T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/587 - 2025/1249 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/587 KARAR NO : 2025/1249 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : İşçi Alacağından Kaynaklanan Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025 Taraflar arasınd…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/587 - 2025/1249 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/587 KARAR NO : 2025/1249 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : İşçi Alacağından Kaynaklanan Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili kurumun bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması işinin ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden hizmet alındığını, bu kapsamda davalı şirketle sözleşme imzalandığını, dava dışı ... adlı özel güvenlik işçisinin, müvekkili kurumun özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketin bünyesinde 09.09.2014 - 31.05.2020 tarihleri arasında çalışmakta iken, çalıştığı iş yerinin tasfiye edilmesinden dolayı yüklenici firmaya iadesi yapıldığını ve yüklenici firma tarafından iş akdinin sona erdirildiğini, dava dışı ....... tarafından Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/313 Esas sayılı dosyasında açılan işe iade davasında 2021/17 Karar sayısı ile hüküm altına alınan alacaklara ilişkin kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu karara istinaden dava dışı işçinin başvurusuna rağmen davalı tarafından işe başlatılmaması nedeniyle işe iade kararında hüküm altına alınan boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı olarak dava dışı işçi vekiline toplam 36.999,98 TL'den boşta geçen süre ücretinden SGK payı düşülerek 34.452,67 TL'nin 02.06.2021 tarihinde ödendiğini, ayrıca yapılan yargılamada hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden dava dışı işçi vekili tarafından başlatılan Bismil İcra Müdürlüğü'nün 2021/322 Esas sayılı dosyasına konu takip dosyasına müvekkili kurum tarafından 14.04.2021 tarihinde 5.070,52 TL ödendiğini, davalı şirket ile müvekkili kurum arasında imzalanan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, sözleşme ve teknik şartnamelerin ilgili maddeleri uyarınca müvekkili kurum tarafından ...'a ödenen bedelin davalı şirket tarafından müvekkili kuruma ödenmesi gerektiğini belirterek dava dışı işçi vekiline ödenen 36.999,98 TL'nin ödeme tarihi olan 02.06.2021 tarihinden, takip dosyasına ödenen 5.070,52 TL'nin ödeme tarihi olan 14.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleriyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava dışı işçinin ödemeye esas tüm çalışmasının farklı alt işverenler nezdinde geçtiğini, işçinin müvekkili şirkette 01.10.2019-31.05.2020 tarihleri arasında çalıştığını ve davacının talebi doğrultusunda tasfiye nedeni ile çıkışı yapıldığını, müvekkili şirketten sonra da ihaleyi alan şirketlerde çalışmaya devam ettiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatından doğan sorumluğun, 11.09.2014 tarihli 6552 Sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile 4857 Sayılı Yasa'nın 112. maddesine ilave edilen hüküm ile asıl işveren konumundaki ilgili kamu kurum kuruluşuna yüklenmesi gerektiğini, yasal düzenlemeler uyarınca müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının ödediği miktarı müvekkiline rücu edemeyeceğini, davanın Kamu İhale Kurumuna ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında davacının davalıdan güvenlik görevlisi ve güvenlik sorumlusu çalıştırılmasına ait özel güvelik hizmeti alımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, işçilerin davalı tarafından temin edilerek çalıştırılacağı, dava konusu alacağın, çalışan ...'ın 3105.2020 tarihinde iş akdinin feshedilmesi nedeni ile Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/313 Esas, 2021/17 Karar sayılı dosyası ile açtığı işe iade davasında kararının istinaf edilmesi sonucunda Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD'nin 2021/442 E., 2021/404 K. sayılı kararı ile esastan ret kararı verilerek ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davalı yönünden davacının yasal süresi içinde başvurusuna rağmen süresi içinde işe başlatmaması halinde 4 aya kadar ücret ve haklarının davalılardan tahsilinin gerektiğinin tespitine karar verdiği, işçinin işe başlatılmadığı hususunun ihtilafsız olduğu, dava dışı ...'ın davalının iş yerinde çalıştığı, işe başlatılmaması nedeni ile davacı tarafından 02.06.2021 tarihinde dava dışı işçiye 34.452,67 TL ödendiği, dava dışı işçinin yargılama giderleri için Bismil İcra Müdürlüğü'nün 2021/322 Esas sayılı dosyası ile davacı ve davalıya karşı icra takibi yaptığı, davacının dosyada yapılan kapak hesabına göre 5.070,52 TL’yi 14.04.2021 tarihinde icra dosyasına yatırdığı, işçiye karşı iş veren ve taşeronun birlikte sorumlu olmasının İş Kanunu'ndan kaynaklanmakta olduğu, ancak davacı ile davalı arasında çıkan işçi alacağı ile ilgili uyuşmazlıkların genel hükümlere göre çözüleceğinden sözleşmedeki hükümler çerçevesinde olayın çözümlenmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında imzalanan 01.08.2016-31.08.2016 tarihleri arasında özel güvenlik hizmeti alımına ait sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin eklerinin belirtildiği, buna göre ihale dokümanlarının sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak kabul edilerek belgelerin öncelik sırasına göre uygulanacağı belirtilerek, eklerde belirtilen Teknik Şartnamenin 14. maddesi 5. ve 6. bölümünde; iş, sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yüklenicinin istihdam edilen özel güvenlik görevlisinin işvereni olarak kabul edileceği ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen tüm özel güvenlik görevlisinin özlük, yıllık ücretli izine ilişkin haklar ile ilgili Kanun ve bunlara ilişkin tüzük yönetmelik ve tebliğlerde belirlenmiş tüm yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirleceğinin, hizmet personelinin tüm sosyal haklarının ve iş hukuku mevzuatında belirlenen her türlü sorumluluk, vergi ve harca tabi işlemlerinin yükleniciye ait olduğunun belirlendiğinin görüldüğü, hizmeti yapan davalının kendi işçisi ile hizmeti vermesinin, sözleşmenin bir unsuru olması nedeniyle işçi ücretleri ve sair ödentilerin de davalının sorumluluğunda olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen yarı yarıya sorumluluk hesabının uygun olmayacağı, dava dışı işçi ...'a yapılan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ödemesinin ve icra dosyasına yapılan ödemelerin uygun olduğu, ödendiği iddia edilen 2.547,31 TL rücuya tabi tutulan fakat buna ilişkin belge ibraz edilmeyen gelir ve damga vergisi yönünden istenen kalemin istenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine karşılık 34.452,67 TL'nin 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek, vekalet ücreti alacağından dolayı Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2021/41799 Esas sayılı dosyasına ödenen bedele karşılık 5.070,52 TL'nin 14.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; dava dışı işçi ile iş akdinin, davacı kurumunun iş yerini tasfiye etmesi nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin işi ihale ile aldığını, davacının planlama eksikliğinden kaynaklanan tasfiye neticesinde oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağını, davacının ihale öncesinde bu işi planlayıp tasfiyeye göre ihale yapmak yerine tamamen tazminat ve diğer işçilik alacaklarını işi yeni almış olan alt işverene yükleme niyetiyle hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, davacının bu davranışından kaynaklanan sorumluluk sebebiyle müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, Mahkeme tarafından bu savunmalarının dikkate alınmadığını, dava dışı işçinin ödemeye esas tüm çalışmasının farklı alt iş verenler nezdinde geçtiğini, ancak bu çalışmaların tamamının davacı kurumda geçtiğini, sorumluluğun da kamu kurumu davacıda olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, davacının bunlardan dolayı tek başına sorumlu olduğunu, davacının 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle ve müvekkili ile imzaladıkları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesi ekinde 2 sayılı ekler arasında müvekkili kurumun Bismil Ajans Amirliği'nin mahsup fişi (muavin defter kaydı), muhasebe kaydını gösteren ve rücu davasına konu edilen vergi ödemelerini gösteren kayıtların Mahkemeye sunulduğunu, buna rağmen Yerel Mahkemenin bu kayıtları dikkate almaksızın ödendiği iddia edilen 2.547,31 TL rücuya tabi tutulan fakat buna ilişkin belge ibraz edilmeyen gelir ve damga vergisi yönünden istenen kalemin yerinde olmadığı gerekçesiyle bu isteme yönelik talebin reddine karar verildiği, kararın bu yönden hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, davacı tarafından dava dışı işçinin işçilik alacaklarının ödenmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; "Özel Güvenlik Hizmet Alımları" işi kapsamında Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü ile davalı arasında ihale sözleşmesi akdedildiği, dava dışı işçi ...'ın 09.09.2014 - 31.05.2020 tarihleri arasında davacı kurumun asıl işverenliği altında ve davalı alt işverenin işçisi olarak olarak çalıştığı, dava dışı işçinin iş akdinin 31.05.2020 tarihinde sonlandırılması nedeniyle dava dışı işçinin İş Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmıştır. Dava dışı işçi tarafından davacı kurum ve davalı şirket aleyhine açılan Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/313 Esas, 2021/17 Karar sayılı dava dosyasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliği ve işçinin işe iadesi talep edilmiş, Mahkemece davanın kabulü ile davacı işçinin davalı alt iş veren şirkete iadesine, davacı işçinin işe başlatılmaması halinde takdiren 5 aylık brüt ücreti tutarı 22.023,80 TL tazminat belirlenmesine, davacı işçinin yasal süre içinde başvurusu halinde 4 ayı geçmemek üzere brüt 17.619,04 TL ücret ve diğer hakların davacı işçiye verilmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmiştir. Anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/442 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararı ile esastan ret kararı verilerek 11.03.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karara istinaden dava dışı işçinin başvurusuna rağmen davalı tarafından işe başlatılmaması nedeniyle işe iade kararında hüküm altına alınan boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı olarak dava dışı işçi vekiline 36.999,98 TL'den boşta geçen süre ücretinden SGK payı düşülerek 34.452,67 TL ödemenin..... Bankası aracılığı ile 02.06.2021 tarihinde ödendiği, dosyada mevcut banka dekontu ile sabittir. Ayrıca yapılan yargılamada hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden dava dışı işçi vekili tarafından başlatılan Bismil İcra Müdürlüğü'nün 2021/322 Esas sayılı takip dosyasına 14.04.2021 tarihinde 5.070,52 TL ödendiği takip dosyasından anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren 24/12/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 117. Maddesiyle 27/06/1987 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile ''Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilere 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca yapılan ödemeler rücu edilemez.'' şeklinde düzenleme yoluna gidilmiştir. 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 126. maddesine eklenen Ek 21. madde 17.04.2024 tarihli ve 35520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ve 2018/96 E. 2023/222 K. sayılı kararı ile iptal edilmişse de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/2 fıkrasında; Anayasa Mahkemesi'nin, bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği vurguladıktan sonra aynı maddenin 5. fıkrasında da "iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği" açıklanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı da dikkate alındığında açılan davaların dava tarihindeki hükümlere göre sonuçlandırılacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle dava tarihinde yürürlükte bulunan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 hükmünün uyuşmazlığa uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.( Bkz; Yargıtay HGK'nın 01/10/2019 tarihli 2017/8-1671 E, 2019/973 K. sayılı ilamı ile Yargtay 5. HD'nin 16/12/2025 tarihli 2025/7814 E., 2025/17396 K. sayılı ilamı) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile yapılan düzenleme gereğince iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iade istemli davalar sonucu verilen kararların işe iadeye ilişkin hükmünün uygulanmaması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat istemlerinin asıl işveren idare tarafından işçiye ödenmesi durumunda bu tazminat kalemlerinin alt işverene rücu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1045-2024/1307 esas ve karar, 2021/3444-2022/3501 esas ve karar sayılı, 2021/1650-2021/2301 esas ve karar sayılı ilamları) Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; dava dışı işçi ... tarafından Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/313 Esas, 2021/17 Karar sayılı dava dosyasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğinin ve işe iadenin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, işe iade isteminin davalı şirket tarafından uygulanmaması üzerine davacı tarafından mahkemece hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında kalması nedeniyle yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince alt işverene rücu imkanının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden; dosya kapsamından, tarafların davadan önce tarafların zorunlu arabuluculuk yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun, dava şartı olan arabuluculuk hakkındaki 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları uyarınca; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı, 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesinde yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği düzenlenmiştir. 6325 sayılı HUAK 18/A, 6100 sayılı HMK 297/1-ç ve 326/1 maddeleri gözetildiğinde, bu husus kamu düzenine ilişkindir. Değinilen yasal düzenlemeler doğrultusunda Mahkemece arabuluculuk ücretine ilişkin herhangi bir karar verilmemesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi gereğince, Mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, ayrıca Dairemizce kamu düzeni yönünden yapılan incelemede arabuluculuk ücretine hükmedilmemesi nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyadaki mevcut belgelere göre karar verilebileceğinden yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine yer olmadığına ve aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı tarafından davalı aleyhine açılan DAVANIN REDDİNE, 2-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 718,46 TL harçtan mahsubu ile 103,06 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 3-) Davacı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) Davalı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 42.070,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-) Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun 2022/228 Büro, 2022/22331 Arabuluculuk Numaralı dosyasında dava şartı olan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk masrafının davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince İCRASINA, 7-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333, HMK Yönetmeliğinin 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddeleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, II-) Dairemizin kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine YER OLMADIĞINA, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, davalı tarafından yatırılan 675,00 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalıya İADESİNE, IV-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf başvurusu aşamasında yapılan 220,70 TL başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, V-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran davacıya İADESİNE, VI-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine BIRAKILMASINA, VII-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, VII-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/12/2025