İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takip konusunun Türkiye ... Bankası A.Ş. ... no.lu, 60.000-TL bedel ve 25.08.2014 tarihli çek olduğunu, müvekkilinin takip ala…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1806 KARAR NO : 2026/182 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/07/2023 NUMARASI : 2021/307 E. - 2023/614 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takip konusunun Türkiye ... Bankası A.Ş. ... no.lu, 60.000-TL bedel ve 25.08.2014 tarihli çek olduğunu, müvekkilinin takip alacaklısına borçlu bulunmadığını ayrıca çekin cirantası ya da keşidecisi olmadığını, müvekkilinin çekin keşidecisi olan ... Ltd. Şti ünvanlı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, 24.02.2014 tarihinde Bakırköy 35. Noterliğinin ... yevmiye no.lu hisse devir sözleşmesi ile ortaklığını ... TC kimlik numaralı ...’e devrettiğini, bu nedenle imza yetkisinin iptal edildiğini, çeke imza atmasının mümkün olmadığını, kaldı ki çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile asıl alacak miktarı 70.574,13-TL’nin % 20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/307 esas, 2023/614 karar sayılı, 11/07/2023 tarihli kararı ile; "Somut olayda davalı alacaklıya alacağa konu senedi dosyaya sunması için süre verilmiş ise de davalı tarafça alacağa konu senet dosyaya sunulmamıştır. Öte yandan davalı vekili takibin ilamsız takip olduğunu bu nedenle senedi mahkemeye sunma yükümlülüklerinin olmadığını beyan etmiş ise de İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı takibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattıklarını ancak icra müdürlüğünün ilamsız ilamsız takip ikame ettiğini beyan etmiş mahkeme da alacaklının iddiasını haklı görmüştür. Özetle davalı alacaklı imzanın borçluya ait olduğunu ispatlayamamıştır. Öte yandan bir an için davalının davasında haklı olduğunu ve takibin senede dayalı olmadığını ilamsız takip olduğunu kabul etmemiz halinde ise; ürk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, iki bin beş yüz lirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunlu olup davalı taraf somut olayda alacaklı olduğunu ispatlar delil dosyaya sunmadığından zira dosyaya takibe dayanak evrak dahi sunulmadığından davanın KABULÜ ile;1-Davacının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takibi uzatmak amacıyla bu davayı açtığını, müvekkilinin kambiyo senedine mahsus ödeme emri gönderilmesi talebi olduğunu, görevli icra müdürlüğünün hukuka aykırı şekilde takip borçlusunda ilamsız ödeme emrinin gönderilmesi gerektiğinden bahisle kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasına dair taleplerini reddettiğini, takibe konu çekin yetkisiz kişi tarafından imzalanması nedeniyle imzalayanın şahsen sorumlu olduğunu, çek aslının bankada bulunması sebebiyle imza incelemesi yapabilmesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasını istediğini, mahkemenin çek aslını getirtmeden eksik inceleme ile hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yolu ile istinaf talepli dilekçesinde özetle; davalı tarafın davaya süresinde cevap vermeyerek istinaf aşamasında sunduğu yeni savunma ve delillerin usule aykırı olduğunu, kötü niyetli ve yargılamayı uzatmaya yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, çek aslının bankada olduğuna dair iddiaların yasal şartları taşımadığını ve gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığı iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin çekin keşidecisi olmadığını ve imzanın ona ait olmadığını, nakdi teminatın enflasyon karşısında erimesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını beyan ederek, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebiyle katılma yoluyla istinaf talebinin kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72.maddesi kapsamında icra takibine konu çek yönünden imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin reddedilen tazminat talebi yönünden yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu, davalı vekilinin menfi tespit kararına yönelik olarak yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu dava konusu Türkiye ... Bankası A.Ş. ... nolu, 25.08.2014 tarihli, 60.000-TL bedelli çek keşidecisinin dava dışı ... Ltd. Şti, davalının ise hamil olduğu, davacının ciranta yahut avalist sıfatı ile imzasının bulunmadığı, davacı asilin çek keşidecisi şirketin ortağı ve münferiden yetkili müdürü iken 24.02.2014 tarihinde Bakırköy 35. Noterliğinin ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile hissesini devrettiği, keşideci şirket adına atılan imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki keşideci imzasının davacı tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin davacıya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları ile çek aslının mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte davalı taraf ispat yükü altında olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü ile İstanbul Anadolu 5.İcra Hukuk Mahkemesine çek aslının celbi için yazdığı yazılara olumsuz yanıt verildiği, çek aslının ibrazı için davalı tarafa 14.06.2022 tarihli celsede kesin süre verildiği, işbu duruşma sırasında davalı asilin dava konusu çek aslını avukatlarına verdiğini, takibe konulduğunu, şuan nerede olduğunu bilemediğini beyan ettiği, tahkikat aşamasında ilerlenen süreçte davalı tarafça çek aslının sunulmadığı, çek aslının bulunduğu merci ile ilgili doğru bilgi verilmediği gibi çek aslını sunma yükümlülüklerinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin beyan edildiği, dolayısıyla davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacının eli ürünü olup olmadığının dosya kapsamında belirlenemediği sabit olup ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça, keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Dolayısıyla istinaf dilekçesi içeriğinde muhatap bankaya çek için yazı yazılmasına yönelik bir talep mevcut ise de HMK'nın 357. maddesi gereğince denetim makamı olan Dairemiz nezdinde resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmesi ve yeni delillere dayanılması mümkün olmadığından nazara alınması mümkün olmamıştır. Böylece davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğunun bulunduğu davalı tarafça ispatlanamadığından, menfi tespit istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 72/5. maddesi kapsamında takip alacaklısının tazminata mahkum edilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması şart olup alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığı hususunun, davacı/ borçlu tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bununla birlikte mevcut delil durumunun takibin açıkça kötüniyetle yapıldığını ispata yeterli olmadığı, bu hâli ile kötüniyet tazminatı koşullarının mevcut olduğu ispatlanamadığından ilk derece mahkemesi tarafından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih ve 2021/307 E., 2023/614 K. sayılı kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.820,92 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.205,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.615,67 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026