İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tarafından İstanbul 25 İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibinde müvekkilinin da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/15 Esas KARAR NO: 2025/1733 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2023 NUMARASI : 2021/764 E. - 2023/862 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tarafından İstanbul 25 İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibinde müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin 2008 yılından beri Suudi Arabistan da sağlık sektöründe çalıştığını, Suudi Arabistan da çalışma şartlarının zorlaşması sebebiyle ülkemize yerleştiğini ve burada bir şirket kurup 03/08/2018 tarihinde şirket nam ve hesabına ev satın aldığını, müvekkilinin Türkçe bilmediğini, senedin mütercim huzurunda düzenlenmediğini, davalı tarafla hiçbir münasebeti bulunmayıp, bu sebeple herhangi bir borç ilişkisi içerisine girmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı tarafı tanımayıp aralarında ticari ya da sosyal bir bağ bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, daha sonra C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, icra takibine konu edilen senedin düzenleme tarihi olan 16/11/2017 tarihinde müvekkilinin Türkiye de bulunmadığını, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için dava sonuçlanıncaya kadar kötü niyetli davalının haksız kazanç elde etmemesi bakımından İstanbul 25 İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında icra veznesine yatan veya yatacak olan paranın alacaklıya verilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini bildirerek; davanın kabulüne, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin müvekkilinin imzaladığı evrakları anlamadan imzaladığını iddia ettiğini, doktor bir kişinin bilgi ve tecrübesine göre okumadığı ya da anlamadığı evrakları imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu senetlerin tanzim tarihinde borçlu şirketin tüzel kişilik kazanmadığı iddiasının doğru olmadığını, davaya konu senedin hem şahsi borçlu hem de şirket yetkilisi tarafından imza altına alındığını, senedin alacaklılar huzurunda imzalandığını, senetteki imzanın sahteliğine yönelik iddiaların asılsız olduğunu, İstanbul 29 İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/631 E.sayılı imzaya itiraz dosyasında bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yapıldığını, alınan bilirkişi raporuna göre takip konusu senetteki imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini bildirerek; davacının tedbir talebinin reddine, haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu edilen senet üzerindeki imzanın davacıların eli ürünü olduğu, senedin davacı ...'ın dolandırılması, aldatılması, yanıltılması suretiyle imzalatıldığına ilişkin iddiaların davacı tarafından ispatlanamadığı, senet üzerindeki yazıların rızası hilafına doldurulduğunun davacı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından buna ilişkin herhangi bir yazılı belgenin dosyaya ibraz edilmediği, İstanbul C.Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda alacaklı ... hakkında açılan sahte bono düzenleme, dolandırıcılık suçlarından dolayı takipsizlik kararı verildiği anlaşıldığından; ispat edilemeyen davanın reddine, Mahkemece her ne kadar icra dosyasındaki paranın İİK 72/3 maddesi uyarınca alacaklıya ödenmemesi yolunda tedbir kararı verilmiş ise de; teminatın yatırılmadığı, kararın davacı tarafından uygulanmadığı, ...nun 72/4 maddesindeki şartların davalı lehine gerçekleşmediği anlaşıldığından davalının %20 tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hile ile aldatılarak, borçlandırıcı senet olduğu bilgisi kendisine verilmeksizin, aslen Arap kökenli, Türkçe okuma yazma bilmeyen ve konuşamayan bir kişi olduğu için taşınmaz evraklarını imzaladığı düşündürülerek imzası alınan senetle ilgili olarak, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/764 Esas, 2023/862 Karar sayılı davanın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hile iddiasının ispatlanamadığı yönündeki gerekçesinin, Yargıtay içtihatlarında hilenin her türlü delille ispatlanabileceği açıkça belirtildiği için hatalı olduğunu, kaldı ki dava konusu senedin tanzim tarihi olan 16/11/2017'de müvekkilin o adreste ne taşınmazının ne de ofisinin bulunmadığı halde, senette gösterilen adresin ve senedin tanzim tarihinden çok sonra alınan yabancı kimlik numarasının senette mevcut olmasının, müvekkilin iradesinin fesada uğratılarak senedin sonradan doldurulduğunu ve sahte olarak düzenlendiğini net bir şekilde kanıtladığını, ayrıca Türkçe bilmeyen bir kişinin imzasının geçerli olabilmesi için HMK, ve Noterlik Kanunu'nda aranan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla da vurgulanan şekil şartlarının senette yerine getirilmediğini, bunun yanı sıra senetteki el yazısı ile doldurulan kısımların müvekkiline ait olmadığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu ve tüm bu açık delillere rağmen ilk derece mahkemesinin, yalnızca alacaklı hakkındaki takipsizlik kararına dayanarak davanın reddine karar vermesinin adalet, hakkaniyet ve yargılama usul yasasına aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili, davacı vekilinin müvekkilinin evrakları anlamadan imzaladığı iddiasının tutarsız olduğunu, davacının İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/631 E. sayılı dosyasında tapuda evrak imzaladığını belirtmesine karşın işbu dava dilekçesinde şirket açılışı için harici evrak imzaladığı şeklinde birbiriyle çelişen ifadeler kullandığını, bunun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, ayrıca davacının saygın bir doktor olmasına rağmen dil bilmediği gerekçesiyle evrakları okumadan ve anlamadan imzaladığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/631 E. sayılı imzaya itiraz dosyasında alınan 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporuyla takip konusu senetteki imzaların davacı ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, hatta karar duruşmasında davacının imzanın kendisine ait olduğunu bizzat kabul ettiğini ve o davanın RED edildiğini; yerel mahkeme dosyasında da çok detaylı inceleme yapıldığı, bilirkişi raporu alındığı ve tüm evrakların celp edildiği neticesinde davacıların davalarında haksız olduklarının ortaya çıktığını ve davalarının usul ve yasalara uygun bir şekilde red edildiğini, davacının haksız iddialarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/40547 soruşturma numaralı dosyasında da incelenerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacıların üç farklı dosyada haksız olduklarının sabit olmasına rağmen müvekkilin alacağına ulaşmasını geciktirmek amacıyla istinaf kanun yoluna başvurduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının usul ve yasalara uygun olduğunu belirterek, davacı yanın haksız istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava bonoya dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davacının Suudi Arabistan uyruklu olduğunu, Türkçe bilmediğini, bu hususun Tapudan celp edilecek resmi senetlerden anlaşılacağını, senedin 16/11/2017 keşide tarihli olduğunu, senedin keşide tarihinde kefil olarak gösterilen davacı şirketin henüz tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davalıyı tanımadığını, aralarında ticari ilişki bulunmadığını beyanla, senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.Davacı vekilinin 23/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği, dayandığı maddi vakıaları; müvekkilinin senedi iradesinin fesada uğratılarak düzenlendiğini, müvekkilinin Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra şirketi üzerinde kayıtlı olan taşınmazı üzerine geçirmek istediğini, emlakcı ...'den yardım istediğini, ...'in kendisini dayısı olduğunu söylediği ... ile tanıştırdığını, 13/09/2019 tarihinde taşınmaz satışı için gerekli olduğu söylenerek müvekkiline birçok kağıt imzalatıldığını, senet evrakının da bu sırada imzalatıldığı yönünde ciddi şüpheleri bulunduğunu, imzaların bir kaçını farklı farklı şekilde at satış için bu şekilde gerekiyor dediğini, toplam 4 tane imza atıldığını, senet üzerinde ikamet tezkeresinin, alındığı tarihteki yabancı kimlik numarasının ve sonradan edindiği taşınmaz bilgisinin de senette mevcut olduğu dikkate alındığında, sonradan düzenlenen senedin ne şekilde hukuken varlık kazandığı husundaki iddialarını belgelediğini, senetteki bilgisayar yazısı ve müvekkili imzası dışındaki bütün el yazılarının sonradan doldurulduğunu, ...'nun emniyetteki ifadesinde, müvekkiline elden 2.000.000 TL verdiğini söylemişse de, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, müvekkilinin Türkçe okuryazar olmadığı gibi Türkçeyi de bilmediğini açıklayarak davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesinde; davalı şirketin İTO kayıtlarında 15/11/2017 tarihinde kaydedildiğini, senedin tanzim tarihinin ise 16/11/2017 tarihi olduğunu, senetteki imzaların sahte olduğu iddiasının doğru olmadığını, İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/631 Esas sayılı dosyasında imza incelemesi yapıldığını, alınan rapora göre takip konusu senetlerdeki imzanın davacıya ait olduğunu ileri sürmüştür.İstanbul 25 İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasının uyap üzerinden incelemesinde; davalı ... tarafından davacılar ... ve ... İnşaat San İç ve Dış Tic. Ltd Şti aleyhine 07/01/2020 vadeli , 16/11/2017 tanzim tarihli 2.000.000 TL bedelli senede istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür. İstanbul 29 İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/631 E.sayılı dosyasının incelemesinde; davacılar ... ve ... İnş. San İç ve Dış Tic Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine, İstanbul 25 İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından yapılan icra takibinde imzaya, borca, faize ve faiz oranına ilişkin itiraz davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda senet üzerindeki imzanın davacılara ait olması sebebiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İstanbul C.Başsavcılığınnın 2021/40547 soruşturma sayılı dosyasının uyap üzerinden incelemesinde; dosya davacıları ... , ... İnş. San v İç ve Dış Tic Ltd Şti tarafından davalı ... ve dava dışı ... , ... aleyhine dolandırıcılık, sahte bono düzenleme, devlet kurumlarını kullanarak dolandırıcılık suçlarına ilişkin şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/40547 soruşturma numaralı , 2022/98167 karar numaralı dosyasında; "...Yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığımızca alınan ifadesinde özetle; borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan 16.11/2017 tanzim 07/01/2020 vade tarihli 2.000.000 tutarlı senet aslının bilgisi ve rızası dışında düzenlenerek İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile hakkında icra takibi yapıldığını belirterek şikayet müracaatında bulunması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma neticesinde; Olaya konu bono ile ilgili olarak İstanbul 29. İcra Mahkemesinin 2020/631 E. Sayılı imzaya itiraz davasında alınan bilirkişi raporunda, olaya konu bonodaki imzanın müşteki ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, şüphelilerin alınan savunmalarında ise, ısrarla üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, bu aşamada müştekinin soyut suçlayıcı iddiaları dışında şüpheliler hakkında atılı suçlardan dava açmaya yeterli delil, emarenin elde edilemediği tüm soruşturma evrakından anlaşılmakla; şüpheliler hakkında üzerilerine atılı müsnet suçlardan ayrı ayrı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.İstanbul C.Başsavcılığınnın 2022/79306 soruşturma sayılı dosyasının uyap üzerinden incelemesinde; dosya davacıları ... , ... İnş. San v İç ve Dış Tic Ltd Şti tarafından şüpheli ... hakkında dolandırıcılık, resmi evrakta Sahtecilik suçundan şikayetçi olunduğu, savcılığın 01/05/2023 tarihli 2023/15095 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Temlik alan ... vekili tarafından 30/11/2023 tarihli dilekçesi ile ; dava konusu senedin takibe konulduğu İstanbul 25 İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasının müvekkili ... tarafından davalı ...'ndan temlik alındığını, alacaklı sıfatının müvekkiline geçtiğini bildirmiştir.Mahkemece dava konusu senet üzerindeki imza ve yazıların davacı ...'a ait olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ibraz edilen 06/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; tetkik konusu 2.000.000 TL bedelli senet aslında borlu ... , müşterek borçlu müteselsil kefil ... İnş. San İç ve Dış Tic Ltd Şti'ne atfen atılmış dört adet imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, söz konusu senette bulunan yazı ve rakamların mevcut mukayase yazı ve rakamlara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.Davaya ve icra takibine konu senedin incelenmesinde; piyasada bulunan matbu senetlerden olmadığı, bilgisayarda düzenlendiği, keşide ve ödeme tarihi, bedel, alacaklı, borçlu ve kefil isim ve adreslerinin el yazısı ile yazılı olduğu, davacı ...'ın borçlu, ... İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ni müşterek ve müteselsil kefil olduğu, 2.000.000 TL senet bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu anlaşılmıştır.ahkemece yapılan yargılamada, imza incelemesi yapıldığı, imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, senedin davacının dolandırıldığı, aldatılması, yanıltılması suretiyle imzalatıldığının ispatlanamadığı, senet üzerindeki yazıların rızası hilafına doldurulduğunun davacı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacının yazılı belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafç senedin 16/11/2017 keşide tarihinde, Türk vatandaşlığına geçmediğini, kefil olarak gösterilen şirketin henüz kurulmadığını, adresinin senette gösterilen adres olmadığını, resmi kurumlarda yapılan işlemlerde tercüman huzurunda işlem yapıldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 24. Noterliği'nin 14/11/2017 tarihli ... yevmiye numaralı şirket kuruluşuna ilişkin belgelerin Arapça dili bilen tercüman huzurunda düzenlendiği, 15/11/2017 tarihli imza sirkülerinin yine Arapça dili bilen tercüman huzurunda düzenlendiği, taşınmaz edinim tarihinin 13/09/2018 tarihli olduğu, davacı şirketin 15/11/2017 tarihinde kurulduğu, tescilinin 30 Ocak 2018 tarihinde Ticaret sicilde ilan edildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılamada davacının Türkçe okuryazar olmadığı, Türkçe bilmediği, senet düzenlenmesinde HMK 206. Maddesi gereğince tercüman bulundurulması gerektiğine yönelik iddianın değerlendirilmediği, senedin piyasada bulunan matbu senetlerden olmadığı da göz önüne alınarak, dosyaya resmi kurumlardan celp edilen belgeler incelenerek ve gerekli görülürse tapuda yapılan işleme ilişkin belgeler getirtilerek, tercüman huzurunda yapılıp yapılmadığının, davacının imzalanan belgenin borçlandırıcı senet olduğunu anlayıp anlayamayacağına, senedin davacıdan hile ile alınıp alınmadığına yönelik davacı iddiasının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İstinaf eden davacı vekilinin 09/12/2025 tarihli dilekçesi ile; İçişleri Bakanlığının resmi internet sitesi ve ...'nın resmi sosyal medya hesabından, "KUYU-11 Operasyonu" haberinin yayınlandığı ve İstanbul merkezli 4 il tefecilik ve organize suç örgütü faaliyetleri kapsamında 61 şüphelinin yakalandığı, operasyon lideri olarak ...'ın, yapının borç karşılığı senet ve taşınmaz temini, tehdit baskı, çok sayıda çek ve senet düzenleme gibi yöntemlerle çalıştığının açıklandığını, yöntemlerin yargılama konusu olaylarla örtüştüğünü, 19/12/2025 tarihinde taşınmaz ihalesinin gerçekleştirileceğini, satışın ivedi olarak durdurulması, üçüncü kişilere devrinin ve temlikinin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir Davacı vekilince, satışın durdurulması yönünde talepte bulunulmuşsa da; takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulması yönünde karar verilemeyeceğinden, satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih, 2021/764 E. 2023/862 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı vekilinin İİK 72/3 maddesi gereğince satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine,5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025