İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafın İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, yapılmış olunan icra takibine karşı yetkiye, imzaya ve senedin niteliğine ilişkin İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkeme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1544 KARAR NO:2026/447 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/07/2024 NUMARASI:2016/795 E. - 2024/386 K. BİRLEŞEN İSTANBUL 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/524 E. 2019/1390 K. SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)|İstirdat(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafın İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, yapılmış olunan icra takibine karşı yetkiye, imzaya ve senedin niteliğine ilişkin İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/63 Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunulduğunu, mahkemenin yetki itirazlarını kabul görmediğini, imzaya ilişkin itirazlarının emsal imza örneklerinin süresinde bildirilmediği nedeni ile reddedildiğini, icra takibine konu ve borçlu olmadığının tespiti talep edilen bono 15.06.2015 düzenleme, 15.11.2015 vade tarihli meblağın 95.000, TL olduğunu, imzaya ilişkin itirazları yinelediğini, müvekkili ne lehtarı ne de cirantayı tanımadığını, müvekkiline hiçbir aşamada bu şekilde bir borcunun olduğu davalılar tarafından bildirilmediğini, müvekkilinin bu şekilde A4 kağıdına basılı herhangi bono imzalamadığını, bu sebeple imzaya itiraz etme gereğinin hasıl olduğunu, imzanın müvekkiline ait olması halinde bile müvekkilinin bu şekilde bir bono imzalamamış olduğundan bu belgenin müvekkiline hile ile imzalatılmış olduğunu, bu sebeple sahtecilik iddialarının da mevcut olduğunu, böyle bir alacak hakkı olmadığı halde A4 kağıdına atılmış imzanın kullanılması suretiyle 95.000 TL meblağlı bono görüntüsü verilerek düzenlenen bu senedin hukuken geçerliliğinin olmadığını, icraya konu olan senet üzerinde bulunan imzanın müvekkilinden hile ile alındığını, senette borçlu olarak görünen ...’ı müvekkilinin hiç görmediğini, müvekkilinin İstanbul’a hiç gitmediğini, senedin düzenlendiği tarihte İstanbul’da bulunmadığını, Hatay’da bir şirkette şoför olarak çalıştığını, bu meblağlı bir bonoyu imzalayacak ticari ilişkisinin ve şahsi ihtiyacının söz konusu olmadığını, davalı ...’nun ve öyle biri var ise diğer davalı ...’ın bu senedi hangi suretle hazırladığının ve bunun karşılığında ne verdiğinin açıklanması gerektiğini, davalının alacağın sebebini açıklamak ile mükellef olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, senetin sahte imza ile veya müvekkilinin ıslak imzası elde edilerek hile ile sonradan düzenlenmiş olduğunu, davalının haksız kazanç sağlama iradesi ile hareket ettiğini belirterek; davanın kabulüyle, müvekkilinin İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibi sebebiyle telafisi imkansız zararların doğmasının önüne geçmek için icra dosyasının ihtiyati tedbirle durdurulmasını, kötü niyetli davalıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Hatay'da faaliyet gösteren ... firması ... Şirketinde tır şoförü olarak çalışmıştır.İşten çıkarıldıktan sonra kıdem, ücret ve diğer tazminatları için bu şirketler aleyhine dava açtığını, Henüz dava devam ederken söz konusu şirket yetkilileri tarafından sahtecilik yolu ile düzenlenen, senet görüntüsü verilen, sahte imza atılan A4 belgesi, müvekkilin hiç tanımadığı, hayatının hiçbir döneminde hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı ... VE ... tarafından doldurulmuş gibi gösterilerek ve senetmiş gibi icra işlemlerine konu edildiğini,davacının kazandığı tazminatları gerçekte var olmayan borca dayalı olarak İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına kaptırdığını,Söz konusu davalı şirketin sahtecilik ile yarattığı senet ile icra başlamış, davalı firmanın planları işlemiş, müvekkilce tazminat kazanılmış ancak davacıya verilmemiş, sözde borçlanma ile para geri alındığını, Davacının Hatay İş Mahkemesinin 2015/444 Esas sayılı dosyası ile tazminat alacaklarını kazandığı, Adana İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı icra işlemine başladığını, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının sözde alacaklıları, davalısından olan tüm alacaklarını İİK 89/1 marifeti ile 08.06.2016 tarihinde haczettiğini,Davacı şirket 89/1 e cevap vermemiş, davalılar 89/2 ve 89/3 haciz müzekkeresini göndermemiş olduğu,davayı kaybeden borçlu şirket, daha kararı istinaf etmeden parayı ilgili icra müdürlüğüne yatırarak sözde borcunu ifa ettiğini,İş bu davanın davalısı, işçilerin haklarını gasp ettiğini, Çalıştırdığı işçilerin tamamından senet almış, işten sebepsiz yere ve keyfi olarak çıkardığı tüm işçileri kendilerine tazminat davası açılması halinde senetleri kullanacağından bahisle tehdit etmiş ve istisnasız dava açan tüm işçilere karşı davamız konusunda olduğu gibi A4 veya matbaa senedi ile icra işlemine konu ettiğini, Davalı firma bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olup bu konuda savcılığa suç duyurunda bulunulduğunu, Yine bu kötü niyetli tavır savcılık tarafından "hukuki ihtilaf" denilerek korunduğunu, Davacıdan senet alamamış olduğundan kendisine karşı sahte bir evrak düzenletmiş ve hiç ilgisi yok gibi görünen başka bir şehirden birileri adına icra ile süreci kontrol ettiğini, Davacının ... VE ... ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalı firma ile muvazaalı olarak icra takibi yaptığı ve davacının emeğini gasp ettiklerini,Konu ile ilgili yapılan suç duyurusu neticesinde evrakın sahte olduğu, imzanın müvekkile ait olmadığı, ... hakkında dava açıldığını, öncelikle TENSİP ile iş bu dava ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/795 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamında muvazaalı ve kötü niyetli yapılan 114.000,00 TL tahsilatın istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalıların HMK'nın 329/2 maddesi uyarınca "Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir." 5000 TL disiplin para cezasına çarptırılmasını, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Hatay'da faaliyet gösteren ... firması ... Şirketinde tır şoförü olarak çalışmıştır. İşten çıkarıldıktan sonra kıdem, ücret ve diğer tazminatları için bu şirketler aleyhine dava açtığını, Henüz dava devam ederken söz konusu şirket yetkilileri tarafından sahtecilik yolu ile düzenlenen, senet görüntüsü verilen, sahte imza atılan A4 belgesi, müvekkilin hiç tanımadığı, hayatının hiçbir döneminde hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı ... VE ... tarafından doldurulmuş gibi gösterilerek ve senetmiş gibi icra işlemlerine konu edildiğini,davacının kazandığı tazminatları gerçekte var olmayan borca dayalı olarak İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına kaptırdığını,Söz konusu davalı şirketin sahtecilik ile yarattığı senet ile icra başlamış, davalı firmanın planları işlemiş, müvekkilce tazminat kazanılmış ancak davacıya verilmemiş, sözde borçlanma ile para geri alındığını, Davacının Hatay İş Mahkemesinin 2015/444 Esas sayılı dosyası ile tazminat alacaklarını kazandığı, Adana İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı icra işlemine başladığını, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının sözde alacaklıları, davalısından olan tüm alacaklarını İİK 89/1 marifeti ile 08.06.2016 tarihinde haczettiğini,Davacı şirket 89/1 e cevap vermemiş, davalılar 89/2 ve 89/3 haciz müzekkeresini göndermemiş olduğu,davayı kaybeden borçlu şirket, daha kararı istinaf etmeden parayı ilgili icra müdürlüğüne yatırarak sözde borcunu ifa ettiğini,İş bu davanın davalısı, işçilerin haklarını gasp ettiğini, Çalıştırdığı işçilerin tamamından senet almış, işten sebepsiz yere ve keyfi olarak çıkardığı tüm işçileri kendilerine tazminat davası açılması halinde senetleri kullanacağından bahisle tehdit etmiş ve istisnasız dava açan tüm işçilere karşı davamız konusunda olduğu gibi A4 veya matbaa senedi ile icra işlemine konu ettiğini,Davalı firma bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olup bu konuda savcılığa suç duyurunda bulunulduğunu, Yine bu kötü niyetli tavır savcılık tarafından "hukuki ihtilaf" denilerek korunduğunu, Davacıdan senet alamamış olduğundan kendisine karşı sahte bir evrak düzenletmiş ve hiç ilgisi yok gibi görünen başka bir şehirden birileri adına icra ile süreci kontrol ettiğini, Davacının ... VE ... ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalı firma ile muvazaalı olarak icra takibi yaptığı ve davacının emeğini gasp ettiklerini,Konu ile ilgili yapılan suç duyurusu neticesinde evrakın sahte olduğu, imzanın müvekkile ait olmadığı, ... hakkında dava açıldığını, öncelikle TENSİP ile iş bu dava ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/795 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamında muvazaalı ve kötü niyetli yapılan 114.000,00 TL tahsilatın istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalıların HMK'nın 329/2 maddesi uyarınca "Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir." 5000 TL disiplin para cezasına çarptırılmasını, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın iş bu takibe itiraz etmiş olduğunu ve İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosya ile davacı tarafın yetki itirazlarının ve imza itirazlarının mahkemece reddedildiğini, icra mahkemesinde davasını ispat edemeyen davacının şimdi de haksız iş bu davayı açtığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, ciro silsilesi içerisinde müvekkilinin bononun sahibi olduğunu, diğer taraflar arasındaki ilişkinin müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, davacı taraf hem imza itirazında bulunduğunu hem imzanın müvekkiline hile ile imzalattırıldığını iddia ettiğini hem de dava dilekçesinin 3. bendinde "... A4 kağıdına atılmış imzanın kullanılması suretiyle ..." dediğini hem imza itirazında bulunan davacının hem de A4 kağıdına atılan imzanın kullanılmasından bahsetmesinin çelişkili olduğunu bu beyanların tamamen borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, bononun günlük ticari hayatta sık kullanılan A4 kağıdına doldurularak da oluşturulabildiğini, bononun kırtasiyeden vesair yerlerden elde edilebilen metinlere doldurulmasıyla A4 kağıdına doldurulması arasında hukuken herhangi bir fark olmadığını, tedbir kararından dolayı müvekkilinin mağdur durumda olduğunu, alacağını tahsil edemediğini, belirterek; Haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddini, kötüniyetli davacının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'ne 09/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi vermediği görüldü.Davalı ...'a 21/2'ye göre tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi vermediği görüldü. İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Asıl dava yönünden davacının subüt bulan davasının kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/524 esas sayılı dosyası yönünden davacının sübut bulan davasının kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılan 114.000-TL'nin istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemenin asıl davanın subüt bulduğundan bahsettiğini ancak bu subüta nasıl ulaştığına dair herhangi bir gerekçeye yer vermediğini, anladıkları kadarı ile icra takibine konu senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığına yönelik Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/477 es sayılı dosyasına dayandığını, müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, Müvekkilinini söz konusu senedi ciro silsilesi içinde elde ettiğini, senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını müvekkilinin bilebilecek durumda olmadığını, -Türk Ticaret Kanunun 792. Maddesinde göre davada ispat külfeti davacıda olup maddeye göre davacı, davalı müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu yazılı (kesin) delille ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarının da bu şekilde olduğunu, davacı Müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu yazılı bir delille ispat etmiş olmadığını, -İcra dosyası incelendiğinde, icra doyasında 114.000,00 TL tahsilat yapıldığını ve dosyayı temlik alan temlik alacaklısına bu para ödendiğini, dosyanın artık menfi tespit davası değil istirdat davasına dönüştüğünü bu nedenle artık tespit kararı verilemeyeceğini, ayrıca icra dosyasın temlik alacaklısı dava dışı ...'a temlik edilmiş olup davaya Temlik Alacaklısı ...'ında dahil edilmesi gerektiğini, -Mahkeme, birleşen dava yönünden 114.000,00 TL'nin istirdadına karar verdiğini, birleşen dosyanın davalısının sadece icra dosyasından gelen 89/1,2,3 haciz ihbarnameleri gereği davacının işçilik alacaklarını dosyaya gönderdiğini, Mahkemenin sadece icra dosyasından (kabul etmemekle beraber) istirdadına karar vermesi gerekirken İcra takibine konu senetle hiç bir ilgisi olmayan birleşen davanın davalısı hakkında ödenen paranın istirdadına karar vermesinin açıkça usul ve yasalara aykırı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Vekili Taşra İstinaf Dilekçesinde Özetle; -Yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, gerekçeli kararına bakıldığında, sadece tarafların dilekçelerinde ileri sürdüğü iddia ve savunmalardan bahsedildiğini, şirketlerinin söz konusu istirdat davasının tarafı olmaması gerektiği halde davada taraf olarak gösterildiğini ve yerel mahkeme tarafından şirketleri aleyhine hüküm kurulduğunu, istirdat davasının alacaklı tarafa karşı açılmış olması gerekirken şirketlerinin dava konusu takiplerde davacıdan alacaklı olmayıp iş bu davada şirketlerine karşı husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından bu hususlar değerlendirmeden istirdat davasının şartları değerlendirilmeden hatalı hüküm kurulmuş olup yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini, -şirketleri ile davaya konu takip dosyalarındaki alacaklılar arasında herhangi bir hukuk ilişki tanışıklık bulunmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesinde şirketlerinin çalışanlarından senet aldığını beyan ettiğini, kendisinin herhangi bir senet vermediğini de belirtmiş olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ederek şirketlerinin davacıdan almış olduğu herhangi bir senet olmadığı hususu tartışmasız olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından kurulan hükümde şirketlerinin almış olduğu senedi muvazaalı olarak 3. Kişilere vererek davacının işçilik alacaklarının akamete uğratılmak amacıyla haksız olarak takip başlatmalarına sebep olduğunu ve kesinleşen takip dosyasından davacının alacaklı olduğu dosyalara haciz konulması suretiyle tahsil edilen tutarda şirketlerinin hiçbir ilgisi olmayıp yerel mahkeme tarafından hatalı karar verilmiş olup kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini, -Yerel mahkeme tarafından istirdata konu tutara karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken tahsil tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması hatalı olduğunu, şirketleri aleyhine kurulan hükümde yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücreti hatalı olarak hesaplandığını, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava menfi tespit, birleşen dava ise istirdat talebine ilişkindir.Asıl davada uyuşmazlık, Davacının davalıya İstanbul 30. İcra Müdürlüğüne ait .... Sayılı dosyasına konu takip borçlu olup olmadığı, Birleşen dosyada uyuşmazlık; Davacının davalı nezdinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı Hatay İş Mahkemeleri 2015/444 e. Sayılı dosyası ile ödenmeyen işçilik alacakları davası açmış olup tazminat alacaklarını kazandığı Adana İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine takibe koyduğunu, ancak davalıya hizmet ilişkisi kapsamında verdiği senedin işçilik alacağı davası açılması üzerine baskı için davalı tarafından davacının hiçbir ticari ilişkisi olmayan ... ve ...a muvazaalı verilerek İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün.... Sayılı dosyası ile gönderilen haciz ihbarnamesi ile tahsil edildiğinden bahisle.... Sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdatı talebi olarak tespit edilmiştir.İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içine alınmış, incelenmesinde; davalı alacaklı ...nun, davacı borçlu ... hakkında 95.000-TL asıl alacak, 1.858,36-TL işlemiş faiz, 285-TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 97.143,36-TL alacak için 22/01/2016 tarihinde icra takibi başlattığı belirlenmiştir. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/477E 2022/630K sayılı dosyasın incelenmesinde: 20/12/2022 tarihli kararda,Sanığın üzerlerine atılı olup sabit görülen resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan TCK 204/1 md. uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, 08/03/2024 tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin ilamı ile:resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan TCK 204/1 md uyarınca cezalandırılmasına ve CMK.nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı menfi tespit istemine dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklı üzerinde olup alacaklının hukuki ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlaması gerekmektedir.Nitekim “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Bu nedenle davalının, iyi niyetli olduğuna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma No 2016/80422, Esas 2019/10910 sayılı dosyasında 30/05/2018 tarihli düzenlenen uzmanlık raporuna göre, inceleme konusu 95000 TL miktarlı senet aslında ...'a atfen borçlu imzası ile müştekiye ait mevcut mukayese imzalar arasında yapılan incelemede farklılık bulunduğu, imzaların müştekinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, buna göre davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını, senetteki tüm alacaklılara karşı ileri sürebileceği, bu noktada dava açmada da hukuki yararının bulunduğu, davacının senette keşideci olarak görünmesi nedeniyle menfi tespit davası açmasına engel olmadığı ancak istirdat istemi yönünden alacağın ...'a devredildiği bu nedenle davaya Temlik Alacaklısı ...'ında dahil edilmesi gerektiği, birleşen davaya yönelik olarak herhangi bir gerekçe bulunmadığı, muvazaa iddiası tartışılmadan karar verildiği gibi, birleşen dosya davalısının bono ve takipte taraf da olmadığı, kötü niyet tazminatı yönünden kötü niyet ve ağır kusur hususlarında da gerekçe oluşturulmadığı, tüm bu nedenlerle dosyada eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada ..., Birleşen davada ...'nin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/07/2024 tarih,2016/795 E., 2024/386 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026