İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili amacıyla İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının 09/12/2010 tarihli ala…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/1523 Esas KARAR NO:2026/504 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/10/2025 NUMARASI:2021/180 E. - 2025/746 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili amacıyla İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının 09/12/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesinden kaynaklanan 28/07/2016 vade tarihinden 28/04/2017 vade tarihine kadar toplam 10 ayı kapsayan 425,00 Euro ve 28/05/2017 vadeli 502,51 Euro alacağına dayandığını, borçlunun itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, zamanaşımı ve derdestlik itirazlarının olduğunu, dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir olmadığını, borcun naklinin yapılabilmesi için alacağının kabul beyanın gerektiğini, dava dışı Tasfiye Halinde ... A.Ş'nin borcunun müvekkili .... Şti'ne devrini davacı tarafın da kabul ettiğinin sözleşmeden anlaşıldığını, dayanak sözleşmenin alacağın temliki değil borcun nakli niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, dava dışı Tasfiye Halinde ... A.Ş'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, kâr ve zarara hesap sahiplerine tasfiye sürecinde alacak isabet edip etmeyeceği ve edecekse bu alacağın miktarının ancak tasfiye sonucunda belli olacağını, sözleşmeye konusu borç veya alacağın tasfiyeye tabi olduğunu, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ÖNCEKİ KARARLAR:İlk derece mahkemesinin 10/09/2020 tarihli, 2019/371 esas, 2020/441 karar sayılı kararı ile; ''TTK'nın 3. maddesinde sayılan haller nazarında dava mutlak nitelikte ticari davalardan olmadığı gibi davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Taraflar arasında imza edilen 09/12/2010 tarihli temlik sözleşmesine konu edilen alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki ... A.Ş. ise bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesiyle ilgili değildir. Dolayısıyla yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde icra edilmesini gerektiren bir durum olmadığı gibi (emsal için bknz. Yargıtay 11. H.D 2017/1069 E. 2018/5194 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 16. H.D 2018/2997 E. 2018/2194 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 16. H.D 16.03.2020 tarih 2017/4320 E. 2020/684 K. Sayılı ilamı) görev hususu kamu düzeninden ve dava şartı olduğundan taraflarca ileri sürülmese bile resen takdir edileceğinden uyuşmazlığı çözmekte genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine'' karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 11/02/2021 tarihli, 2021/133 esas, 2021/123 karar sayılı ilamı ile; ''Davaya konu temlik sözleşmesinde temlike konu edilen alacağın ... Kurumundan olan alacak olması, ... şirketi olması sebebiyle takibe konu alacak 6102 Sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi kapsamında kalması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan uyuşmazlığın TTK 4/1-f ve 5/1 maddesine göre, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih ve 2019/371 esas ve 2020/441 karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/3 maddesi gereğince kaldırılmasına'' kesin olarak karar verilmesi nedeni ile dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Her ne kadar dosya kapsamında davacının tacir olmadığı ve temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin işbu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklanmakla çözümünde 6098 sayılı TBK'nın 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, böylece dava konusu uyuşmazlık mutlak yahut nispi ticari dava niteliği taşımadığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla ise de Dairemizin önceki kararı kapsamında görevli mahkemeye yönelik tespitinin kesin karar ile bağlayıcı hâle geldiği tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2021/180 esas, 2025/746 karar sayılı, 02/10/2025 tarihli kararı ile; "Davacı tarafın dava dışı ... Şirketinden olan alacağını davalının devir aldığı ve imzalanan sözleşmeye göre davalının ilk taksiti 30.06.2011 son taksiti 28.05.2017 olan 30.677,51 Euro alacağı olduğu kabul edilmiş, davalı tarafından davacıya 28.06.2016 tarihine kadar 25.925,00 Euro’ya tekabül eden tutar ödenmiştir. Buna göre davacının takip tarihinde 30.677,51 Euro-25.925,00 Euro =4.752,51 Euro alacağı bulunduğu sabittir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, takip talebinin ekinde sunulan tabloda, takip tarihindeki kur üzerinden döviz alacağının TL'ye çevrilerek talep edildiği, davacının bu talebi ile bağlı olduğu, bu nedenle dava tarihindeki kur üzerinden hesap yapılmasını talep edemeyeceği, sözleşmenin 4.3 maddesine göre de ödeme tarihindeki kur üzerinden talepte bulunma hakkının mevcut olduğu, sözleşmede taksitlerin döviz üzerinden kararlaştırıldığı, ödemelerin taksit tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden yapılacağı şeklindeki davalıya ödeme kolaylığı sağlayan düzenlemenin; davacıya taksit tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden takip yapma mecburiyeti taşımadığı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; İcra Takip Tarihi İtibariyle Anapara Borç tutarının 3400 Euro, İcra Takip Tarihi İtibariyle İşlemiş Faiz tutarının; 109,45 Euro, Dava Tarihi İtibariyle Anapara Borç tutarının; 4752,51 Euro, dava Tarihine Kadar İşlemiş Faiz tutarının Toplamı; 1.361,58 Euro buna göre 10/03/2017 takip tarihi itibariyle EURO kuru 3,9981 TL olup, davacının 12.185,79 TL. Asıl Alacak ve 109,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.295,24 TL üzerinden alacak talebinde bulunabileceği, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın KISMEN KABULÜ ile, -Dava konusu İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalı ... Şti.'nin İTİRAZININ 12.185,79 TL. Asıl Alacak ve 109,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.295,24 TL yönünden İPTALİNE, İcra takibinin bu miktar üzerinden %10 yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,İcra Dosyasındaki 12.295,24 TL alacak üzerinden davacı lehine %20 oranında hesaplanan 2.459,04 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE " karar vermiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı şekilde verildiğini, mahkeme gerekçesinde davacının takip tarihinde 30.677,51 Euro-25.925,00 Euro=4.752,51 Euro alacağı bulunduğu sabit dediğini, asıl alacak konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, gerekçenin devamında hesaplama hataları yapıldığını ve bilirkişi raporlarındaki hatalı değerlendirmelerin nazara alındığı, takip tarihi itibariyle vadesi gelmeyen ancak bu özel hüküm nedeniyle muaccel hale gelmiş 28.03.2017 vadeli 425 euro, 28.04.2017 vadeli 425 euro ve 28.05.2017 vadeli 502,51 euro şeklinde olan son üç taksit de icra takibi ile istendiğini, bahse konu sözleşme hükmü nedeniyle takip tarihi itibariyle muaccel alacağın 4.752,51 Euro olduğunu, bilirkişi kök raporunda sözleşme hükmüne değinilmediğini, alınan ek raporda yanlış değerlendirmeler yapıldığını, bilirkişi raporlarında sözleşmedeki muacceliyet kaydı nazara alınmadığını, raporlara itirazlarında bu hususu izah ettiklerini, mahkeme takip tarihi itibariyle asıl alacağın 4.752,51 Euro olduğunu kabul etmekle birlikte sehven bilirkişi raporunda 3.400 Euro'nun karşılığı olan 12.185,79 TL üzerinden hükmü kurduğunu, dava tarihine kadar işlemiş faizin 1.361,58 Euro olarak kabul edilmesi gerekirken 109,45 TL olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın tavzih yoluyla düzeltilmesi mümkün görülmediğinden usul ve esas açısından eksik ve hatalı inceleme sonucu verilen kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 09.12.2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesindeki edimlerin yerine getirilmediği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; taraflar arasındaki 09.12.2010 tarihli "Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat sözleşmesine istinaden, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyasında davalı ... Şti aleyhine, davacı ... tarafından 19.009,99 TL asıl alacak ve 393,84 TL (4.752,51 Euro +393,84 TL) işlemiş faiz üzerinden takip başlatıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından iki farklı mâli bilirkişiden rapor alındığı, sözleşmenin 4.3 maddesinin "Temlik alan, muhatabın kendisine temlik ettiği tutarı, muhataba aşağıda belirtilen vadelerde taksitler halinde ödeyecek olup, her bir taksit ödeme günündeki TCMB Döviz Alış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödeyecektir." düzenlemesi kapsamında temlik alanın temlik bedelini maddede belirtilen tarihlerde 72 taksit halinde ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafın dava dışı ... Şirketinden olan alacağını davalının devir aldığı ve imzalanan sözleşmeye göre davalının ilk taksiti 30.06.2011 son taksiti 28.05.2017 olan 30.677,51 Euro borcunun olduğu, davalı tarafından davacıya 28.06.2016 tarihine kadar 25.925 Euro’ya tekabül eden tutarın ödenmesi kapsamında davacının takip tarihi itibari ile 4.752,51 Euro asıl alacağının bulunduğu hususunda ihtilafın kalmadığı saptanmıştır. Ayrıca TBK'nın 99. maddesi, BK'nın 83. md uyarınca ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı, ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini isteme noktasında seçimlik hakka sahip olup somut olayda TL cinsinden talep hakkının kullanıldığı, ancak ilk derece mahkemesince 10/03/2017 takip tarihi itibariyle Euro kurunu 3,9981 TL olarak esas alınmasına rağmen davacının 12.185,79 TL asıl alacak ve 109,45 TL işlemiş faiz talep edebileceğine ilişkin hatalı hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla yalnızca davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması karşısında usuli müktesep haklar ve taleple bağlılık ilkesi gözetilmek sureti ile davacının icra takip tarihi itibari ile 19.001-TL asıl alacak, 393,84 TL işlemiş faiz yönünden davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplama yapılmak sureti ile kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ''1-Davanın Kabulü ile, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, Alacak likit olduğundan alacağın % 20'si oranındaki 3.878,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2025 tarih, 2021/180 E., 2025/746 K. Sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın Kabulü ile, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile, takibin aynen devamına,Alacak likit olduğundan alacağın % 20'si oranındaki 3.878,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.324,86 TL karar harcından peşin alınan 539,04TL'nin mahsubu ile 785,82 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 44,40 TL başvurma harcı, 539,04TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 6.900,00 TL bilirkişi ücreti, 335,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.825,34 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 19.394,83-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 300,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.983,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026