İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın, 12/08/2011 tarihinde görücü usulü ile evlendiklerini, ancak ailesi tarafından, davalı asilin şizofren hastası olduğunun müvekkilinden saklandığını, zaman içerisinde müvekkilin davalının hastalığının kendisinden saklanıldığ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/120 KARAR NO : 2026/312 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2023 NUMARASI : 2023/84 E. - 2023/621 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın, 12/08/2011 tarihinde görücü usulü ile evlendiklerini, ancak ailesi tarafından, davalı asilin şizofren hastası olduğunun müvekkilinden saklandığını, zaman içerisinde müvekkilin davalının hastalığının kendisinden saklanıldığını öğrendiğinde davalı ve ailesine karşı güvenini kaybettiğinden Kahramanmaraş Aile Mahkemesi kararı ile boşandıkları ve kararın 14/11/2014 tarihinde kesinleştiğini, takibe konulan senedin keşide tarihi 08/08/2011 yani boşanmadan sonra atılmış gibi gösterildiğini, zira evlilik içinde tarafların birbirlerine borçlanmalarının mümkün olamayacağını davalı tarafında bildiğini, senedin vade tarihi 08/08/2016 yani boşanma sonrasına atılan bir tarih olduğunu, senetlerin takibe konulma tarihinin ise 08/12/2018 olduğunu, bu tarihlerin sonradan atılan müvekkilin eli ürünü olmayan tarihler olduğunu, adli tıp tarafından da tevsik edileceğini, ayrıca resmi evrakta yapılan bu tür işlemlerin cezai müeyyidesi de bulunduğunu, müvekkilin evliliğinin ilk yıllarında kayınvalidesi ... üzerine, Karasuda (... İnş. ... 1 A/blok A ...giriş daire ile 6 dönüm üzüm bağı ve bir dönüm daha ) ... üzerine ...an tarla aldığını, ödemesini kayınpederi ... adına (o tarihlerde müvekkilimin kredibilitesi mümkün olmadığı için) kredi kullanarak ...Kahramanmaraş merkez şubesinden yaptığını, müvekkilin bütün borçları kendisinin ödemeye başladığını, fakat müvekkilin evliliği kötüye gidince ve kendi köyüne zaman zaman gidip gelmesi durumunda kaldığı için davalının ailesi özellikle babası ...'ın da baskısıyla ve onun ricasını kıramadığı için , rakam yazılı fakat tarihleri boş bırakılan senedi teminat olarak (tüm kredi borçlarının ödenmesi üzerine) çok sevdiği ve saydığı ...'ı kıramayarak verdiğini, bu konu ile ilgili olarak öz dayısı ...ve ...'in şahitlik yapabileceklerini söylediklerini, müvekkilin, eski kayınpederi adına bütün kredi borçlarını ödedikten sonra, müvekkilden alınan teminat senetlerini davalı ve babasının iade sözü verdiklerini, müvekkilin, eski kayınpederinin aldığı kredinin tamamını ödemesine rağmen, senetler iade edilmediği gibi müvekkili aleyhine icra takibinin başlatıldığını, müvekkil aleyhine İst.(30) İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile yapılan takipte hacizlerin ve satış işlemlerinin teminatsız olarak durdurulmasını, davalıya hiçbir borcunun olmadığının tespiti ile menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın davaya cevap vermediği tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2023/84 esas, 2023/621 karar sayılı, 19/09/2023 tarihli kararı ile; "Davaya konu senet üzerindeki tarihlerde oynama yapılmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması, senette borçlunun dosyamız davacısı, lehtarın ise dava dışı ... olması, senet vade tarihi ve takibe konulma tarihleri itibariyle davacının senedin teminat senedi olarak verildiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının REDDİNE " karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olan İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün ... E.takibinin alacaklısı ... olarak takibe geçildiğinden davada muhatabın ... olduğunu, ... adına açılan takibin mesnedi ... (annesi) adına düzenlenen senet olduğunu, senet aslını göremedikleri için senet lehtarı ... söz konusu senedi kızı ... adına cirolayarak takibe geçildiğini beyan ettiklerini, takibe geçilen alacaklı ... adına dava açarak haklı olduklarını ispat etmeye çalıştıklarını, dosyadaki bilirkişi raporunda ödeme tarihini gösteren yazı ve rakamın senetteki diğer yazı ve rakamlarla uyuşmadığının yer aldığını, senet üzerinde oynama değil ilaveler olduğunu, ancak müvekkilinin eli ürünü olmayan tarih ve rakamların olduğunu, 25/04/2023 tarihli celsede tanık dinlenmesi yönünde taleplerinin reddedildiğini, tanık beyanlarının dinlenmeden aleyhine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; bedelsizlik iddiasına dayalı olarak icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine başlatılan İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak imzası inkar edilmeyen ancak davacının teminat olarak boş şekilde verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia ettiği düzenlenme tarihi 08/08/2011, ödeme tarihi 08/08/2016 olan 100.000-TL bedelli bono keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı ... olduğu, davaya konu bono üzerinde grafoloji uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırıldığı ve senet üzerindeki tarih ve yazılarda tahrifat olmadığının rapor edildiği görülmüştür. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada ''bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası'' olarak adlandırılmaktadır. Huzurdaki dava, bedelsizliğe dayalı olarak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kambiyo senetleri, düzenlenme sebebini teşkil eden temel borç ilişkisinden soyut (mücerret) olma özelliğini taşıdığından dolayı, bono hamilinin ‘temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu’ ispatlamasına gerek yoktur. Anılı ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacaklar bakımından ispat yükü yer değiştirmekte olup kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi şarttır. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükünün HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delil olmak kaydıyla davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... ile davacının 12/08/2011 tarihinde evlendikleri, 04/11/2014 tarihinde boşanmalarına karar verildiği, boşanma kararının 14/11/2014 kesinleştiği sabit olmakla, HMK'nın 203/1-a bendinde yazılı senetle ispat zorunluluğunun istisna kapsamına girmediği tespit edilmiştir.Yukarıdaki kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, davaya konu bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurularak takibe konulduğu ve bononun bedelsiz olduğuna ilişkin davacı iddialarının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, bununla birlikte dosya kapsamında bu yönde ispata elverişli yazılı bir delil bulunmadığı, HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı, bu hâli ile davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Böylece davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2023 tarih ve 2023/84 E., 2023/621 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 426,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 305,06 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026