İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Maç Yayın Hakları Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğinde davalının sözleşme bedelinin bir kısmını ödemediğini, müvekkilinin ödeme çağrılarının yanıtsız kalması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/743 Esas KARAR NO : 2025/1389 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 04/11/2022 NUMARASI : 2021/350 E. - 2022/140 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (FSEK kapsamında Lisans sözleşmesinden kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Maç Yayın Hakları Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğinde davalının sözleşme bedelinin bir kısmını ödemediğini, müvekkilinin ödeme çağrılarının yanıtsız kalması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayrıca hesapladığı faiz alacağını da takibe koyarak faize faiz işletilmesi yasağını dava konusu takip bakımından ihlal ettiğini, davacı tarafından düzenlenen faturadaki bedelin sözleşme uygun olmadığını, davacının icra takibi başlatmakta ve işbu davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğunu, mahkeme bakiye lisans alacağının varlığına kanaat getirilmesi halinde, pandemi nedeniyle bakiye lisans ücretinde indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/350 esas, 2022/140 karar sayılı, 04/11/2022 tarihli kararı ile; "Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına,Alacak likit olduğundan asıl alacak yönünden % 20 oranındaki (11.800 EURO) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece vekalet ücreti alacağı yönünden itiraza konu olan icra takibindeki takip çıkış tutarı ve bu nedenle dava değeri 60.048,83-Euro olduğunu, dava açılırken dava tarihindeki kur dikkate alınarak dava değeri belirlendiği fakat karar verilirken karar tarihindeki kur üzerinden kararın ferilerinin hesaplanması gerektiğini, mahkemenin vekalet ücreti alacağı yönünden kararın kaldırılması ve karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karar tarihinde (03.11.2022) TCMB efektif satış kuru 1 EURO= 18.2239-TL’ olduğunu, karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplama yapıldığında hükmedilerek vekalet ücreti alacağının 135.545,91-TL olduğunu ve istinafa konu edilen kararında hatalı olarak hükmedilen vekalet ücreti alacağının 85.347,04-TL olduğu, arada 50.000 TL fark bulunduğunu ve farkın kabulünün mümkün olmadığını İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03.11.2022 tarih ve 2021/350 Esas, 2022/140 Karar sayılı davasında verilen kararın istinaf yolu ile incelenerek sadece vekalet ücreti yönünden kısmen kaldırılması ile kararın düzeltilmesi neticesinde davanın kabulüyle vekalet ücreti yönünden karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak vekalet ücreti bedelinin belirlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporun hazırlanması esnasında HMK hükümlerine uyulmadığı ve uygun şekilde dosyanın yeni bir heyete tevdi gerektiğini, hükme esas alınan raporda davacının iddialarının ispatı gibi anılan E- postaların dava konusu turnuvayla hiçbir ilgisi bulunmadığını anılan e-postalar önceki yılın turnuvayla ilişki, davacı bilirkişinin şirketler nezdinde teknik inceleme yapmadığını, herhangi bir bilgisayar veya sinyal kaydını incelemediği ve davacının edimlerini yerine getirdiği varsayımında bulunulduğunu, davaya konu turnuvadan 1 sene önceki tarihli olan bu e-postanın da davacının yayınları sağladığı ve müvekkili şirkete teslim ettiği konusunda hiçbir unsur bulunmadığını, e-postaların tarihi de davaya konu turnuva oynanmaya başlamadan bir sene öncesi olduğu ve dolayısıyla bu e-postanın davaya konu turnuvayla değil önceki senenin turnuvasıyla ile ilgili olduğunu, davacının davaya konu turnuvanın yayınlarını (2020 Aralık'ta oynanması planlanıp da 2021 Şubat'a ertelenen turnuvayı) sağlayıp müvekkili Şirket'e teslim ettiği iddiasını ispatlayan delil bulunmadığını, müvekkili şirketin 2020 ... Club ... Cup'ta yaşanan bu ertelemenin ifa imkansızlığı yarattığını, sözleşmenin bu yönden işlem temelinin çöktüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin yayınlanmayan bu turnuva için davacıya bedel ödemesi gerektiği kanaatinde olunsa dahi lisans bedelinde indirim yapılması gerekeceğini, ayrıca hakkaniyet uyarınca da indirim yapılması gerekeceğini beyan ederek, istinaf mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03.11.2022 tarih ve 2021/350 Esas, 2022/140 Karar sayılı davasında verilen kararın istinaf yolu ile incelenerek sadece vekalet ücreti yönünden kısmen kaldırılması ile kararın düzeltilmesi neticesinde davanın kabulüyle vekalet ücreti yönünden karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak vekalet ücreti bedelinin belirlenmesine, işbu dava bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yabancı para borcuna ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali niteliğinde olan huzurdaki davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden, aksi halde dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının istinaf başvurusunun reddini, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak başlatılan İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul 11 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine 59.000 -EUR maç yayın hakları sözleşmesinden bakiye kalan lisans bedeline ilişkin 09.12.2019 tarihli fatura alacağı ile 1.048,83-EURO geçmiş gün faizi (15.01.2020-12.04.2021 ) gün faizi olmak üzere toplam 60.048,83-EUR alacak için icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurduğu, davalı vekilinin ise 2020 ... Club ... Cup'ta pandemi nedeni ile yaşanan ertelemenin ifa imkansızlığı yarattığını, sözleşmenin bu yönden işlem temelinin çöktüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte yayınlanmayan turnuva için davacıya bedel ödemesi gerektiği kanaatinde olunsa dahi lisans bedelinde indirim yapılması gerekeceği, ayrıca hakkaniyet uyarınca da indirim yapılması gerektiği belirtilerek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; yanlar arasında sözleşmenin, sözleşme kapsamındaki maçların lisans süresi ve gösterim sayısı ile sınırlı olarak onaylı kanallar ve mecrada yayınlanması için münhasıran ve gayrimünhasıran verilmiş olan lisans haklarının sözleşme şartları kapsamında kullanılmasına yönelik olduğu, sözleşmenin konusunun; 2019/20 ... BCL Haftalık Özetleri, 2019/20 EUROCUP Haftalık Özetler, 2019 ... CLUB ... CUP (11-21 Aralık 2019 8 Maç) ve 2020 ... Club ... Cup maçları olduğu hususunda ihtilafın bulunmadığı görülmüştür. Taraflara ait defter ve kayıtların mali bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda, davacıya ait kayıtlarda icra takibine konu 59.000 EURO'luk faturanın tahsilat kaydına rastlanmadığı, söz konusu tutar için davacı tarafın 13/04/2021 tarihinde şüpheli ticari alacak kaydı tutmuş olduğu, davalı tarafın defter ve kayıtlarında ise davacı tarafın düzenlemiş olduğu 82.600 EURO ve 59.000 EURO tutarındaki faturaların 09/12/2019 tarihinde kayıtlara alındığı, 82.600 EURO tutarının 09/01/2020 tarihinde ödendiği, 59.000 EURO tutarına ilişkin herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesi gereğince ''Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. '' Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27/06/2003 tarihli, 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; işbu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan/davalı tarafa ait olacaktır. Davalı /faturayı alanın faturayı kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Dolayısıyla akdi ilişki tarafların kabulünde olup alacak istemine dayanak faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmakla içeriğinin kesinleştiği saptanmıştır. Davalı tarafça pandemi nedeni ile yayınların yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddi, aksi halde bedelde indirim yapılması gerektiği savunulmuş ise de taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 8.2 maddesinin; “Sözleşme kapsamındaki maçlardan herhangi birinin hakem veya branş Federasyonu kararıyla ertelenmesi halinde iş bu sözleşme uyarınca lisans alan bakımından hala geçerli ve bağlayıcı olmaya devam edecek ve lisans alan ödemelere ilişkin bütün yükümlülüklerini yukarıda madde 6 ve 7.2 çerçevesinde vade tarihlerinde tam olarak yerine getirecektir. “ hükmü ile sözleşmenin 8.3 maddesinin; “lisans alan lisans sözleşmesi ile kendisine verilen hakların kullanılmamasının iş bu sözleşme çerçevesindeki mali yükümlülüklerini etkilemeyeceğini kabul eder. Bu nedenle, Lisans Alan, Sözleşme kapsamındaki Programların/Maçların, Lisans Veren'in kusursuzluğunu ispat etmesine bağlı olarak yayınlanmaması halinde, bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadan madde 6. uyarınca ödemeleri tam ve zamanında yapmayı kabul ve taahhüt eder.” şeklindeki hükümleri taraflarca kabul edilmiş olup tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmaları temel kural olup bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denilmektedir. İşbu ilke ışığında somut olaya bakılması gerekmiş olup lisans ücreti olarak toplam %5 stopaj miktarındaki bedel dahil olmak üzere net 120.000 EURO + KDV'nin davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine sözleşmeye göre kararlaştırıldığı şekilde, sözleşmenin imzalanmasını müteakip 45 gün içinde, 09/12/2019 tarihli 70.000-EUR + %18 KDV 12.600-EUR olmak üzere 82.600-EURO tutarında faturanın davacı tarafından tanzim edildiği, davalı tarafından bu faturanın 10/01/2020 tarihinde davacıya ödenmiş olduğu ,sözleşmeye uygun şekilde davacı tarafından tanzim edilen 50.000-EURO + %18 KDV 9.000 EURO olmak üzere 59.000-EURO tutarındaki faturanın 09/12/2019 tarihinde tanzim edildiği, söz konusu faturanın ödeme tarihi olarak sözleşmede 15/01/2020 tarihinin belirlendiği, sözleşmede söz konusu faturanın ödeme tarihinin 15/01/2020 olarak belirlenmiş olduğu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edildiği, söz konusu faturanın ödeme tarihi olan 15/01/2020 tarihinin pandeminin ilanından önceki döneme denk geldiği, söz konusu faturanın davalı tarafa gönderilmiş olduğu, davacı tarafından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edildiği tarihe kadar sözleşme ile yüklenilen edimlerin yerine getirildiği, ... tarafından sözleşmeye konu 2020 ... kulüpler dünya kupasının 2020 yılı Aralık ayında düzenlenmesinin planlandığını, Ancak ... tarafından alınan bir kararla 17 Kasım 2020 tarihinde 2020 yılı Aralık ayında düzenlenmesi planlanan 2020 ... kulüpler dünya kupasının coronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle 11 Şubat 2021 tarihinde Katar'da yapılacağının bildirildiği, sözleşmeye konu 2020 ... kulüpler Dünya Kupasının düzenlendiği tarihin davacının kusuru olmaksızın Şubat ayına ertelenmiş olduğu ve Şubat ayında gerçekleştiği ve yayınlandığı, dolayısıyla ortada bir ifa imkansızlığından bahsedilemeyeği, ancak davacının elinde olmayan ve kusurundan kaynaklanmayan nedenlerden dolayı sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiği üzere ... tarafından maçın ertelendiği, böylece davalının sözleşmenin anılı hükümleri gereğince ödeme yükümlüğünün devam ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların tüzel kişi tacir olması nedeni ile TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmekle birlikte TTK'nın 20. maddesi gereğince tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilecektir. Ayrıca TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını hâiz borçlu, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 121.maddesinin ikinci fıkrasıyla 182. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla, ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemeyecektir. Bu nedenlerle davalının aksi yöndeki fahiş ücret ve hakkaniyet indirimi taleplerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin, davacının dava konusu icra takibine konu alacağa ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişki ile takip konusu alacağının mevcut olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından hüküm tarihindeki kur üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de yabancı para alacağının konu olduğu davalarda vekalet ücretinin, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin dava tarihindeki kur üzerinden hüküm tarihindeki tarife hükümlerine göre yaptığı vekalet ücreti hesaplaması isabetli bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bununla birlikte itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup İİK'nın 58. maddesinin kamu düzeni ile ilgili olması kapsamında alacak likit olmakla birlikte icra inkâr tazminatının 11.800 Euro asıl alacağın (12/04/2021) icra takip tarihindeki TL karşılığı ( MB Euro efektif satış kuru 9,7324-TL) üzerinden hesaplama yapılarak 114.842,32 TL olarak hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından yabancı para cinsinden karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, ''Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak yönünden %20'si oranındaki 114.842,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle KISMEN KABULÜ ile,3-İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/11/2022 tarih, 2021/350 E., 2022/140 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,A-Davanın KABULÜ ile, Davalı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,B-Alacak likit olduğundan asıl alacak yönünden % 20 oranındaki 114.842,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 41.470,56-TL karar harcından peşin alınan 7.480,44-TL'nin mahsubu ile 33.990,12-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 59,30-TL başvurma harcı, 7.480,44-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 125,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 10.173,74 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 95.064,05 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, -İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 20,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 512,00TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/d-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-HMK'nın 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025