İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin lisans sözleşmesi uyarınca dağıtım hakkına sahip olduğu ... ... ... şirketinin 2011 60391 tescil numaralı “...-... ... 1761+Şekil” markasının 16, 18 ve 28. sınıflarda TPMK’da tescilli olduğunu, d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1444 Esas KARAR NO : 2025/1806 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 11/04/2023 NUMARASI : 2021/129 E. - 2023/70 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin lisans sözleşmesi uyarınca dağıtım hakkına sahip olduğu ... ... ... şirketinin 2011 60391 tescil numaralı “...-... ... 1761+Şekil” markasının 16, 18 ve 28. sınıflarda TPMK’da tescilli olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olduğunu, 16. sınıfta yer alan "keçeli kalemler, keçeli işaretleme kalemleri" ürünlerinin markanın kapsamında bulunduğunu, davacıya ait keçeli kalem ürünün bu marka ile uzun süredir satışının yapıldığını, davalının kendi ürünü üzerinde kullandığı markasını da davacı ürünü üzerindeki markanın yazılışı ile benzer şekilde kullandığını, davacı ürünleri üzerinde yer alan "...-..." markasının koyu yeşilinin şahsına münhasır bir tonu ile beyaz renklerin bir arada kullanılarak yazıldığını, ayrıca ambalaj üzerinde ürün görseline yer verildiğini, keçeli kalemin kapağının kenarında ince boşlular bırakıldığını, bu marka ve tasarımın ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, davalı tarafın da kendi ürünü üzerindeki "..." markasının şekli, boyutu, dizlimi, rengi, ambalajı ve markanın yazılış biçiminin birebir aynı olduğunu, davalının 10’lu keçeli kalem ürününü davacı tarafın ürün ambalajı ile benzer bir ambalajla satışa sunduğunu, her ne kadar davalının markası davacının markası ile birebir aynı değilse de, markanın yazılış biçimi, konumlandırılması, boyutu, arasında tire bulunması vb. unsurların birebir davacının ürün ambalajı ile aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, tüketiciler tarafından markalar arasında irtibat kurulmasını amaçladığını, haksız yarar sağlamaya çalıştığını, bu konuda İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/16 D.İş sayılı dosyası ile “Esenşehir mahallesi, Necip Fazıl Bulvarı, ... Ümraniye/İSTANBUL” adresindeki ... ... ... Gereçleri isimli işyerinde tespit yapıldığını, düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafa ait keçeli kalem ürünlerinin davacı tarafa ait olanlarla iltibas yaratacak derecede benzer olduğuna dair görüş bildirildiğini, ayrıca aynı adreste ve davalı şirkete ait "Nişanca mahallesi, Havuzlu Mescit sokak, ... Fatih/İSTANBUL" adresinde de ürünlerin Bağımsız Ticari Araştırma ve Marka Yönetim Danışmanlığı tarafından tespitinin yapıldığını, düzenlenen raporda da ürün tasarımlarının davacı tarafa ait ürünler ile benzer olduğunun tespit edildiğini, davalının bu eylemlerinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/72 D.İş, 2021/80 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararı ile de haklılıklarının tespit edildiğini belirterek, ... ... adına tescilli ve ...’in inhisari lisans hakkına (münhasır lisans) sahip olduğu 2011 60391 başvuru numaralı marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, davalı ürünlerinin imhasına, davalının haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz fiilleri nedeni ile Müvekkili Şirketlerin uğramış olduğu fiili kayıplar ve yoksun kalınan kazanç (maddi zarar) nedeniyle fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydı ile tecavüz fiilleri tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL tutarında maddi tazminata hükmedilmesine; yoksun kalınan kazancın SMK’nın 151/2 vd. maddeleri uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli olmak üzere kanunda sayılan değerlendirme usulleri kapsamında ayrı ayrı tespitine, mali müşavirlik alanında ve haksız rekabet ve sınai mülkiyet (endüstriyel tasarım) alanlarında uzman bilirkişiler eliyle hesaplanacak en yüksek miktar üzerinden tazminata hükmedilmesine, işbu talepleri uyarınca hüküm altına alınacak tazminatın ilk olarak yapılan tecavüz fiilleri tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte müvekkili Şirketlere ödenmesine, SMK’nın 150/2. maddesi uyarınca müvekkili Şirketin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 10.000,00-TL itibar tazminatına hükmedilmesine; işbu talepleri uyarınca hüküm altına alınacak tazminatın ilk olarak yapılan tecavüz fiilleri tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte müvekkili Şirkete ödenmesine, tüm giderleri davalı tarafından karşılanmak üzere, hükmün Türkiye çapında günlük olarak yayın yapan ve tirajı 1.000.000’dan fazla olan bir gazetede ilanına, İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/106 D. İş sayılı dosyası kapsamında ... tarafından yapılan masrafların tespiti amacı ile ilgili mahkemelere müzekkere yazılmasına, toplam masraf tutarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek ...’e ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde harca esas değerin 30.000,00 TL olarak belirtildiğini, harcın da bu değer üzerinden yatırıldığını, dilekçenin başlangıç kısmında 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerinin yazılmasına rağmen sonuç kısmında maddi hata nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini yazdıklarını belirterek, bu maddi hatanın düzeltilerek 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkili ... Plastik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi'ne tebliğ edilirken dava dilekçesinde gösterilen yazılı delillerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığını, dava dilekçesinin husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ... şirketinin yalnızca satış yapan bir firma olduğunu, huzurdaki davanın yabancı bir firma olan diğer davacı ...-... ...’ın yetkilendirdiği yasal bir temsilci tarafından açılması gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin İstanbul’un Fatih ilçesinde olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz bir mahkemede ikame edildiğini, delil tespiti üzerinden uzun bir zaman geçtiği için davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketin taleplerinin açık olmadığını, dava dilekçesinin konusunda gösterilen tazminat tutarı ile istem sonucunda gösterilen tazminat tutarının birbiriyle çeliştiğini, delil tespiti adresi olan "Esenşehir Mah. Necip Fazıl Bulvarı ... Ümraniye İstanbul adresli ... ... ... Gereçleri" ile müvekkili şirketin hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, müvekkili şirketin Fatih’te faaliyet yürüttüğünü, her ne kadar dava dilekçesinde; davalı şirket merkezinin bulunduğu "Nişanca Mah. Havuzlu Mescit Sok. ... Fatih/İstanbul" adresinde de bir keşif gerçekleştirilmiş olduğu ve benzer ürünler olduğunun tespit edildiği iddia edilmiş ise de, bu iddia gerçek dışı olduğunu, zira müvekkili şirketin merkezinde hiçbir zaman keşif yapılmadığını, yine müvekkili şirkette iddia konusu hiçbir ürünün tespit edilmediğini, müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/106 D. İş. sayılı dosyasından 25/12/2020 tarihinde bilirkişi raporunun tebliğiyle haberdar olduğunu, ilgili rapordan anlaşıldığı kadarıyla davacı şirkete ait ürünlerin taklitlerinin yapıldığını, söz konusu ürünler için kullanılan format ve görsellerde hem davacı tarafın, hem de müvekkili şirketin bilgilerinin kullanılmış olması ihtimali bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari sahada saygın ve güvenilir bir firma olduğunu, müvekkili şirketin taklit ürün satmasını gerektirecek herhangi bir ihtiyacı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Tüm bu nedenlerle, davacının marka hakkına tecavüzün önlenmesi, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi tazminat ve itibar tazminatı ile haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat taleplerinin reddine, haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat taleplerinin kabulüne, hükmedilen maddi tazminata dosyaya sunulan ürün talep siparişinin tarihi olan 03/07/2020 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekçesi ile,-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, -Davalının davacıların hak sahibi oldukları "...-..." markası ile satışa sunulan keçeli kalem ürünü ve ambalajı ile benzer olan "..." markalı keçeli kalem ürünü ve ambalajını satışa sunmak suretiyle gerçekleştirdiği haksız rekabetin DURDURULMASINA VE ÖNLENMESİNE, -Haksız rekabet teşkil eden keçeli kalem ürünlerinin ve ambalajlarının MUHAFAZA ALTINA ALINARAK karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHASINA, -Haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL tutarında maddi tazminatın 03/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -TTK nun 59/1. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere hükmün Türkiye çapında günlük olarak yayın yapan ve tirajı 1 milyondan fazla olan bir gazetede 1 kez ilanına, -Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin uzun yıllardır Türkiye'de ... ürünleri üretimi, dağıtımı, satışı ve pazarlaması alanlarında faaliyet gösterdiğini, ...-... ...'ın Türkiye'deki münhasır lisanslı üreticisi ve distribütörü olduğunu, bu ticari faaliyetleri ve başarıları nedeniyle tanınmış ve köklü bir firma olduğunu, bu gerekçelerle ... ve ...-...'in Türkiye'de ...-... markalı ürünlere sınai mülkiyet hakkına (marka) tecavüz edilmesini ve haksız rekabete sebep olan eylemleri engellemek üzere kanuni yollara başvurma hakkı bulunduğunu öne sürdüğünü; davalı ... Plastik'in, Müvekkil Şirketler tarafından üretilen orijinal keçeli kalem ürünü, ürünlerin ambalajıyla beraber ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte piyasaya arz ettiğini, kendi ambalajı üzerindeki markasını da Müvekkili Şirketler'in markası ile ayırt edilemeyecek ölçüde benzer kullandığını belirttiğini; bu haksız ve hukuka aykırı satış eylemini ispatlamak üzere İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2020/106 Değişik İş numaralı delil tespiti dosyası başlatıldığını, dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporu ile Davalıya ait dava konusu ürünlerin tüketici nezdinde karışıklık ve iltibasa sebebiyet vereceğinin tespit edildiğini, aynı sonuca Numune Analiz ve İnceleme Uzmanı ...tarafından hazırlanan karşılaştırma raporu ile de varıldığını kaydettiğini, Davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin durdurulması, önlenmesi, bahse konu ürünlerin imhasına ve Müvekkili Şirketlerin uğradığı zararların tazmin edilmesi amacıyla işbu davanın ikame edildiğini ifade ettiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin yargılama sonucunda Davalının, davacıların hak sahibi oldukları “...-...” markası ile sunulan ürün ambalajı ile “...” markalı ürün ve ambalajını kullanarak gerçekleştirdiği haksız rekabet eylemine, haksız rekabet teşkil eden ürünlerin imha edilmesine karar vermesinin yerinde olduğunu, ancak Müvekkili Şirket'in belirsiz alacak olarak ikame ettiği işbu davada HMK madde 107 kapsamında düzenlenen kanuni 2 haftalık sürenin müvekkillere tanınmamış olmasının hatalı olduğunu ve bu kararın bozulması gerektiğini savunduğunu, öte yandan, Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşfin dava dışı üçüncü kişilerin adreslerinde yapıldığını ve dava konusu ürünlerin kim tarafından üretildiğine ilişkin bir tespitte bulunulamadığını iddia ederek istinaf kanun yoluna başvurduğunu aktardığını, İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kısmen kabulüne ilişkin gerekçeli kararında davalı aleyhine hükmedilen maddi tazminat tutarı ve manevi tazminata hiç hükmedilmemiş olması ile marka hakkına tecavüze dair taleplerin reddi yönünden hatalı olduğunu, ayrıca belirsiz alacak davası niteliğindeki bu davada alacağın belirli hale getirilmesi için re'sen iki hafta süre verilmesi gerekirken bu sürenin müvekkillere tanınmamasının hatalı ve bozmayı gerektirir olduğunu belirttiğini, Davalı'nın tüm bu iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira Davalı'nın şirket adresinin Fatih/İstanbul adresinde de dava konusu ürünlerin tespit edildiğini, delil tespiti dosyası kapsamında toplam üç farklı tespit yaptırıldığını, bu tespitlerin ve bilirkişi/uzman raporlarının (Numune Analiz ve İnceleme Uzmanı ...ve Bilirkişi ...) dava konusu ürünlerin tüketici nezdinde karışıklık ve iltibas yaratarak haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğunu kanıtladığını, Davalı'nın kendi şirket adresi dışında başka yerlerde ürün satmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, Davalı'nın basiretli bir tacir olarak ...-... gibi tanınmış bir markanın ürün ve ambalajlarını taklit ettiğini bilmemesinin imkansız olduğunu, kendi markasının yer aldığı ve kendi işyerinde tespiti yapılmış ürünlerden haberdar olmadığı yönündeki beyanlarının kabul edilemez olduğunu savunduğunu, katılma yoluyla istinaf talebinde ise, HMK madde 107/2 uyarınca belirsiz alacak davalarında alacağın belirlenebilmesi mümkün olduğunda hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin sürenin Müvekkili Şirket'e tanınmamış olmasının usulü yönden bozma nedeni teşkil ettiğini, Yargıtay kararlarıyla da bu durumun sabit olduğunu vurguladığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesi'nin marka hakkına tecavüzün oluşmadığı yönündeki "..." ve "...-..." markalarının görsel, işitsel ve anlamsal benzer olmadığı hükmünün hatalı olduğunu, davalı yanın "..." markalı keçeli kalem ürünlerinin ve ambalajlarının tasarımının müvekkili Şirketlerin tasarımı ile benzer olduğunu ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı'nın marka ismini ve ambalajını birebir müvekkil şirketler'in tescilli markasının stiline benzeterek kötü niyetli bir şekilde irtibat kurmayı amaçladığını ve SMK'nın ilgili maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüzün de sabit olduğunu, bu nedenle salt haksız rekabete hükmedilmesinin eksik ve hatalı olduğunu belirterek, Davalı'nın istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddini, kendilerinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulünü, İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhlerine olan hükümler bakımından kaldırılarak dava masrafları ve vekalet ücretinin Davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/129 Es. sayılı dosyasında verilen 11.04.2023 tarihli, müvekkili ... PLASTİK SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. aleyhine kısmen kabul kararıyla haksız rekabetin durdurulması/önlenmesi, ürünlerin imhası, 5.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi, kararın gazetede ilanı ile yargılama gideri ve yüksek vekalet ücretlerine hükmedilmesi kararına karşı çıkarak, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin davanın dayanağı olan Ümraniye'deki ... ... ... Gereçleri adlı işyeri veya bu işyerinin ürünleri tedarik ettiğini söylediği ... Bilişim A.Ş. ile hiçbir alım satım ilişkisi, bağlantısı veya tanışıklığı bulunmadığını, bilirkişi raporlarının da bu firmalar arasında bir bağlantı tespit etmediğini, müvekkili şirketin bu iddia edilen taklit ürünlerden, davacı tarafın Ümraniye'de sadece müvekkille ilgisiz bir yerde yaptırdığı delil tespiti raporunun aylarca sonra kendisine tebliğ edilmesiyle haberdar olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin Fatih'teki açık adresinde delil tespiti yaptırmadığını, buna rağmen dava dilekçesinde sanki müvekkili adresinde keşif yapılmış ve benzer ürünler tespit edilmiş gibi gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, mahkemece bu hususta herhangi bir delil elde edilmemesine rağmen davanın kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin ticari itibarı ve kendi ürünlerinin farklı formatı dikkate alındığında böyle bir eyleme ihtiyacının olmadığını, ayrıca 21.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda delil tespiti yapılan ürünlerin üreticisinin tespit edilemediğinin ve davacı markası olan "...-... since 1761 + " ile müvekkiline ait olduğu iddia edilen "..." ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan hiçbir benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini, tescilsiz tasarımlar üzerinden de hak iddia edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle eksik ve hatalı değerlendirme ile verilen kararın aleyhe olan kısmının istinaf incelemesiyle tamamen kaldırılarak davanın tümden reddedilmesine ya da hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacıların hak sahibi olduğu "...-..." markası ile satışa sunulan keçeli kalem ürünü ve ambalajı ile benzer olan "..." markalı keçeli kalem ürünü ve ambalajını satışa sunmak suretiyle meydana geldiği iddia edilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve itibar tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacılar vekili 03/03/2022 tarihli dilekçesi ile; marka hakkına tecavüz nedeniyle; 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat, ambalaj tasarımına tecavüzden kaynaklanan haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.TPMK kaydına göre; davacı ...-... ... şirketine ait 2011 60391 tescil numaralı “...-... ... 1761+Şekil” markasının 16, 18, ve 28. sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 20.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/106 D.İş sayılı dosyasında, Esenşehir Mah. Necip Fazıl Bulvarı ... Ümraniye/İSTANBUL adresli "... ... ... Gereçleri" isimli iş yerinde delil tespiti yaptırıldığı, , alınan bilirkişi raporunda özetle; "tespit isteyen tarafın tescilli markası olan "...-..." ibaresine aynılık derecesinde benzer renk, şekil ve puntoda kullanılan "..." ibaresinin benzerlik ve iltibasa sebebiyet verdiği, bu durumun müşteriler nezdinde karıştırmaya sebebiyet vereceği, kullanımın haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğu" belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tasarım uzmanı Doç. Dr. ... ve marka uzmanı Prof. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetine ait 21/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" somut olayda gerek dava konusu ürünlerin üzerindeki yazılardan gerekse dosya kapsamında incelenen diğer belgelerden dava konusu ürünlerin kim tarafından üretildiğine ilişkin bir tespitte bulunulabilmesinin mümkün olamadığı, davacı ...-... ...’a ait 2011 60391 tescil numaralı “... SİNCE 1761 +Şekil ” ibareli marka ile davalıya ait olduğu iddia edilen “...” ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafa ait tescilsiz ürün ve ambalaj tasarımı ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen tescilsiz ürün ve ambalaj tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, davacı tarafa ait ürün ve ambalaj tasarımlarının davalıya ait olduğu iddia edilen ürün ve ambalaj tasarımlarıyla ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir. 26/01/2023 havale tarihli Mali Müşavire ait bilirkişi raporunda özetle;" davacıların ve davalının ibraz ettiği 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin HMK'nun 222. maddesine göre sahibi lehine delil olabilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirketin dolayısı ilgili tarihler arasında (03.07.2020-26.07.2021) onaylı gelir vergisi beyannamelerine göre toplam 2020 yıllı kar oranının %4, 2021 yıllı kar oranın (-) 4 olduğu, ortalama kâr oranının %0 olduğu ve zarar ettiği, dolayısı ile hesaplanacak bir geliri bulunmadığı, İTO'nun yazısına göre hesaplanan lisans bedelinin 113.356,24 TL olduğu" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK 29. maddesi delaleti ile SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Mahkeme dosyası içerisine alınan tespit dosyasında alınan rapor ve ekli belgelerden, tespit yapılan adresin ... ... ... Gereçleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu, işyeri tabelasında "... ..." Ofise Dair Herşey yazısının bulunduğu ve bilirkişi ile tespit isteyen vekili tarafından imzalanan işyeri yetkilisi ...'ın imzadan imtina ettiği belgede, ürünlerin geçen sene ... Bilişim A.Ş.'den satın alındığının beyan edildiği anlaşılmıştır.Tespit talebi ekinde sunulan Merve Eraslan tarafından sunulan analiz raporu ve ekindeki ... Plastik hakkındaki raporda; davalı şirket adresinin Nişance Mah. Havuzlu Mescit Sok. No:... Fatih/İSTANBUL olduğu, yetkilisinin ... ... olduğu, 3 Temmuz 2020 tarihli sipariş fişi örneğinin sunulduğu ve 2017/36274 sayılı 35. Sınıfta ERK İdeal (R) Bant marka tescil kaydına (... ...) yer verildiği anlaşılıyorsa da, dosyaya sunulan numunelerin ... ... Gereçleri San. Ve Tic. Ltd. Şti unvanlı işyerinden 08/04/2020 tarihli satış fişi ile alındığı, sunulan raporun taklit ürünleri davalıya bağlayan bilgiler içermediği, dosya kapsamında da ihlal fiilini davalının işlediğini gösterir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan numuneler üzerinde ... markası varsa da, bu husus tek başına ürünleri davalının ürettiğini göstermemektedir. Davalı ticari defterleri ve sunulan keçeli kalem faturalarında aleyhine delil tespiti yapılan şirkete yada ... Bilişim A.Ş.'ye yapılmış bir satış işlemi bulunmadığı, mahkemece ispatlanamayan davanın reddi gerekirken, davalı savunması incelenmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/04/2023 tarih, 2021/129 E. 2023/70 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, -DAVANIN REDDİNE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 512,33 TL'nin mahsubu ile 103,07 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesine göre, Markaya tecavüze ilişkin maddi tazminat davası yönünden 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesine göre, Markaya tecavüze ilişkin manevi tazminat davası yönünden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesine göre,haksız rekabete ilişkin maddi tazminat davası yönünden 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesine göre, haksız rekabete ilişkin manevi tazminat davası yönünden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 539,70-TL harcın mahsubu ile, bakiye 75,70 TL nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5/d-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025