İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde sunulan ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere 03.10.2021 günü saat 23.50 sularında ... 'da yayınlanan "..." isimli program içindeki bir skeçte müvekkiline ait fotoğrafın (...) müvekkilinin bilgisi ve muvafakati olmaksızın kullanı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/231 Esas KARAR NO:2026/664 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:14/12/2023 NUMARASI:2022/53 E. - 2023/201 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde sunulan ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere 03.10.2021 günü saat 23.50 sularında ... 'da yayınlanan "..." isimli program içindeki bir skeçte müvekkiline ait fotoğrafın (...) müvekkilinin bilgisi ve muvafakati olmaksızın kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkiline ait fotoğrafın kullanılmasına ilişkin örnek niteliğinde ekte sundukları muvafakat ve dekont örneğinden de anlaşılacağı üzere birkaç saniyelik bir görüntü için müvekkiline 10.000 TL telif ücreti ödendiğini, davaya konu olayda ise skeç en az 15 dakika sürdürdüğünü, müvekkilinin bu haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramış bulunduğunu, Yargıtay'ın da fotoğrafın FSEK 86.maddesi hükmü kapsamında korunup korunamayacağı tartışmasına değinmeksizin, uyuşmazlık konusunun fotoğraf olduğu davalarda, FSEK 86.maddesi hükmü ile gerekçelendirilen ve aşağıda ilgili bölümleri yer alan kararların mevcut olduğunu, kişinin fotoğrafını bizzat internet sitesine vermiş olması, bu fotoğrafın izinsiz bir şekilde ticari amaçla kullanılmasına da izin verildiği anlamına gelmediğini, kişinin fotoğrafı bu fotoğraf üzerindeki tasarruf hakkını ortadan bizzat internet sitesinde kullanıma kaldırmayacağını, kişinin fotoğrafının, izni olmaksızın mağaza vitrininde ve işletme sahibi kartvizitinde ticari nitelikli kullanımlarının, fotoğrafta yer alan kişinin kişilik haklarını ihlal ettiğini, fotoğrafta yer alan kişiyle yapılmış bir sözleşme veya fotoğrafın kullanılması için ilgili kişiden alınmış bir izin belgesi bulunmadığı sürece, söz konusu fotoğrafın ticari amaçla kullanılması, fotoğrafta yer alan kişinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu, müvekkilinin fotoğraflarının hastanelerde ve belli mecralarda o günki şartlarda yayınlanması bir anlaşmanın eseri olduğunu ancak bu durum davalı yanın ticari olarak para kazanacağı bir skeçte bu fotoğrafı izinsiz kullanmasını haklı çıkarmayacağını, bu nedenle FSEK ile koruma altına alınan telif haklarına aykırı haksız fiili nedeniyle FSEK ve BK hükümleri gereğince müvekkilinin uğradığı maddi-manevi zararların tazmini sadedinde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 03.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, ...'un kime ait olduğunu net olarak tespit edemediğinden husumet açısından bir problem yaşamamak için ... ve ... aleyhine dava açma hakkı saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fotoğraflarının hastanelerde ve belli mecralarda o günkü şartlarda yayınlanmasının bir anlaşmanın eseri olduğunu ancak bu durumun davalı yanın ticari olarak para kazanacağı bir skeçte bu fotoğrafı izinsiz kullanmasını haklı çıkarmayacağını, müvekkilinin fotoğraflarının hastanelerde ve belli mecralarda o günki şartlarda yayınlanması bir anlaşmanın eseri olduğunu, ancak bu durum davalı yanın ticari olarak para kazanacağı bir skeçte bu fotoğrafı izinsiz kullanmasını haklı çıkarmayacağını, fotoğraf üzerinde iki hak sahibi söz konusu olabileceğini, birincisi fotoğrafı çekilen kişinin hakkı olduğunu, kişinin erindeki hakkı kişilik hakkı olduğunu, rızası dışında fotoğraf ya da resim haline getirilen kişi kişilik hakkının korunmasına ilişkin genel hükümlerden yararlanacağını, (tmk.md.24-25 vd.). özetle, fotoğrafı çekilenin hakkı, kişilik hakkı olduğunu, fotoğraf üzerinde hak sahibi olan ikinci kişi fotoğrafı çeken kişi olacağını, fikir ürünü fotoğrafçıya ait olduğunu, bu nedenle, davacı olan fotoğrafı çekilen kişinin görüntü üzerindeki hakkını, bu görüntüyü tespit eden kişinin fikri çaba üzerindeki hakkını birbiriyle karıştırmamak gerektiğini, fotoğrafın belirtilen çerçevede “estetik değere” haiz bir fotoğrafsa veya 4/S. madde veya 86.madde kapsamında bir fotoğrafsa eser olarak kabul edileceğinden, fotoğrafı çeken eser sahibi sayılacak ve kanunda belirtilen eser sahibi haklarını kullanabilecektir. özetle diğer yönden dahi, fotoğrafın tüm telif hakları fotoğrafı çeken fotoğrafçıya ait olacaktır. fotoğraf, yukarıda belirttiğimiz çerçevede “estetik değere” haiz bir fotoğrafsa veya 4/5. madde veya 86.madde kapsamında bir fotoğrafsa eser olarak kabul edileceğinden, fotoğrafı çeken eser sahibi sayılacak ve kanunda belirtilen eser sahibi haklarını kullanabileceğini, özetle diğer yönden dahi, fotoğrafın tüm telif hakları fotoğrafı çeken fotoğrafçıya ait olacağını davacı bizzat sözleşme ile fotoğraf üzerindeki tüm haklarını o zamanki para ile 500 TL'ye ... firmasına devir ettiğini, kaldı ki hemşirelikle ilgisi olmayan bir profesyonel mankenin, ücret alıp hemşire kıyafeti giyerek fotoğraf çektirmesi ve bunun dağıtılması, ancak bir kuruluştan ücret alıp haklarını devri ettiği taktirde mümkün olacağını, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Kabul edilen ve saptanan hukuksal olgu gereğince somut olayda davacının kişilik hakkının zedelenip zedelenmediği, manevi zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmiştir. Programdaki skeçte duvar dekorunda kullanılan davacının tasvir edildiği "..." hemşire fotoğrafının 1970'li yıllardan beri pek çok hastane vb. sağlık kuruluşunda yer alarak yaygın olarak bilinen ve birçok sinema eserinde kullanılarak hastane ortamı ve hemşirelik mesleği ile özdeşleşen bir resim olduğu hususu herkesçe bilinen vakıa niteliğindedir. Nitekim HMK'nın 187. maddesinde belirtildiği üzere herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmayacak ve ispatın konusunu teşkil etmeyecektir. Davacının tasvir edildiği resmin alenileşme ile birlikte yaygın bir kullanıma kavuştuğu hususunda herkesçe bilinen işbu vakıanın ispatı için delil gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu hâli ile dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalının hukuka aykırı, kusurlu bir eylemi bulunmadığı gibi davacının kişilik hakkının zedelendiğini ve manevi zarara uğradığı gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı da anlaşılmıştır. Bu gerekçeler ışığında; davacının FSEK 86. maddesinin atfı kapsamında TBK'nın 58. maddesine dayalı manevi tazminat istemi yönünden yasal koşulların oluşmadığı sonucuna varılmakla; sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkeme gerekçesine katılmadıklarını, gerekçeli kararda "davacının "... firması, hastanelere ‘...’ yaptırmak istiyormuş. Firma beni seçmiş." şeklinde beyanda bulunduğunu, ilaç firmasının "..." dava konusu fotoğrafı sağlık kuruluşlarında kullanılması için çektirdiği hususunda ihtilafın bulunmadığı" denildiğini, müvekkilinin dava konusu fotoğrafı sağlık kuruluşlarında kullanılması için çektirdiğini, bu fotoğrafın sağlık kurullarının dışında kullanılması hem firma, hem fotoğrafçı hem de fotoğrafın sahibi müvekkilinden izin alınmadan yapılmasının yasal olmadığını, Fsek 86. Maddeye göre müvekkilinin muvafakati olmadan teşhir edilmesi nedeni ile bu maddeye dayalı olarak talepte bulunmayacağını, dosya kapsamına alınan FSEK uzmanı ... ve sinema - TV sektöründe uzman bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda da özetle; "Davacının davaya konu eserin modeli olduğu, fotoğrafı çeken, eseri yaratan kimse olmadığından FSEK 8.maddesi kapsamında eser sahibi olmadığı FSEK 86.maddesine göre davaya konu fotoğrafı kullanımının istisna kapsamında bulunmadığı, davacının bu kullanıma rızası olmadığı, FSEK 86/3 maddesindeki atıf gereğince BK 49. maddesi gereğince maddi tazminat talep edebileceği" tespit edildiğini ancak Yerel Mahkemenin "Davacının tasvir edildiği resmin alenileşme ile birlikte yaygın bir kullanıma kavuştuğu hususunda herkesçe bilinen işbu vakıanın ispatı için delil gösterilmesine gerek bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçesine katılmadıklarını, Müvekkiline ait bu fotoğrafın alenileşmesinin sağlık kuruluşlarında kullanılması ile mümkün olduğunu, bu fotoğrafın sadece sağlık kuruluşlarında kullanılmasına muvafakat edildiğini, Yargıtay’ın da fotoğrafın FSEK 86.maddesi hükmü kapsamında korunup korunamayacağı tartışmasına değinmeksizin, uyuşmazlık konusunun fotoğraf olduğu davalarda, FSEK 86.maddesi hükmü ile gerekçelendirilen ve aşağıda ilgili bölümleri yer alan kararları mevcut olup, kişinin fotoğrafını bizzat internet sitesine vermiş olması, bu fotoğrafın izinsiz bir şekilde ticari amaçla kullanılmasına da izin verildiği anlamına gelmediği, kişinin, fotoğrafı bizzat internet sitesinde kullanması, bu fotoğraf üzerindeki tasarruf hakkını ortadan kaldırmayacağı, kişinin fotoğrafının, izni olmaksızın mağaza vitrininde ve işletme sahibinin kartvizitinde ticari nitelikli kullanımları, fotoğrafta yer alan kişinin kişilik haklarını ihlal ettiği, fotoğrafta yer alan kişiyle yapılmış bir sözleşme veya fotoğrafın kullanılması için ilgili kişiden alınmış bir izin belgesi bulunmadığı sürece, söz konusu fotoğrafın ticari amaçla kullanılması, fotoğrafta yer alan kişinin kişilik haklarına saldırı oluşturulduğu gerçeği karşısında müvekkilin fotoğraflarının hastanelerde ve belli mecralarda o günki şartlarda yayınlanması bir anlaşmanın eseridir, ancak bu durum davalı yanın ticari olarak para kazanacağı/kazandığı ... isimli program içindeki bir skeçte müvekkiline ait fotoğrafı izinsiz kullanmasını haklı çıkarması mümkün olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında "Olayımızda davacıların da içinde bulunduğu resim poşet içinde satılan dergiler dahil çeşitli basın organlarında, duvar panolarında ticari amaçları gerçekleştirmek için reklam aracı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle resmin izinsiz olarak ve ticari amaçlarla yayınlanması kişilik hakkına hukuka aykırı olarak bir saldırı niteliğindedir. Davacıların somut olayın içinde gerçekleşen olgulara göre hukuken korunmaya değer çıkarları vardır." şeklindeki tespitin birebir davaya konu olaya uygulandığında da davalının hukuka aykırı davrandığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davada istenen tazminatın sahneden kaynaklı olduğunu, özellikle davacı ile ilgili bir kullanım söz konusu olmayıp sadece hastane ortamına ait bir görüntü olduğunu, seyredenler tarafından özellikle davacının algılanması söz konusu olmadığını, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ısrarla "bu fotoğrafın sadece sağlık kuruluşlarında kullanılmasına muvafakat edilmiştir."beyanında bulunduğunu, bu durumda muvafakat mevcut olduğunu, çünkü yukarıda görüldüğü üzere tiyatro oyunu sağlık kuruluşunda geçtiğini Davacı ...'nın hemşire olmayıp profesyonel manken olduğunu ve dava konusu, "..." hemşire fotoğrafını da ajans tarafından, ücretini alarak ... firması için 1970'li yıllarda çektirdiğini, Hemşirelikle ilgisi olmayan bir profesyonel bir mankenin, ücret alıp hemşire kıyafeti giyerek fotoğraf çektirmesi ve bunun dağıtılması, ancak bir kuruluştan ücret alıp haklarını devri ettiği taktirde mümkün olduğunu, bu fotoğraf içinde davacı fotoğraf üzerindeki tüm haklarını o zamanki para ile 500 TL'ye ... firmasına devir ettiğini, bilirkişi raporununda da: "Davacının davaya konu eserin modeli olduğu, fotoğrafı çeken, eseri yaratan kimse olmadığından FSEK mad.8 kapsamında eser sahibi olmadığı" tespit edildiğini, FSEK hükümlerine göre hak sahibi davacı değil ilaç firması olduğunu ancak fotoğrafın "..." ilaç firması tarafından dava açılabileceğini, Davacının fotoğrafının, sinema ve medya alanındaki yayımcıları yanıltacak bir düzeyde yaygınlaşmış durumda olup, alenileştiğini, ilgili sembolleşmiş fotoğraf neredeyse tüm hastanelerde bulunmakta olup bu nedenle kullanıldığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; davacının görüntüsünü içerir fotoğrafın televizyon programında kullanılması nedeni ile telif hakkı ihlali ve haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflarca ... ve ... kayıt ve belgeleri, ... program görüntüleri, davacıya ait görüntüyü içeren fotoğrafa ilişkin delillere ve bilirkişi incelemesine dayanıldığı görülmüştür. Mahkemece dosya kapsamına alınan FSEK uzmanı ... ve sinema - TV sektöründe uzman bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının davaya konu eserin modeli olduğu, fotoğrafı çeken, eseri yaratan kimse olmadığından FSEK 8.maddesi kapsamında eser sahibi olmadığı FSEK 86.maddesine göre davaya konu fotoğrafın kullanımının istisna kapsamında bulunmadığı, davacının bu kullanıma rızası olmadığı, FSEK 86/3 maddesindeki atıf gereğince BK 49. maddesi gereğince maddi tazminat talep edebileceği, haksız fiil şartlarının değerlendirilmesi noktasında takdirin mahkemede olduğu, öte yandan davacı tarafın fotoğrafı, sinema ve medya alanındaki yayımcıları yanıltacak bir düzeyde yaygınlaşmış olduğu, bu alenileşme ve yaygınlaşma nedeniyle söz konusu fotoğraf için davalı tarafın, kaynak ve telif bilgisi aramadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun “Resim ve portreler” başlıklı 86. Maddesi “Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medeni Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.” olarak düzenlenmiştir.Resim ve portreler bir kimsenin dış görünüşünü, o insanı teşhis etmeye elverecek şekilde aksettiren yüzey ve cisimlerdir. Dış görünüş çeşitli usullerden faydalanılarak çeşitli maddelere yansıtılabilir. FSEK md.86 uyarınca resim ve portrelerin eser mahiyetinde olmasa bile bu korumadan yararlanacağı belirtilmiştir. Karakalem, yağlıboya, sulu boya, film ve fotoğraflar vb. resim veya portredir. Zira Yargıtay'a göre FSEK md. 86 hükmündeki fotoğrafları, çeşitli tekniklerde resim ve portreler ibaresi, fotoğrafı çeşitli tekniklerde yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade etmektedir." Maddenin 2. Kısmında sayılan istisnalar mevcut değilse ve 1. Fıkrada belirtildiği şekilde tasvir edilen kişiden veya bu kişi ölmüşse FSEK md. 19/1'de sayılan kişilerden izin alınmaksızın bir kişinin resminin yayınlanması durumunda tazminat sorumluluğu doğacaktır.Kişiliği oluşturan unsurların salt manevi olmadığı, kişiliği oluşturan kimi unsurların manevi değerinin yanısıra ekonomik değeri de olduğu gerek yerli gerekse yabancı öğretide kabul edilen bir husustur. Kişiliği oluşturan kimi unsurlardan, kişinin ismi ve resmi üzerindeki hakkı ekonomik değeri de olan haklar arasındadır. Bu değerlerin izinsiz kullanımı nedeniyle, ilgili kişinin malvarlığı zararı oluşabilir. Buradaki zarar, fiili zarardan ziyade, yoksun kalınan kazanç olarak tezahür eder. Resim gibi kişilik değerlerinin ticari açıdan kullanımı daha çok ünlü kişiler tarafından gerçekleştirilmekteyse de, ünlü olmayan kişilerin de bu tür kullanımları konu alan sözleşmeler yapmasına hiçbir mani yoktur. Başka bir deyişle, ünlü olmayan kişilerin resimlerinin de ekonomik bir değeri vardır.FSEK m.86 1'e göre "Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez." şeklindedir, fotoğraflar da bu madde kapsamında değerlendirilmektedir. FSEK m.86/1'e konu koruma , fotoğrafın "..." niteliği olmayıp, tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır.Dolayısıyla, bu yasağa aykırı nitelikteki eylemler, kişilik haklarına saldırı oluşturur ve B.K/nun 49. maddesi çerçevesinde manevi tazminat yükümlülüğü doğurur. Ayrıca, anılan yasa hükmünde, 1. ve 2. fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde dahi, kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen 4722 Sayılı Türk Medenî Kanunun 24. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.Davacı FSEK md.86 ihlali uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. FSEK m. 86 gereği hukuka uygun kullanım için davacının yazılı izninin alınması gerekmektedir. Dava konusu olayda, Davacıya ait fotoğrafın yazılı izin alınmadan ticari kullanımı söz konusu olduğundan davacının maddi manevi tazminat hakkı bulunduğu gözetildiğinde, davacının ihlal edilen hakların tazmini için yasal yola başvurmasının dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilmesi hukuken yerinde değildir.Bu durumda davacının fotoğrafının yazılı izin almaksızın, ... isimli program içindeki bir skeçte ticari amaçla kullanılmasının FSEK'in 86/1 ve TMK 'nun 24 maddeleri hükümlerine aykırı olduğu, davacının tazminat talep hakkı bulunduğu, Davacı tarafça emsal olarak muvafakat ve dekont örneği sunmuş olup buna göre 03.09.2021 tarihli muvafakatnameye göre ... adlı filmde işbu davaya konu fotoğrafın yayınlanması için davacıya 10.000 tl (on bin) telif ücreti ödendiği buna göre 10.000 TL maddi tazminatın bu dosya kapsamına da uygun olduğu, Davacının manevi varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, izinsiz olarak kullanılan fotoğrafın aslında tiyatro gösterindeki sahnede kullanılması nedeniyle kastın yoğunluğu da gözetilmek suretiyle üst sınırdan uzaklaşarak takdiren 10.000- TL manevi tazminatın uygun olacağı, fazlaya ilişkin kısmın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, istinaf isteminin kısmen kabulü ile, kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 tarih, 2022/53 E. 2023/201 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -FSEK 86. hükmü çerçevesinde 10.000 TL maddi tazminatın 03/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -10.000,00 TL manevi tazminatın, 03/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden 732,00x2= 1.464,00 TL karar harcından peşin alınan 683,10 TL'nin mahsubu ile 780,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 683,10 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 775,30 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 298,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.298,50 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.649,25 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 195,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.364,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/04/2026