İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Kurumun marka siciline kayıtlı ... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, markaların tamamının doğrudan doğruya kullanıldığını, davalının dava dışı şirketlere marka tesciline dayalı olarak sözleşmeler yaptığını ve işyeri tabelasında "... ... " ifadesini k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/631 KARAR NO : 2025/1311 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/02/2023 NUMARASI : 2021/359 E. - 2023/40 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Kurumun marka siciline kayıtlı ... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, markaların tamamının doğrudan doğruya kullanıldığını, davalının dava dışı şirketlere marka tesciline dayalı olarak sözleşmeler yaptığını ve işyeri tabelasında "... ... " ifadesini kullandığını, davalının marka tescil belgesinde oluşturduğu görsel ve kullanımların renk ve yazı karakterlerinin de tüketicileri yanıltıcı özellikte olduğunu, davalı adına kayıtlı 2017/69700 ve 2017/77225 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki yönünden davanın reddine devamında hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava konusu markayı davalı ile yaptığı sözleşme ile kullanan (dava dışı şirketlerin) mağaza poşetlerinde, barkodlu ürün etiketlerinde, camekânlarında ve tabelalarında "... " ve "MAĞAZA" ibareleri geçmektedir. Davalı markasının lanse edildiği tabelalarda zeminin kırmızı ve karakter grubunun beyazla teşkil edilmesi de davacıya bağlı mağazaların tabelalarının aynı renklerle oluşturulduğu nazara alındığında rastlantısal bir seçim olmadığından samut olayda açıkça bir haksız yararlanma amacıyla hareket edildiği açıktır. Zira dava konusu ... Tescil No ’lu markaların bileşeni olan şekil (boynuz figürü), ihtiva ettiği sözcük ve kısaltmalar bir bütün olarak incelendiğinde iltibas teşkil edip, Kurumun uzun yıllar sonucu oluşturduğu ve hak sahibi olduğu markalar ile davalı markalarının ticari hayatta beraberce, karıştırılmaksızın ve biri diğerini çağrıştırmaksızın varlıklarını sürdürmeleri de olanaksız olduğundan, davalının marka seçerken ticari hayattaki dürüstlük kuralına göre hareket etmesi gerekliği olduğundan, Davalının ise marka başvuru anında ticarî yaşamdaki dürüstlük kurallarına aykırı şekilde marka ve logo seçtiği dolayısıyla Hakkın kötüye kullanılmasının müeyyidesinin genel anlamda her yerde uygulama yeri bulan Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde gösterilmiş olması(Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.) gözetildiğinde , SMK 6/9 Maddesi kapsamında kötüniyetli tescil kapsamında davalı markalarının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacının "... ..." ünvanını "ET VE SÜT ..." olarak ve "..." kısaltmasını "ESK" olarak değiştiğinin dikkate alınmadığını, Davacının "... ..."nun unvanı 27/04/2013 tarihli ve 28630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/4553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "ET VE SÜT ..." olarak değiştirildiğini, bu değişikliğe uygun olarak davacı tarafından 2013/52156 sayılı " esk ..." ve 2013/62596 sayılı "et ve süt ..." markaların kullanıldığını, davacının 2013 tarihinden sonra ..." yerine "E.S.K" kısaltmasını kullanmaya başladığını, bilirkişilerin Davacıya ait 2009/03281 sayılı "... Ve Balık ... 1952" ,-2010/31025 sayılı "... ve balık ... 1952 ", markaları kıyaslanarak benzerlik kurulmaya çalışıldığını ancak davacının 2013 yılından sonra bu unvanı ve markaları kullanmadığını, SMK'nın 9 maddesi hükmü dikkate alınmadığını, -müvekkili adına tescilli 2017/69700 sayılı "ebm ... ..." ve 2017/77225 sayılı " ... ... ...+şekil" markalarının müvekkilinin unvanın esaslı unsurunu oluşturduğunu, -Davacının 2009/03281 sayılı "... Ve Balık ... 1952 Şekil" ve -2010/31025 sayılı "... Ve Balık ... 1952 Şekil", markalarında yer alan "... " ibarelerinin SMK'nın 5(c)(d) maddesi uyarınca "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer," belirten "Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan" bir ibare olduğunu, bu sebeple Davacının ve Müvekkilinin markasında geçen ET, SÜT, BALIK gibi ibarelerin ürün adı olduğundan münhasıran tescil edilemeyeceği gibi ayırt ediciliğin değerlendirilmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığını, somut olayda davacının markası " ... Ve Balık ..." ve "Et Ve Süt ..." ibaresinden oluşmakta; Müvekkilinin markasının ise “... ... ..." ibaresinden oluştuğunu, tarafların markalarından ürün adı belirten ibareler çıkartıldığında Davacının markası ".... .. ... " müvekkilinin markası ".... ..." ibaresi kaldığını, benzerlik olmadığını, "..." ibaresinin davacının markasında ayırt ediciliği sağladığını, ürün adları çıkarıldığında kalan unsurlarda hiç bir benzerlik bulunmadığını, Davacının 2013 yılında unvanı ve logosu ET ve SÜT ... olarak değiştiğini, "..." kısaltmasını kullanmayı bıraktığını, müvekkilinin markasında süt ibaresi de geçmediğini, tarafların marklarındaki şekil unsurları da tamamen farklı olup, karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının 2013 yılında önceki başvurularında logo olarak öküz başı bulunmakta olduğunu, müvekkilinin logosunda öküz başı bulunmadığını, Davacının 2013 tarihli başvurusunun logosunda altı daire üstü boynuz görünümünde olup, daire kısmın alt yarısı beyaz üst yarısı mavi olduğunu, müvekkilinin markasında daire şekli olmadığını, öküz başını da andırmadığını,-Ürün ismi ile oluşturulan davacı markasının zayıf marka olduğunu, ET, SÜT, BALIK ibareleri ürün adı olup, ibareleri ile oluşturulan markalarda bu unsurlar dışındaki unsurlara bakılması gerektiğini, "..." ibaresinin ise müvekkilinin markasında bulunmadığını, kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine veya yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın redddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; “... ... Genel Müdürlüğü” nün adı / ünvanı 25/3/2013 tarih ve 2013/4553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “...” olarak değiştirilmiş olup, kararname 27 Nisan 2013 tarih - 28630 sayılı Resmi Gazete’de ve 3 Mayıs 2013 tarih - 8312 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, kurumca yayınlanmış 2019 yılı Sektör değerlendirme Raporu ile Kurum ürünlerine ait görseller incelendiğinde, tüm markaların ... kullanıldığının görüldüğünü, markalar arasında benzerliğin bulunup bulunmadığı incelenirken, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etkinin dikkate alınması gerektiğini, Davalı şirketin Kurumlarıyla franchise sözleşmesi kapsamında ticari ilişkide bulunmuş kişilerce kurulduğunu, bu kişilerin franchise sözleşmesinin sona erdiği ana kadar Kurum markalarını kullandıklarını, Franchise ilişkisinin sona ermesiyle birlikte, bir araya gelerek davalı şirketin kurulduğunu, Davalı tarafın Kurum markalarının itibarından yararlanmak amacıyla, para ödüllü bir tasarım yarışması düzenlendiğini ve ET VE SÜT ... ve ... ... logolarından esinlenilmesini ve logo renklerinin kırmızı beyaz olmasını koşul olarak ileri sürüldüğünü, Türkiye sathında "..."tan kasıt; direkt olarak Kurumları olduğunu, Kurumlarının hiçbir bayii mevcut olmayıp kendi bünyesindeki halihazır 17 satış mağazasında perakende satış yapıldığını, Davalı markasının lanse edildiği tabelalarda zeminin kırmızı ve karakter grubunun beyazla teşkil edilmesi de (Kurumumuza bağlı mağazaların tabelalarının aynı renklerle oluşturulduğu nazara alındığında) rastlantısal bir seçim olamayacağını, dava konusu 2017 69700 ve 2017 77225 Tescil No ’lu markaların bileşeni olan şekil (boynuz figürü), ihtiva ettiği sözcük ve kısaltmalar bir bütün olarak iltibaslı olduğunu, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Türk Patent ... nezdinde tescilli ... "... Ve Balık ... 1952 Şekil" , -2010/31025 "... ve balık ... 1952 şekil", -2013/52156 " esk ..." -2013/62596 "et ve süt ..." Markalarına benzerlik nedeniyle davalı adına tescilli 2017/69700 "ebm ... ...", 2017/77225 " ... ... ...+şekil" markalarını davalının işyeri tabelasında kullandığını, tabelada tercih edilen renk ve yazı karakterlerinin de tüketicileri yanıltıcı özellikte olduğu, işletmedeki camekan, yazar kasa fişi, barkodlu ürün etiketi ve mağaza poşetindeki kullanımlar itibariyle de marka haklarına iltibas suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiası ile davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinini talepli açılmıştır.Davacı tarafın markaları 18,29 ve 40 ıncı sınıflarda yer alan emtia ve hizmetlerde tescilli olduğu, Davalı adına tescilli ve hükümsüzlüğü talep edilen markaların ise 29 ve 35 inci sınıfta tescilli olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiler ... 01/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı ve davalı tarafın aynı sektörde faaliyet gösterdiği, Davacı ve davalının kullanımındaki tescilli markaların aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı adına tescilli "..." ibareli markaların davalı adına tescilli , ... sayılı markası ile 2017/69700 sayılı markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali oluşturduğu, Taraflar markalarının 29 uncu sınıfta yer alan emtialarda ve 35 inci sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış ..., elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ” emtiaları bakımından benzer olduğu, Açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli 2017/77225 sayılı markası ile 2017/69700 sayılı markaların 29 uncu sınıfta yer alan tüm emtialarda ve 35 inci sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış ..., elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ” emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu bildirmişlerdir. ... Kurumunun 1952 yılında Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak kurulduğu, 2013 yılında kurumun adının ... olarak değiştirildiği ve faaliyet konularına sütün de eklendiği, “....” nın açılımının ... ... olduğu tüketiciler tarafından yüksek oranda ile bilindiği anlaşılmıştır.Davacı tarafın markaları 18,29 ve 40 ıncı sınıflarda yer alan emtia ve hizmetlerde tescilli olduğu, Davalı adına tescilli ve hükümsüzlüğü talep edilen markaların ise 29 ve 35 inci sınıfta tescilli olduğu, Davalı tarafın 35 inci sınıfta yer alan hizmet sınıfına bakıldığında 2017/77225 sayılı markası ve 2017/69700 sayılı markasının "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış ..., elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Tescil edilen hizmetlerden ; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış ..., elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacı tarafın markaları ve faaliyet alanın ile ortak olduğu, tarafların markaları ortak olarak 29 uncu sınıf ile 35 inci sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış ..., elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ”hizmetleri bakımından markalar arasında sınıfsal açıdan da benzerlik olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı markaları incelendiğinde, davacı tarafın markasının ...... ... iken davalı yanın .... ... ... markası olduğu, markalarda yer alan “et” “balık”, “...” ve “...” kelimelerinin yardımcı unsur konumunda olduğu ileri sürülmüş ise de, ... ...'nun 1952 yılından beri faaliyet gösteren bir kurum olması nedeniyle, kurumun bilinir ve marka ile özdeşleşmiş olduğu, görsel olarak da ... kelimeleri bağımsız olarak ürün adı olsa da, bu ürün isimlerinin bir arayla getirilerek 1952'den beri kullanılıyor olması nedeniyle kurum ile özdeşleymiş marka olduğu, davalının da bu ürün isimlerini bir araya getirerek bir bütün olarak kullanıldığı ve markaların başında bu ibarelerin kısaltımı olan “....” ve “....” ibarelerinin daha büyük yazılarak ön plana çıkartıldığı ve markasal olarak kullanıldığı, Davalı tarafından 2017/77225 sayılı markada kırmızı renk ve boğa boynuzlarına benzer şekil kullanıldığı, davacı markasının da kırmızı renk ve boğa unsuru olduğu, davalı şirket ile davacı arasında franchise sözleşmesi kapsamında ticari ilişkide bulunulduğu, Franchise ilişkisinin sona ermesiyle birlikte, davalı şirketin kurulduğu, dava konusu 2017 69700 ve 2017 77225 Tescil No ’lu markaların bileşeni olan boynuz figürünün, ihtiva ettiği sözcük ve kısaltmalar bir bütün olarak incelendiğinde iltibas teşkil ettiği, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerektiği, karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiği, markalar ile karşı karşıya kalan tüketicinin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşünebileceği, seri marka izlenimi yarattığı, davalı markalarındaki MAĞAZA ibaresinin yanına ve önüne getirilen ibarelerin ayırt edicilik katmadığı, kurumun bir birimi mağazası gibi algılanabileceği, karşılaştırma yapılırken bu ibarelerin dikkate alınması gerektiği, taraf markalarının aynı ve benzer alt sınıflarda tescilli olduğu, ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı markalarının ET VE SÜT ... olarak kullanıldığı, ... ... olarak kullanılmadığı ileri sürülmüşse de, her iki kullanımının da bulunduğu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilerek, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davanın kabulüne karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarih ve 2021/359 E., 2023/40 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025