T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/569 - 2025/1199 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/569 KARAR NO : 2025/1199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davada M…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/569 - 2025/1199 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/569 KARAR NO : 2025/1199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; dava dışı ......"in davacı idarede firma elemanı olarak 09/09/2014-31/05/2020 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin sona erdirilmesi sebebiyle Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/312 esasında açmış olduğu işe iade davasında lehe karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, borcun mahkeme kararına istinaden dava dışı işçinin başvurusu üzerine 26.519,97 TL'sinin ve 5.092,44 TL'sinin de Bismil İcra Dairesi 2021/323 Esas sayılı dosya hesabına ödendiğini belirterek 26.519,97 TL'nin ödeme tarihi olan 02/06/2021 ve 5.092,44 TL'nin ise ödeme tarihi olan 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava dışı işçi .....'in müvekkili şirkette 01/10/2019- 31/05/2020 tarihleri arasında çalıştığını, davacı şirketin talebi ve isteği doğrultusunda işten çıkışının yapıldığını, müvekkili şirketten sonra da ihaleyi alan şirketlerde de çalışmaya devam ettiğini, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışmasının davacı kamu kurumunda geçtiğini, sorumluluğun da kamu kurumu olan davacıya ait olduğunu, davanın kamu ihale kurumuna ihbarının gerektiğini, K.İ.K mevzuatı uyarınca sözleşme bedeline de ilave edilemeyen ve sözleşmedeki % 3 sözleşme giderinin içerisinde de yer almayan bir bedelden müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, yasa koyucunun alt işverenlerin ve işçilerin haklı taleplerini nazara alarak bu tür işlerde çalışanların kıdem tazminatlarından doğan sorumluluğun asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşlarında olduğunu çok açık bir biçimde yasalaştırmış olduğunu, yasa ve gerekçesi açık olmasına rağmen bu davaların açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle müvekkili ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; işçiye karşı işveren ve taşeronun birlikte sorumlu olmasının İş Kanunu'ndan kaynaklanmakta olduğu, ancak davacı ile davalı arasında çıkan işçi alacağı ile ilgili uyuşmazlıkların genel hükümlere göre çözüleceğinden sözleşmedeki hükümler çerçevesinde olayın çözümlenmesi gerektiği, dava dışı işçinin işe iade davası sonrası işe başlatılmaması nedeni ile davacı tarafından 02/06/2021 tarihinde dava dışı işçiye 24.474,64 TL ödendiği, dava dışı işçinin yargılama giderleri için Bismil İcra Müdürlüğü'nün 2021/323 Esas sayılı dosyası 5.092,44 TL’yi 14/04/2021 tarihinde ödediği,tüm dosya kapsamından dava dışı işçi ... yapılan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ödemesinin ve icra dosyasına yapılan ödemeleri uygun olduğu, ödendiği iddia edilen 2.045,33 TL rücuya tabi tutulan fakat buna ilişkin belge ibraz edilmeyen gelir ve damga vergisi yönünden istenen kalemin istenmesinin hukuka uygun olmadığı kanaati ile ödenen kısım yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine karşılık 24.474,64 TL'sine 02/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, vekalet ücreti alacağından dolayı Bismil İcra Müdürlüğünün 2021/323 E. Sayılı dosyasına ödenen bedele karşılık 5.092,44 TL'sine 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesi ekinde resmi kamu kurumu olan müvekkili Toprak Mahsulleri Ofisi'nin muhasebe kaydını gösteren ve rücu davasına konu ettiğikleri vergi ödemelerini gösteren kayıtların mahkemeye sunulmasına rağmen yerel mahkemece bu kayıtlar mevcut değilmiş gibi kısmen ret kararı verildiğini, dava dilekçesinin 2 nolu ekleri arasında müvekkili kurumun ....'nin mahsup fişinin sunulduğunu, ilgili kayıtta işe başlatmama tazminatı ödemesinden kesilen damga vergisi olarak 108,80 TL, boşta geçen süre ücret ödemesinden dolayı kesilen damga vergisi olarak 108,80 TL ve boşta geçen süre ücret ödemesinden dolayı kesilen gelir vergisi olarak ise 1.827,73 TL'nin ilgili vergi dairesine müvekkili kurumca ödeme yapıldığını,bu ödemelerin muhasebe mahsup fişine işlendiğini, ilgili kaydın mahkeme dosyasına sunulmuş olmasına rağmen mahkemece belge sunulmadığı gerekçesiyle haksız bir şekilde kısmen ret kararı verildiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kısmen ret kararının kaldırılmasını ve istinaf gerekçeleri doğrultusunda tam kabul kararı verilmesini talep etmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili;dava dışı işçinin ödemeye esas tüm çalışmasının farklı alt işverenler nezdinde geçmiş olduğunu, bu çalışmaların tamamının davacı kamu kurumunda geçtiğini, sorumluluğun da kamu kurumu olan davacıda olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, davacı tarafından dava dışı işçinin işe iade ve boşta geçen süreye ilişkin alacaklarının ödenmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı .... tarafından belirsiz süreli iş akdinin işin tasfiye edilmesi gerekçe gösterilerek 31/05/2020 tarihinde davalı şirketçe feshedilmesi ile işe iade istemiyle davacı TMO ile davalı..... Şti. aleyhine Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/312 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu işe iade davası sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, mezkur karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Karara istinaden dava dışı işçinin başvurusu üzerine 02/06/2021 tarihinde 24.474,64 TL'nin ve 14/04/2021 tarihinde 5.092,44 TL'sinin de Bismil İcra Dairesi 2021/323 Esas sayılı dosya hesabına ödendiği ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” şeklindedir. Yine 6100 sayılı HMK'nın Ek Madde-1 hükmünde 341. maddedeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı; 341. maddedeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu yeniden değerleme oranındaki artış sonucu, İlk Derece Mahkemesi hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. Somut olayda, davacı tarafça dava değerinin 31.612,41 TL olarak gösterildiği, Mahkemece 24.474,64 TL'nin 02/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 5.092,44 TL'nin 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verildiği, 6100 sayılı HMK 341/4. maddesi uyarınca, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda aleyhine kabul edilen bölümü kanundaki kesinlik sınırını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvurma hakkının olmadığı, hükmün davacı tarafından istinaf edildiği, buna göre davacı aleyhine reddedilen alacak tutarının 2.045,33 TL olduğu ve karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Dava tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren 24/12/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 117. Maddesiyle 27/06/1987 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile ''Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilere 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca yapılan ödemeler rücu edilemez.'' şeklinde düzenleme yoluna gidilmiştir. 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 126. maddesine eklenen Ek 21. madde 17.04.2024 tarihli ve 35520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ve 2018/96 E. 2023/222 K. sayılı kararı ile iptal edilmişse de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/2 fıkrasında; Anayasa Mahkemesi'nin, bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği vurguladıktan sonra aynı maddenin 5. fıkrasında da "iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği" açıklanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı da dikkate alındığında açılan davaların dava tarihindeki hükümlere göre sonuçlandırılacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle dava tarihinde yürürlükte bulunan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 hükmünün uyuşmazlığa uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.( Bkz; Yargıtay HGK'nın 01/10/2019 tarihli 2017/8-1671 E, 2019/973 K. sayılı ilamı ile Yargtay 5. HD'nin 16/12/2025 tarihli 2025/7814 E., 2025/17396 K. sayılı ilamı) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile yapılan düzenleme gereğince iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iade istemli davalar sonucu verilen kararların işe iadeye ilişkin hükmünün uygulanmaması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat istemlerinin asıl işveren idare tarafından işçiye ödenmesi durumunda bu tazminat kalemlerinin alt işverene rücu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1045-2024/1307 esas ve karar, 2021/3444-2022/3501 esas ve karar sayılı, 2021/1650-2021/2301 esas ve karar sayılı ilamları) Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; işe iade isteminin davalı şirket tarafından uygulanmaması üzerine mahkemece hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin davacı kurum tarafından tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. Maddesi kapsamında kalması nedeniyle yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince alt işverene rücu imkanının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu nedenlerle, davacı tarafın miktar itibariyle kesin nitelikteki mahkeme kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, kesin nitelikteki karara yönelik istinaf istemleri hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 E., 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesince de bu yolda karar verilebileceğinden, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341(2), 346(1) ve 352(1)-b hükümleri gereğince usûlden reddine, davalı vekilinini istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın yukarıdaki gerekçe ile reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341(2), 346(1) ve 352(1)-b hükümleri gereğince USULDEN REDDİNE, II-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan DAVANIN REDDİNE,, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 539,87 TL harcın mahsup edilerek 75,53 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-) Davacı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) Davalı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 31.612,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, III-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının davacıya İADESİNE, IV-) Davacı tarafından istinaf yargılaması esnasında yapılan masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, V-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan 418,00 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde ilk derece mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran davalıya İADESİNE, VI-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf başvurusu aşamasında yapılan 220,70 TL başvuru harcından ibaret olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, VII-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, VII-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362 maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/12/2025