T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1927 KARAR NO : 2026/142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 ESAS NO : 2017/596 KARAR NO : 2023/829 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2017 KARAR TARİHİ : 04.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1927 KARAR NO : 2026/142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 ESAS NO : 2017/596 KARAR NO : 2023/829 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2017 KARAR TARİHİ : 04.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararının, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 23.10.2024 tarih ve 2024/538 Esas, 2024/1503 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2025 tarih ve 2024/3558 Esas, 2025/3246 Karar sayılı kararı ile kararın bozulması üzerine dosya Dairemizin yukarıda yazılı esasına kaydedilip duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı kurumun ....Sistemi tesisi yapım ihalesine katıldığını, söz konusu tesisin yapımı amacıyla 14.01.2013 tarihinde 15.472.283,00 TL bedel üzerinden sözleşme imzalandığını, davacı şirkete yer tahsisi yapıldığı ve süresi içinde tesis yapımına başlandığını, davacı şirket tarafından 14.01.2013 tarihli sözleşmenin 9. maddesinin 3. fıkrası gereğince süresinde işin ilk kısmı (yapım aşaması, 20.02.2016 tarihinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40.maddesi gereğince davacı şirkete tanımlanan iş çerçevesinde eksiksiz olarak tamamlanmış fakat geçici kabul çalışmalarına başlayan davalı kurumca işin tamamlanmadığına dair beyanlar şerh edilmek suretiyle 06.06.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının karşılıklı olarak imzalandığı, geçici kabul tutanağının imzalanması akabinde davalı kurum Genel Müdürlük makamı tarafından 14.06.2016 tarihinde geçici kabul onayı yapılmış ancak aynı şartnamenin 12. maddesinde belirtilen hakkediş kesin hesapları yapılmayıp davacı şirkete ödenmesi gereken hakkediş tutarlarının süresinde ödenmediği, fazladan yapılan işler olmasına karşın süre uzatımı verilmediği, ek işlere ait fiyat farklarının ödenmediği, 12.01.2017 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin feshi ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye 24.01.2017 tarihinde sözleşmenin feshedilemeyeceğine yönelik cevap verilse de davalı kurum tarafından 09.02.2017 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesini gerektiren iki koşulun gerçekleşmediği, bu nedenle fesih hakkının olmadığı belirtilerek 14/01/2013 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin, davalı kuruma ödemesi gereken hak edişler için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100,00 TL, sözleşmeye ek olarak fazladan yapılan işler için şimdilik 100,00 TL, davalı kurumca haksız olarak irat kaydedilen teminat mektubu için şimdilik 100,00 TL, davacı şirketin uğradığı kar kaybı için şimdilik 100,00 TL, haksız fesih ve 1 yıl kamu ihalelerinden men edilmesi nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme süresi içinde sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğinden 4735 sayılı yasanın 20.maddesi doğrultusunda İzmir 11. Noterliğinin 12.01.2017 tarih 419 nolu ihtarnamesi gönderildiğini, verilen sürede davacı ihtarnamede belirtilen eksiklikleri yapmadığından İdare Yönetim Kurulu'nun 02.02.2017 tarih 115 sayılı kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri doğrultusunda işin yapım kısmına ait kısmı geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, davacının ihtirazı kayıt koymadan bu tutanağı imzaladığını, 14.06.2016 tarihinde kısmi geçici kabulün onaylandığını, idare tarafından 22.06.2016 tarih 50055 sayılı yazı ile 15.07.2016 tarihi itibariyle davacıya işletme ve bakım işine başlamasının bildirildiğini, davacının işletme ve bakım işine başlamadığını, bu dönemde bulundurması gereken personel ve araçları temin etmediğini, yapım döneminde çalıştırdığı personel ve teknik elemanları da işten çıkartarak sözleşmede belirtilen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme gereği davacının sorumluluğunda olan işletme ve bakım işlerine başlanılmadığından dinamik yapıda olan .... sisteminin işletme ve bakım idari personeli ile yapılmaya çalışıldığını, İş programında zamanlama acısından meydana gelen değişiklikler nedeniyle revize iş programının idareye sunulmadığını, davacının konuların çözümüne ilişkin herhangi bir çalışması olmadığını, davacı 4735 sayılı yasa doğrultusunda imzaladığı sözleşmede üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden yasanın 20/a maddesinde düzenlenen "Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, İdarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi" halinde idareye fesih yetkisi verildiğinden İdarece İzmir 11. Noterliğinin 12.01.2017 tarih 419 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, davacının verilen sürede belirtilen eksiklikleri yerine getirmediğinden 4735 sayılı yasa kapsamında sözleşmesi feshedilerek teminatın irat kaydedildiğini, bir yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklılık işlemi başlatıldığını, davacının kendi kusurlu hareketleri ile sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, İşin Kısmi Geçici Kabulü yapılmış olup işin bütününe ilişkin Geçici Kabul yapılmadığını, sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesi uyarınca kesin hesaplar, Kısmi Geçici Kabulden sonra değil işin bütününe ilişkin yapılacak Geçici Kabul sonrasında düzenlenecek ve hakedişe bağlanacağını belirtildiğini, davacı tarafça, geçici kabulleri imzalanan hakedişlerin ödenmediğinin iddia edildiğini, idarece işin "Yapım" kısmı süresince davacı tarafından yapılan işler ölçülerek hakedişe bağlandığını, düzenlenen 37 adet hakediş bedellerinin yasal süresi içerisinde davacıya ödenmiş olduğunu, bazı iş kalemlerinde keşif artışı yapıldığı, bu işlerin gerçekleştirilmesi için Yönetim Kurulunun 16.01.2015 tarih 35 sayılı kararı ile süre uzatımı verildiği, keşif artışına konu iş kalemleri, sözleşme kapsamında yapılan iş artışlarına ilişkin olup bedellerinin davacıya ilgili hakedişleri ile ödendiği, bunun dışında davacıya fazladan ya da ek iş yaptırılmadığı, davacının 23.06.2016 ve 11.07.2016 tarihli yazılarında ... yazılımı ve ... yazılımında da artış olması gerektiğini belirttiği, söz konusu iş kalemlerinin ödemesine ilişkin analiz formlarında tariflendiği şekilde davacının fazladan iş olarak iddia ettiği işlerin ödemeye esas işin "iş kalemi tanımı" kapsamında olup işin gereğince de davacının yükümlülüğünde olan işler olduğu, keşif artışına konu edilen iş kalemleri üzerinde davacı ile mutabakata varıldığı, ödemesinin yapıldığı, davacının iddia ettiği fazladan işler konusunda idare ile bir anlaşması olmadığı, keşif artışının davacı ile varılan mutabakat çerçevesinde yapıldığı, davacı ile İdare arasında 14.01.2013 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesinin 30.2 maddesinde "Düzenlenen hakedişlerde; tamamlanmış, ancak kesin hesabı İdareye verilmemiş imalatlara ait tutarların %5'i tutulur ve kesin hesaplar İdare tarafından onaylanmadıkça bu tutarların ödenemeyeceği" düzenlendiği, bu doğrultuda kesin hesapları yapılmamış imalatların %5'i idarece tutulmuş olup, işin kesin hesaplarının yapılmasını müteakip kesilen bu tutarın davacıya ödeneceği, davacının keseceği fatura ile tahakkuk edilen tutara KDV ödemesinin de idarece yapılacağı, sürecin tamamlanmadığı, işin kesin hesabının yapılmadığı, davacının herhangi bir zararının olmadığı, denilerek 4734 sayılı yasa doğrultusunda ihale edilen ve 4735 sayılı yasa gereğince sözleşmesi imzalanan... Sistemi Tesisi işinde davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden hatalı ve kusurlu olan davacının açtığı davanın reddi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesi, sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme hüviyetindedir. Olağanüstü yani haklı sebeple fesih, sürekli borç ilişkisinin devamını engelleyen sebeplerin ortaya çıkması halinde, sözleşmeyi vaktinden önce ileriye etkili olarak sona erdirmeye yarayan bir imkândır (Pınar ALTINOK ORMANCI, sayfa 93-94). Davacı yüklenicinin, sözleşme konusu iş'in ikinci aşamasına hiç başlamadığı sabittir. Ayrıca Teknik Şartnameye göre bulundurulması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmemesi, eğitim, dokümantasyon iş kalemlerini tamamlamaması, yapım dönemi personel ve teknik elemanları işten çıkarması, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerinin giderilmemesi ve revize iş programını idareye sunmaması nedenlerine dayalı olarak sözleşmenin idarece feshedilmesi haklı fesih niteliğindedir. Dava dosyasına sunulu 37 no'lu Hakkediş içeriği İcmal sayfasından, sözleşmenin toplam bedelinin iş artışları dahil 18.557.027,00 TL olduğu, bu toplam bedel içerisinde davacı tarafından fiili olarak gerçekleştirilen iş kalemlerine ait bedelin 17.026.222,91 TL olduğu, bu bedel üzerinden yapılan yasal kesinti (%5) sonucu, davacının 37 no'lu hakkediş sonucu, hak ettiği toplam bedelinin 16.174.911,67 TL olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyası içeriğinden, davacıya bu hakkediş bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı yüklenicinin fiili olarak gerçekleştirdiği imalatlar için düzenlenen ve davalı idarece bu hakkedişlerden yapılan %5'lik yasal kesinti bedeli toplamının 851.311,15 TL (17.026.222.91x0,05) olarak hesaplanmaktadır. Teknik hesaplamalar kapsamında, davacı yüklenicinin, fiili olarak gerçekleştirilen ve teknik şartnameye göre "ikinci faz" sonunda ödenmesi gereken, 03.01 ".... YAZILIMI" iş kalemi kapsamında ödenmeyen %20'lik kısmına karşılık gelen toplam bedelin ise 126.162,40 TL olduğu hesap edilmiştir. Davacının davalı kurum ile 14/01/2013 tarihi itibariyle karşılıklı anlaşarak ... sistem kurulumu eser sözleşmesini 18.557.027,00 TL toplam bedelle imzaladığı, 14/06/2016 onay tarihli yapım aşamasına geçiş için "Kısmi Geçici Kabul Tutanağı"nın imzalandığı fakat işin devamı sürecinde Davalı idare tarafından gönderilen 12/01/2017 tarihli ihtarname ile 4735 sayılı kanunun 20.a maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği ve bu sözleşmenin feshine dayalı olarak davacı tarafın eksik ödenen davalı idarece bu hakkedişlerden yapılan %5'lik yasal kesinti bedeli toplamının 851.311,15 TL (17.026.222,91x0,05)'lik kısmını ve fiili olarak gerçekleştirilen teknik şartnameye göre "ikinci faz" sonunda ödenmesi gereken "03.01 ... YAZILIMI" iş kalemi kapsamında ödenmeyen %20'lik kısmına karşılık gelen toplam bedelin 126.162,40 TL'lik kısım olmak üzere (851.311,15+126.162,40)= 977.473,55 TL talep ettiği, söz konusu alacağın sözleşmeden kaynaklı doğmuş hakkediş tahsili olduğu, ayrıca bu tutarlara ek olarak Davacı tarafın, irat kaydedilen kesin teminat (928.336,98 TL ve 185.000,00 TL teminatı irat kaydedilmiş) sebebiyle zarara uğradığını belirterek bunun tazminini ve kar kaybını da talep ettiği, sözleşmenin bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğu gözetilerek öncelikle borçlar hukuku hükümleri uyarınca taraf iradelerine üstünlük tanınarak sözleşenin uygulanması gerekeceği, buna göre sözleşmede atıf veya gönderme varsa bu atfa göre veya sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 4734, 4735 sayılı kanunla ile ilgili şartnamelere başvurulabileceği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile ihale edilerek imzalanan bir sözleşmenin 4735 sayılı Kanunun 19, 20 ve 21'inci maddelerine göre feshedilmesi durumunda kesin ve ek kesin teminatların 4734/22'inci madde gereğince güncellenmek suretiyle gelir kaydedilebileceği, Davacı yüklenicinin, davalı idareden kaynaklı sebepler nedeniyle fiyat farkı talep edebileceği sözleşmede açıkça düzenlendiğine göre, ....'nin "yüklenicinin hakkedişleri ihtirazı kayıt koymadan imzalamış olması" şeklindeki genel hükmüne göre sözleşmede kararlaştırılan alacağından mahrum bırakılmasının haklı olmayacağı, davacının, sözleşme uyarınca fiyat farkını isteyebileceği, davacı yüklenicinin sözleşme konusu iş'in ikinci aşamasına hiç başlamadığı teknik şartnameye göre bulundurulması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmediği, eğitim, dokümantasyon iş kalemlerini tamamlamadığı, yapım dönemi personel ve teknik elemanlarını işten çıkardığı, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerini gidermedi ve revize iş programını idareye sunmadığı dikkate alındığında, sözleşmenin devamının taraflarca çekilmez hale gelmesi durumunda feshinin haklı olduğu kabul edilebileceği anlaşılmakla sözleşmenin idarece feshinin haklı olduğu ancak her haklı fesih durumunda fesheden tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulamayacağı, somut olayda da sözleşme haklı sebeple feshedilmiş olsa bile davacı yüklenicinin sözleşme ile hak kazandığı ödemeleri talep edebileceği, Davacının ödenmeyen (851.311,15+126.162,40)= 977.473.55 TL'lik kısım ve talep edilen tutarlarda alacaklı olduğu, ancak davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesinde 262.500,00 TL olduğu bildirildiğinden taleple bağlı kalınarak 262.500,00 TL alacağın fesih tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF: İlk derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23.10.2024 tarih ve 2024/538 Esas, 2024/1503 Karar sayılı kararında özetle; "Davacı yüklenici tarafından talep edilen kalemler arasında haklı nedenle sözleşmenin feshedilip feshedilmediğinin değerlendirilmesi gereken istekler yer almaktadır. Örneğin, müspet zarar kapsamında bulunan kar kaybında feshin haklı olup olmadığına göre bir değerlendirme yapılarak fesihte davalı iş sahibi haklı ise kar kaybı istenemeyeceği, haksız ise kar kaybı istenebileceği düşünülmelidir. Diğer taraftan yüklenicinin hakettiği iş bedelleri için feshin haklı olup olmadığının bir önemi yoktur. Yüklenici hakettiği imalat bedelini fesihte iş sahibi haklı olsa dahi isteyebilecektir. Yine sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunduğundan ve HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi ve hakediş yönünden istek kaleminin değerlendirilmesi zorunludur. Şartname'nin 39 ve 40. maddeleri uyarınca geçici ve kesin hakedişlere giren istek kalemleri yönünden hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz bulunmadığı taktirde yüklenici açısından hakedişler kesinleşmiş sayılmalıdır. İlk derece mahkemesi tarafından alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 29.07.2022 tarihli kök rapor ve 07.03.2022 tarihli ek rapordaki tespitlere göre, davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin ikinci aşamasına hiç başlamadığı, ayrıca teknik şartnameye göre bulundurması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmediği, eğitim, dökümantasyon iş kalemlerini tamamlamamadığı, yapım dönemi personel ve teknik elemanlarını işten çıkardığı, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerini gidemediği ve revize iş programını davalı iş sahibine sunmadığından sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı; ayrıca davacı yüklenicinin keşif artışına esas iş kalemlerini davalı iş sahibi ile ihtirazi kayıt olmaksızın belirlediği, mevcut iş kalemi tanımına göre benzer oranda fiyat artışı istenmesinin teknik şartnameye aykırı olduğundan davacı yüklenicinin keşif artışı dışında fazladan iş yapıldığı iddiasının teknik şartname içeriği ile iş kalemi tanımlarına uygun olmadığından herhangi bir bedel talebinin mümkün olamayacağı; davacı yükleniciye imzalanan hakediş tutanaklarına göre hakediş bedelinin ödendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Somut olayda davacı yüklenicinin sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu, davalı iş sahibi tarafından yapılan işlemlerde sözleşme hükümlerine ve yasal düzenlemelere bir aykırılık bulunmadığı, davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalatların bedelinin ödendiği, fazladan yapılan iş bulunmadığı, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacı yüklenicinin kar kaybı talep edemeyeceği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle irat kaydedilen kesin teminat bedeli ve kamu ihalelerinden bir yıl süreyle yasaklanması nedeniyle maddi tazminat da talep edemeyeceğinden davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından davacı yüklenicinin bedel arttırım dilekçesi ile 262.500,00TL 'ye yükselttiği kar kaybı isteminin "sözleşme ile kazandığı ödemeler" olarak kabul edilerek bu miktar yönünden davanın kabulüne karar usule ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında "Davacının davasının reddine" dair karar verilmiştir. TEMYİZ: Dairemiz kararının davacı vekili tarafından yapılan temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2025 tarih ve 2024/3558 Esas, 2025/3246 Karar sayılı ilamında özetle; "davalı idarece, bilirkişi asıl ve ek raporunda tespit edilen 851.311,15 TL ve 126.162,40 TL alacak kalemlerine fesih hakedişinde yer verilerek, davacı yüklenicinin bu alacak kalemleri kabul edilmiştir. ... Yazılımı iş kalemine esas birim fiyatın %20'lik kısmına karşılık gelen 126.162,40 TL ile hakedişlerden yapılan %5'lik kesinti tutarı 851.311,15 TL'nin davacının talep ettiği hakediş alacağı kapsamında kaldığı açıktır. Hal böyle olunca, davacının dava dilekçesinde talep ettiği ve ıslah etmediği hakediş alacağı tutarı 100,00 TL'nin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talebin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına" dair karar verilmiştir. Dairemizce Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin anılan bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında içme suyu dağıtım sistemlerinin izlenmesi, kontrolü ve suyun yönlendirilmesi amacıyla 14.01.2013 tarihli .... Sistemi Tesisi İşine Ait eser sözleşmesinin yapıldığı, iş bedelinin 15.472.283,00 TL birim fiyatlı götürü bedel olduğu, işin süresinin 1095 gün olduğu, iş yerinin davacı yükleniciye 24.01.2013 tarihinde teslim edildiği, sözleşme konusu işin ilk aşaması olan yapım aşamasının tamamlandığı ve bu kısmın geçici kabulünün 06.06.2016 tarihinde davacı yüklenicinin ihtirazi kaydı olmaksızın yapıldığı, davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin ikinci kısmını oluşturan "Yapım Sonrası İşletme ve Bakım Aşamasına hiç başlamadığı, davalı iş sahibinin keşif artışı sonucu verilen süre uzatımları sonucu işin teslim edilmesi gereken 20.02.2017 tarihinden önce 12.01.2017 tarihine kadar davacı yüklenicinin sözleşme konusu işe derhal başlamasını bildirdiği ve İzmir 11.Noterliği'nin 12.01.2017 tarih 419 yevmiye nolu ihtarnamesi ile işletme ve bakım aşamasına başlanılmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı yüklenici tarafından iş yerine getirilmediğinden sözleşmenin 02.02.2017 tarihinde davalı iş sahibi tarafından feshedilerek yüklenicinin 1 yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklılık getirilmesi, işe ait kesin teminat ve ek teminatın gelir kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı yüklenici, sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından feshinin haksız olduğundan bahisle ödenmesi gereken hakediş bedelleri için şimdilik 100,00TL, sözleşmeye ek olarak fazladan yapılan işler için şimdilik 100,00TL, uğranılan kar kaybı için şimdilik 100,00TL, irat kaydedilen kesin teminat nedeniyle uğranılan zarar için şimdilik 100,00TL ve 1 yıl süreli kamu ihalelerinden men edilmesi nedeniyle uğradığı zarar için şimdilik 100,00TL olmak üzere toplam 500,00TL'nin tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında sunduğu talep arttırım dilekçesi ile kar kaybı istemini 262.500,00TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 29.07.2022 tarihli kök rapor ve 07.03.2022 tarihli ek rapordaki tespitlere göre, davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin ikinci aşamasına hiç başlamadığı, ayrıca teknik şartnameye göre bulundurması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmediği, eğitim, dökümantasyon iş kalemlerini tamamlamamadığı, yapım dönemi personel ve teknik elemanlarını işten çıkardığı, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerini gidemediği ve revize iş programını davalı iş sahibine sunmadığından sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmıştır. 29.07.2022 tarihli asıl ve 07.03.2023 tarihli ek raporda, 03.01... Yazılımı iş kalemine esas birim fiyatın %20'lik kısmının yapım aşaması tamamlandıktan sonra kısmi geçici kabul öncesi davalı idarece teknik şartnameye aykırı olacak şekilde yükleniciye ödenmediğinin saptandığı, davacı yüklenicinin fiili olarak gerçekleştirilen ve teknik şartnameye göre ikinci faz sonunda ödenmesi gereken 03.01 ".... Yazılımı" iş kalemine esas birim fiyatın ödenmeyen %20'lık kısmına (126.162,40 TL) yönelik talebinde teknik açıdan haklı olduğu, davacı yüklenicinin fiili olarak gerçekleştirdiği imalatlar için düzenlenen ve davalı idarece hakedişlerden yapılan yasal kesinti toplamının 851.311,15 TL olarak hesaplandığı açıklanmıştır. Davalı idare vekili, 29.02.2024 tarihli istinaf dilekçesinde ve 21.11.2024 tarihli temyize cevap dilekçesinde "Davacının alacağı olarak hesaplanan 851.311,15 TL tutarındaki %5'lik hakediş kesintileri bedeli ile 126.162,40 TL ....Yazılımı iş kaleminden kalan %20'lik dilimi, düzenlenen fesih hakedişine yansıtılmış olup, davacı tarafından imzalanmadığı için ödenememiştir. Sözkonusu bedelin ödenmemesinde kusurlu olan davacıdır. Hakediş davacı tarafından imzalanmadığı için ödenmemiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Görüldüğü gibi, davalı idarece, bilirkişi asıl ve ek raporunda tespit edilen 851.311,15 TL ve 126.162,40 TL alacak kalemlerine fesih hakedişinde yer verilerek, davacı yüklenicinin bu alacak kalemleri kabul edilmiştir. ... Yazılımı iş kalemine esas birim fiyatın %20'lik kısmına karşılık gelen 126.162,40 TL ile hakedişlerden yapılan %5'lik kesinti tutarı 851.311,15 TL'nin davacının talep ettiği hakediş alacağı kapsamında kaldığı açıktır. Davacı vekili dava dilekçesinde, diğer alacak kalemleri yanında hakediş bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100,00 TL'nin tahsilini de talep etmiştir. Davacı vekili tarafından bu talep ıslah edilmemiştir. Hal böyle olunca, davacının dava dilekçesinde talep ettiği ve ıslah etmediği hakediş alacağı tutarı 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hak ediş alacağına ilişkin fazlaya dair hakların saklı tutulmasına; davacının diğer istemleri olan fazla imalat bulunmadığından fazla imalat bedeli isteminin, davacının sözleşmenin feshinde kusurlu olması nedeniyle kar kaybı istemi ve irat kaydedilen kesin teminat bedeli ve kamu ihalelerinden men edilmesi nedeniyle uğradığını belirttiği maddi zararın tazmini istemlerinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HMK’nın 373. maddesinde, Yargıtayın temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde verdiği bozma ilamı sonrasında yargılamanın alt mahkemelerden hangisi tarafından yapılması gerektiği hususunda ki ayrım; bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı verip vermediği noktasında, başka bir ifade ile alt derece mahkemeleri kararlarının birbirleri ile paralel olup olmamasına göre düzenleme altına alınmıştır. Bu noktada, temyiz kanun yolunda bir karar verildikten sonra ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi sadece birer hüküm mahkemesi hâline gelmiş olup, bölge adliye mahkemesinin denetim mahkemesi yetkisi kalmamıştır. Diğer bir ifadeyle, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Buradan hareketle; AÜTT Genel Hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemelerinin istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin “duruşmalı işler” tanımlamasından, Yargıtay bozmasından sonra alt derece hüküm mahkemesi olarak HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak yaptığı duruşma değil, HMK’nın 353. maddesinde belirtilen hâller dışında istinaf kanun yolu incelemesini duruşmalı olarak yapması gereken işlerden bahsedildiği hususu tartışmasızdır.(YHGK’nın 04.03.2021 tarihli ve 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Yargıtay'ın bozma ilamı ile dosya karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce bozma ilamına yönelik karar verilmek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında zorunlu olarak duruşma açılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden taraflar lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Emsal Yargıtay 6.HD'nin 2023/790 Esas ve 2024/804 Karar) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -100,00 TL hakediş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hak ediş alacağına ilişkin fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, -Davacının diğer istemlerinin REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 31,40 TL ile tamamlama harcı 4.481,13 TL olmak üzere toplam 4.512,53 TL'den alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 3.780,53 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için dairemizin Yargıtay bozma ilamına konu kararından sonra yazılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesine, infaz olunmuş ise yatırana iadesi için dairemizce müzekkere yazılmasına), 3-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı toplam 30.942,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 12,37 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 732,00 TL peşin karar harcı, 31,40 TL başvurma harcı, 4.481,13 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.256,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan toplam 3.630,20 TL yargılama giderinden davanın ret oranına göre hesaplanan 3.628,74 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yargıtay'ın bozma ilamı ile dosya karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce bozma ilamına yönelik karar verilmek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında zorunlu olarak duruşma açılarak karar verildiğinden taraflar lehine istinaf duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK 333. maddesi gereğince kullanılmayan avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.