İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde 2014/02016 numaralı "Çoklu Priz Düzeneğinde Yenilik" başlıklı faydalı model belgesinin müvekkili adına tescilli olduğunu, söz konusu buluşun, elektrik akımını çoğaltmak ve farklı noktalara taşımak için sert…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1687 Esas KARAR NO : 2026/87 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 31/01/2023 NUMARASI : 2021/285 E. - 2023/16 K. DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde 2014/02016 numaralı "Çoklu Priz Düzeneğinde Yenilik" başlıklı faydalı model belgesinin müvekkili adına tescilli olduğunu, söz konusu buluşun, elektrik akımını çoğaltmak ve farklı noktalara taşımak için sert zemine montajlanacak şekilde kullanılabilen ayrıca açılır kapanır kapak ile içerisinde bulunan bağlantı düzeneği içerisinde faz hatlarının bağlanacağı kontak ve toprak hattının bağlanması için toprak maşası ve toprak laması olan çoklu priz düzeneği ile ilgili olduğunu, müvekkili adına tescilli olan faydalı model belgesinin davalılar tarafından birebir taklit edildiğini, 2020/495 d.iş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini ve delil tespiti yapılan mahalde söz konusu faydalı model belgesine konu ürünün seri üretimi ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalıların söz konusu eylemlerinin müvekkilinin faydalı model belgesinden doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, faydalı model belgesinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ... Kalıp'ın 1985 yılında ... ve ... kalıplar üretmek üzere kurulduğunu, 2007 yılında da "..." markası ile lüks anahtar - priz üretimine başladığını, müvekkili ... Kalıp, TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarıma konu ürünü ürettiğini ve kullandığını, davacının davaya konu ettiği ürün, yıllarca piyasada var olan ve muhtelif firmalarca halen üretimi devam eden bir firma olduğunu, müvekkilinin üretim ve faaliyetinin kendi tescili kapsamında olduğunu, davacı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemiyle dava açtıklarını, müvekkillerinin davacının faydalı model belgesinden doğan haklarına yönelik tecavüz veya haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını, davalının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece dava önce verilen Davacının davasının aktif husumet nedeniyle usulden REDDİ kararı Dairemizin 02/04/2021 Tarih ve 2021/1327 Esas - 2021/1299 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iade edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davacının davasının REDDİNE karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/529 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosya gerekçesinde önceki kullanım nedeniyle red verilse de faydalı model tescili ile ETT arasındaki amaçsal farklılık olduğunu, söz konusu ürünlerin Çoklu Priz olduğu göz önüne alındığında yapılabilecek değişiklikler sınırlı olmasına rağmen müvekkili adına faydalı model tescilli ürün görünüş itibariyle birçok noktada davalının tasarım tescilli ürününden farklı olduğunu, davalanın tasarım tescilli ürünün çizimlerinden görüleceği üzere söz konusu çoklu prizin alt ve üst kapaklarında herhangi bir Montaj Deliği mevcut olmadığını, müvekkilinin faydalı modelinin ana unsurlarından birini alt ve üst kapakta bulunan Montaj Delikleri oluşturduğunu, müvekkilinin faydalı modelinde bulunan açılır kapanır kapağın şekli ve priz yuvalarının yapısı incelendiğinde ürünlerin görünüş itibariyle birbirinin aynısı veya eşdeğer nitelikte olmadığını, davalının üretimini yaptığı 2020/495 D.iş dosyası kapsamında tespiti yapılan ürünler sahip oldukları işlevsellik yönünden müvekkilinin faydalı modeline tecavüz teşkil ettiğini, sahip oldukları görünüm itibariyle ise alt ve üst kapaklarında montaj deliği içermeleri, kapağın yapısı, kapağın kapanış şekli, priz yuva yapısı vb. sebebiyle 2011/02063 tescil numaralı tasarımla aynı ürünler olmadığını, endüstriyel tasarım olarak sunulan görüntüde kapağın ne işe yaradığı, nasıl bir fonksiyonu olduğu da belli olmadığını, müvekkilinin faydalı modelinde ürüne kazandırılan fonksiyon açısından bağımsız iki ana istem bulunduğunu, bu istemlerin montaj deliği ve kapak olduğunu, müvekkili adına tescilli faydalı model, tekniğin bilinen durumuna göre teknik üstünlük ve nitelik içerdiğinden (buluş basamağı) söz konusu ürünün harcıalem olduğunun kabulü mümkün olmadığını, ürüne müvekkili tarafından kazandırılan buluş basamağını içeren ve müvekkilinin faydalı modelinden önce üretilen herhangi bir faydalı model olmadığı gibi bilirkişilerce temel alınan endüstriyel tasarımın yeniliği bertaraf etmediğini, beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, davacıya ait TR 2014/02016 numaralı “Çoklu Priz Düzeneğinde Yenilik” başlıklı faydalı model belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti , men’i ve ref’i istemlerine ilişkindir. Davacı vekili ; 2014/02016 numaralı faydalı model belgesinin davacı adına tescilli bulunduğu, davalılarca bu faydalı model belgesine konu ürünün birebir taklit edilerek seri üretim ve satışının yapıldığı, bu hususların tespiti amacıyla mahkemenin 2020/495 değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığı ve tespit mahallinde dava konusu ürünün üretim ve satışının bulunduğunun belirlendiğini beyanla, faydalı modele tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men’i ve ref’ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, ... Kalıp’ın 1985 yılında kalıp üretimi amacıyla kurulduğu, 2007 yılından itibaren “...” markası ile anahtar-priz üretimine başlandığı, davalı ... Kalıp’ın TPMK nezdinde 2011/02063 tescil numaralı endüstriyel tasarım kapsamında bulunan ürünü ürettiği ve kullandığı, davacı tarafından dava konusu edilen ürünün piyasada uzun süredir bulunduğu , davalı üretim ve faaliyetinin kendi tescili kapsamında kaldığı, davacı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı, davalıların faydalı model hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ilk olarak 27/05/2021 tarihli 2021/34 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararla; "davacının dayandığı 2014/02016 tescil başvuru numaralı faydalı model belgesi sahibinin dava dışı ... Ltd. Şti. olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirket ile faydalı model sahibi şirketin farklı tüzel kişiler olduğu, davacı vekilince dava dilekçesinde hak sahipliğinin ileri sürüldüğü ancak lisansa dayanılmadığı, yargılama sırasında ibraz edilen lisans sözleşmesinin adi yazılı olduğu, dava dilekçesinde lisans sözleşmesine dayanılmaksızın dava açıldığı, ayrıca lisansın TPMK nezdinde tescil edilmediği değerlendirilerek dava tarihi itibarıyla davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 02/04/2021 tarihli 2021/1327 Esas, 2021/1299 Karar sayılı kararıyla; " lisans sözleşmesinin geçerliliğinin belirli bir şekle bağlı olmadığı, adi yazılı yapılmasının yeterli bulunduğu, dosyaya sunulan sözleşmenin adi yazılı olduğu ve imzaları içerdiği, sözleşme tarihinin 21/03/2015 ve dava tarihinin 26/01/2021 olduğu gözetildiğinde dava tarihi itibarıyla lisans sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşmenin sonradan dosyaya sunulmasının iddianın değiştirilmesi sayılmayacağı ve karşı taraf yararına usulî müktesep hak doğurmayacağı, şirket kaşesinin bulunmayışının geçerliliğe etkili olmadığı, imzaların geçerliliğine yönelik iddiaların araştırılmasından sonra davacının sözleşme uyarınca hak sahibi olduğunun kabulü halinde işin esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ile aktif husumetten ret kararı verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkemece esasa ilişkin inceleme sonunda; davalı adına önceki tarihli tasarım belgesinin varlığı karşısında usul ekonomisi gerekçesiyle hükümsüzlük davası bekletici mesele yapılmamış, SMK’nın 87/1. maddesi uyarınca başvuru tarihinde veya öncesinde buluşu iyi niyetli olarak ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbir almış kişilere karşı, patent/faydalı model başvurusu veya hak sahibince önleme hakkının bulunmadığı düzenlemesi kapsamında , davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemenin 2020/495 değişik iş sayılı delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda; davalıya ait incelenen birinci çoklu priz üzerinde 2014/02016 numaralı faydalı modelin istemlerinde yer alan unsurların mevcut olduğu ve davalı kullanımının faydalı modelin koruma kapsamı içinde kaldığı, incelenen ikinci çoklu priz üzerinde de istemlerde yer alan açılır-kapanır kapak unsurunun mevcut olduğu ve bu yönüyle koruma kapsamı içinde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. 19/07/2022 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davalıya ait çoklu prizin dava konusu TR 2014/02016 Y numaralı faydalı model belgesinin koruma kapsamı dahilinde bulunduğu, bununla birlikte davalıya ait 2011/02063 numaralı endüstriyel tasarım belgesi ile korunan ürünün, faydalı model belgesindeki ürünle aynı karakteristiğe sahip olması ve söz konusu tasarım tescilinin faydalı modelden üç yıl önceye dayanması nedeniyle davalı faaliyetinin “önceki kullanım” kapsamında olduğu belirtilmiştir. Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemiyle açılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/529 Esas sayılı dosyasında 2024/199 K. Sayılı karar ile , faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği, helen İstanbul BAM 16.H.D. nezdinde istinaf aşamasında olduğu kesinleşmediği anlaşılmıştır. 2014/02016 numaralı "Çoklu Priz Düzeneğinde Yenilik" başlıklı faydalı model belgesinin dava dışı ... ... firmasına ait olduğu, davacı tarafından ön inceleme duruşması öncesinde sunulan adi yazılı lisans sözleşmesi başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; 21/03/2015 tarihli olduğu, lisans verenin dava dışı ... ... .... Ltd.Şti olduğu, lisans alanın davacı olduğu, lisans konusunun huzurdaki davaya konu faydalı model olup sözleşmenin üçüncü maddesinde lisans sözleşmesinin inhisari olduğunun belirtildiği görülmüştür.İş bu dosyanın davacısı tarafından aynı faydalı modele dayalı olarak dava dışı bir başka firmaya karşı açılan davada , ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının istinafı üzerine İstanbul BAM 16 H.D.'nin 2021/1334 Esas - 2021/1551 Karar Sayılı Kararında; "Davacı taraf, dava konusu 2014/02016Y numaralı faydalı modelin sahibi olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya içeriğinden dava konusu faydalı modelin dava dışı ... ... ....Ltd.Şti adına tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, 21/03/2015 tarihli inhisari lisans sözleşmesiyle faydalı modelin sahibi olduğunu ileri sürmüş ise de, bu husustan gerek dava dilekçesinde, gerekse delil listesinde bahsetmemiştir. Öte yandan davalı taraf savunmasında bu hususu ileri sürmesine rağmen ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında davacı tarafça inhisari lisans sözleşmesi hususunda bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Ayrıca davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ekinde sunduğu Bakırköy 1.FSHHM'nin 2019/167 Esas, 2019/198 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, davacının işbu davanın davacısıyla aynı olduğu, davalının ise dava dışı bir şirket olup davacının bahse konu davada aynı faydalı modele dayandığı, ancak davacı vekilinin bahse konu dosyada göndermiş olduğu 28/05/2019 tarihli dilekçede faydalı modelin kardeş firma olan ... ... .... Ltd.Şti'ne tescilli olduğu ve işbu davanın hatalı taraf ile açıldığı gerekçesiyle ... ..... Ltd.Şti adına açtıkları davadan feragat ettikleri ve mahkemenin de bu feragat nedeniyle davanın reddine karar verdiği görülmüştür. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir. " şeklinde karar verildiği, aynı dosyada davanın aktif husumet yokluğundan verilen davanın usulden reddi kararına yönelik istinaf talebinin ise İstanbul BAM 16 H.D'nin 2022/1896 Esas- 2023/103 sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 11. H.D.'nin 2023/1705-2024/4960 sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin dava şartı olup, HMK 124. Maddede şartları düzenlenen istisnai haller dışında sonradan tamamlanabilir dava şartı değildir. Aynı faydalı modele dayalı aynı davacı tarafından dava dışı firmaya açılan davada yukarıda yer verilen ilamlarla ; sonradan sunulan lisans sözleşmesi ile dava şartının sağlanamayacağı Dairemizin kaldırma kararından sonra kesinleşmiş olup, kamu düzenini ilgilendiren hususlarda verilen usule dair kararlar taraflar yönünden kazanılmış hak doğurmayacağından ; sonuç olarak davacının dava dilekçesinde faydalı model sahibi olduğunu ileri sürerek dava açtığı, Bakırköy 1.FSHHM'nin 2019/167 Esas, 2019/198 Karar sayılı dosyasında ise, 28.05.2019 tarihli feragat dilekçesinde; "faydalı modelin kardeş firma ... ... ... LD Şti adına olduğu, davanın hatalı taraf ile açıldığının" açıkça beyan edildiği, ancak eldeki bu dosyaya ise bir gün önce dilekçelerin teatisinden sonra 27.05.2021 tarihinde beyan dilekçesi ekinde sunulan 27.03.2015 tarihli adi yazılı belgenin sunulduğu dikkate alındığında , dava açılırken dayanılmayan ve her zaman düzenlenmesi mümkün adi yazılı belgeye değer verilemeyeceği ve bu belge ile taraf sıfatının sonradan kazanılamayacağı, aksi kabulün HMK 29. Maddesinde düzenlenen "Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler. "şeklindeki doğru söyleme yükümlülüğüne aykırılık teşkil edeceği anlaşılmıştır. Bu itibarla faydalı modelden doğan haklara ilişkin dava ve talep hakkı faydalı model sahibi veya geçerli bir lisans sözleşmesine dayalı lisans alana ait olup iş bu dava yönünden sonradan sunulan sözleşmenin kabul edilmeyerek, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddinde karar verilmesi gerektiği, kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 31/01/2023 tarih, 2021/285 E. 2023/16 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan USULDEN REDDİNDE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 672,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı,160,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 898,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026