle düzenleme, servis hizmetinin kamu hizmeti niteliğini ve amacını koruyucu mahiyettedir. Ayrıca söz konusu düzenleme, ihale dokümanında açıkça belirtilmiş olup, istekliler açısından öngörülebilirlik ve eşit muamele ilkeleri sağlanmıştır. Servis hizmetinin kapsamı teklif aşamasında tüm isteklilerce bilinebilir durumda olduğundan, düzenlemenin rekabeti daraltıcı veya maliyet unsurlarım gizleyici bir etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, teknik şartnamede yer alan söz konusu hükmün düzenlenmesinde “İdareler, açık bir yasak bulunmadıkça ve kamu yararı dışına çıkmadıkça, hizmetin yürütülmesine ilişkin organizasyonel kararları alma konusunda takdir yetkisine sahiptir” hususu da göz önüne alınmış olup bahse konu uygulamanın İdarenin kuramsal uygulamalarıyla uyumlu, hizmet gereklerine uygun ve mevzuata aykırılık teşkil etmeyen bir yerleşik bir uygulama olduğu kanaati mevcuttur.” ifadelerine yer verildiği, ancak söz konusu düzenlemeye ilişkin herhangi bir hukuki dayanağa (Kanun, Yönetmelik vb.) cevabi yazıda yer verilmediği anlaşılmıştır. Teknik Şartname’nin 7.3’üncü maddesinde servis araçlarından personel eş ve çocuklarının da istifade edebileceğinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin, yüklenicinin, idare personelinin eş ve çocuklarına karşı da 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85’inci maddesi uyarınca hukuki sorumluluk üstlenmesine neden olacağı, Teknik Şartname’nin 9.3 ilâ 9.5’inci maddelerindeki düzenleme uyarınca da yüklenicinin idare hizmetine vereceği araçların her türlü işletme masrafları ve taşıma sırasında meydana gelen kaza sonucu gerek araç içinde, gerekse araç dışında, idare personelinin ve 3. şahısların maruz kalacakları bedeni, mali, hukuki ve cezai bütün sorumluluk ve sonuçlarının tamamen yükleniciye ait olacağı dikkate alındığında, yükleniciden ihaleyi gerçekleştiren idarenin personeli olmayan üçüncü kişilere karşı böyle ilave bir hukuki sorumluluğu üstlenmesinin beklenilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, yapılan bu düzenlemeyle ihale konusu işin amacının da dışına çıkılmış olduğu, ayrıca bu düzenlemenin yüklenicinin katlanmak durumunda olduğu maliyeti de artıracak mahiyette olduğu dikkate alındığında, iddiaya konu düzenlemenin bu haliyle Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin 11 ve 13’üncü maddelerine aykırı olduğu, sözleşmenin yürütülmesinde belirsizlik yaratacağı ve tekliflerin sağlıklı hazırlanmasına engel olacağı anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 3) Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların; … b) Yapım işleri dışındaki işlerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir. Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir…” hükmü yer almaktadır. Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teminatlar” başlıklı 55’inci maddesinde “…(2) İhale üzerinde bırakılan istekliden sözleşme imzalanmadan önce, teklif fiyatının sınır değere eşit veya üzerinde olması halinde teklif fiyatının % 6’sı, sınır değerin altında olması halinde ise yaklaşık maliyetin % 9’u oranında kesin teminat alınır. Kısmi teklif verilmesine imkan tanınan ihalelerde, tek bir sözleşmeye konu olacak kısımların herhangi birisi veya birkaçı için teklif edilen fiyatın, ilgili kısım için hesaplanan sınır değerin altında olması halinde alınacak kesin teminat tutarı, isteklinin sınır değerin altında teklif sunmuş olduğu kısma veya kısımlara ilişkin yaklaşık maliyetin % 9’u, sözleşmeye konu diğer kısma veya kısımlara ilişkin teklif fiyatının ise % 6’sı oranında hesaplanır ve bu tutarların toplamı kadar kesin teminat alınır. … (6) Kesin teminat mektuplarının süresi, ihale konusu işin kabul tarihi, garanti süresi öngörülen işlerde ise garanti süresi dikkate alınmak suretiyle idare tarafından belirlenir. … (8) Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz…” hükmü, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesi” başlıklı 51’inci maddesinde “Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği usulüne göre anlaşıldıktan ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesinin getirilmesi halinde yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmüş ise kesin teminatın ve varsa ek kesin teminatın yarısı, garanti süresinin sonunda tamamı; garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir. Yüklenicinin sözleşme konusu işler nedeniyle idareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerinin kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde kesin teminat ve ek kesin teminat, 4735 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi hükmüne göre paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir. Yukarıdaki hükümlere göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki (2) yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına veya sigorta şirketine iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir.” hükmü, Teknik Şartname’nin “Yüklenicinin Yükümlülükleri” başlıklı 9’uncu maddesinde, “9.2. Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili Kanun ve Mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücret izin alacağı ve benzeri maliye sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle kuruluş aleyhine dava açılması veya icra takibi yapılması halinde, davaların Mahkemelerce veya ilgili birimlerce sonuçlandırılmasına kadar yüklenicinin teminatları kuruluşça tutulacaktır. Dava ve icra takiplerinin kuruluş aleyhine sonuçlanması halinde ve Kuruluş Yüklenici İşçilerine veya üçüncü şahıslara herhangi bir ödeme yapmak durumunda kaldığı takdirde, yüklenici bu ödemeleri rücuen Kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde, İşçi alacakları Yüklenicinin hak edişinden, yetmediği takdirde teminatından defaten kesilerek tahsil edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşme Tasarısı’nın “Teminata ilişkin hükümler” başlıklı 11’inci maddesinde “…11.4. Kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi: 11.4.1. Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin İdareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı, Yükleniciye iade edilecektir. 11.4.2. Yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı Yükleniciye iade edilir. 11.4.3. Yukarıdaki hükümlere göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; kesin hesap ve kabul tutanağının onaylanmasından itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve düzenleyen bankaya veya sigorta şirketine iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir. 11.5. Her ne suretle olursa olsun, İdarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla alınan kesin teminatın iadesine ilişkin 13’üncü maddesinde; kesin teminatın hangi hallerde iade edilmeyeceği, yüklenicinin hangi borçlarının kesin teminattan karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; taahhüt, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemişse ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcu varsa kesin teminat yükleniciye iade edilmeyecektir. Yüklenicinin iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilecek ve yüklenicinin borçlarına karşılık mahsup edilecek, varsa kalanı yükleniciye geri verilecektir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 51’inci maddesinde söz konusu hususu tamamlar nitelikte düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Görüldüğü üzere, mevzuatta hangi hallerde yüklenicinin teminatının gelir kaydedileceği ve kesinti yapılacağı hüküm altına alınmış olup işin tamamlanmasının ardından yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun bulunması durumunda kesin teminatın paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceği ve varsa kalanının yükleniciye geri verileceği ifade edilmiştir. Netice olarak; kamu ihale mevzuatında kesin teminatın gelir kaydedilebileceği ve kesinti yapılabileceği hallerin sınırlı olarak belirlendiği, ihale dokümanı düzenlemeleri ile bu hallerin genişletilemeyeceği, mevzuatta, kesin teminatın iadesini engelleyen haller arasında "idare aleyhine açılmış ve devam eden davaların bulunması" durumunun sayılmadığı, ihale dokümanında yapılacak düzenlemelerle Kanun’da ve Genel Şartname’de belirlenen teminat iade koşullarının ağırlaştırılamayacağı veya bu koşullara Kanun’da yer almayan yeni şartların eklenemeyeceği, Mevzuat gereği iş devam ederken yapılacak kesintilerin hakedişlerden, işin tamamlanması aşamasında ise kesin teminattan kesinti yapılabileceğinin belirtildiği, şikayete konu Teknik Şartname’nin anılan maddesinde idarece işin sürmesi veya kabul işlemlerinin tamamlanması gibi bir süreç ayrımına gidilmediğinden yüklenicinin herhangi bir kusur veya ihmalinden ötürü meydana gelebilecek cezai müeyyidelere ilişkin borç çıkarılması durumunda kesin teminattan kesinti yapılması durumunun ortaya çıkacağı, bu durumun da ihale konusu iş devam ederken teminattan kesinti yapılması sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, anılan düzenlemenin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “ İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… ” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin toplam 3 (üç) iddiasından 2 (iki) iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 2/3 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikayet gelirleri hesabına 129.385,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 86.687,95 TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılığı belirlenen ihale işlemlerinin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, 1) Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline, 2) İddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde Kamu İhale Kurumu’na yazılı talebi halinde iadesine, Esasta Oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KISMEN FARKLI GEREKÇE Başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinde yer alan iddialarının incelenmesi neticesinde, Kurul çoğunluğunca başvuru sahibinin 2’nci ve 3’üncü iddialarına ilişkin olarak “ihalenin iptaline” karar verilmiştir. Başvuru sahibinin TCDD 2. Bölge Müdürlüğü tarafından 04.02.2026 tarihinde yapılan “TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı” ihalesi ile ilgili 1 ve 3’üncü iddialarına ilişkin olarak Kurulca alınan karara katılmakla birlikte 2’nci iddiası kapsamında yapılan incelemeye göre; Hizmet alımına ilişkin İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde işin adının “TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı” olduğu, miktarının “3990 Sefer 45 Kişilik Otobüs İle (Hafta İçi) Personel Taşıma Hizmeti ve Diğer İşler” olduğu, işin yapılacağı yerin ise “Eskişehir İl Sınırları” içerisi olduğu düzenlenmiştir. Teknik Şartname’nin “İşin Konusu ve İşin Süresi” başlıklı 1’inci maddesinde “1.1. İdaremize bağlı hizmet birimlerinin etkin ve verimli bir şekilde hizmetlerini yürütülebilmesi bakımından akaryakıt ve tüm giderleri YÜKLENİCİ 'ye ait olmak üzere 01.03.2026-.31.12.2026 tarihlerini kapsayan süre içerisinde en az 45 Kişilik Oturma kapasiteli S plakalı 3 otobüs ve en az 18 oturma kapasiteli S plakalı 2 minibüsün yakıt dâhil sürücüsüyle birlikte kiralanması hizmet alımı işidir…” düzenlemesine, “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde “İlgili Mevzuat: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri 'Yönetmeliği, Karayolu Taşıma Yönetmeliği, Özel Servisi. Araçları Yönetmeliği ile diğer taşıma ile ilgili kanun, yönetmelik ve düzenlemeleri ifade eder.” düzenlemesine, “Personele İlişkin Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “…7.3. Servis araçlarından personel eş ve çocukları da istifade edebilecektir.” düzenlemesine, “Yüklenicinin Yükümlülükleri” başlıklı 9’uncu maddesinde ise “…9.3. Yüklenici firma, çalışanlarının ya da üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları herhangi ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın tazmin etmekle yükümlüdür. 9.4. Aracın iş süresince İdare emrinde görevli olarak kullanımı esnasında yüklenici personeli şoförün; yürürlükteki Trafikle ilgili Kanunlar ve mevzuatlarına uymaması, sözleşmede belirtilen hükümlere aykırı olarak davranması, dikkatsizliği, aracın arızalanması, trafik kazasına karışılması, trafik kazasına sebebiyet verilmesi, trafik kazasına maruz kalınması ve benzeri nedenler ile diğer taşıtlara, İdare personeline ve 3 .şahıslara karşı meydana gelebilecek tüm zararlar ile 3. şahıslarca açılacak her türlü dava, zarar, ziyan ve tazminat talepleri ile aracın trafik ve kasko sigortası gibi eksildiklerinden dolayı trafik, maliye vb. Kurumlardan doğabilecek her türlü cezai ve/veva maddi, manevi sorumlulukların muhatabı Yüklenici Firma olacaktır. 9.5. İdare, bu kabil dava, şikâyet ve benzeri konulara hiçbir şekilde taraf ve muhatap değildir ve Yüklenici, bu ve benzeri nedenlerle İdareden her ne nam adı altında olursa olsun maddi veya manevi herhangi bir tazminat, ücret ve ödeme talebinde bulunulamayacağı gibi; tüm masrafların karşılanması ve İdareye tevdi edilecek tazminatlar ile yasal her türlü maddi, manevi tazminatların ödenmesinden de sorumludur. Bu konuda İdareye tevdi edilecek her türlü tazminat Yükleniciye rücu edilecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir. İdarenin konuyla ilgili yazısında; “Bölge Müdürlüğümüz uhdesinde TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı işinin teknik şartnamesinin 7.3 maddesinde “Servis araçlarından personel eş ve çocukları da istifade edebilecektir. ” ibaresi yer almaktadır. Söz konusu maddeye ilişkin olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirmede, personel servis araçlarından personelin eş ve çocuklarının da yararlanabileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme, keyfi veya belirsiz bir kullanım alanı oluşturmak amacıyla değil, İdarenin yerleşik uygulamaları ve kurumsal kimliklendirme sistemi çerçevesinde, hizmetten yararlanabilecek kişilerin önceden belirli ve denetlenebilir şekilde sınırlandırılması amacıyla getirilmiştir. Nitekim İdaremizce, personel için kurum kimlik kartı ve personelin aile bireyleri (eş ve çocuklar) için ise aile tanıtım kartı düzenlenmekte olup, servis hizmetinden yararlanabilecek kişiler kimliklendirme yoluyla açık biçimde tespit edilmektedir. Bu yönüyle, servis hizmetinden yararlanacak kişiler tanımı belirsiz olmayıp, İdarenin kayıtlarında yer alan ve fiilen de denetlenebilen kişilerle sınırlı kalmaktadır. Dolayısıyla ilgili düzenleme, personel servis hizmetinin amacını aşacak şekilde üçüncü kişilerin taşınmasına imkân tanımamakta; yalnızca idarenin personel politikası kapsamında tanımlanmış aile bireyleriyle sınırlı bir servis kullanımını öngörmektedir. İlgili düzenleme kapsamında personel servis araçlarının kullanımı, yalnızca personelin görevine gidiş ve görevden dönüş amacıyla sınırlı olup, bunun dışında herhangi bir özel veya kişisel amaçla kullanımına müsaade edilmemektedir. Eş ve çocukların servisten yararlanması hususu da bu çerçevede, servis hizmetinin yürütülmesine esas alınan güzergâh, durak ve sefer planlamasında herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirmemekte ve taşıma faaliyeti, yalnızca personel için önceden belirlenmiş mevcut güzergâhlar üzerinden sürdürülmekte olup, bu düzenleme hizmetin kapsamını genişletici veya ilave maliyet doğurucu bir nitelik taşımamaktadır. Bu yönüyle düzenleme, servis hizmetinin kamu hizmeti niteliğini ve amacını koruyucu mahiyettedir. Ayrıca söz konusu düzenleme, ihale dokümanında açıkça belirtilmiş olup, istekliler açısından öngörülebilirlik ve eşit muamele ilkeleri sağlanmıştır. Servis hizmetinin kapsamı teklif aşamasında tüm isteklilerce bilinebilir durumda olduğundan, düzenlemenin rekabeti daraltıcı veya maliyet unsurlarım gizleyici bir etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, teknik şartnamede yer alan söz konusu hükmün düzenlenmesinde “İdareler, açık bir yasak bulunmadıkça ve kamu yararı dışına çıkmadıkça, hizmetin yürütülmesine ilişkin organizasyonel kararları alma konusunda takdir yetkisine sahiptir” hususu da göz önüne alınmış olup bahse konu uygulamanın İdarenin kurumsal uygulamalarıyla uyumlu, hizmet gereklerine uygun ve mevzuata aykırılık teşkil etmeyen bir yerleşik bir uygulama olduğu kanaati mevcuttur.” ifadelerine yer verilmiştir. İhale konusunun, TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezinde çalışan personelin 01.03.2026-.31.12.2026 tarihleri arasında haftanın her günü olmak üzere (hafta sonu dahil) en az 45 Kişilik Oturma kapasiteli S plakalı 3 otobüs ve en az 18 oturma kapasiteli S plakalı 2 minibüs ile yakıt dâhil sürücüsüyle birlikte kiralanarak taşınmasına ilişkin hizmet alımı işi olduğu, teknik şartnamede servis araçlarından personel ile birlikte eş ve çocuklarının da istifade edebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. İdarenin konuyla ilgili açıklamasında; söz konusu düzenlemenin idarenin yerleşik uygulamaları ve kurumsal kimliklendirme sistemi çerçevesinde, hizmetten yararlanabilecek kişilerin önceden belirli ve denetlenebilir şekilde sınırlandırılması amacıyla getirildiği ve personel için kurum kimlik kartı ile personelin aile bireyleri (eş ve çocuklar) için ise aile tanıtım kartı düzenlenmek suretiyle servis hizmetinden yararlanabilecek kişilerin açık biçimde önceden belirlendiği, buna göre servis hizmetinden yararlanacak kişilerin tanımının belirsiz olmadığı ve servis araçlarını sadece personel kimlik kartı ve aile tanıtım kartı sahiplerinin kullanabileceği, kullanımın idarenin kayıtlarında yer alan ve fiilen de denetlenebilen kişilerle sınırlı kaldığı, personel servis araçlarının kullanımının yalnızca personelin görevine gidiş ve görevden dönüşünü kapsadığı, herhangi bir özel veya kişisel amaçla kullanımına müsaade edilmediği, eş ve çocukların servisten yararlanmasının servis hizmetinin yürütülmesine esas alınan güzergâh, durak ve sefer planlamasında herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirmediği, taşıma faaliyetinin yalnızca personel için önceden belirlenmiş mevcut güzergâhlar üzerinden sürdürüleceği ve bu düzenlemenin hizmetin kapsamını genişletici veya ilave maliyet doğurucu bir nitelik taşımadığı, bu yönüyle düzenlemenin, servis hizmetinin kamu hizmeti niteliğini ve amacını koruyucu mahiyette olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bu kapsamda personelin eş ve çocuklarının, servis hizmetinden servisin uygunluk durumuna göre devamlılık arz etmeyen istisnai durumlarla sınırlı olarak yararlanabilecekleri, personelin eş ve çocuklarının servisi kullanmasının servis güzergâhında ve serviste kullanılan araç sayısında herhangi değişime neden olmayacağından idareye ilave bir maliyet doğurmasının ve dolayısıyla kamu zararına neden olmasının da düşünülemeyeceği, istekliler açısından ise; servis araçlarının kapasitesinde ve servis güzergâhında herhangi bir değişiklik yaratmasının ve belirsizliğe neden olmasının söz konusu olmayacağı ve isteklilerin eşit koşullarda ihaleye teklif vermesini engeller nitelikte bir doküman düzenlemesinin bulunmadığı değerlendirildiğinden başvuru sahibinin 2’nci iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak yukarıda yer alan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda bu iddia yönünden “itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmesi gerektiği yönündeki düşüncemiz ile Kurul çoğunluğunca alınan “ihalenin iptaline” niteliğindeki kararın bu kısmına katılmıyoruz. EK GEREKÇE Başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinde yer alan iddialarının incelenmesi neticesinde, Kurul çoğunluğunca başvuru sahibinin 2’nci ve 3’üncü iddialarına ilişkin olarak “ihalenin iptaline” karar verilmiştir. Başvuru sahibinin 2 ve 3’üncü iddialarına ilişkin olarak Kurulca alınan karara katılmakla birlikte 1’inci iddiası kapsamında yapılan incelemeye göre; Başvuruya konu ihale TCDD 2 Bölge Müdürlüğü tarafından 04.02.2026 tarihinde yapılan “TCDD 2. Bölge Müdürlüğü Hasanbey Lojistik Merkezi Personel Taşıma Hizmet Alımı” ihalesi olup 11 adet ihale dokümanı indirilen ihaleye 7 isteklinin teklif verdiği, inceleme tarihi itibarıyla henüz ihale komisyon kararı alınmadığı anlaşılmıştır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur...” hükmü, Aynı Kanun’un “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak...” hükmü, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Personel durumuna ilişkin belgeler” başlıklı 40’ıncı maddesinde ise “İhale konusu işin niteliği esas alınarak, çalıştırılması öngörülen personelin sayısı ve nitelikleri dokümanda belirtilir...” hükmü, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Erkekler; Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. Saçlar, kulağı kapatmayacak biçimde ve normal duruşta enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir, temiz, bakımlı ve taranmış olur. Hergün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabii olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez, üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olur, alt uçları dudak hizasından kesilir. Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri süveterler giyilmez. Hizmet gereğine uygun olarak verilmişse tek tip elbise giyilir.* Bina içinde gömleksiz, kravatsız ve çorapsız dolaşılmaz.” hükmü yer almaktadır. Danıştay 12. Daire lığı’nın 20/04/2022 tarih ve E:2021/7000, K:2022/2247 sayılı kararı ile anılan Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin olarak “Düzenleyici işlemin "...Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz.." ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden; … Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; dava konusu edilen Yönetmelik maddesinde, dayanağı Kanun'da yer almayan bu ibarelere yer verilmek suretiyle Kanun'un amacını aşan nitelikte bir düzenleme yapıldığı ve böylece dava konusu kuralın, dayanağı Kanun'a aykırı bir niteliğe dönüştüğü görüldüğünden, dayanağı üst hukuk normunda herhangi bir kısıtlama ya da engelleme bulunmadığı halde söz konusu maddede yer alan bu belirlemenin, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı da açıktır. Bu itibarla, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde (erkek personel için) yer alan "...Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz..." ibaresinin yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca üst hukuk normlarına uygun olmadığı anlaşıldığından” ifadelerine yer verilerek Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde (erkek personel için) yer alan "...Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Teknik Şartname’nin “Personele İlişkin Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Araç sürücüleri, servis aracındaki personel ile hiçbir şekilde muhatap olmayacak, varsa sorunları idare yetkilisine bildireceklerdir. Yüklenici, servis araçlarında çalıştıracağı personelin İdarenin personeline saygılı olmasını, kılık ve kıyafetlerinin düzgün, günlük sakal tıraşlı ve hal ve hareketlerinin idare tarafından belirlenen kurallara uygun olmasını sağlayacaktır. Ayrıca sürücü araç kullanırken cep telefonu kullanmayacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, Danıştay 12. Daire lığı’nın 20/04/2022 tarih ve E:2021/7000, K:2022/2247 sayılı kararı ile ihale dokümanı düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde, idarelerin ihale konusu hizmetin niteliğini ve gereklerini dikkate alarak çalıştırılacak personelin taşıması gereken nitelikleri belirleme konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, ihale konusu işin yürütülmesi sırasında görev alacak personelin dış görünümüne ilişkin olarak ihale dokümanında yer verilen “ günlük sakal tıraşlı” olması gerektiğine dair düzenlemenin anılan Danıştay 12. Daire lığı’nın 20/04/2022 tarih ve E:2021/7000, K:2022/2247 sayılı iptal kararında yer alan gerekçeler ve üst hukuk normları ile işin gerektiği gibi yapılması gerekliliğine uygun olmadığı, günlük sakal tıraşı olunmamasının işin yerine getirilmesine engel teşkil etmeyeceği, söz konusu düzenlemenin ayrımcılığa neden olabileceği ve hizmetin görülmesinde verimlilik ve fonksiyonelliğin sağlanmasına da herhangi bir katkısı bulunmadığı gibi yasal bir dayanağının da bulunmadığı değerlendirildiğinden başvuru sahibinin 2’nci iddiası yerinde bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak yukarıda yapılan tespit edilen aykırılık ve değerlendirmeler doğrultusunda da “ihalenin iptaline” karar verilmesi gerektiği yönündeki düşüncemle Kurulun kararına katılıyorum.