T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/683 KARAR NO : 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/598 KARAR NO : 2021/1146 DAVA TARİHİ : 04.10.2019 KARAR TARİHİ : 14.12.2021 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20.01.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 21.01.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2021 tarih ve 2019/59…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/683 KARAR NO : 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/598 KARAR NO : 2021/1146 DAVA TARİHİ : 04.10.2019 KARAR TARİHİ : 14.12.2021 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20.01.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 21.01.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2021 tarih ve 2019/598 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili 04.10.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile ... firması arasında ... firmasında çalışan bir gezervinç kepçesinin aynısının üretilmesi konusunda iş sözleşmesi yaptığını, ... firması yapılacak olan iş için düzenlenmiş olan teknik şartnamede de belirttiği üzere söz konusu makinenin çelik gövdesi için 1 yıl, hidrolik sistemi için 6 ay garanti istediğini, müvekkili firmanın bu işin çelik konstrüksiyonu için... ile, işin hidrolik sisteminin imalatı için ise ...-... ile anlaştığını, bunun üzerine müvekkili firma ile ...-... arasında 15.05.2019 tarihinde, müvekkili firmanın kendi bünyesinde almış olduğu bu işin hidrolik sisteminin imalatı, ayarlanması ve sistemin devreye sokularak çalıştırılması konulu 55.000,00-TL + KDV bedelli ve işin garanti süresinin 6 ay olduğu hükümlerini de içeren bir sözleşme imzaladığını, imalatı yapılıp getirilen kepçe çalışmaya başladıktan sonraki 15 günlük süreçte hidrolik kaçağı, piston ek yerinden kırılma gibi sorunlarla karşılaşıldığını, müvekkil firma, ayıp bildirim süreleri dahilinde derhal durumu sorumlu firma olan ...'e bildirdiğini, bu sorunlar ....ten temin edilen malzemeler ile çözüldüğünü, bunun ardından yine hidrolik sistemden kaynaklı aşırı basınç ve sistemin imalatında ...in kullandığı malzemelerin kalitesizliği dolayısıyla piston millerinin ikisi birden kırılması üzerine yine....le bildirimde bulunulduğunu, ... garanti kapsamı içerisinde kendi sorumluluğu olması sebebiyle pistonları temin ettiği ... A.Ş. Firmasına götürülmesini istediğini, müvekkili firma hiç bir ticari ilişkisi olmayan ... Anonim Şirketine kırılan pistonları kendi araçlarıyla götürdüğünü, ... A.Ş. firması pistonların yeniden yapılması gerektiğini belirttiğini, ancak eski pistonlara garanti vermediğini belirterek yeni yapılacak olan piston milleri için tekrar ücret istediğini, ayrıca yeni üretilecek pistonlar içinde herhangi bir garanti verilmemesi dolayısıyla anlaşılamadığını, müvekkilinin bu durumu davalıya bildirdiğini, davalı yeni piston üretim maliyetini karşılamayı kabul etmediğini, bunun sonucunda müvekkil, ... firmasının zarara uğramaması adına aralarında imzalamış olduğu sözleşme gereğince gezer vincin tamiratını kendisi karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilinin kırılan piston millerini ....ye yaptırılıp fatura karşılığı ücreti ödenerek imalat ücretinin yanında işçiliğe ilişkin tüm maliyetleri de müvekkil firmaya ait olmak üzere makineye montajı yapıldığını, nu arada yeni piston millerinin üretim sürecinde ... firmasının zararını engellemek için çalışmalarına devam edebilmesini sağlamak adına gezervince yine ... firmasında bulunan ambarda ki diğer kepçeye ait yedek pistonlar müvekkil firma tarafından takıldığını, ... bu işlemlerin hiç bir aşamasında bulunmadığı gibi sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ve özellikle taahhüt ettiği garanti konusunda sözleşmenin hükümlerini ihlal ederek müvekkil firmayı zarara soktuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın 24.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 08.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu gezer vinç kepçesinde meydana gelen arıza nedeniyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, hidrolik aksamı müvekkiline verilen ve davacı tarafından tadil edilen veriler ölçüler doğrultusunda imal ettirerek teslim edildiğini, arızanın tümü ile mekanik kısımdaki imalat ve montaj hatasından kaynaklandığını, hidrolik sistemde kullanılan malzeme ve ekipmanlar iyi kalitede ve verilen işe uygun nitelikte olduğunu, kullanılan malzemenin kalitesiz olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, aşırı basınç veya kaçak iddiasının da yerinde olmadığını, kepçe arızasına ve kaynağına ilişkin tespit bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10.09.2021 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... ile müvekkili arasında yapılan 15.05.2019 tarihli sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklere aykırı davrandığından dolayı iş bu davayı açma zaruretinin doğduğunu, müvekkili firmanın uğradığı zararın giderilmesi için fazlaya ilişkin haklarını dava dilekçesinde saklı tuttuklarını belirttiklerini, yargılama sırasında alınan 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda: '' davaya konu olan sistemin yanlış tasarlandığı, sözleşmede ve atıfta bulunulan teknik şartnameye bağlı kalınmadığı, imalatçı firman ... Firmasının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediği kanaatine varıldığı'' ifade edildiğini, ayrıca 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda uğranılan zararın bedelleri belirlenmiş olmakla ve vermiş oldukları artırım dilekçeleri ile, karşı yanın kusurlu hareketi nedeniyle müvekkili firmanın uğradığı maddi zararın 1.000,00 TL olarak talep edilen maddi zararın, .... tarafından kesilen 30.07.2019 tarihli ve 2596 numaralı fatura ile .... İmalat (tamirat) KDV dahil 5.015,00 TL ve servis hizmetleri için yol, yemek, işçilik için yapılacak harcamalar toplamının 2019 yılı itibari ile takribi 8.000,00 TL olacağının bilirkişi raporu ile hesaplandığını, sonuç olarak bedel artırımının 12.015,00 TL olmak üzere toplam maddi zararlarının 13.015,00 TL olup aynen bilirkişi raporundaki bedeller üzerinden artırım yapılarak ve dava dilekçelerindeki gibi alacak kalemlerinin (maddi zarar) kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile açılan belirsiz alacak davasında artırım yapılarak alacağın belirlenmesi zaruretinin doğduğunu belirterek; yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle, fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla; dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları alacak taleplerini ıslah ettiklerini, talep ettikleri 1.000,00 TL'lik alacağın dava tarihinden itibaren, 12.015,00 TL arttırılarak ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek ticaret faizi uygulanmak üzere toplam tazminat alacağının 13.015,00 TL olarak davalıdan tahsiline, ıslah harcının taraflarınca yatırıldığını, davanın kabulü ile, ıslah ettikleri tazminat alacakları olan toplam 13.015,00 TL'nin yukarıda belirtilen faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi 14.12.2021 tarih ve 2019/598 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/6230 Dosya 2019/102516 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, taraflar arasında imzalanan 15/05/2019 tarihli Sözleşme, ... .. Şirketi ... İmalatı Teknik Şartnamesi, dava konusu gezervinçe ait olarak davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen irsaliyeli fatura, davacı tarafından davalı adına keşide edilen 24/07/2019 tarihli ihtarname ve ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakı, ....Şirketi tarafından düzenlenen 26/07/2019 tarihli Tutanak, ....&...İşleri-.. .. tarafından davacı şirket adına düzenlenen 30/07/2019 tarihli irsaliyeli fatura, dava dilekçesine ekli olarak sunulan Yüksek Makine Mühendisi....tarafından düzenlenen 05/09/2019 tarihli Uzman Görüşü Raporu, ... ... ve .. Şirketi nezdinde dava konusu ...in bulunduğu yere ait 20/06/2019 ve 20/07/2019 tarihli kamera kayıtları ve ...e ait 20/07/2019 ile 27/07/2019 tarihleri arasında düzenlenen kepçe bakım tamirat raporları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, keşif tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi heyetinin 02/09/2021 havale tarihli raporu, bilirkişi heyetinin 010/11/2021 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin 10/09/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında davacı şirketin dava dışı ... firmasında çalışan gezer vinç kepçesinin aynısının imalatı ile dava dışı ... firmasına teslimi hususunda imzaladığı sözleşme kapsamında kepçenin hidrolik sisteminin imalatı, ayarlanması ve sistemin devreye sokularak çalıştırılmasını içerir sözleşme kapsamında kepçede meydana gelen hasar açısından hasar miktarının, hasar sonucu oluşan zarar miktarının, kusurlu şahıs ya da kurumların, davalının kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile meydana gelen zarar bedelinin kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafından imal edilen gezervinç niteliğindeki makinenin garanti kapsamında olduğu, makinenin üretim aşamasında vuku bulan ayıptan ötürü hasarlandığı, ayıbın üretimden kaynaklanması sebebiyle üretici davalının ayıptan doğan hasar ve hasar bedelinden sorumlu olduğu, dava dışı... tarafından yapılan tamirat işlemine binaen davacı şirket adına düzenlenen faturada yer alan onarım bedelinin piyasa koşullarına göre makul olduğu, davacı tarafından hasarın onarımı amacıyla verilen servis hizmeti bedelinin ise 8.000,00-TL tutarında olduğu, dava konusu makinede ayıptan doğan hasarın giderilmesine yönelik olarak onarım bedeli ve servis hizmeti kalemlerinden ibaret hasar bedeli toplamının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere 13.015,00-TL olduğu ve davalının bu bedelden sorumlu bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleriyle; Davanın kabulü ile, tazminat talebinin kabulüne, 13.015,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 04.10.2019 tarihinden itibaren, 12.015,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 10.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili 06.03.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararının yerinde olmadığını, dava konusu maddi vakıanın hatalı yorumlandığı gibi davacının, zararını da ispatlayamadığını, Mahkemece makinenin müvekkilce üretildiği ve üreticinde ayıptan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne verildiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin yükümlülüğünün davacı tarafından imal edilecek gezer vincin hidrolik aksamın temini ve hidrolik sistem bağlantı noktalarının montajı ile sınırlı olduğunu, ....in mekanik kısmının davacı yükümlülüğünde olup, kepçeler ve diğer mekanik aksam davacı tarafından ...ye yaptırıldığını, Hidrolik aksam içinde yer alan hidrolik silindirlerin/pistonların kepçeye montajı, kepçenin mekanik dizaynı, açıklık- kapanma dizaynı ile bağlantılı olması nedeni ile davacı firma tarafından ...da yapıldığını, bu nedenle hidrolik silindirlerin kepçeye montajının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, dolayısı ile hidrolik silindirlerin...in kepçesine bağlantısından doğan gerek malzeme ve gerekse montaj (işçilik) hatalarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Hidrolik silindirlerin davacının müvekkiline verdiği ölçüler doğrultusunda imal ettirilerek davacıya teslim edildiğini, Sözleşme sonrasında davacı tarafından verilen hidrolik silindir ölçülerine göre, hidrolik silindirlerin müvekkili tarafından imal ettirilmeye başlandığını, İmalat aşamasında davacının silindir ölçülerini revize ettiğini, silindirlerin imalatının da bu yeni ölçülere göre değiştirildiğini, kepçe mekanik imalatının davacı tarafından belirli bir projeye dayalı olarak imal edilmemesinden kaynaklandığı anlaşılan bu durumun, kepçede meydana gelen arızanın da sebeplerinden biri olduğunu, Davacının gerek ilk verdiği gerekse daha sonra değiştirdiği ölçülere göre imal edilecek silindirlerin tüm ayrıntılarını içeren teknik çizimler imalat öncesi müvekkilce hazırlandığını ve davacıya verildiğini, Teslim edilen hidrolik silindirlerin en küçük detayına kadar ölçülerinin yer aldığı bu teknik çizimlerin davacının onayına sunulduğunu, bu çizimlerde silindire ait tüm değerlerin, ölçümlerin yer aldığını, davacının onayından sonra silindirlerin imal ettirildiğini, Kepçe konstrüksiyonuna ait bir projenin ise bulunmadığını, dosyaya da böyle bir proje veya teknik çizimin ibraz edilmediğini, müvekkiline de verilmediğini, Kepçenin sağlıklı ve hidrolik aksamla uyum çalışabilmesinin, tüm mekanik bölümlerin, mekanizmasının öngörülen dizayn ve nitelikte imal edilmiş ve uyumlu şekilde çalışır olmasına bağlı olduğunu, Hidrolik silindir imalatı davacı tarafından belirlenen son ölçü ve değerlere uygun olarak imal ettirildiğini, çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, silindir ölçü ve değerlerinde davacının talebine aykırı iddia ve tespit bulunmadığını, Ancak, kepçe dizayn ve imalatı ile bağlantı menteşelerindeki davacıdan kaynaklanan hataların, kepçenin çalışması sırasında kasıntı oluşmasına neden olduğunu, bu durumun kepçenin açık boyutta iken çok daha büyük seviyeye çıktığını, kepçe ağızlarının örtüşmemesi kasıntının belirtisi olduğunu, Hidrolik sistemde kullanılan malzeme ve ekipmanların standart, hatta standartın üzerinde olduğunu, hidrolik pistonlar, silindirler "Cetop Normlarında" üretildiğini, bu sertifikayı taşıdığını, kullanılan malzemenin kalitesiz olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu bilirkişi incelemesi sırasında da malzemenin kalitesinin düşük olduğuna ilişkin bir tespit ve yorum bulunmadığını, Kepçenin mekanik kısımda gövde ve bağlantı elemanları ile hidrolik istemde oluşabilecek herhangi bir uyumsuzluktan müvekkilinin değil, kepçenin gövde imalatını, mekanik kısımlarını yapan veya yaptıran davacının sorumlu olduğunu, Yukarıda belirtildiği gibi, imal ettirilen hidrolik silindirlerin tüm ölçü ve değerlerini içeren teknik çizimlerde davacının onayının bulunduğunu, imal edilen silindirlerin teknik çizimlerdeki ölçü ve değerleri taşımadığının da iddia ve ispat edilemediğini, Gerekçeli kararda bilirkişi raporuna göre, silindir bağlantılarının uygun cıvatalar ile yapılmaması pasoların kesildiği yerlerde gerekli radius bırakılmamasının ortaya çıkan hatanın nedeni olduğu ve bunun sorumluğunun müvekkiline ait olduğu kabul edilmiş ise de mahkemenin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Her ne kadar bilirkişi raporunda da mahkemenin bu kabulü yönünde değerlendirme mevcut ise de, rapordaki değerlendirmenin somut verilere dayandırılmadığını, soyut beyan ve varsayıma dayalı değerlendirmeler olduğunu, Örneğin bilirkişi raporunda "pasoların kestiği yerde gerekli radius bırakılmadığı" görüşüne yer verilmiş ise de, radiusun olması gereken ölçüsü belirtilmediği gibi, müvekkilce teslim edilen silindirdeki radiusun ölçüsünün açıklanmadığını, bu durumun ise raporun somut bir tespite dayalı olmadığını gösterdiğini, ne olması gereken, ne de mevcut olan değerin bilirkişi raporunda açıklanmadığını, hesaplanmadığını, hidrolik silindirlerin kepçeye montajının davacı tarafından yapıldığını, yukarıda değinildiği gibi hidrolik silindirlerin mekanik kısma kepçeye montajının davacı tarafından, davacının sorumluluğunda yapıldığını, Keşifte dinlenen davacı tanıklarından ....'ın da silindirlerin montajının davacı tarafça kepçenin imalat aşamasında yapıldığını beyan ettiğini, bunun olağan olduğunu ve uygulamanın da bu yönde olduğunu, Bu durumda, bilirkişi raporunda hatanın oluş nedenleri arasında yer verilen silindirlerin kepçeye montajında "uygun cıvata" kullanılmamasından dolayı müvekkiline sorumluluğun yüklenemeyeceğini, Bunun sorumluluğunun da tümü ile davacıya ait olduğunu, dolayısı hasardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Kepçe imalatının/montajının tamamlanmasından sonra, hidrolik sistemin devreye alınmasının ve basınç ayarının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, hidrolik sistem ve hidrolik silindirlerin kepçenin iki ayrı mekanizması olduğunu, nitekim müvekkili tarafından düzenlenen faturanın hidrolik sistem, hidrolik silindir ve devreye alınma kalemlerinden oluştuğunu, silindirlerin montajına ait bir bedelin faturada yer almadığını, bu nedenle silindirlerin hatalı montajından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Davacının, zararı ve zararın kapsamını ispat edemediğini, bunun yanında belirlenen değerlerin son derece yüksek olduğunu, Bilirkişi raporunda somut tespite dayanılmadan zarar miktarına ilişkin öngörüde bulunulduğunu, öngörülen miktarların da gerçek değerlerin çok çok üzeride olduğunu, Sözleşme tarihinde iki adet yeni silindirin toplam değerinin 8.500,00 TL olmasına rağmen bu iki silindirin onarım ve servis bedelinin 13.015,00 TL olduğunun kabul edilemeyeceğini, Davacının TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nin 190. maddesine göre uğranılan zarar ve zararın kapsamını, zararın ve miktarının hangi kalemlerden oluştuğunu ispatla yükümlü olduğunu, zararın kapsamının ispat edilemediğini, Bilirkişi raporunda tamiratın ne olduğu, neleri kapsadığı belirtilmeden, tamirat faturasının uygun olduğunun belirtilmesiyle yetinildiğini,.. tarafından düzenlenen bu faturada ise fatura konusunun Kepçe Mekanik İmalatı ( tamirat) olarak belirtildiğini, bu tamiratın mekanik imalatı kapsayıp kapsamadığı, sadece mil tamiratına mı ilişkin olduğunun belirli olmadığını, ...'nın düzenlediği 5.015,00 TL bedelli bu faturanın sadece milin tamiratına ilişkin olup, fatura bedelinin fahiş olduğunu, milin, hidrolik silindirin sadece bir parçasını oluşturduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği teklifte hidrolik silindirin adet fiyatının 4.025,00 TL olduğunu, hidrolik silindirin bedelinin 4.025,00 TL iken, silindirdeki milin tamiratına ilişkin 5.015,00 TL bedelin uygun olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, tamirat faturasının eğer mekanik kısmını da kapsamakta ise mekanik kısımdan müvekkilinin sorumlu olmadığını, Bilirkişi raporunda yer alan ve mahkemece de kabul edilen 8.000,00 TL servis bedeline ilişkin de hiçbir tespit ve delil bulunmadığını, Servis bedeline ilişkin fatura olmadığı gibi hangi tarihte kaç kişi ile bu hizmetin verildiğinin saptanması bir yana, bu servis hizmetinin kapsamının dahi ne dava dilekçesinde ne de bilirkişi raporunda açıklanmadığını, bu servisin sadece hidrolik silindirler için mi, kepçenin mekanik kısmını da kapsadığının hiçbirinin belirli olmadığını, Davaya konu zararın müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının, müvekkilinin kusurunun bulunup bulunmadığının ispatlanamadığı gibi zarar ve zarar miktarının somut delile dayanmadığını, mahkemenin kararının yerinde olmadığını belirterek; İstinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin 13.015,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline ilişkin kararının kaldırılarak, davanın esastan reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekilince yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Somut olayda; Taraflar arasında dava dışı ... firmasında bulunan gezer vinç kepçesinin hidrolik sisteminin aynı şekilde davalı tarafından imal edilip, davacının yapacağı çelik konstrüksiyona montaj ve devreye alma işine dair 15.05.2019 tarihli eser sözleşmesi imzalanmış olup , sözleşmeye göre kullanılacak tüm hidrolik sistem malzemesinin davalıya ait olacağı, işin garanti süresinin 6 ay olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki yönünden davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir . Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ... firması arasında ... firmasında çalışan bir gezer vinç kepçesinin aynısının üretilmesi konusunda sözleşme yapıldığı, müvekkilinin bu işin çelik konstrüksiyonu için dava dışı... firması ile hidrolik sisteminin imalatı için ise davalı ile anlaştığı ve taraflar arasındaki 15.05. 2019 tarihli sözleşmenin imzalandığı, imalatı yapılıp getirilen kepçe çalışmaya başladıktan sonraki 15 günlük süreçte hidrolik kaçağı ve piston ek yerinden kırılma gibi sorunlarla karşılaşıldığı, müvekkilinin durumu derhal davalıya bildirdiği, sorunların davalıdan temin edilen malzemeler ile çözüldüğü, bunun ardından yine hidrolik sistemden kaynaklı aşırı basınç ve sistem imalatında davalının kullandığı malzemelerin kalitesizliği dolayısıyla piston millerinin ikisinin birden kırıldığı, bu hususta yine davalıya bildirimde bulunulduğu, davalının yeni piston üretim maliyetini karşılamayı kabul etmediği, müvekkilinin dava dışı ... firmasının zarara uğramaması adına gezer vincin tamiratını kendisinin karşılamak zorunda kaldığı, kırılan piston millerinin... firmasına yaptırılarak fatura karşılığı ücretin ödendiği, imalat ücretinin yanında işçiliğe ilişkin tüm maliyetler de müvekkiline ait olmak üzere makineye montajının yapıldığı, yeni piston millerinin üretim sürecinde ... firmasının çalışmalarına devam edebilmesini sağlamak adına gezer vinci yine ... firmasında bulunan ambardaki diğer kepçeye ait yedek pistonların müvekkili tarafından takıldığını, davalının bu işlemlerin hiçbir aşamasında bulunmadığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ve özellikle taahhüt ettiği garanti konusundaki sözleşme hükümlerini ihlal ederek müvekkilini zarara soktuğunu ileri sürerek tazminat istemektedir . Davalı vekili, müvekkilinin yükümlülüğünün hidrolik aksamın temini ve hidrolik sistem bağlantı noktalarının montajı ile sınırlı olduğunu, hidrolik aksam içinde yer alan hidrolik silindirlerin pistonların kepçe montajının ise davacı firma tarafından yapıldığını, gezer vinç kepçesinin müvekkilinin yükümlülüğünde olan kısmının imalatında eksik veya ayıp bulunmadığını, arızanın tümü ile mekanik kısımdaki imalat ve montaj hatasından kaynaklandığını, kullanılan malzemenin kalitesiz olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, aşırı basınç ve kaçak iddiasının yerinde olmadığını kepçe arızası ve kaynağına ilişkin tespit bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır . Mahkemece taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, mahallinde refakate alınan uzman bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak, tanıkların dinlendiği ,keşfe katılan bilirkişi heyetinin raporunu sunduğu, toplanan deliller ve bilirkişi kurulu raporuyla, hidrolik sistemin yanlış tasarlandığının ve davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin saptandığı, davalı vekilince istinaf sebebi yapılan hususların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de bildirildiği, mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak davalı vekilinin itirazlarının karşılandığı, bilirkişi kurulu raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir . Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2021 tarih ve 2019/598 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 889,05 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 225,00 TL harcın mahsubu ile kalan 664,05 TL harç bedelinin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.